1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

İsyankar ve Size Karşı Gelen Çocuğunuza Nasıl Davranmalısınız?

Konusu 'Anne - Çocuk Sağlığı' forumundadır ve Çağlayağmur tarafından 25 Nisan 2013 başlatılmıştır.

  1. Çağlayağmur
    Hoşgörülü

    Çağlayağmur ... Süper Moderatör

    Katılım:
    15 Aralık 2010
    Mesajlar:
    15.094
    Beğenileri:
    4.420
    Ödül Puanları:
    11.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Yer:
    Ankara
    Banka:
    814 ÇTL
    Psikolog Doktor Seda Çiftçi Sevil: Çocuğunuzun inatçı, isyankar ve ısrarcı davranışlarını ortadan kaldırmak için öncelikle niye bu şekilde davrandığını anlamalısınız.

    Ebeveynlerin limitlerini zorlayan olumsuz, isyankar tavırların arkasında birçok neden olabilir. Çözüm çocuğunuzun isyankar tavırları ile size ne iletmeye çalıştığını anlayarak baslar. Ebeveyn olarak çocuğunuzla etkili iletişim kurma becerisi doğal olarak gelmeyebilir. Bazı anne babalar doğumdan itibaren çocuklarına nasıl davranmaları gerektiğini çözmüş olma avantajına sahip olsa da çoğu ebeveyn gibi siz de bu gruba dahil olduğunuzu düşünmüyorsanız hata ve tecrübelerden ders alarak ve birkaç önemli noktaya dikkat ederek çocuğunuzla daha iyi geçinmeye başlayabilirsiniz.

    Çocuklar büyüme sürecinde olgunlaşırken sosyal açıdan uygun şekillerde isteklerini belirtmeyi öğrenirler. Ancak isyankar çocuklar bu süreçte uygun olmayan şekillerde isteklerini elde etmeye başlarlar. Buna etkili şekilde karşılık verilmez ise çocuklar ebeveynlerine karşı bazen küstahlaşabilir ve sürekli olarak karşı gelebilirler. Genellikle bu seviyedeki isyankar, inatçı ve karşı gelici tavırların temelinde yetersizlik hisleri vardır.

    Birçok sebep çocuklarda yetersizlik duygusu yaratabilir. Arkadaşlar tarafından dışlanmak, akademik problemler ve öğrenim zorluğu çekmek, ebeveynlerle olan ilişkilerde sorunlar, travma, kardeşlerle olan ilişkilerde problemler ya da isyankar olmanın başkaları tarafından çekici görüldüğünü düşünmek gibi (ergenlerde).

    Temeli ne olursa olsun isyankar çocuklar kötülük yapmak istedikleri için değil yaşadıkları zor duygularla nasıl baş etmeyi bilmedikleri için olumsuz davranışlara başvururlar.

    Çocuğunuzun tavrının ya da size olan tutumunun değişmesini istiyorsanız ilk olarak bu davranışların aslında çektikleri zorluklardan dolay meydana geldiğini aklınızda bulundurun. Bu şekilde hem çocuğunuza karşı daha sabırlı olursunuz hem de çocuğunuza karşı empati besleyebilir ve daha olumlu bir etkileşime girebilirsiniz.

    Ebeveyn olarak çocuğunuzun isyankar tutumunu tetikleyen ya da arttıran davranışlarınızın farkına varırsanız bu davranışları değiştirmek acısından çok önemli ve verimli bir adim atmış olursunuz.

    İsyankar tutumu tetikleyen ebeveyn davranışları

    •Bağırmak ve çocuğa karşı fiziksel güç kullanmak: Bu yolla kendiniz dürtülerinizi kontrol edemeyerek hem çocuğunuza kötü örnek olursunuz hem de çocuğunuzun öfke krizi (temper tantrum) geçirme olasılığını arttırırsınız.
    •Çocuğunuzun davranışlarını sürekli eleştirmek ve onu azarlamak.
    •Çocuğunuz konuşurken lafını kesmek, onu dikkatlice dinlememek.
    •Geçmişte yasanmış problemleri sürekli olarak konu edip hatırlatmak.
    •Suçluluk duygusu yaratarak istenmeyen davranışları ortadan kaldırmaya çalışmak ya da çocuğu istemediği bir şey yapmaya zorlamak (Bu tavır çocuğunuzu size yakınlaştırmaz, tam tersine sizden uzaklaştırır).
    •Çocuğunuza iğneleyici sözler söylemek.
    •Fikrini sormadan ne yapması gerektiğini söylemek.
    •Tehdit kullanarak istenilen davranışları yaptırmaya çalışmak.
    •Ebeveyn ve çocuk arasındaki ilişkiyi en kötü etkileyen unsurlardan birisi ÇOCUĞUN DUYGULARINI INKAR ETMEKTIR. Çocuklar ne yaşta olurlarsa olsun duygularının anne babaları tarafından tanınmasına ve anlayış gösterilemesin ihtiyaçları vardır.



    Peki o zaman çocuğunuza karşı nasıl davranmalısınız?


    •Onu dikkatlice dinleyin, onu ancak bu şekilde anlayabilirsiniz.
    •Göz teması kurun, dikkatinizi dağıtacak unsurlardan kaçının, çocuğunuz sizinle konuştuğunda onu dinlediğinizi söylediklerini kısa bir şekilde tekrarlayarak belirtin. Çocuk: “Anne matematik dersi çok kötüydu, çok zorlanıyorum”. Anne: “Okulda zor bir gün geçirdin demek”.
    •Çocuğunuzun duygularına anlayış ve empati gösterin, onu anlamaya çalışın ve anladığınızı belirtin.
    •Bir isteğiniz olduğunda kontrolcü konuşma şekillerinden sakınarak etkili iletişim kurun. “Sana oyuncaklarını toplamanı söyledim, hemen topla şunları!”. “Sen oyuncaklarını toplamayınca sinirleniyorum. Lütfen onları kaldırabilir misin? İstersen başlamana yardımcı olabilirim”.
    •“O arkadaşınla kesinlikle görüşmeni istemiyorum, kesin seni kötü yönde etkileyecek”. “Annen olarak senin için endişeleniyorum. Arkadaşını daha yakından tanımama izin ver. Böylece onunla vakit geçirdiğinde ben de daha rahat olacağım”.
    •Çocuklar size açıkça hangi durumlarda daha sinirli ve isyankar olduklarını gösterirler. Tetikleyici durumlardan mümkün olduğunca kaçınmaya çalışın. Eğer öfke yaratan davranışlar kaçınılmaz ise (ödev yapmak, odayı toplamak gibi) çocuğunuz sakinleştiğinde ona zor gelen davranışları nasıl yapabileceği konusunda nasıl yardımcı olabileceğinizi tartışın.
    •Çocuğunuzun sizi seyrederek öğrendiğini aklınızdan çıkarmayın, hangi davranışların modelliğini yaptığınıza dikkat edin. Çocuğunuzun sakin ve uyumlu olmasını istiyorsanız sizin de ona karşı aynı şekilde davranmanız gerektiğini unutmayın.
    •Bazı durmalarda taviz vererek uzlaşma sağlamaya çalısın, böylece ondan da aynı davranışı bekleyebilirsiniz.
    •Çocuğunuza saygılı bir şekilde size hayır demesini anlayışla karşılayın, böylece çocuğunuz kendini güçlü hissedecek ve sizinle güç çatışmasına girme ihtiyacı hissetmeyecektir. Çocuğunuz ergen de olsa küçük yaşta da olsa her isteğinize evet demesi mümkün değildir. Size bazen hayır dediğinde aslında kendi kişiliğini ve bağımsız benliğini oluşturma yolunda olduğunu unutmayın.
    •İstenilen ve beğendiğiniz davranışları övün ve gerektiğinde ödüllendirin.
    •Arzu edilmeyen davranışlar için çocuğunuzla beraber sakin bir anda onun makul bulduğu sonuçlar (ceza değil) belirleyin. Baştan çocuğunuz bu sonuçları uygun bulduğu için takip etme olasılığı da yüksek olacaktır. Bu sonuçları tutumlu şekilde uygulamaya koyun.



    Psikolog Doktor Seda Çiftçi Sevil
     

Sayfayı Paylaş