1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

İstanbul'daki sarnıçlar

Konusu 'Osmanlı Tarihi' forumundadır ve Suskun tarafından 3 Aralık 2010 başlatılmıştır.

  1. Suskun

    Suskun V.I.P V.I.P

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.242
    Beğenileri:
    276
    Ödül Puanları:
    6.230
    Yer:
    Türkiye
    Banka:
    2.052 ÇTL
    [​IMG]
    Binbirdirek Sarnıcı
    Vikipedi, özgür ansiklopedi



    Binbirdirek Sarnıcı (Yunanca: Κινστέρνα Φιλοξένου), İstanbul'daki ikinci büyük sarnıçtır. Eski Bizans kaynaklarına göre 4. yüzyılda yapılmıştır. İçinde 224 sütun bulunan, 3584 m2 büyüklüğündeki sarnıç zamanla kurumuş ve 16. yüzyıldan itibaren atölye olarak kullanılmıştır.

    Sarnıçtaki sütunlar, üst üste bindirilmiş iki gövdeden meydana gelmekte, üstlerinde hiçbir işleme bulunmayan kesik piramit biçiminde başlıklar bulunmaktadır. Sütun gövdelerine işlenmiş Yunan harflerinin, sarnıcın yapımında çalışan ve sütunları işleyen taşçıların işaretleri olduğu bilinir.
     
  2. Suskun

    Suskun V.I.P V.I.P

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.242
    Beğenileri:
    276
    Ödül Puanları:
    6.230
    Yer:
    Türkiye
    Banka:
    2.052 ÇTL
    [​IMG]

    Fildamı Sarnıcı



    Fildamı Sarnıcı, Bizans'ın altın çağı 5-6. yüzyıllarda yapıldığı tahmin edilen, Osmaniye Veliefendi'deki Fildamı; Bizans İstanbul'unun dört büyük açık sarnıcından bir tanesidir.

    Fildamı adının tam olarak nereden geldiği bilinmemekle beraber Bizans'ın altın çağı olan V-VI. Yüzyıllarda yapıldığı tahmin ediliyor. Bizans'ın son dönemlerinde, ordu ve saraya ait fillerin barındırılmış olduğundan dolayı böyle bir ismin konduğu fikri gerçeğe en yakın rivayet olarak kabul edilmiştir. Sarnıç duvarlarının nişlerle beraber kalınlığı 7 metredir. Duvarlar aşağıdan yukarıya doğru 7 sıra taş, 7 sıra tuğla kuşak şeklinde örülmüştür. Tuğla kuşaklarda beşer tuğla sırasından oluşturulmuştur. Osmanlılar döneminde, burada ordu ve saraya ait fillerin barındırılmış olduğu fikri ağırlık kazanmıştır. Bizans açık sarnıçlarının günümüze kadar gelmiş en çarpıcı ve en sağlam örneğini oluşturan 127.00 m x 76.00 m uzunluklarındaki Fildamı'nın Bakırköy'deki Magnaura ve Jucundianae saraylarına, bunun yanında Veliefendi hipodromu ve Çırpıcı çayırlarının bulunduğu yerde kurulan Bizans ordugahına su sağladığı düşünülmektedir.[1]

    Uzun bir zaman boş kaldıktan sonra 1998 yılından sonra konser ve etkinlikler düzenlenmeye başlanan Fildamı bir gösteri merkezi olarak kullanılmaya başlandı. Yaklaşık 12,000 izleyici kapasiteli olan sarnıç, arka arkaya düzenlenen konserlerde birçok yerli ve yabancı gurubu ağırladı.[1] The Blues Brothers, Roger Glover, Dream Theater gibi dünyaca gruplara ev sahipliği yaptığı gibi Haluk Levent, Teoman, İbrahim Tatlıses gibi yerli sanatçıları da konuk etmiştir. Ama 2003 yılına kadar devam eden bu konserler bir anda kesildi ve Fildamı eski sessizliğine döndü. Konserlerin kaldırılmasına ilk neden olarak müziğin titreşiminin yapının duvarlarına zarar verdiği gösterildi. Bir de Veliefendi'deki atların sesten rahatsız olduğu iddia edildi.

    2003 yılında Eğitim Gönüllüleri Vakfı'na verilen Fildamı'nda vakıf istediği projeyi gerçekleştiremediği için 2005 yılında Bakırköy Belediyesi Gençlik Merkezi'ne (BAGEM) verilmiş ve gençler burada ramazan şenliklerini düzenlemişlerdir. Sonra, Ocak 2004'te bir defa daha el değiştirip Bakırköy Belediyesi'ne bağlandı.
     
  3. Suskun

    Suskun V.I.P V.I.P

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.242
    Beğenileri:
    276
    Ödül Puanları:
    6.230
    Yer:
    Türkiye
    Banka:
    2.052 ÇTL
    [​IMG]
    Yerebatan Sarnıcı

    Yerebatan Sarnıcı İstanbuldaki en büyük kapalı sarnıçtır. Ayasofya binasının batısındaki küçük binadan girilir. Sütun ormanı görünümündeki mekanın tavanı tuğla örülü, çapraz tonozludur. Zamanında civardaki bir bazilikadan dolayı bu isimle anılmıştır.
    [​IMG]
    Tarihi

    Civardaki saraylara su sağlamak için I. Justinyen (527-565) devrinde yapılmıştır. Sarnıç, 143 metre uzunluk ve 65 metre genişliğiyle toplam 9.800 metrekarelik bir alanı kapsamaktadır. 28 x 12 sıralı sütunların toplamı 336 adet olup, sütun başlıkları genellikle İyon ve Korent üslupları taşımaktadır. Ancak az sayıda işlenmeden bırakılmış Dor sitili başlıklara da rastlanmaktadır. Sarnıç, 4 metre kalınlıkta, pişmiş tuğladan yapılan duvarla çevrelenmiş ve su yalıtımı amacıyla özel bir harçla sıvanmıştır.

    Zamanında su seviyesi mevsimlere göre değişen sarnıcın, doğu duvarındaki değişik seviyelerdeki borular vasıtasıyla dışarıya su verilmiştir. Su seviyelerinin bıraktığı izler, sütunlarda görülebilir. Sarnıcın su gereksinimi, şehrin 19 km. kuzeyindeki Belgrad Ormanları'ndan imparator Jüstinyen (Justinianus) tarafından yaptırılan su kemerleriyle karşılanmıştır.

    1984'de büyük tamirat sırasında zemin temizliği yapılmış, 1 metreden fazla çamur temizlendiğinde orijinal tuğla taban ve 2 sütun altında Medusa kafalı mermer bloklar ortaya çıkarılmıştır. İnşa edilen yol sayesinde de sarnıç içini dolaşmak mümkün olmuştur. Sarnıçta zaman zaman konserler ve çeşitli kültürel etkinlikler düzenlenmektedir.
    [​IMG]
    Medusa başlı sütunlar

    Sarnıcın kuzeybatı köşesindeki iki sütunun altında kaide olarak kullanılan iki Medusa başı Roma çağı heykeltraşlık sanatının örneklerindendir. 4. yüzyıla ait bu başların hangi yapıdan alınarak buraya getirildiği konusunda kesin bir bilgi olmamakla birlikte genç Roma Çağı'na ait antik bir yapıdan sökülerek buraya getirldiği ve sarnıcın inşasında salt sütun kaidesi olarak ihtiyaç olduğu için kullanıldığı görüşü araştırmacılar arasında genel kabul görmektedir.(Başka bir görüşe göre de Medusa başlarının birinin yan birinin ise ters cevrilmiş olmasının sebebi olarak çoktanrılı dinden tektanrılı dine geçiş döneminde bunu bir tür anlatım gibi değerlendirmek mümkündür).

    Bir söyleyişe göre Medusa başının ters konulmasının nedeni ona bakanların taş olmasıdır. Bir başka açıklamaya göre Jüstinyen Arap ordusunun İstanbul'a doğru yola çıktığını duyduğunda hızla bu sarnıcın yapılma emrini vermiştir. Bu durumda Arap ordusu kenti kuşatmadan önce sarnıcı hızla yapmaya çalışan Bizanslılar için iç dekorasyondan ziyade sarnıcın hızla tamamlanması önem taşıyordu. Bu yüzden, sütun kaidesi olarak kullanılan taşların düz ya da ters veya yatık kullanılmasının estetik değerinden ziyade inşa değeri, yani yapının bir an önce inşa edilmesi, tamamlanması önem taşımaktaydı...ama efsaneler ve paganizim buna farklı anlamlar yüklemiştir.
     
  4. Suskun

    Suskun V.I.P V.I.P

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.242
    Beğenileri:
    276
    Ödül Puanları:
    6.230
    Yer:
    Türkiye
    Banka:
    2.052 ÇTL
    [​IMG]

    Şerefiye Sarnıcı


    Şerefiye Sarnıcı (Yunanca: Κινστέρνα Θεοδοσίου, Kisterna Teodosiu) Türkiye'de , İstanbul'un aşağısında uzanan pek çok antik sarnıçlardan biridir. Modern giriş Fatih Piyer Loti Caddesi'ndedir.

    Sarnıç 428 ve 443 tarihleri arasında İmparator II. Theodosius tarafından, Bozdoğan Kemeri vasıtasıyla su depolamasını sağlamak amacıyla inşa edildi. Bozdoğan Kemeri, Theodosius tarafından antik Yunan ve Roma'da Nemf'e adanan anıt olan "Nymphaeum", "Zeuksippos Banyoları" (100-200 arasında inşa edilen ve 532 tarihindeki "Nika ayaklanması" nda tahrip olan ve daha sonra yeniden inşa edilen ) ve "Büyük Saray"a yeniden dağıtıldı. Bu yeniden dağıtma işlemi Şerefiye Sarnıçı'nın yapımına öncülük etti.

    Alan ebatları yaklaşık 45x25 metre olup, çatı 9 metre yüksekliğinde 32 adet mermer kolon tarafından desteklenir.

    Eski belediye konservatuarı şimdi Eminönü Belediyesi olan binanın hemen altında yer alır. Yakın zamana kadar pek bilinmeyen bir yapıdır. Sütun sayısı ve yüzölçümü, Yerebatan ve Binbirdirek sarnıçlarından daha az olup kapsamlı bir araştırma yapılmamasından, hakkında kapıda bulunan tabeladaki kısa bilgi dışında çok bir bilgi yoktur. Yaklaşık 1565 yıllık yapı Constantinus ve Theodosius sarnıcı olarak da anılsa da genellikle Şerefiye ismi kullanılmaktadır. Alınan kararla yakın bir zamanda üzerindeki bina kaldırılıp sarnıç restore edilecek ve üzeri yeşil alan olarak düzenlenecektir.

    Yerebatan ve Binbirdirek Sarnıçları arasındaki bağlantı gibi bu sarnıcında Binbirdirek Sarnıcına bağlantılı olduğu tespit edilmiş ama bu konuda henüz ayrıntılı bir çalışma yapılmamıştır.

    Yapı, Yerebatan Sarnıcı ve Binbirdirek Sarnıcı'na benzer olup, genel ziyarete açıktır.


    [​IMG]
     

Sayfayı Paylaş