1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

İstemez misin Ey Ömer!

Konusu 'Hz. Muhammed (SAV)' forumundadır ve Safir tarafından 5 Haziran 2009 başlatılmıştır.

  1. Safir
    No Mood

    Safir Özel Üye Özel üye

    Katılım:
    4 Mayıs 2008
    Mesajlar:
    4.205
    Beğenileri:
    264
    Ödül Puanları:
    3.730
    Banka:
    151 ÇTL
    Hz. Ömer(ra), sessizce, dinlenmekte olduğu odaya girer. Bir an çevresine göz gezdirir. Tavana asılmış kuru bir deri parçası, bir torbanın içinde bir kaç kg arpa, duvara dayalı bir kaç ağaç yaprağı ve yerde de Hz.Muhammed’in (sav) üzerinde uyumakta olduğu hurma lifinden örülmüş kaba bir hasır. Bu manzara karşısında ağlamaya başlayan Hz. Ömer’in(ra) hıçkırıkları O’nu (sav) uyandırır. Kalkınca hasırın vücudunda iz yaptığını, kan oturduğunu gören Hz. Ömer(ra) ise omuzları sarsıla sarsıla ağlamaya başlar. Hz. Muhammed (sav) hayretle sorar:

    -Ey Hattab’ın oğlu! Niçin ağlıyorsun?

    -“Ey Allah’ın Elçisi!(sav) İranlılar imparatorlarını saraylarda yaşatırken, Bizanslılar Kayserlerini lüks ve ihtişama boğmuşken, Sen ki Allah’ın Elçisisin (sav). İzin ver de, biz de seni. “ Maksat anlaşılmıştır, Allah’ın Elçisi (sav), gelecekteki halifesinin sözünü hüzünlü bir tebessüm, tatlı bir el işareti ile keser ve “Bu dünya hayatı sadece bir eğlence ve oyundan ibarettir. Ahiret yurduna gelince, işte asıl hayat odur. Keşke bilmiş olsalardı”(Ankebut, 64) ayetini okuduktan sonra ekler:

    -“İstemez misin Ey Ömer! Dünya onların olsun, Ahiret te bizim”


    (M.Yusuf Kandehlevi, Hayatü’s-Sahabe II shf: 412)​
     

Sayfayı Paylaş