1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Istiklal Marşında Geçen Kelimeler Ve Anlamları Nelerdir

Konusu 'Ne Mutlu Türküm Diyene' forumundadır ve dderya tarafından 17 Eylül 2015 başlatılmıştır.

  1. dderya
    Ayyaş

    dderya kOkOşŞ Süper Moderatör

    Katılım:
    29 Temmuz 2013
    Mesajlar:
    11.297
    Beğenileri:
    7.486
    Ödül Puanları:
    11.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Öğrenci
    Yer:
    izmir :)
    Banka:
    219 ÇTL
    İstiklal Marşında Geçen Kelimeler ve Anlamları
    [​IMG]


    İstiklal Marşımızda kullanılan bazı eski Türkçe kelimelerin anlamlarını araştıran ve merak edenler için bu kelimelerin anlamları aşağıda verilmiştir:

    AFAK : 1.Ufuklar dört bir taraf.2.Gök kenarları gökle yerin birleşir gibi göründüğü yerler. Mecazi : Görüş ve dönüş sınırları.
    AKIN : 1.Düşman ülkesine daha çok kaynakları vurmak halka psikolojik tesirde bulunmak düşman silahlı birlikleri şaşırtmak gibi maksatlarla yapılan ani ve geçici hücum.2.Motorlu birlikler ya da bindirilmiş piyadelerin düşman arazisine veya düşman ordusu gerilerine yaptığı taarruzi hareket.3.Akarcasına hızlı hareket 4.Arkası kesilmemecesine kalabalık : Turist akını.5.Saldırı.
    AL : Kırmızı.
    ARŞ : 1.Taht çatı çadır.2.Yüksekliği sebebiyle bütün cisimleri içine alan ve Allah’ın istiva ettiği şey.3.Allah’ın kudret ve azametinin göründüğü dokuzuncu kat gök göğün en yüksek katı.4.İslam dini inanışına göre göğün en yüksek katı.
    ATA : 1.Baba.2.Dedelerden ve büyük babalardan her biri.3.(kurtarıcı lider önder : Örnek Mustafa Kemal Atatürk.)
    BENT : 1.Bağlam 2.Gazete yazısı.3.Bağ rabıt.4.Kanun maddesi; kitaplarda kendi içinde bütünlük oluşturan bölüm.5.Suyu biriktirmek için önüne yapılan set büğet.
    CANAN : 1.Gönülden sevilen gönül verilmiş olan kadın sevgili.2.(tasavvufta) Tanrı.
    CELAL : 1.Ululuk büyüklük azamet.2.Allah’ın (kahhar cebbar mütekebbir) gibi sertlik ve büyüklük ifade eden sıfatları 3.Hışım kızgınlık.4.Erkek adı.
    CERİHAM : (Cerih : yaralanmış yaralı. Ceriha : Yara.)
    CÜDA : Ayrı kalmış ayrılmış uzak düşmüş.
    ÇEHRE : Yüz sima.
    EBED : 1.Sonsuz zaman.2.Çok uzun bir süre. (kıyamete kadar.)
    EMEL : Gerçekleştirilmesi zamana bağlı istek.
    ENGİN : 1.Ucu bucağı görünmeyecek kadar geniş çok geniş 2.Denizin kıyıdan çok uzakta bulunan geniş bölümü açık deniz.
    EZEL : 1.Başlangıcı olmayan geçmiş zamanöncesizlik2.Ruhların yaratıldıkları zaman.
    GARP : 1.Güneşin battığı taraf günbatısı.2.Memleketimizin yönüne göre Avrupa.
    HAK : Tanrının adlarından biri (Tanrı’nın 99 isminden biri.)
    HAYÂ : 1.Utanma sıkılma 2.Ar namus edep.3.Allah korkusu ile günahtan kaçınma.4.Erbezi.
    HİLAL : 1.Ara aralık. 2.Yeni ay birkaç günlük ay ayça Gencay.3.İslamiyet’in sembolü olmuştur.4.Tırnağın dibindeki beyaz kısım. 5.Eskiden yeni okumaya başlayan çocukların harfleri göstermek için kullandıkları küçük ve sivri uçlu değnek.6.Kürdan.7.Kaş.8.Bir lüle suyun almış dörtte biri.8.Sevgili.
    HÜDA : 1.Allah 2.Sahip efendi.
    IRK : 1.Soy ced 2.İnsan ırk çeşitleri (Siyah beyaz sarı ırklar.) 3.Millet halk ulus.
    İSTİKLAL : 1.Kimseye bağlı olmama kendi başına olma müstakil olma bağımsızlık.2.Az bulma.
    İZMİHLAL : Yıkılma mahvolma çökme yok olma alçalma.
    MABET : 1.Toplu olarak ibadet edilmek için yapılmış yer ibadethane tapınak.2.Putperestlerin bir ilah adına yaptıkları tapınak.
    MEDENİYET : 1. Uygarlık.2.Gelişmişlik seviyesi.
    MİLLET : 1.Çoğunlukla aynı topraklar üzerinde yaşayan; aralarında dil tarih ülkü gelenek ve görenek birliği olan insan topluluğu ulus.2.Benzer özellikleri olan herhangi bir topluluk.3.Bir yerde bulunan kimselerin bütünü herkes.
    MÜCERRED : 1.Cisim halinde bulunmayan.2.Yalnız tek tecrit edilmiş3.Saf halis.4.Çıplak yalın.5.Evlenmemiş Bekâr.6.Yalın hal.7.Yalnız ancak.
    NAAŞ : 1.İçinde ceset bulunan tabut.2.Gömülmeye hazır cenaze ceset.3.Ceset.
    NAMAHREM : 1.Şeri bakımdan mahrem olmayan evlenmeleri şeran mümkün olan bir kadının yakını bulunmayan erkek. 2.Yabancı.
    NAZLI : 1. Kolayca gönlü olmayan kendini ağır satan işveli edalı. 2. Üstüne titrenilen değer verilen sevgili.3. Özen isteyen nazik.
    OCAK : 1.Ateş yakmaya yarayan pişirme ısıtma ısınma gibi amaçlarla kullanılan yer.2.Odalarda genellikle duvar kenarlarında tuğla veya taştan yapılmış bacası olan yer şömine.3.Isı vererek üzerine veya içine konulan maddeleri ısıtan pişiren kaynatan eriten araç veya alet.4.Kahvelerde kuruluşlarda çay kahve vb. yapıldığı yer.5.Yer üstünde veya yeraltında cevher çıkarılan yer.6.Bahçelerde ve bostanlarda her tür meyve ve sebze ekimine ayrılmış çevresinden biraz yükseltilmiş toprak.7.Bir şeyin en çok yapıldığı veya bulunduğu yer.8.Aynı amaç veya düşünceyi paylaşanların kurdukları kuruluş veya toplandıkları görev yaptıkları yer.9.(bazı deyimlerde) Ev aile soy.
    SANCAK : 1.Alay bayrağı 2.Bayrakliva3.Çoğunlukla askeri birliklere verilen yazı işlemeli kenarları saçaklı ve gönderli bayrak.4.Osmanlı yönetim teşkilatında illerle ilçeler arasında yer alan yönetim bölümü mutasarrıflık.5.Gemilerin sağ yanı.
    SECDE : Namaz kılarken alnı el ayaklarını dizleri ve ayak parmaklarını yere getirerek alınan durum.
    SERHAD : Hudut sınır sınırbaş; iki devlet arasındaki sınır boyu.(Serhatli : Osmanlı devletinde sınır boylarında vazifeli bir sınıf asker.
    ŞAFAK : 1.Gurubdan sonraki alacakaranlık 2.Güneş doğmadan önceki alacalık.(Gurub : Bir gök cisminin batıda görünmez olması batması.) 3.Güneşin batışından sonra ufukta beliren kızıllık.4.Güneşin doğuşundan önceki alacakaranlık fecir.
    ŞAHADET : 1.Şahitlik etme şahitlik tanıklık.2.Açık belirti.3.Şehit olma şehitlik.4.İslam’ın şartlarından olan kelime-i şahadet.
    ŞAN : 1.Ün şöhret.2.Hal durum.3.Debdebe gösteriş haşmet.4.Yüksek makam rütbe.
    ŞÜHEDA : Şehitler.
    TAPMAK : 1.Tanrı diye tanımak kulluk etmek.2.Mecazi : Tutku ile sevmek bağlanmak.
    ULUMAK : 1.(köpek çakal kurt vb.) Uzun iniltili ağlar gibi bir ses çıkarmak.2.(insan) İniltili ses çıkararak boğuk boğuk ağlamak.
    VAAT : 1.Söz verme üstüne alma 2.Yapılmasına söz verilen şey.
    VATAN : Yurt
    VECD : 1.Şiddetli dini duygu ve heyecan hali; coşma kendinden geçme istiğrak.2.İlahi aşkın doğurduğu heyecan Hali.3.Kendini kaybedecek şekilde hislenme.
    YURT : 1.Bir halkın üzerinde yaşadığı kültürünü oluşturduğu toprak parçası; vatan.2.İnsanın doğup büyüdüğü yaşadığı yer memleket.3.Mecazi : Bazı nitelik veya değerleri taşıyanların çok bulunduğu yer diyar.4.Bir gurup insanın oturduğu yetiştirildiği veya bakıldığı yer.5.Bir şeyin ilk veya çok yetiştirildiği yer vatan.6.Kalacak barınacak yer.7.Toplu olarak iş öğretilen yer.8.Hastaların tedavi edildiği yer.9.Sahip olunan arazi emlak.10.Yörüklerin yazın veya kışın oturdukları yer.11.Göçebe Türklerin oturduğu çadır.
     
    Mavi Gül ve Papatya bunu beğendi.

Sayfayı Paylaş