İsveç Şiiri

Suskun

V.I.P
V.I.P
Katılım
16 Mrt 2009
Mesajlar
23,140
Beğeniler
322
Şehir
Türkiye
#1


FIRTINA

Ve ansızın yolcunun önüne çıktı
İhtiyar bir çınar bütün heybetiyle,
iri taçlarıyla, taşlaşmış bir geyik gibi
Yeşil kalesi önünde eylül denizinin.

Ey kuzey fırtınası,!
Şimdi böğürtlenlerin olma mevsimi.
Uyanık dur karanlıkta, dinle mahmuz
şıkırtılarını,
Ağaçların doruğunda esen yıldızların.

Tomas Tranströmer
 

Suskun

V.I.P
V.I.P
Katılım
16 Mrt 2009
Mesajlar
23,140
Beğeniler
322
Şehir
Türkiye
#2

Özgürlük



ve şimdi şiirin gibi özgürsün, özgür ve hiçbir yerin ve
her yerdesin, zamandan ve mekândan bağımsız, utkulardan ve
yılgıdan zincirlerini koparmış,

ve anlamı yok seni sonunda nereye gömeceklerinin ya da
gömmeyeceklerinin, toprağa terk etmelerinin, denize ya da ateşe,
belki de gizlilikte gömmelerinin, sanki duruşundan korkuyorlarmış gibi,

çapı kavranamaz gibi özgürsün, sonsuz şiirin gibi, bir arı
gibisin yeryüzünün bütün çiçeklerini görmeye giden ya da bir
uçurtma, fırtına serçesi gibi, rüzgâr ya da bulut bütün dünya
ülkelerinin üzerinde…

(’Pablo Neruda’ya Ağıt”tan)

Arthur Lundkvist (İsveç, d. 1906)
Çeviren: İsmail Haydar Aksoy




DO-MAJÖR


Aşk buluşmasından sonra sokağa indiğinde adam
kar dönerek uçuşuyordu havada.
Onlar sevişirlerken
gelmişti kış.
Gece beyaz parlıyordu.
Oğlan mutluydu yürürken.
Bütün şehir bayır aşağıydı.
Geçip gidenlerin gülümseyişi –
herkes gülümsüyordu
kaldırılmış yakalar arkasında.
Serbestti!
Bütün soru işaretleri
Tanrı’nın varlığının şarkısını söyledi.
En azından,
ona öyle geldi.



Bir müzik kurtuldu birden
ve dolaştı kar taneleri içinde
geniş adımlarla.
Her şey Do-majöre doğru gidiyordu.
Titrek bir pusula Do-majörü gösteriyordu.
Acıların bir saat önünde.
Kolaydı!
Herkes gülümsüyordu
kaldırılmış yakalar arkasında.

TOMAS TRANSTRÖMER






BİZ, BİZ DALGALAR

August Strindberg (1849-1912)

Biz, biz dalgalar!
Rüzgârları sallayan
Dinlenmek için—
Yeşil beşikler, biz dalgalar!
Tuzluyuz biz ve ıslak;
Ateşten alevler gibi sıçrarız—
Islak alevleriz:
Yakarak, söndürerek;
Temizleyerek, yeniden doldurarak;
Taşıyarak ve meydana çıkararak
Biz, biz dalgalar
Rüzgârları sallayarak
Dinleniriz!





yalnızlığın içinden düşünceler


Dünyanın yarısında aradım
en güzel adı verebileceğim o yeri.
Hepsinden daha güzel olsun
olmasın ondan güzeli.

Her şeyi benden al ki, benim olsun onlar
fakat o muhteşem duyarlılığımı esirgeme benden
sevinç duyabileceğim ve söz verebileceğim
bir başka duyarsız geçip giderken!



Verner Von Heidenstam




SENİN GÖZLERİN ATEŞ, BENİM RUHUM AĞAÇ


Senin gözlerin ateş, benim ruhum ağaç sakızı ve ırmaklar.
Bir çıra gibi tutuşmadan, uzaklaş benden!
Kutusunda dünyanın tüm şarkıları saklı bir kemanım ben,
Çıkar şarkıları ve çal, nasıl ve hangisini istersen.
Beni bırak, ama dön bana! Hem yanmak hem serinlemek istiyorum
Ben tutku ve özlemim, hazan ile ilkyazın kavuşumdaki konuk.
Gerilsin teller, şarkı söylesin sarhoş ve çılgınca
Aşkla geçen yıllarım aşkına son bir şarkı işte kahkahalarla.

Beni bırak, ama dön bana! Bir hazan akşamı gibi yanalım;
Fırtınaların sevinci esip duruyorken içimizde-
Duruluncaya dek ve akşam karanlığı inerken gözden
...............................yitiyor adımlarınla
Ve sen, benimle gelen en son
.................................ateşli gençliğim aşkına.



Erik Axel KARLFELDT



DERKEN YAŞLI BİR BULUT ÇEKTİ KILICINI

Derken yaşlı bir bulut çekti kılıcını
Kesti kafasını kentte bir ağacın
Yağmur yağdı, seller aktı
Tüm çocuklar dolaplara saklandı.

Doluya yakalanmış bir yolcu göründü
Arkasından kalbura dolanmış bir tramvay çekiyordu
Atlıkarıncada koşan bir tazı
Cenaze töreninde çalan bir gramofon
Gökyüzünün döşeğinde horlayan bir kuş.

Bütün gece gök gürledi
Güneş açtı karanlığa bakmadan
Sandıklara su doldu ağzına kadar
Şafak söküp gün doğarken gözlerimize.

Sun Axelsson




DENİZE YAKIN

Okyanusun gürültüleri şu anda.
Kumsallar üzerine yuvarlanmakta gülle gibi.
Geçiciliğin bayraktarı denen o kişi
Bu kıyıya ulaşmış,
Bu kumlara uzanmıştı.
Yersiz yurtsuz bir kıraldı o.
Salt bir gün sürdü önderliği.

Harry Martinson
 

Benzer konular

Top