1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

İtalyan Şiirleri

Konusu 'Şiir' forumundadır ve Suskun tarafından 14 Aralık 2010 başlatılmıştır.

  1. Suskun

    Suskun V.I.P V.I.P

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.242
    Beğenileri:
    276
    Ödül Puanları:
    6.230
    Yer:
    Türkiye
    Banka:
    2.052 ÇTL
    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]ÇALIŞMAK YORAR

    Evden kaçmak için yolu geçmeyi
    yapsa yapsa bir çocuk yapar,
    çocuk değil ki artık
    bütün gün sokaklarda sürten bu adam
    üstelik evden de kaçmıyor.

    Hani yaz ikindileri vardır
    meydanlar bomboş uzanır batan gün altında,
    geçip gereksiz ağaçlarla bir bulvardan
    durur yalnız adam.
    Değer mi bunca yalnızlık, gittikçe daha yalnız olmak için?
    Boştur yollar meydanlar yalnız gezildiğinde.
    Oysa bir kadın durdurmalı
    konuşup da birlikte yaşamaya inandırmalı,
    yoksa hep kendisiyle konuşur insan. Bunun için de
    kimi vakit körkütük olur geceleri
    ve anlatır durmadan, anlatır yapıp edeceklerini.

    Böyle ıssız meydanda bekleyerek
    rastlanmaz elbette kimseye, ama dolaşırken sokakları
    durduğu olur insanın şöyle bir.
    Olsalardı iki kişi, başka olurdu ev
    sokaklarda bile. Kadın olurdu, değerdi dolaşmaya.
    Gece kimsecikler kalmaz meydanda.
    Oradan geçen bu adam görmez
    yararsız ışıklar içinden evleri
    kaldırmaz artık gözlerini.
    Kaldırımları dinler yalnızca
    kendininkiler gibi nasırlı ellerin döşediği.
    Doğru değil ıssız meydanda kalmak.
    Mutlaka yolda olmalı o kadın
    yalvarsan eve çeki düzen verecek.

    Cesare Pavese
     
  2. Suskun

    Suskun V.I.P V.I.P

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.242
    Beğenileri:
    276
    Ödül Puanları:
    6.230
    Yer:
    Türkiye
    Banka:
    2.052 ÇTL
    [​IMG]BU DA BİR İNSAN MIDIR?

    Güven içinde yaşarsınız
    Ilık evlerinizde,
    Bulursunuz, akşam döndüğünüzde,
    Sıcak aş ve dost yüzler:
    Düşünün bu da bir insan mıdır
    Çamurlarda çalışır
    Barış nedir bilmez
    Savaşır bir dilim ekmek için
    Kal de kalır öl de ölür.
    Düşünün bu da bir kadın mıdır,
    Ne saçı var ne adı
    Hiçbir şey anımsayacak gücü yok,
    Gözleri bomboş ve kucağı buz kesmiş
    Bir kış kurbağası gibi.
    İyice kafa yorun bu konuda:
    Size söylüyorum bu sözleri.
    Çıkarmayın onları kalbinizden
    Yuvanızda, sokakta,
    Yatarken kalkarken;
    Yineleyin onları çocuklarınıza,
    Yoksa yıkılsın eviniz başınıza,
    Hastalıklar sakat bıraksın,
    Dilerim çocuklarınız bakmaz bir daha yüzünüze.


    Primo LEVI
     
  3. Suskun

    Suskun V.I.P V.I.P

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.242
    Beğenileri:
    276
    Ödül Puanları:
    6.230
    Yer:
    Türkiye
    Banka:
    2.052 ÇTL
    [​IMG]BATAKLIK

    Bataklıkta sazlar
    çürük şeftali, solgun gül,
    bozuk bal ve ölüm kokar.

    Şimdi tüm bataklık
    sanki çamurlu bir çiçek
    kavrulan ağustos güneşinin altında
    belirsiz, tatlı bir ölüm sıkıntısıyla.

    Susuveriyor kurbağa yanına gelince.
    Hava kabarcıkları çıkıyor yüzeye sessizce.

    Gabriele D’Annunzio
     
  4. Suskun

    Suskun V.I.P V.I.P

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.242
    Beğenileri:
    276
    Ödül Puanları:
    6.230
    Yer:
    Türkiye
    Banka:
    2.052 ÇTL
    [​IMG]ESKİ KIŞ


    Alevlerin alacakaranlığında
    aydınlık ellerini özlüyorum:
    meşe kokan, gül kokan,
    ve ölüm. Eski kış.

    Kuşlar yem ararken, birden,
    karın altında kaldılar;
    sözcükler de öyle.
    Biraz güneş, aynası bir meleğin,
    sonra inen sis, ağaçlar ve biz
    sabahın soluğundan yaratılmış.



    Salvatore QUASIMODO





    [​IMG]ASKERLER GECE AĞLAR


    Ne haç ne çocukluk yetiyor
    ne Golgota çekici durdurmağa
    tanrısal anıları ne de savaşı.
    Askerler gece ağlar
    ölmeden önce, güçlüdürler, yaşam
    kavgasında öğrendikleri sözlerin
    önünde düşüp ölürler.
    Askerler, sevgili sayılar,
    kimlerin kimlerin ağladığı.


    Salvatore QUASIMODO



     
  5. Suskun

    Suskun V.I.P V.I.P

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.242
    Beğenileri:
    276
    Ödül Puanları:
    6.230
    Yer:
    Türkiye
    Banka:
    2.052 ÇTL
    [​IMG]MİYOP

    Gözlerini ödünç verir misin bana sana bakmak için?
    Dünyaya bakmam için saydam bir merceği esirger misin benden?
    Dişlere çarpan arıtıcı sular,
    dallarda sıçrayan gün ışığı,
    saçağın altındaki güvercinlerin cilveleşmeleri.
    Kim istemez senin gözlerinle kendine bakmayı!

    BIANCAMARIA FRABOTTA
     
  6. Suskun

    Suskun V.I.P V.I.P

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.242
    Beğenileri:
    276
    Ödül Puanları:
    6.230
    Yer:
    Türkiye
    Banka:
    2.052 ÇTL
    [​IMG]KUMAR

    Korkarak birbirlerini yitirmekten
    nerdeyse bitmemiş günün kokusunda
    sözleştiler gecenin boşluğundan sonra
    buluşmaya, yeniden görüşmek için
    istekli, tehlikeyle yatışmış.
    Bir güneşti benim için o vedalaşma,
    ben ki aşk için bağışlayamam hayatımı
    büsbütün vazgeçmeden yaşamaktan,
    fırından çıkmış sıcak ekmekti o söz.
    Mutlluluk gün gibi aydınlattıı geceyi.

    Biancamaria Frabotta
     
  7. Suskun

    Suskun V.I.P V.I.P

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.242
    Beğenileri:
    276
    Ödül Puanları:
    6.230
    Yer:
    Türkiye
    Banka:
    2.052 ÇTL


    [​IMG]LUCCA



    Mısır'daki evimizde, akşam yemeğinden, Dua'dan
    sonra annem buraları anlatırdı bize.
    Bundan, şaşırmalar şaşırmalarla geçti çocukluğum.
    Sakınan, körce bir gelgit var kentin sokakları arasında.
    Burda amaç yola çıkmaktır.
    İkindi serinliğinde meyhanenin önünde, California'dan
    kendi mülkleriymiş gibi söz eden insanlarla
    oturdum.
    Dehşetle kendimi buluyorum bu insanların
    davranışlarında.
    Sımsıcak aktığını duyuyorum şimdi damarlarımda
    ölmüşlerimin kanının.
    Bir kazma aldım ben de.
    Toprağın tüten kalçalarında güler yakalıyorum
    kendimi.
    Elveda istekler, sıla özlemleri.
    Bir insanın bilebileceği kadar biliyorum geçmişi
    ve geleceği.
    Yazgımı tanıyorum artık ve köklerimi.
    Artık bir şey kalmıyor bana kehanette bulunacak,
    düşünü görecek.
    Her şeyi tattım, acısını çektim.
    Ölüme rızadan başka bir şey kalmıyor bana.
    Huzur içinde çocuk yetiştireceğim demek.
    Yaşamı överdim, kötücül bir iştah
    ölümlü aşklara iten beni.
    Aşkı, ben de türün bir güvencesi saydığım
    şu an, ölümü görüyorum.

    Giuseppe Ungaretti
     
  8. Suskun

    Suskun V.I.P V.I.P

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.242
    Beğenileri:
    276
    Ödül Puanları:
    6.230
    Yer:
    Türkiye
    Banka:
    2.052 ÇTL
    MİLLETLER BOĞULUR, KULELER ÇÖKER, BİR KARIŞIKLIK


    Milletler boğulur, kuleler çöker, bir karışıklığı
    dillerin ve renklerin, travmaların ve yeni aşkların,
    girer Bovisaska’ya, siler ustaca yalnızlığını
    yirminci yüzyılın, çizgilerimizin
    üstünde asılı duran boşluğun. Başka kadınlar gezinirler aralarında
    pazar’dan kalan kırıntıların, yeni acı kaynağı
    bu anın. Aşağıdaki kahve’de otururum,
    Sironi’nin yaptığı manzaraya bakarım, yalnız bir
    onikisinde Ağustos’un, gölgeleri biraraya toplamaya çalışırım.
    Yeniden görürüm denizkenarında bir kasabada babamı, bir meltemini
    Bel Epok’un ve kaybolan gülüşünü bir erkek çocuğunun.
    Ve sonra Paolettayı judo minderi üstünde zafere ulaşan
    üç saniye önce bitmesinden. Ve Rabörta’yı
    ona hayatını adamış olan. Ve Jovana’yı
    bir hastanede sessiz, zaman
    büyük paradigmalarını açığa vurduğu zaman.

    “Gölgelenmiş aşklar geri dönecekler hayata tekrar
    senelerin arasında bir diken bırakmış olan aşklar
    dönecekler, dönecekler parlayarak.”


    MILO DE ANGELIS
    Türkçe’ye Çeviren: Vehbi Taşar
     

Sayfayı Paylaş