1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

İsveç Şiiri

Konusu 'Şiir' forumundadır ve Suskun tarafından 15 Aralık 2010 başlatılmıştır.

  1. Suskun

    Suskun V.I.P V.I.P

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.242
    Beğenileri:
    276
    Ödül Puanları:
    6.230
    Yer:
    Türkiye
    Banka:
    2.052 ÇTL
    [​IMG]


    [​IMG]FIRTINA

    Ve ansızın yolcunun önüne çıktı
    İhtiyar bir çınar bütün heybetiyle,
    iri taçlarıyla, taşlaşmış bir geyik gibi
    Yeşil kalesi önünde eylül denizinin.

    Ey kuzey fırtınası,!
    Şimdi böğürtlenlerin olma mevsimi.
    Uyanık dur karanlıkta, dinle mahmuz
    şıkırtılarını,
    Ağaçların doruğunda esen yıldızların.

    Tomas Tranströmer
     
  2. Suskun

    Suskun V.I.P V.I.P

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.242
    Beğenileri:
    276
    Ödül Puanları:
    6.230
    Yer:
    Türkiye
    Banka:
    2.052 ÇTL
    [​IMG]
    Özgürlük



    ve şimdi şiirin gibi özgürsün, özgür ve hiçbir yerin ve
    her yerdesin, zamandan ve mekândan bağımsız, utkulardan ve
    yılgıdan zincirlerini koparmış,

    ve anlamı yok seni sonunda nereye gömeceklerinin ya da
    gömmeyeceklerinin, toprağa terk etmelerinin, denize ya da ateşe,
    belki de gizlilikte gömmelerinin, sanki duruşundan korkuyorlarmış gibi,

    çapı kavranamaz gibi özgürsün, sonsuz şiirin gibi, bir arı
    gibisin yeryüzünün bütün çiçeklerini görmeye giden ya da bir
    uçurtma, fırtına serçesi gibi, rüzgâr ya da bulut bütün dünya
    ülkelerinin üzerinde…

    (’Pablo Neruda’ya Ağıt”tan)

    Arthur Lundkvist (İsveç, d. 1906)
    Çeviren: İsmail Haydar Aksoy



    [​IMG]
    DO-MAJÖR


    Aşk buluşmasından sonra sokağa indiğinde adam
    kar dönerek uçuşuyordu havada.
    Onlar sevişirlerken
    gelmişti kış.
    Gece beyaz parlıyordu.
    Oğlan mutluydu yürürken.
    Bütün şehir bayır aşağıydı.
    Geçip gidenlerin gülümseyişi –
    herkes gülümsüyordu
    kaldırılmış yakalar arkasında.
    Serbestti!
    Bütün soru işaretleri
    Tanrı’nın varlığının şarkısını söyledi.
    En azından,
    ona öyle geldi.



    Bir müzik kurtuldu birden
    ve dolaştı kar taneleri içinde
    geniş adımlarla.
    Her şey Do-majöre doğru gidiyordu.
    Titrek bir pusula Do-majörü gösteriyordu.
    Acıların bir saat önünde.
    Kolaydı!
    Herkes gülümsüyordu
    kaldırılmış yakalar arkasında.

    TOMAS TRANSTRÖMER




    [​IMG]

    BİZ, BİZ DALGALAR

    August Strindberg (1849-1912)

    Biz, biz dalgalar!
    Rüzgârları sallayan
    Dinlenmek için—
    Yeşil beşikler, biz dalgalar!
    Tuzluyuz biz ve ıslak;
    Ateşten alevler gibi sıçrarız—
    Islak alevleriz:
    Yakarak, söndürerek;
    Temizleyerek, yeniden doldurarak;
    Taşıyarak ve meydana çıkararak
    Biz, biz dalgalar
    Rüzgârları sallayarak
    Dinleniriz!




    [​IMG]
    yalnızlığın içinden düşünceler


    Dünyanın yarısında aradım
    en güzel adı verebileceğim o yeri.
    Hepsinden daha güzel olsun
    olmasın ondan güzeli.

    Her şeyi benden al ki, benim olsun onlar
    fakat o muhteşem duyarlılığımı esirgeme benden
    sevinç duyabileceğim ve söz verebileceğim
    bir başka duyarsız geçip giderken!



    Verner Von Heidenstam



    [​IMG]
    SENİN GÖZLERİN ATEŞ, BENİM RUHUM AĞAÇ


    Senin gözlerin ateş, benim ruhum ağaç sakızı ve ırmaklar.
    Bir çıra gibi tutuşmadan, uzaklaş benden!
    Kutusunda dünyanın tüm şarkıları saklı bir kemanım ben,
    Çıkar şarkıları ve çal, nasıl ve hangisini istersen.
    Beni bırak, ama dön bana! Hem yanmak hem serinlemek istiyorum
    Ben tutku ve özlemim, hazan ile ilkyazın kavuşumdaki konuk.
    Gerilsin teller, şarkı söylesin sarhoş ve çılgınca
    Aşkla geçen yıllarım aşkına son bir şarkı işte kahkahalarla.

    Beni bırak, ama dön bana! Bir hazan akşamı gibi yanalım;
    Fırtınaların sevinci esip duruyorken içimizde-
    Duruluncaya dek ve akşam karanlığı inerken gözden
    ...............................yitiyor adımlarınla
    Ve sen, benimle gelen en son
    .................................ateşli gençliğim aşkına.



    Erik Axel KARLFELDT


    [​IMG]
    DERKEN YAŞLI BİR BULUT ÇEKTİ KILICINI

    Derken yaşlı bir bulut çekti kılıcını
    Kesti kafasını kentte bir ağacın
    Yağmur yağdı, seller aktı
    Tüm çocuklar dolaplara saklandı.

    Doluya yakalanmış bir yolcu göründü
    Arkasından kalbura dolanmış bir tramvay çekiyordu
    Atlıkarıncada koşan bir tazı
    Cenaze töreninde çalan bir gramofon
    Gökyüzünün döşeğinde horlayan bir kuş.

    Bütün gece gök gürledi
    Güneş açtı karanlığa bakmadan
    Sandıklara su doldu ağzına kadar
    Şafak söküp gün doğarken gözlerimize.

    Sun Axelsson



    [​IMG]
    DENİZE YAKIN

    Okyanusun gürültüleri şu anda.
    Kumsallar üzerine yuvarlanmakta gülle gibi.
    Geçiciliğin bayraktarı denen o kişi
    Bu kıyıya ulaşmış,
    Bu kumlara uzanmıştı.
    Yersiz yurtsuz bir kıraldı o.
    Salt bir gün sürdü önderliği.

    Harry Martinson
     

Sayfayı Paylaş