1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

İstemi Yabgu

Konusu 'Genel Türk Tarihi' forumundadır ve e-PaCk tarafından 12 Mayıs 2009 başlatılmıştır.

  1. e-PaCk

    e-PaCk Forum Gururu

    Katılım:
    12 Ekim 2008
    Mesajlar:
    2.481
    Beğenileri:
    44
    Ödül Puanları:
    1.880
    Banka:
    331 ÇTL
    İstemi Yabgu


    Kök Türk Devleti, M.S. 6. yüzyılın ortalarında kuruldu. Kısa zamanda öylesine gelişip genişledi ki batıdaki sınırları Hazar Denizi’ne kadar dayandı. Kuruluş döneminin ilk hükümdarı Bumın Kağan’dı. Ama ne yazık ki ömrü kısaymış, bir yıl sonra öldü. Onun yerine geçen yeni kağanın da hükümdarlığı ancak bir yıl sürdü. Ölümü üzerine Mukan Kağan tahta geçti.

    Türk devlet anlayışına göre, devletin doğu ve batı kanatları birbirinden yarı bağımsız olarak yönetilirdi. Ancak, doğu daima üstün sayılır, batı kanadı doğunun bu üstünlüğünü hukuken kabul ederdi. Buna uygun olarak Kök Türk Devleti’nin doğu kanadını Mukan Kağan, batı kanadını da kardeşi İstemi Yabgu yönetiyordu. "Yabguluk" devlet protokolünde kağandan sonra gelen makamın adıydı. İstemi Yabgu da devletin 2 numaralı şahsiyetiydi. Ancak, hemen hemen bağımsız davrandığı ve büyük başarı gösterdiği için "İstemi Kağan" olarak da anılıyordu.

    O dönemde Batı Asya’da dört güçlü devlet bulunuyordu: Kök Türkler, Akhunlar, İran’da Sasanîler ve en batıda Bizans. İstemi Yabgu da diğer üç devletle siyasî ve ekonomik ilişkiler içindeydi. O zamanların doğudan batıya uzanan en işlek ticaret yolu İpek Yolu idi. Bu yola hâkim olmak için Türklerle Çinliler yüzyıllarca mücadele etmişlerdi. 6. yüzyılda ise İpek Yolu’nun büyük bölümü Akhunların denetimindeydi. İran da bu yol üzerinde hak sahibi olmak istiyordu. Ortak hedef Kök Türklerle Sasanîler arasında anlaşma yapılmasını sağladı. İki tarafın askerî harekâtı sonucunda Akhun Devleti yıkıldı, toprakları paylaşıldı. Ancak, bu sonucun alınmasındaki katkıları daha az olmasına rağmen, İran bu paylaşımdan hoşnut değildi, Kök Türklerin İpek Yolu’ndan yararlanmalarını önlemek için transit gecişlere yasak koydu. Bu durum, Kök Türk-Sasanî ilişkilerini bozdu..

    İstemi Yabgu, bu yeni durum üzerine Bizans’la müzakerelere girişti. Karşılıklı elçilik heyetleri gidip gelmeye başladı. Sonunda anlaşmaya varıldı. Bizans, son ucu kendj ülkesinde bulunan İpek Yolu’na koyduğu ambargo yüzünden Sasanîlere karşı öfkeliydi. Ayrıca, onun doğu sınırlarındaki saldırgan varlığından da rahatsızdı. Bu sebeplerle İran’a karşı savaş açtı. Bu savaş yıllarca sürdü ve İran’ı askerî bakımdan zayıflattı. 30 - 40 yıl sonra İslam savaşçıları, karşılarında eski gücünden uzaklaşmış olan İran ordularını buldular ve onları art arda iki savaşta yenerek bu ülkeyi topraklarına kattılar. Bu sebeple denilebilir ki, İran’ın İslamlaşmasında İstemi Yabgu’nun da hissesi vardır.

    Bizans’la İran savaşırken, İstemi Yabgu da çevredeki toprakları rahatça ele geçirip devletin sınırlarını genişletiyordu. Diplomatik başarıları böylece olumlu askerî sonuçlar vermekteydi. Bu bakımdan İstemi Yabgu, döneminin en dikkate değer devlet adamlarından biri olarak anılmalıdır.

    Ağabeyi Mukan Kağan’ın ölümünden kısa süre sonra İstemi Yabgu da hayattan ayrıldı. Ölümü, bütün ülkede derin bir teessür yarattı. Haftalarca süren yas törenleri yapıldı. O günlerde Bizans’tan gelen elçilik heyeti bile, bu acılı günlerinde kendilerini rahatsız ettikleri için Kök Türk yetkilileri tarafından azarlandı.
    İki büyük devlet adamını birden arka arkaya kaybeden Kök Türk Devleti’nde sancılı bir dönem başladı. Toparlanma, ancak kudretli yeni kağanlar geldiği zamanlarda sağlanabildi..

    Kanaatimizce, İstemi Yabgu tarihte hakkı yenmiş şahsiyetlerin başında gelmektedir. Üzerinde gereği kadar durulmamış, ilmî incelemelere konu edilmemiştir. Türk gençlerinin onu daha iyi tanıması ve faaliyetlerinden ders alması çok yararlı olacaktır.

    Altan DELİORMAN
     

Sayfayı Paylaş