1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Iyelik zamirleri

Konusu 'Pratik Almanca - Praxis Deutsch' forumundadır ve Hazangülü tarafından 25 Eylül 2009 başlatılmıştır.

  1. Hazangülü

    Hazangülü Forum Onuru

    Katılım:
    7 Haziran 2006
    Mesajlar:
    9.885
    Beğenileri:
    117
    Ödül Puanları:
    4.480
    Banka:
    991 ÇTL
    İyelik Zamiri Nedir?
    İyelik zamirleri (sahiplik zamirleri) adı üzerinde sahiplik belirten zamirlerdir.
    Örneğin benim bilgisayarım - senin topun - onun arabası gibi tanımlarda bulunan benim-senin-onun kelimeleri birer iyelik zamiridir.
    .

    Şimdi Almanca'da iyelik zamirlerini verelim.

    Şahıs Erkek-Nötr Dişi
    ich : ben mein : benim meine : benim
    du : sen dein : senin deine : senin
    er : o (erkek) sein : onun seine : onun
    sie : o (dişi) ihr : onun ihre : onun
    es : o (nötr) sein : onun seine : onun
    wir : biz unser : bizim unsere : bizim
    ihr : siz euer : sizin eure : sizin
    sie : onlar ihr : onların ihre : onların
    Sie : siz (nazik) Ihr : sizin Ihre : sizin



    Şimdi bu tablonun küçük bir analizini yapalım ve gerekli olan bilgileri verelim:
    Tabloda önce şahıs zamirini verdik ki sahip olan kişi belli olsun.
    Tabloda mavi renk ile gösterilenler erkek veya nötr isimlerle beraber kullanılırlar.
    Bir başka deyişle artikeli der veya das olan isimlerle beraber kullanılırlar.
    Kırmızı renk ile gösterilenler ise dişi cins isimlerle bir başka deyişle artikeli die olan isimlerle beraber kullanılırlar.Aşağıdaki örneklerde bunu daha iyi anlayabileceksiniz.
    Görüldüğü gibi dişi cins isimlerle beraber kullanılan zamirler sonlarına bir -e harfi almıştır.Bu değişikliği bilmeniz yerinde olacaktır.
    Şimdi iyelik zamirlerini her üç cins isimle beraber kullanıp, durumu iyice kavrayalım:

    Erkek Cins İsimlerle
    der Bruder

    mein Bruder : benim kardeşim
    dein Bruder : senin kardeşin
    sein Bruder : onun kardeşi
    euer Bruder : sizin kardeşiniz

    Nötr Cins İsimlerle
    das Auto

    mein Auto : benim otomobilim
    dein Auto : senin otomobilin
    Ihr Auto : sizin otomobiliniz

    Dişi Cins İsimlerle
    die Mutter

    meine Mutter : benim annem
    deine Mutter : senin annen
    unsere Mutter : bizim annemiz
    ihre Mutter : onların annesi

    Şeklinde örnekler verilmesi mümkündür.
    Örnekler de dikkat edilmesi gereken bir nokta da şudur:
    Görüldüğü gibi kullanılan isimde herhangi bir değişiklik olmamaktadır.İyelik zamiri kullanılırken isimde bir değişiklik olmamaktadır.Bu durum çoğul isimler için de geçerlidir.
    Çoğul isimlerle de kullanılışı aynıdır.Herhangi bir fark yoktur.
    Bir de bu zamirlerin ismin hallerine göre çekimlenmiş halleri vardır.Örneğin benim annem - benim anneme , benim kitabım - benim kitabıma- benim kitabımı şeklinde
    çekimlenmeleri de önümüzdeki derslerde vereceğiz.

    Başarılar...



    EN ÇOK KULLANILAN SIFATLAR

    geeignet zu D: yetenekli

    gefasst auf A: menun,hazırlıklı

    gefühlios gegen A: duygusuz

    geneigt zu D: eğilimli,düşkün

    geschaffen für A: çok uygun

    geschaffen zu D: bir işe çok uygun

    gesund an D: sağlıklı

    gewant in D: becerikli

    gierig nach D: hırslı,açgözlü

    gleichgültig gegen A: ilgisiz

    grausam gegen A: merhametsiz

    glücklich über A: memnun

    hart,streng gegen A: sert

    interessiert an D: ilgili

    interessiert für A: meraklı

    misstrauisch gegen A: vesveseli

    nachsichtig gegen A: müsamaha

    nachteilig für A: zararlı

    neidisch auf A: kıskanç

    neugierig auf A: meraklı

    nützlich für A: faydalı

    rot vor D: yüzü kızarmak

    schmerzlich für A: kederli, acıklı

    sicher vor D: emin

    stolz auf A: gururlu

    streng gegen A: amansız,haşin

    taub auf A: sağır

    taub sein gegen A: söz dinleme

    traurig über A: üzüntülü

    tüchtig in: kabiliyetli

    verliebt in A: aşık,tutkun

    verschwenderisch mit D: tutumsuz

    verschieden von D: farklı

    voll von D: dolu olmak

    vertraut mit D:tanımak,bilmek

    wichtig für A:önemli

    veriobt mit D:nişanlı

    zufrieden mit D:memnun olmak

    zornig auf D:öfkeli

    angewiesen auf A:muhtaç olmak

    arm an D:fakir olmak

    aufmerksam auf A:Dikkatli olmak

    begierig auf A:istekli,düşkün

    bekannt mir D:tanıdık

    beliebt bei D:sevimli,beğenilen

    bereit zu D:hazır,razı

    besorgt umA:endişeli,meraklı

    bestrürzt über A:şaşkın

    bewandert in D:vakıf, bilgi sahibi

    blass vor D:solgun,sararmış

    blind auf D:gerçek anlamda kör

    blind gegen A:kayıtsız

    blind für D:mecazi anlamda kör

    blind vor D:gözü dönmüş

    ehrgeizig nach D: hırslı,düşkün

    eifersüchtig auf A: kıskanç

    einverstanden mit D: anlaşmak

    eigebildet auf A: mağrur

    empfindlich gegen A: duygulu

    entschlossen zu D: kararlı,azimli

    enstaunt sein über A: hayret etmek

    fertig sein mit D: bitirmek

    frei von D: kurtulmuş

    freigebig gegen A: cömert

    freundlich gegen A zu D: dostça

    froh über A: memnun,sevinçli

    Çok Kullanılan Sıfatlar

    abtrünnig:sadakatsiz

    angeboren:Doğuştan

    angenehm für:hoş,sempatik

    behaglich:rahat,elverişli

    bekannt sein:bilinen

    benachbart:komşu,bitişik

    bewusst sein:farkında olmak

    dienlich:faydalı,elverişli

    ergeben:sağdık,bağlı

    erinnerlich sein:hatırında olmak

    fern:uzak yabancı

    genehm:hoş,uygun

    gewogen:iyilik sever,dost

    gleichgültig sein:ilgisiz

    gram:kızgın

    helisam für:yararlı

    leid sein (tun):üzgün

    nachtellig fürlumsuz

    nötig für:gerekli

    nützlich für:faydalı

    recht:elverişli,uygun

    schwer sein für:birine zor gelmek

    treu: bağlı,sadık

    ugetan: kalben bağlı

    untertan: kul-köle

    vorteilhaft: yararlı

    widerlich: iğrenç,tiksindirici

    zuwider: zıt,aykırı

    abhold: sevmiyen

    angemessen: uygun

    anstössig: ayıp

    begreiflich: anlaşıabilir

    behilflich sein: yardımcı olmak

    bekömmlich: şifalı

    bequem für: rahat,konforlu

    dankbar sein: minnettar omak

    eigentümlich für: mahsus,hususi olmak

    entbehrlich: zaruri olmayan

    erwünscht: temenni edilir

    freidlich gesinnt: birine düşman

    fremd: yabancı

    gehorsam: itaatkar

    gelegen sein für: uygun gelmek

    geneigt: meyilli,hazır olmak

    gleich: benzer,aynı

    günstig gesinnt sein: lütufkar

    leicht sein (fallen) für: kolay gelmek

    lieb: hoş

    möglich für: mümkün olmak

    nahe: yakın

    notwedig für: zaruri

    teuer: pahalı

    unbegrelflich: anlaşılmaz

    verbunden: bağlı

    verhasst: nefret verici

    wert: kıymetli,önemli,değerli

    willkommen :memnuniyet verici



    CÜMLE KURMAYI ÖĞRENELİM

    Dikkat: Bu ve bundan sonra anlatılacak konuları tam olarak anlayabilmeniz için Türkçe Dilbilgisi konularınını yeterli derecede bilmeniz gerekir.
    Türk dilbilgisinde cümle ve öğeleri hakkında bilgi açığınız var ise kısa zaman içerisinde gideriniz.

    BASİT CÜMLE KURULUMU
    Bir özne ve bir yüklemden oluşan cümleleri basit cümle olarak değerlendiriyoruz.
    Örneğin;

    Ben gidiyorum.
    Siz gülüyorsunuz.
    Onlar okuyacaklar.
    Cümleleri oldukça basit cümle yapılarıdır.Eğer dikkat edilirse yukarıdaki üç cümlede de özne-yüklem uyumluluğu gözlenir.

    Doğru ve anlamlı cümlelerde özne-yüklem uyumluluğu şarttır.
    Eğer bir cümlede özne ile yüklem uyumlu değilse, o cümle bozuk ve anlamsız olur.Örnekleri inceleyelim,

    Ben gidecekler.
    O okuyorsunuz.
    Siz geldi.
    Cümleleri bozuk cümlelerdir.Çünkü bu cümlelerde fiiller özneye göre çekimlenmemiş ve ortaya özne-yüklem uyuşmazlığı çıkmıştır.

    Örneğin, bozuk olan "Ben gidecekler" cümlesi özneye göre, "Ben gideceğim" yada yükleme göre, "Onlar gidecekler" şeklinde düzenlenmelidir.
    Peki, madem ki bir cümlede özne ile yüklem her zaman uyumlu olmak zorundadır, o halde biz cümlenin sadece yüklemine bakarak da cümlenin öznesi hakkında bir fikir edinebiliriz.İsterseniz aşağıya bir kaç örnek yazalım.

    Geliyorum.
    Yazdınız.
    Yazacaklar.
    Geleceksin.
    Yukarıdaki birkaç cümleyi ele alalım.
    "Geliyorum" cümlesinde işi yapan şahıs (özne) kolayca anlaşılacağı gibi birinci tekil şahıs olan "ben" dir.
    "Yazdınız" cümlesinin öznesi ise, anlaşılacağı gibi "siz" dir.
    "Yazacaklar" cümlesinin öznesi ise "onlar" dır.
    "Geleceksin" cümlesinin öznesi ise "sen" dir.
    Elbette biz cümlenin yüklemine bakarak, o cümlenin öznesini de bilebiliyoruz.
    Peki, fiiller bize sadece cümlenin öznesi hakkında mı bilgi verir?
    Elbette hayır.
    Fiiller aynı zamanda bize cümlenin öznesi, işin yapıldığı zaman, cümlenin çatısı ve kipi hakkında da bilgiler verir.
    Fiiller cümlenin yüklemini meydana getirirler ve fiillerin çekimlenmemiş hallerine fiilin mastar hali denir.
    Türkçe'de fiillerin mastar eki -mek yada -mak olmaktadır.
    Almanca'da ise bu mastar eki -en bazen de -n olmaktadır.
    Şimdi durumu daha iyi kavramak için iki dilde de fiilleri karşılaştıralım.

    spielen fiilinin Türkçe karşılığı oynamak fiilidir.Her iki fiil de mastar halindedir.

    spiel - en
    oyna - mak

    Görüldüğü gibi yukarıdaki fiillere göre Almanca'da mastar eki en, Türkçe'de ise mak 'tır.

    Bir fiilin mastar eki atılırsa geriye kalan sözcük fiilin kökü olarak kabul edilir.
    Fiile şahıs yada zaman ekleri getirilirken fiilin mastar eki atılır ve geriye kalan fiilin köküne şahıs, zaman vs ekleri getirilir.Bunu bir örnekle açıklayalım.

    Okumak fiilinin mastar ekini atıyoruz ve elimizde "oku" kelimesi kalıyor.Bu kelimeye şimdi bir şahıs ve bir de zaman eki getirelim.Örneğin 1. tekil şahıs eki ve şimdiki zaman eki getirelim.

    oku - yor - um

    Şimdi bu fiile getirdiğimiz ekleri açıklayalım.
    oku : fiilin kökü
    yor : şimdili zaman eki
    um : 1. tekil şahıs eki (ben)

    Şimdi bir kaç çekim daha yapalım:

    OKU - YOR - SUN
    OKU - DU - N
    OKU - YOR - UZ
    OKU - DU - K
    Şimdi burada bir noktaya dikkat edelim.Örneğin okuyoruz ve okuduk fiillerini ele alalım.
    Her ikisi de 1. çoğul şahıs olmasına rağmen acaba neden farklı şahıs ekleri almışlardır?
    Bu durum gramer yapısıyla ilgilidir ve kulanılan zamanların farklı olmasından ileri gelmektedir.Almanca'da da fiiller farklı zaman ve şahıslara göre farklı ekler alırlar.
    Aynen dilimizde olduğu gibi Almanca'da da fiilin mastar eki kaldırılır ve fiilin köküne ekler getirilir.

    Şimdi Almanca bir fiili çekimleyelim:

    Lernen : Öğrenmek
    Fiilin mastar ekini atıyoruz ve geriye lern kelimesi kalıyor.
    Şimdi bu lern kelimesine bir şahıs ve zaman eki getirelim.Örneğin 1. tekil şahıs ve şimdiki zaman eklerini getirelim.

    Lern - e : Öğren - iyor - um
    Görüldüğü gibi sadece -e eki fiile hem şimdiki zaman hem de 1. tekil şahıs anlamlarını vermiştir.

    Lern - t : Öğren - iyor - sunuz

    Lern - te : Öğren - di - m

    Yukarıda bir kaç fiilin çekimini verdik.İleride zamanlara göre fiillere getirilen ekleri iyice öğreneceğiz.

    Şimdi bir noktaya daha dikkatinizi çekelim.
    Görüldüğü gibi fiillerin mastar eklerini kaldırdık ve geriye kalan fiilin köküne ekler getirerek fiili çekimledik.Fakat Almanca'da fiillerin çok büyük bir bölümünü bu şekilde çekimlenmesine karşın, bu kurala uymayan 200 kadar düzensiz fiil de mevcuttur.
    Eğer bir fiilin kökü, fiil çekimlenirken değişmiyorsa o halde bu fiil Düzenli Fiildir denir.
    Fakat fiilin kökü çekimlenirken değişiyorsa bu fiil Düzensiz Fiildir denir.
    Düzenli fiillere bazen Zayıf fiiller, düzensiz fiillere de bazı yerlerde Kuvvetli fiiller denir.
    Peki biz nereden bileceğiz fiilin kökünün değişip değişmeyeceğini?
    Bu soruyu cevaplayabilmeniz için bütün düzensiz fiileri ezberlemeniz gerekir.
    Bu aşamada sadece günlük hayatta en çok kullanılanları ezberleyerek işe başlayabilirsiniz.
    Fakat şunu özellikle belirtelim ki, bu fiileri ve çekimlerini ezberlemekten başka bir çaremiz yok!

    YARDIMCI FİİL NEDİR?

    Almanca'da yardımcı fiil kavramı vardır.Yardımcı fiillerin cümle içerisinde çeşitli hörevleri vardır.Esasen Almanca'da 3 tane yardımcı fiil vardır.Bunlar sein - haben - werden yardımcı fiilleridir.Bu yardımcı fiillerin Türkçe karşılıkları yoktur ve yardımcı fiiller cümlede tek başlarına kullanılamazlar.Mutlaka cümlede normal bir fiille kullanılmalıdırlar ki asıl fiilin zamanını yada anlamını değiştirebilsinler.
    Yukarıdaki yardımcı fiiller aynı zamanda normal bir fiil olarak da kullanılabilirler.
    Normal bir fiil olarak kullanılırlarsa o zaman bir anlamları olur ve tek başlarına kullanılabilirler.Yardımcı fiil konusunu derslerimiz ilerledikçe daha ayrıntılı olarak göreceğiz.
     
  2. Hazangülü

    Hazangülü Forum Onuru

    Katılım:
    7 Haziran 2006
    Mesajlar:
    9.885
    Beğenileri:
    117
    Ödül Puanları:
    4.480
    Banka:
    991 ÇTL
    Almanca'da yardımcı fiil kavramı vardır.Yardımcı fiillerin cümle içerisinde çeşitli hörevleri vardır.Esasen Almanca'da 3 tane yardımcı fiil vardır.Bunlar sein - haben - werden yardımcı fiilleridir.Bu yardımcı fiillerin Türkçe karşılıkları yoktur ve yardımcı fiiller cümlede tek başlarına kullanılamazlar.Mutlaka cümlede normal bir fiille kullanılmalıdırlar ki asıl fiilin zamanını yada anlamını değiştirebilsinler.
    Yukarıdaki yardımcı fiiller aynı zamanda normal bir fiil olarak da kullanılabilirler.
    Normal bir fiil olarak kullanılırlarsa o zaman bir anlamları olur ve tek başlarına kullanılabilirler.Yardımcı fiil konusunu derslerimiz ilerledikçe daha ayrıntılı olarak göreceğiz.

    Burada bazı önemli noktalara değinmek adına bazı gramer bilgileri verdik.
    İlerideki derslerimizde en basit cümle yapılarından en karmaşık cümlelere kadar tüm zamanlarda cümle kurulumlarını gramer destekli olarak anlatmaya devam edeceğiz.
    Hepinize başarılar dileriz...


    Almanca'da Şimdiki Zaman (Präsens)
    Bu dersimizde hem kolay olması hem de günlük yaşamda fazlaca kullanılması nedeniyle şimdiki zamanda
    cümle kurulumlarını inceleyeceğiz.
    Şimdiki zaman, Almanca'da Präsens kelimesiyle tanımlanır.
    Biliyorsunuz ki anlamlı ve doğru bir cümle için özne ile yüklemin uyumlu olması gerekirdi ve
    dilimizde fiiller şahıslara ve zamanlara göre farklı ekler alıyordu.
    Bu durum Almanca'da da geçerlidir ve fiillerin şahıs ve zamanlara göre aldıkları ekler
    iyice ezberlenmelidir.
    O halde ilk olarak Almanca'da fiillerin şimdiki zamanda şahıslara göre aldıkları ekleri öğrenerek
    dersimize başlayalım.
    Fakat şu noktayı da belirtelim; Almanca'da düzenli ve düzensiz fiillerin şimdiki zamanda
    aldıkları ekler büyük çoğunlukla aynı olduğu için, bir başka deyişle düzenli ve düzensiz
    fiiller arasında şimdiki zaman için pek bir fark olmadığı için, bizler şimdiki zamanı
    düzenli ve düzensiz fiiller olarak ayırmayacağız.Fakat aradaki farklılıkları belirteceğiz.

    ŞİMDİKİ ZAMANDA (PRäSENS) FİİL ÇEKİMLERİ
    Şimdi bir fiil alalım ve bu fiili hem Türkçe hem de Almanca olarak çekimleyelim.

    Örneğin lernen (öğrenmek) fiilini alalım ve şimdiki zaman için bu fiili çekimleyelim.
    Öncelikle fiilin mastar eki olan -en ekini atıyoruz ve geriye fiilin kökü kalmış oluyor.

    lernen = öğrenmek
    lern = öğren

    (Burada konumuzla ilgisi olmayan küçücük bir bilgi verelim.Şimdi biz mastar ekini atınca
    geriye kalan öğren kelimesi Türkçe'de emir belirtir yani karşımızdakine öğren! şeklinde bir emir vermiş oluruz.
    Bu durum Almanca'da da böyledir ve mastar ekini atınca kalan lern kelimesi de emir belirtir.)

    Şimdi fiilimizi şahıslara göre çekimleyebiliriz.



    ich / Ben lern - e öğren - iyor - um
    du / Sen lern - st öğren - iyor - sun
    er / O (erkek) lern - t öğren - iyor
    sie / O (dişi) lern - t öğren - iyor
    es / O (nötr) lern - t öğren - iyor
    wir / Biz lern - en öğren - iyor - uz
    ihr / Siz lern - t öğren - iyor - sunuz
    sie / Onlar lern - en öğren - iyor - lar
    Sie / Siz (nazik) lern - en öğren - iyor - sunuz



    Yukarıdaki tabloda görüldüğü gibi fiilin köküne bazı takıları eklemek suretiyle fiilimizi şimdiki zamana göre
    çekimlemiş olduk.Şahıs zamirleriyle ilgili bilgiyi zaten daha önce verdiğimiz için burada şahıs zamirlerine değinmeyeceğiz.
    Fakat incelemek isterseniz lütfen buraya tıklayınız.
    Yukarıdaki tablo şimdiki zamanda hemen hemen tüm fiiller için geçerlidir.
    Yukarıdaki tabloda fiilin kökü ve fiile eklenen ekler daha kolay görülebilmesi için birbirinden ayrılmıştır.
    Normalde bitişik yazılır ve bu eklerin kesinlikle ezberlenmesi gerekir.
    Zaten siz de değişik fiiller üzerinde kendiniz alıştırmalar yaparsanız, oldukça kalıcı olacaktır.
    Biz yine de daha iyi anlaşılabilmesi ve kalıcı olması bakımından bir kaç fiili daha şimdiki zamanda çekimleyelim.



    ich / Ben lern - e sing - e trink - e schreib - e
    du / Sen lern - st sing - st trink - st schreib - st
    er/sie/es/ O lern - t sing - t trink - t schreib - t
    wir / Biz lern - en sing - en trink - en schreib - en
    ihr / Siz lern - t sing - t trink - t schreib - t
    sie / Onlar lern - en sing - en trink - en schreib - en
    Sie / Siz lern - en sing - en trink - en schreib - en


    (Yukarıdaki tabloyu daha büyük, renkli ve çerçeveli olarak görmek isterseniz lütfen tıklayınız.)

    Tabloda her üç O (3. Tekil şahıs) zamirini de aynı satırda verdik çünkü her üçü de aynı şekilde çekiliyor.
    Yukarıdaki tabloda da görüldüğü gibi her şahıs için fiile getirilecek ek belli.
    Bu ekleri ezberlediğimiz takdirde yapılacak iş oldukça kolay.
    Öncelikle fiilin mastar ekini kaldırıyoruz (en) ve fiilin kalan kısmına şahıslara göre eklerimizi getiriyoruz.
    Yapılacak iş gayet basit.
    Artık sizler de şimdiki zamanda şahıslara göre fiil çekimlerini öğrendiğinize göre artık bol bol alıştırma ile
    olayı iyice kalıcı hale getirmelisiniz.
    Önümüzdeki ders artık cümle kurmaya geçebiliriz.Fakat sizler de aşağıdaki fiileri tek başınıza yukarıdaki örnektekiler
    gibi çekimleyin ve yapamadığınız olursa sormayı ihmal etmeyin.

    rennen:koşmak
    denken:Düşünmek
    rufen:çağırmak
    beginnen:başlamak

    Bu fiilleri de kendi başınıza çekimlediğiniz takdirde artık cümle kurmaya başlayabiliriz demektir.
    Hepinize başarılar...



    ŞİMDİKİ ZAMANDA CÜMLE KURULUMU

    Bundan önceki derslerimizde oldukça sağlam bir yapı oluşturduk kanısındayız.
    Artık hem daha önce öğrendiklerimizi hem de yeni öğreneceklerimizi kullanarak cümle kurmaya başlayabiliriz.

    ALMANCA'DA BASİT CÜMLE YAPILARI

    Genek olarak Almanca'da cümlenin başında özne bulunur.Özneden sonra fiil gelir ve fiilden sonra cümlenin diğer öğeleri (nesne,tümleç vs.) gelir.
    Aşağıda düz cümleler için kullanılan kalıbı görmektesiniz.

    Kullanılacak Kalıp:

    ÖZNE + FİİL + DİĞERLERİ

    Artık kullanılacak temel kalıbı da öğrendiğimize göre hemen cümle kurmaya başlayabiliriz.
    Kolayca anlaşılabilmesi açısından öncelikle çok basit cümle yapılarından başlayacağız.
    Derslerimiz ilerledikçe de daha karmaşık cümle yapıları ile ilgileneceğiz.

    Şimdi bir cümle kurabilmek için kendimize bir özne ve bir fiil belirleyelim;

    Öznemiz: ich : ben

    Fiilimiz: lernen : öğrenmek

    Cümlemiz : Özne + Fiil : ich lerne : ben öğreniyorum

    Yukarıda görülen cümle şimdiki zamanda yapılabilecek çok basit bir cümledir.
    Siz de dilediğiniz fiil ve özneyi kullanarak çeşitli cümleler yapabilirsiniz.
    Bizler şimdi daha anlaşılır olabilmesi bakımından aşağıya bir çok örnekler yazacağız.

    Özne : du : sen

    Fiil : lernen : öğrenmek

    Cümle : du lernst: sen öğreniyorsun

    Özne : wir : biz

    Fiil : lernen : öğrenmek

    Cümle : wir lernen : biz öğreniyoruz

    Şimdi karışık cümle örnekleri verelim.Sizler de bu örnekleri inceleyiniz.

    rennen: koşmak

    ich renne
    ben koşuyorum

    wir rennen
    biz koşuyoruz

    sie rennt
    o (dişi) koşuyor

    Sie rennen
    siz (nazik) koşuyorsunuz

    ihr rennt
    siz koşuyorsunuz

    Bir cümlenin öznesi illa da bir şahıs zamiri olmak zorunda değildir.Herhangi bir varlık da cümleye özne olabilir.Şimdi değişik öznelerle cümleler yapalım;

    Ahmet rennt
    Ahmet koşuyor

    Ayşe rennt
    Ayşe koşuyor

    die Katze rennt
    kedi koşuyor

    sprechen : konuşmak

    ich spreche
    ben konuşuyorum

    ihr sprecht
    siz konuşuyorsunuz

    Ali sprecht
    Ali konuşuyor

    das Kind sprecht
    çocuk konuşuyor

    ein Kind sprecht
    bir çocuk konuşuyor

    die Kinder sprechen
    çocuklar konuşuyorlar

    der Lehrer sprecht
    öğretmen konuşuyor

    die Lehrer sprechen
    öğretmenler konuşuyorlar

    ein Lehrer sprecht
    bir öğretmen konuşuyor

    schreiben : yazmak

    Mert schreibt
    Mert yazıyor

    der Lehrer schreibt
    öğretmen yazıyor

    die lehrer schreiben
    öğretmenler yazıyorlar

    ich schreibe
    ben yazıyorum

    du schreibst
    sen yazıyorsun

    sitzen : oturmak

    ich sitze
    ben oturuyorum

    er sitzt
    o (erkek) oturuyor

    Sie sitzen
    siz (nazik) oturuyorsunuz

    Sanırız bu konu iyice anlaşılmıştır.
    Aşağıya bir kaç cümle daha yazıp bu dersimizi bitireceğiz.
    Kısa zamanda değişik fiilleri öğrenip kendiniz de basit cümleler oluşturabilirsiniz.
    Ne kadar çok farklı cümleler yaparsanız pratik açısından o kadar yararlı olacaktır.

    ben yüzüyorum : ich schwimme

    Esra şarkı söylüyor : Esra singt

    ben şarkı söylüyorum : ich singe

    onlar yalan söylüyorlar : sie lügen

    ben yalan söylüyorum : ich lüge

    ben gidiyorum: ich gehe

    sen gidiyorsun : du gehst

    die Schüler fragen : öğrenciler soruyorlar

    ich esse : ben yemek yiyorum

    die Frauen singen : kadınlar şarkı söylüyorlar

    der Arzt ruft : doktor çağırıyor

    die Blume gedeiht : çiçek büyüyor

    Umarız yukarıdaki cümleler de konunun pekiştirilmesine yardımcı olmuştur.
    Önümüzdeki dersimizde basit cümlelerimizi farklı öğeleri de kullanarak geliştireceğiz.
    Takılırsanız buradayız.
    Başarılar...


    GENEL KONUŞMA KALIPLARI (PRAKTISCHER SPRACHFÜHRER)

    Aşağıda Almanca'da kullanılan genel konuşma kalıpları yer almaktadır.
    Kalıpların önce Türkçe'leri, yanına Almanca yazılışları ve parantez içersinde okunuşları
    verilmiştir.Okunuşlarda yer alan : işareti, kendinden önceki harfin biraz uzunca okunacağını belirtir.
    Almanca'da "r" harfleri genel olarak çok baskılı söylenmemekle beraber yumuşak g (ğ) sesine
    benzer bir ses verir.

    Evet : Ja (ya)

    Hayır : Nein (nayn)

    Teşekkür ederim : Danke (dankı)

    Çok teşekkür ederim : Danke sehr (dankı ze:r)

    Rica ederim : Bitte (bitı)

    Bir şey değil : Nichts zu danken (nihts tsu danken)

    Afedersiniz : Entschuldigen Sie, bitte (entşuldigın zi: bitı)

    Çok rica ederim : Bitte sehr (bitı ze:r)

    Adım .........'dır : ich heisse ...... (ih hayzı ......)

    Ben bir Türk'üm : ich bin ein Türke (ih bin ayn türkı)

    Ben doktorum : ich bin Arzt (ih bin artst)

    Ben öğrenciyim : ich bin Schüler (ih bin şu:lır)

    Ben ...... yaşındayım : ich bin ....... jahre alt (ih bin ...... ya:re alt)

    Ben yirmi yaşındayım : ich bin zwanzig jahre alt (ih bin svansig ya:re alt)

    Adınız nedir? : Wie heissen Sie? (vi: hayzın zi

    Adım Ali'dir : ich heisse Ali (ih hayzı Ali)

    Sen kimsin? : Wer bist du? (wer bist du)

    Ben Ali'yim : ich bin Ali (ih bin Ali)

    Ben müslümanım : ich bin Müslimisch (ih bin müslimiş)

    Adım Ali'dir : Mein Name ist Ali (mayn na:mı ist Ali)

    Adım Ahmet : Mein Name ist Ahmet (mayn na:mı ist Ahmet)

    Anlaştık! : Verstanden! (feğştandın)

    Lütfen : Bitte (bitı)

    Pekala : Gut (gu:t)

    Özür dilerim : Entschuldigung (entşuldigung)

    Bay ....... : Herr .......(kişinin soyadı)

    Bayan ...... : Frau ......(evli kadının soyadı)

    Bayan ....... : Fräulein .....(evlenmemiş kızın soyadı)

    Tamam : Okay (okay)

    Güzel! : schön (şö:n)

    Tabii : natürlich (natürlih)

    Harika! : wunderbar (vundığba:ğ)

    Merhaba (selam) : hallo (halo

    Merhaba (selam) : Servus! (servıs)

    Günaydın: Guten Morgen (gu:tın morgın)

    İyi günler (tünaydın ) : Guten Tag (gu:tın ta:g)

    İyi akşamlar : Guten Abend (gu:tın abınt)

    İyi geceler : Gute Nacht (gu:tı naht)

    Nasılsınız? : Wie geht es ihnen? (vi: ge:t es iğnın)

    İyiyim, teşekkür ederim : Es geht mir gut, danke (es ge:t mir gu:t, dankı)

    eh işte : Es geht (es ge:t)

    Nasıl gidiyor? : Wie geht's (vi ge:ts)

    Fena değil : Nicht schleht (niht şleht)

    Görüşmek üzere : Bis bald (bis balt)

    Hoşçakalın : Auf Wiedersehen (auf vi:Dırze:ın) (Allah'a ısmarladık,güle güle anlamında)

    Hoşçakalın : Auf Wiederhören (auf vi:Dırhö:rın)(telefonda ve radyoda kullanılır.)

    Hoşçakal : Mach's Gut (mahs gu:t)

    bay bay : Tschüss (tçü:z)
    çııÖÖçşab und zu=ara sira
    den ganzen Tag=bütün gün
    die ganze Nacht=bütün gece
    am Vormittag=ögleden önce
    bis heute=bugüne kadar
    für eine kurze Zeit=kisa bir süre icin
    kürzlich=biraz önce
    uzun zaman=lange Zeit
    im voraus=önceden
    immer noch=hâlâ

    Yer Adları

    • Banka - die Bank [bank]
    • Postane - die Post [post]
    • Müze - das Museum [muzeum]
    • Polis karakolu - Polizeiwache
    [politsay-vahı]
    • Hastane - das Krankenhaus
    [krankınhaus]
    • Eczane - die Apotheke
    [apote:kı]
    • Dükkan - das Geschäft
    [gışeft]
    • Lokanta - das Restaurant
    [restoran]
    • Okul - die Schule [şu:lı]
    • Kilise - die Kirche [kirhı]
    • Cadde - die Straße [ştra:sı]
    • Meydan - der Platz [plats]
    • Dağ - der Berg [berk]
    • Tepe - der Hügel [hü:gıl]
    • Göl - der See [ze:]
    • Okyanus - der Ozean [otsean]
    • Nehir - der Fluß [flus]
    • Yüzme Havuzu - das Schwimmbad
    [şvimba:t]

    • Kapalı - geschlossen [geşlosın]
    • Açık - Auf [auf], offen [ofın]
    • Posta kartı - die Postkarte
    [postkartı]
    • Pul - die Briefmarke [bri:fmarkı]
    • Bir az - etwas [etvas]
    • Kahvaltı - das Frühstück [frü:ştük]
    • Öğle yemeği - das Mittagessen
    [mita:kesın]
    • Akşam yemeği - das Abendessen
    [a:bıntesın]
    • Vejeteryen - vegetarisch [vegıtariş]
    • Ekmek - das Brot [das bro:t]
    • İçecek - das Getränk [gıtrenk]
    • Kahve - der Kaffee [kafe:]
    • Çay - der Tee [te:]
    • Meyve suyu - der Saft [zaft]
    • Bira - das Bier [bi:r]
    • Tren - die Bahn [ba:n], der Zug [tsu:k]
    • Otobüs - der Bus [bus]
    • Metro - die U-Bahn [u:ba:n]
    • Hava limanı - der Flughafen
    [flu:kha:fın]
    • Tren istasyonu - der Bahnhof
    [ba:nho:f]
    • Otogar - der Busbahnhof
    [bus-ba:nho:f]
    • Metro istasyonu - der U-Bahnhof
    [u:ba:nho:f]
    • Kalkış - die Abfahrt [apfa:rt]
    • Varış - die Ankunft [ankunft]
    • Kiralık araba şirketi - Autovermietung
    [auto-fermi:tunk]
    • Otopark - Parken [parkın]
    • Hotel - das Hotel [hotel]
    • Oda - das Zimmer [tsimır]
    • Rezervasyon - die Reservierung
    [rezervi:runk]
    • Pasaport - Reisepaß [rayzı-pas] • Kule - der Turm [turm]
    • Köprü - die Brücke [brükı]
    • Tuvalet - die Toilette [toileti)
    • Merhaba - Guten Tag [gu:tın ta:g]
    • Güle güle - Auf Wiedersehen
    [auf vi:Dırze:ın]
    • Görüşürüz - Bis nachher. [bis na:hhe:r]
    • Günaydın - Guten Morgen
    [gu:tın morgın]
    • İyi günler - Guten Tag [gu:tın ta:g]
    • İyi akşamlar - Guten Abend
    [gu:tın a:bınt]
    • İyi geceler - Gute Nacht [gu:tı naht]
    * ab und zu=ara sira
    * den ganzen Tag=bütün gün
    * die ganze Nacht=bütün gece
    * am Vormittag=ögleden önce
    * bis heute=bugüne kadar
    * sprecen Sie Deutsch? (almanca konusur musunuz?)

    * ja, ich spreche Deutsch. (evet, almanca konusurum.)

    *Nein, ich spreche nicht Deutsch. (hayir, almanca konusamam.)

    • Sol - links [links]
    • Sağ - rechts [rehts]
    • Düz - geradeaus [gıra:Dıaus]
    • Aşağı - hinunter [hinuntır]
    • Yukarı - hinauf [hinauf]
    şdie Erbse: bezelye
    die Artischocke: enginar
    die Tomate: domates
    die Gurke: salatalik
    die Karotte: havuc
    der Sellerie: kereviz
    der Porree: pirasa
    der Spinat: ispanak
    die rote Rübe: pancar
    der Kopfsalat: kivircik marul
    der Kohl: lahana
    der Blumenkohl: karnibahar
    die Zwiebel: sogan
    der Knoblauch: sarimsak
    reif: olgun
    reifen: olgunlasmak
    aufbewahren: muhafaza etmek
    der Karton: kutu
    das Trinkgeld: bahsis
    grüne Bohnen: taze fasulye
    die Frühbirne: turfanda armut
    das Frühgemüse: turfanda sebze
    das Muster: örnek
    gemustert: baskili, emprime
    der Stil: model, tarz
    einfach,schlicht: basit, sade
    der U-Kragen: yuvarlak yaka
    die Schulter: omuz
    der Rucken: sirt
    der Armel: kol
    der Gurtel: kemer
    die Bluse: bluz
    teuer: pahali
    knapp: siki, dar
    bequem: rahat
    passen zu: uymak
    elegant: sik
    inbegriffen: dahil
    waschbar: yikanabilir
    anziehen: giymek
    anprobieren: denemek, prova etmek
    die Wolle: yün
    aus Wolle: yünlü, yünden yapilmis
    die Baumwolle: pamuk
    die Seide: ipek
    aus der Mode, unmodern: modasi gecmis
    die letzte Mode: son moda

    çııÖÖçşheute : bugün (hoyte)
    morgen : yarin (morgen)

    der morgen : sabah

    übermorgen : yarindan sonra (übe morgen)

    abend : aksam (abind)

    almancada r harfleri baskin söylenmez...

    heute abend : bu aksam

    heute nacht : bu gece (hoyte naht)

    morgens :sabahleyin

    abends :aksamleyin

    das Frühstück : kahvalti (früstük)

    das mittagessen : ögle yemegi (yazildigi gibi okunur)

    das abendessen : aksam yemegi

    der Teller : tabak (tella)

    der Löffel : kasik

    das Messer : bicak (messa)

    die Gabel : catal

    das Glas : bardak (tam sözlük anlami cam olarakta geciyor)

    die Tasse : fincan

    Bis Wann ? Ne zamana kadar?
    WIE OFT? Ne sIklIkla?
    UM WIEVIEL UHR? saat kacta?
    VERZEIHUNG! afedersiniz
    AB HEUTE bugünden itibaren
    AB SOFORT su andan itibaren
    KEINE URSACHE birsey degil
    GERN GESCHEHEN memnuniyetle
    VIEL GLÜCK! bol sans

    bunlar trennbar fiillerdir (ayrilan fiiler) ayrilan kisim sona gider....
    Hören : duymak
    zu / hören : dinlemek
    hör mir zu : dinle
    auf / hören : bitmek , kesilmek
    Hör auf: yapma , kes artik
    Ich bin glücklich...Sansliyim
    Ich habe Glück...Sansim var

    Ich will immer bei dir sein...her zaman senin yaninda olmak istiyorum
    ohne dich kann ich nicht sein...ben sensiz olamam
    das nächste mal...bir dahaki sefere
    Darf ich etwas fragen?...Birsey sorabilirmiyim?
    Ich werde dich nie vergessen...seni asla unutmayacagim
    ich glaube dem Gott...ben allaha inaniyorum

    am samstag bin ich früh aufgestanden.(cumartesi erken kalktim)
    ich habe mich meine Haare gewaschen(saclarimi yikadim) und bin ich mit meiner Familie an den See gefahren.(ve ailemle birlikte göle gittik(aracla))zu Früchstück haben wir im Restaurant gegessen.(kahvaltimizi restoranta yaptik)ich habe Apfelsaft getrunken(ben elma suyu ictim)das frühstück ist sehr gut gewesen(kahvalti cok iyi oldu)nach dem Essen bin ich mit meinem Bruder nach Hause gelaufen.(yemekten sonra abimle eve yürüdük)wir haben das schöne Wetter genossen(biz güzel havanin tadini cikardik)und wir haben lange gesprochen ( ve biz uzun süre konustuk)abend bin ich früh ins Bett gegangen(aksam yataga erken gittim)

    TÜRKCE ALMANCA YAZILISI ALMANCA OKUNUSU
    acelem var ich habe Eile ih habe ay`le
    acim ich bin hungrig ih bin hun`grig
    affedersiniz entschuldigen sie bitte entsuldigung zi bite
    affiyet olsun guten appetit guten apetit
    allah askina um gotteswillen um gottes villent
    allah rahatlik versin schlafin sie wohl silafin zi vol
    allaha ismarladik adieu adyö
    anlasiliyorki es folgt daraus ez folgt daraus
    arasira hie und da hi ind da
    asla auf keinen fall auf kaynin fal
    asla:katiyen keineswegs kayniz`vegz
    asla:katiyen bestimmt nicht bestimt niht
    azar azar nach und nach nah und nah
    bir kere daha noch einmal noh aynmal
    bu cok korkunc das ist schrecklich das ist sireklih
    disari cik verschwinden sie fersivinden zi
    dikkat edin passen sie auf passen zi auf
    dikkat achtung ahtung
    dur halt halt
    evet ja ya
    hayir nein nayn
    eyvallah servus servus
    girilmez zutritt verbotten tsu`trit ferboten
    görüsmek üzere auf bald auf bald
    hazirim ich bin fertig ih bin fertig




    UÇUŞ VE TERMİNALLERDE
    Guten Flug = iyi ucuslar
    Gute Reise = iyi seyahat ler
    Unsere Schalter der Flug-gesellschaft ist gleich rechts
    yada
    Unsere Flug-Ticket-Schalter ist gleich rechts.

    WC ist hier We tse olarak okunuyor

    Sie sind in der falsche Reihe

    Ihre Sitz-Platz Nummer ist=Koltuk numaraniz ---

    Möchten Sie Raucher-Platz oder Nichtraucher-Platz
    Sigara icilen bölümmü istersiniz yada icilmeyenmi

    Haben Sie Hand-Gepäck=El cantanis varmi
    Ihre Hand-Gepäck bitte= El cantaniz lütfen

    planen: tasarlamak
    das Flugzeug: ucak
    abfliegen: hareket etmek(ucak)
    an****ieren: iptal etmek
    die Verspätung: randevu
    die Ermäßigung: indirim
    überlegen: düsünmek
    melden,verkünden: haber vermek
    landen: yere inmek(ucak icin)
    die Zollkontrolle: gümrük muayenesi
    der Auskunftschalter: danisma masasi
    die Verspätung: gecikme
    technisch: teknik
    die Störung: ariza
    umbuchen: transfer etmek
    prüfen lassen: kontrol ettirmek
    die Mannschaft: mürettebat
    Herzlich Willkommen!;hos geldiniz
    gefallen: begenmek
    angenehm: rahat
    berühmt: meshur,ünlü
    die Klippe: kayalik
    neblig: sisli
    bewölkt: bulutlu
    das Gebiet: bölge
    verzollen: gümrük vermek

    Alle Reisenden werdwn an die Tür Nr.3 gebeten: Bütün yolcular 3 numarali kapiya cagriliyorlar.
    wann Sie wollen: ne zaman isterseniz
    zur rechten Zeit: tam zamaninda
    pro person: adam basina
    zollfrei: gümrüksüz
    hoffentlich sehen wir Sie wieder: insaallah tekrar görüsürüz
    die Hinfligskarte: gidis bileti
    die Rückflugskarte: dönüs bileti
    das Mehrgewicht: fazla bagaj
    zu welcher Zeit: ne zaman?
    Welche Flugzeuge fliegen nach...........?:....'ya hangi ucaklar vardir?
    eine Nacht verbringen: bir gece kalmak
    das Datum meiner Rückkehr: dönüsümün tarihi

    die Flugsicherheit : uçuş güvenliği
    der/die Steward/ess : Host/ hostes
    die Flugnummer : uçuş numarası
    Handy ausschalten : cep telefonunu kapatmak
    im Anflug : inişte
    gelandet : indi
     
  3. Hazangülü

    Hazangülü Forum Onuru

    Katılım:
    7 Haziran 2006
    Mesajlar:
    9.885
    Beğenileri:
    117
    Ödül Puanları:
    4.480
    Banka:
    991 ÇTL
    ALİŞVERİŞLERDE CÜMLE KALIPLARI
    Können Sie mir helfen?= bana yardimci olabilirmisiniz
    Ich brauche......= bana lazim
    Haben Sie.....?= .....varmi
    Ich möchte .......... bitte= ben....... istiyorum
    Können Sie mir Zeigen wo ..... ist= bana gösterebilirmisiniz .....yerini
    Was kostet ......das= kac para
    Haben Sie es günstiger= daha ucuzu varmi
    Das möchte ich nicht=bunu istemiyorum
    Das gefällt mir nicht so recht= tam olarak beyenmiyorum
    Ich Schaue mich um= ben bakiniyorum

    BEIM GEMÜSEHÄNDLER : Manavda


    Frau Taylor parkt ihren Wagen vor dem Gemüsehändler.
    Bayan Taylor otomobilini manavin önüne park eder.

    Herr Steel:Guten Morgen,Frau Taylor!
    Günaydin Bayan Taylor!

    Frau Taylor; Guten Morgen,Herr Steel. Ich möchte vier Pfund Äpfel und ein Kilo Bananen. Sind die Bananen reif?
    Günaydin Bay Steel.2 kilo elma ve 1 kilo muz istiyorum.Muzlar olgun mu?

    Herr Steel: Sie sind nicht reif,aber sie werden reifen.Behalten Sie sie einen Tag auf.
    Olgun degiller,fakat olgunlasirlar.Onlari bir gün muhafaza edin.

    Frau Taylor:Zwei Kilo Apfelsinen,ein Kilo Quitten,ein Kilo Birnen.
    2 kilo portakal,1 kilo ayva,1 kilo armut.

    Was kostet ein Kilo Birnen?
    Bir kilo armut ne kadar?

    Herr Steel:Achthundert Lira das Kilo,gnädige Frau.
    Kilosu 800 lira hanimefendi.

    Frau Taylor:Warum sind sie so teuer?
    Onlar neden bu kadar pahali?

    Herr Steel: Die Birnen sind Frühbirnen.
    Armutlar turfandadir.

    Frau Taylor:Sie sind sehr teuer.ich werdw sie nicht nehmen.
    Cok pahali.Onlari almiyorum.

    Herr Steel:Noch etwas anderes vielleicht?
    Acaba baska birsey istermisiniz?

    Frau Taylor:Ja, ich brauche Gemüse.
    Evet, sebze istiyorum.

    Herr Steel:Kann ich alles in einen großen Karton packen?
    Hepsini büyük bir kutuya paketleyebilir miyim?

    Frau Taylor:Ja, danke schön;
    Evet, tesekkür ederim.

    Das wäre gut! Kann der Junge den Karton zu meinem Wagen tragen?
    Iyi olur.Cocuk kutuyu arabama tasiyabilir mi?

    Herr Steel:Ja. natürlich.
    Evet, tabii

    Sie gibt dem Jungen ein Trinkgeld.
    Cocuga bahsis verir.

    Frau Taylor:Auf Wiedersehen Herr Steel.
    Allahaismarladik Bay Steel.

    Herr Steel: Auf Wiedersehen Frau Taylor.
    Güle güle Bayan Taylor.



    drei Kilo Kartoffeln; 3 kilo patates,
    ein Kilo Zwiebel; 1 kilo sogan,
    ein Kilo Karotten; 1 kilo havuc,
    ein KIlo Spinat; 1 kilo ispanak
    ein Kilo Porree; 1 kilo pirasa
    ein halbes Kilo Sellerie; yarim kilo kereviz,
    drei Kopfsalate; 3 adet kivircik marul
    ein Bündel rote Rüben,ein kleines Bündel Petersilie; 1 demet pancar,ufak bir demet maydanoz.


    TANIŞMA ARKADAŞLIK

    lutfen beni hanima (beye) takdim ediniz.
    stellen sie mich bitte der dame(dem herrn) vor.

    sizi....... beyle tanistirabilirmiyim?
    darf ich sie mit ........bekkant machen?

    kendimi taktim etmeme musade edermisiniz?
    gestatten sie dass ich mich worstelle?

    evet benim
    ya ich bin es

    simaniz bana yabanci degil?
    ich kenne sie vom ansehen

    hayir yaniliyorsunuz
    nein, sie irren sich

    nasilsiniz?
    wie geht es ihnen?

    tesekkur ederim iyiyim
    danke gut

    siz iyisiniz degilmi?
    und ihnen geht es gut?

    tesekkur ederim oldukca iyiyim
    danke rech gut

    zaman ne cabuk geciyor
    wie schnell verrinnt die zeit

    aileniz nasil?
    wie gehts es ihrer familie?

    evdekilerin hepsi iyi
    zu hause ist alles gesund

    isminiz nedir?
    wie heissen sie?

    sizinle tanistigimiza memnun oldum
    es freut mich, sie wiederzusehen

    sizin icin neyapabilirim?
    was kann ich fur sie tun?

    rahatsiz ettigim icin ozur dilerim
    verzeihen sie, dass ich störe

    birisi sizinle gorusmek istiyor
    jemand möchte mit ihnen sprechen

    bir dakikanizi alabilirmiyim?
    heben sie einen augenblick zeit?

    cok memnun oldum
    es war mir ein vergnügen

    ali`ye saygilar
    meine empfehlung an ali

    ali`ye benden selamlar!
    gürüsin zi ali for mir

    arkadasliginiz icin cok tesekkur ederim
    vielen dank für ihre gesellschaft

    cok naziksiniz
    das ist sehr nett von ihnen

    ne zaman geleceksiniz?
    wann kommen sie?

    gercekten üzgünüm
    es tut mir wirklich leid

    bana yardim edebilir misiniz?
    können sie mir helfen?

    simdi gitmek zorundayim
    ich muss jetz gehen

    musaade edermisiniz?
    gestatten sie?

    gezmeye gidelim istermisiniz?
    wollen sie spazieren gehen?

    kahvalti ettinizmi?
    haben sie schon gefrühstückt?

    daha kahvalti etmedim
    ich habe schon gefrühstückt

    daha vakit pek erken
    es ist noch zu früh

    pek erken geldiniz
    sie sind zu früh gekommen

    cok gec geldiniz
    sie sind zu früh zu spät gekommen
    erken olsunda gec olmasin
    lieber zu früh als zu spät

    bir otomobile binsek daha iyi olmazmi?
    wollen wir ein auto nehmen?

    yanimiza yiyecek almamiz gerekirmi?
    müssen wir proviant mitnehmen?

    ben biraz sonra size yetisirim
    ich werde ihnen bald folgen

    sizi saat uce kadar beklerim
    ich werde sie bis 3 uhr erwarten

    sizi burada bekleyecegim
    ish werde hier auf sie warten

    beni cok beklettiniz
    sie haben mich lange warten lassen

    nerede bulusalim
    wo wollenwir uns treffen
    çııÖÖçşcok gec geldiniz
    sie sind zu früh zu spät gekommen

    Sie sind zu spät gekommen=Cok gec geldiniz

    daha kahvalti etmedim
    ich habe schon gefrühstückt

    Ich habe noch nicht gefrühstück=daha kahvalti etmedim

    ali`ye benden selamlar!
    gürüsin zi ali for mir

    Grüssen Sie Ali von mir=Ali`ye benden selam söyleyin.

    bir dakikanizi alabilirmiyim?
    heben sie einen augenblick zeit? für mich

    Haben Sie einen augenblick Zeit? Zamaniniz varmi/Bir dakikaizi alabilirmyiyim?

    sizinle tanistigimiza memnun oldum
    es freut mich, sie wiederzusehen

    Es freut mich ,sie wiederzusehen=Sizi tekrar gördügüme memnun oldum

    evdekilerin hepsi iyi
    zu hause ist alles gesund
    Zu Hause sind alle gesund.

    tesekkür ederim iyiyim)=danke es geht mir gut
    (zaman ne cabuk geciyor)=wie schnell die Zeit vergeht
    (sizinle tanistigima memnun oldum)=es hat mich sehr gefreut Sie kennen zu lernen
    (Aliye saygilar)=Respekt für Ali/Respekt an Ali
    (gezmeye gidelim istermisiniz)=möchten sie Spazieren



    BASİT SORULAR

    acmisin? sind sie hungrig?
    naladiniz mi? is das klar?
    bu nedir? was ist das?
    bu neye yarar wozu dient das?
    burada ..... varmi? bekommt man hier?
    dogrumudur? is das wahr?
    kim o? wer is da?
    nasilsiniz? wie geht es ihnen?
    ne arzu ediyorsunuz? was wunshen sie?
    ne cikar? was tut se?
    ne oluyor? was ist los?
    ne var? was ist los?
    nerede ... bulabilirim? wo finde ich?
    nereye gidiyorsunuz? wohin gehen sie ?
    nicin? warum?
    sira kimde? wer is dran?
    sira sizinmi? sind sie dran?
    uyuyormusunuz? sind sie wach?
    çııÖÖçşWürden Sie mir einen Gefallen tun?
    Bana bir iyilikte bulunabilir misiniz?
    Was wünschen Sie?
    Ne arzu edersiniz?
    Können Sie mir sagen,wo ...ist?
    ...nin nerede oldugunu söyleyebilir misiniz?
    Möchten Sie...?
    ...ister misiniz?
    Kann ich einmal telefonieren?
    Bir telefon edebilir miyim?
    Kann ich faxen?
    Faks cekebilir miyim?
    Wo kann ich ein Internet-Cafe finden?
    Berede bir internetcafe bulabilirim?
    Wo kann ich E-mail senden?
    Nereden bir mail gönderebilirim?
    Darf ich Sie etwas fragen?
    Size bir sey sorabilir miyim?
    Kann ich ihren Stift nehmen?
    Kaleminizi alabilir miyim?
    Können Sie ...zeigen?
    ...yi gösterebilir misiniz?
    Wo kann ich Wasser finden?
    Nerede su bulabilirim?
    Was ist dieses Zeichen?
    Bu isaret nedir?
    Kann ich Ihnen helfen?
    Size yardim edebilir miyim?
    Können Sie mir zeigen,wo ...ist?
    Bana ...nin nerede oldugunu gösterebilir misiniz?
    Wie können wir dorthin gehen?
    Oraya nasil gidebiliriz?
    Wozu ist das?
    Bu ne icindir?
    Was ist los?
    Ne oluyor?
    Wie weit ist der Bahnhof?
    Istasyon ne kadar uzaktadir?
    Wo ist das Informationsbüro?
    Danisma bürosu nerededir?
    Wann werden die Geschäfte geöffnet (geschlossen)?
    Dükkanlar nezaman acilir (kapanir)?
    Wo ist die Bushaltestelle?
    Otobüs duragi nerededir?
    Wo ist die nächste Bank?
    En yakin banka nerededir?
    Wo kann ich warten?
    Nerede bekleyebilirim?
    Wo kann ich mein Auto parken?
    Otomobilimi nerede park edebilirim?


    ALMANCA DEYİMLER

    Jeden Tag: her gün

    schon gut: peki,pekala

    pech haben: sansi olmamak. (Wir haben Pech.Es regnet:sansimiz yok.Yagmur yagiyor.)

    das macht nichts: zarari yok. (ich habe keinen Bleistift.das macht nichts.:Kursunkalemim yok.zarari yok.)

    Jahre lang: yil boyunca

    es geht: söyle böyle,eh iste

    einkaufen gehen: alisverise cikmak

    es ist aus: bitti,sona erdi,kapandi (Endlich ist es aus mit ihrer Freundschaft:nihayet arkadasliklari sona erdi.)

    das ist alles: hepsi bu kadar

    das wär's: tamamdir,bu kadar

    guten tag: iyi günler ,merhaba

    recht haben: hakli olmak,hakki olmak (ich glaube, es wird regnen. Ja,du hast recht.:Sanirim yagmur yagacak. Evet,haklisin.)

    zu Fuß: yürüyerek

    am besten: en iyisi,iyisi mi

    nach Hause: eve

    zu Hause: evde

    weg müssen: gitmek,gerekmek (Es ist spät. ich mußweg.:Gec oldu.Gitmeliyim.)

    sagen wir: diyelim ki....,farz edelim

    zum erstenmal: ilk defa ,ilk kez

    nichts dafürkönnen: elinden birsey gelmemek,caresiz olmak,suc kendinde olmamak (ich kann nichts dafür,wenn du nicht arbeitest.:Sen calismazsan ben birsey yapamam.)

    weg sein: uyur kalmak,sarhos olmak,sasirmak,asik olmak (Ich bin weg für Galatasaray.:Ben Galatasaraya asigim.)

    eines Tages: günün birinde,bir gün

    einen Augenblick: bir dakika,bir saniye

    von mir aus: benim icin hava hos,fark etmez

    wie geht es dir: nasilsin

    mit einem Wort: kisaca,tek sözcükle

    keine Ursache!: birsey degil,rica ederim,astagfurullah

    was soll das?: bu (da) ne demek (oluyor)

    Platz nehmen: oturmak (Nehmen Sie Platz, bitte!: Oturun lütfen.)

    auf die Nerven gehen: birinin sinirlerine dokunmak,birini sinir etmek: (Mit deinen dummen Fragen gehst du mir auf die Nerven.:Aptalca sorularinla sinirime dokunuyorsun.)

    das Licht anmachen: isigi acmak,isigi yakmak

    vor sich haben: yapacak seyi olmak (Ich habe heute vieles vor mir.: Bugün yapacak cok seyim var.)

    du meine Güte!: Tanrim!,aman Allahim!,aman Yarabbi

    in Frage kommen: söz konusu olmak, (dein Problem ist nicht in Frage gekommen.:Senin problemin hic söz konusu olmadi.)

    im wege stehen: engel olmak,karsisina cikmak

    Wieviel uhr ist es?: saat kac?

    Schule haben: okulu olmak: (Heute haben wir keine Schule.: Bugün okulumuz yok.)

    eine Rolle spielen: bir rol oynamak,rolü olmak,önemi olmak (Der Beruf spielt im leben eine große Rolle.: Meslegin yasantida büyük rolü vardir.)

    nichts zu machen sein: yapacak hicbir sey olmamak

    leid tun: üzgün olmak,acimak (es tut mir leid :üzgünüm)

    im Kopf: kafadan,akildan,akilda (Du kannst wohl nicht im Kopf rechnen.:Akildan hesap yapamiyorsun demek.)

    Got sei Dank! : Allaha sükür!,cok sükür!

    Bescheid wissen: iyi bilmek (Weißt du Bescheid, was der Lehrer gesagt hat?:Ögretmenin ne dedigini iyi biliyormusun?)

    weißt du was: derim ki,diyorum ki,ne dersin?

    den gleichen (anderen,nächsten usw.) Tag: ayni (diger,ertesi vs.) gün

    das ist seine Sache: (bu) onun bilecegi is,kendisi bilir

    es ist mir (dir,...) recht: benim icin hava hos,bence bir sakincasi yok

    es geht los: basliyor (Los! Schnell! Schnell! Es geht los!: Haydi!Cabuk!cabuk!Basliyor.)

    aus dem Kopf: akildan, ezbere

    auf jeden (keine) Fall: her (hicbir) durumda, her türlü (hicbir) sartta, muhakkak (asla),kesinlikle,ne olursa olsun

    im Augenblick: bir anda,hemen,son hizla

    unter Umständen: belki,herhalde,uygun düserse

    Schluß machen: bitirmek,son vermek (In zwei Minuten müßt ihr Schluß machen.:Iki dakikaya kadar bitirmelisin.)

    erst recht: inadina

    kurz und gut: kisacasi,sözün kisasi

    grüss Gott!: merhaba,selam

    auf den Gedanken kommen: fikrine varmak

    zu Bett gehen: yatmak,yatmaya gitmek

    schwarz sehen: karamsar olmak,sonunu iyi görmemek (Er ist sehr krank.Ich sehe schwarz für ihn. Cok hasta,sonunu hic iyi görmüyorum.)

    in Ruhe lassen: birini rahat birakmak (Lass mich in Ruhe! Beni rahat birak)

    nach wie vor: eski hamam eski tas,eskisi gibi

    imstande sein: yapabilmek,elinden gelmek,agzinda bakla islanmamak

    das gibt's nicht: olanaksiz,olamaz

    zu Ende gehen: bitmek,sona ermek

    auf den ersten Blick: ilk bakista

    es handelt sich um ...:söz konusu olan..,önemli olan...

    genug davon haben: canina tak etmek,bezmek,artik yetmek

    nicht gefallen: iyi (saglikli) gözükmemek (Heute gefiel mir mein Vater nicht! Babami bugun pek iyi görmedim.)

    heute oder morgen: bugün yarin (Heute oder morgen werde ich ein Auto kaufen. Bugün yarin bir araba satin alacagim.)

    es kommt darauf an: bakalim (Es kommt darauf an,dass er ins Kino kommt? Bakalim sinemaya gelecek mi?)

    einigermassen: söyle böyle,iyi kötü,asagi yukari (Ich weiss einigermassen nasil oldugunu iyi kötü biliyorum.)

    keine Ahnung haben: bilgisi olmamak (-Wohin ist er gegangen?,-Ich habe keine Ahnung. Nereye gitti, hic bilgim yok.)

    zu tun haben: yapacak isi olmamak (Ich habe viel zu tun: cok isim var.)

    zur Sache kommen: kisa kesmek (Komm zur Sache! Ich habe keine Zeit.:kisa kes,vaktim yok.)

    vor sich gehen: olmak,vuku bulmak (Wie der Unfall vor sich gegangen ist! Kaza nasil oldu)

    einen Streich spielen: birine oyun oynamak,oyun etmek (Versuch nicht,mir einen Streich zu spielen!: bana oyun oynamaya sakin kalkma!)

    nach und nach: yavas yavas

    noch lange nicht: katiyen,hic,asla

    ein klein wenig: biraz,cok az, bir miktar

    vor Hunger sterben: acliktan ölmek

    nicht im geringsten:asla,katiyyen,hic

    den Entschluss fassen:karar vermek,karara varmak

    auf diesem Wege:böyle,bu sekilde, bu yolla

    im Schneckentempo:Deve yürüyüsü,kaplumbaga yürüyüsü

    Was suchst du hier?:burada ne yapiyorsun?

    die Ohren spitzen: kulak kabartmak

    los sein: ...olmak = Was ist los? Warum weinst du? (Ne var? Neden agliyorsun?)

    den Kopf schütteln: 'hayir' anlaminda kafasini sallamak,kabul etmemek = Der Lehrer schüttelte den Kopf.(ögretmen kafasini salladi)

    hinter jemandem her sein: birinin arkasindan kosmak,birinin pesinde olmak = Di Männer sind hinter mir her. (Adamlar pesimde.)

    ganz und gar: tamamen,bastan asagi

    eins von beiden: ikisinden biri = Grün oder blau. Wähle eins von beiden. ( Yesil yada mavi.Ikisinden birini sec.)

    nicht ausstehen können: cekememek,sevmemek,hoslanmamak = Entschuldige! Aber ich kann heute abend deine Freunde nicht ausstehen. (Kusura bakma! ama bu aksam arkadasini cekemem.)

    zur Welt kommen: dünyaya gelmek,dogmak

    zu suchen haben : aramak, isi olmak (Was hast du hier zu suchen? Burada ne ariyorsun?)

    es satt haben : bikmak,karni tok olmak,artik yetmek

    von oben bis unten :bastan asagi,tamamiyla,tepeden tirnaga

    mit Leib und Seele : tüm benligiyle, yürekten

    das ist keine Kunst : is tedil,hüner degil, babam da yapar

    jemandem die Hand schütteln: birinin elini sikmak

    Gas geben :gaza basmak,gazlamak

    zu Ende sein: bitmek,sona ermek

    die Achseln zucken: omuz kaldirmak,omuz silkmek

    sein Wort halten: sözünü tutmak

    auf die leichte Schulter nehmen: hafife almak,kolaya almak,önemsememek

    Schlag: (saat) tam...da (Heute war ich Schlag neun im Büro. Bu gün tam dokuzda bürodayim.)

    bis über die Ohren : cok fazla,haddinden fazla

    sein lassen: yapmamak,yapmaktan caymak

    vor kurzem :birkac gün önce,daha önce

    aufs Haar stimmen :tam tamina dogru olmak (Meine Ergebnisse stimmen aufs Haar;benim sonuclarim tam tamina dogrudur.)

    ein gutes (schlechtes) Gewissen haben :vicdanen rahat olma(ma)k, gönlü rahat olma(ma)k = (Ich habe meinen Vater nicht belogen. Deswegen habe ich ein gutes Gewissen;Babama yalan söylemedim.bu yüzden gönlüm rahat.)

    ein für allemal : son olarak, son defa

    ein Auge zudrücken: göz yummak,mani olmamak (Ich drücke ein Auge zu, aber das soll das letzte Mal sein.;Göz yumuyorum ,ama bu son olsun,)

    zu weit gehen : cok olmak, ileri gitmek

    die Stirn runzeln : yüzünü burusturmak,yüzünü eksitmek

    schleudern : kaymak,patinaj yapmak,savurmak

    wie aus der Pistole geschossen : su gibi (Ihr müsst die Wörter wie aus der Pistole geschossen sagen können.;Sözcükleri su gibi söyleyebilmelisiniz.)

    nicht mehr mitmachen : (artik bir iste ) olmamak

    Klasse sein : birinci sinif olmak,harika olmak,sahane olmak (Mensch! Das Buch war doch Klasse!; Yahu ,kitap harikaydi be!)

    zur Hand haben : elinin altinda olmak,elinde (var) olmak

    mit guten Gewissen : gönül rahatligi ile, huzur icinde, rahatlikla

    nicht fertig werden : bir türlü unutamamak,akli fikri hep ayni seyde olmak,isin icinden bir türlü cikamamak

    eine Aufnahme machen : fotograf cekmek,resim cekmek

    das hat noch Zeit : acele(si) yok

    Tag für Tag : her gün, her Allahin günü (Ich habe Tag für Tag gearbeitet ;her Allahin günü calistim.)
    es fällt Schnee : kar yagiyor

    Platz machen : yer acmak

    mach's gut! : iyi günler! hoscakal! haydi eyvallah

    kreuz und quer : her yana, saga sola, bir asagi bir yukari

    hier und da : orada burada, yer yer, bazen ( Heute sind wir hier und da spazierengegangen; Bugün orada burada gezinti yaptik.)

    Geld machen : para yapmak, cok para kazanmak

    Feierabend machen : bitirmek, kapatmak, son vermek, pydos etmek

    wieder auf den Beinen sein : belini dogrultmak, islerini yoluna koymak;iyilesmek ( Bist du wieder auf den Beinen?; simdi iyimisin?)

    mit der Zeit : zamanla, yavas yavas

    (sich) zu Tode ( lachen,ärgern,..) : son derece, cok fazla (gülmek,kizmak,..) ( Wenn Onkel Ahmet redet, lacht man sich zu Tode.;Ahmet amca konusunca gülmekten kirilirsiniz.)

    Schwarz auf weiss : yazili, kagit üzerinde

    keinen Pfennig wert sein : bes para etmemek

    den Mund halten : cenesini kapamak,sesini kesmek,agzini acmamak (Du sollst den Mund halten!Kapa ceneni!)
    sich hüten bir seyi) yapmamak,yapmaktan kacinmak

    zeit langem : uzun zamandan beri,epeydir

    ein Gesicht machen wie drei Tage Regenwetter : surat asmak, suratindan düsen bin parca olmak
    lange Finger machen : eli uzun olmak, calmak, hirsizlik yapmak

    einen Bärenhunger haben : kurt gibi ac olmak ( Los, Mutter! Ich habe einen Bärenhunger.;Haydi anne! kurt gibi acim.)

    von Zeit zu Zeit : ara sira, zaman zaman, firsat buldukca

    jemandem von etwas (davon) keine Silbe sagen : birine tek sözcük söylememek, hic söz etmemek
    ...Treppen hoch wohnen : ...nci katta oturmak ( Meine Tante wohnt drei Treppen hoch.; Teyzem ücüncü katta oturuyor.)

    von etwas kann Rede sein : söz konusu olmamak, ihtimal disi olmak ( Von deiner ehe mit diesem Mädchen kann keine Rede sein.;Bu kizla evlenmem söz konusu olamaz.)

    sich Mühe geben : caba harcamak, gayret göstermek, didinmek ( Wer sich Mühe gibt, hat Erfolg.;Caba harcayan basarili olur.)

    sich in die Länge ziehen : uzamak

    Köpfchen haben : zeki olmak, kafali olmak, kafasi calismak

    jemandem etwas ins Gesicht sagen= birine bir seyi yüzüne (karsi) söylemek

    kein Blatt vor den Mund nehmen= agzinda bakla islanmamak, acik sözlü olmak

    keinen Finger rühren= parmagini ( bile) oynatmamak,elini sürmemek, karismamak,aldiris etmemek
    es zieht= esiyor, hava akimi var

    Tag ind Nacht= gece gündüz

    sich Rat holen= akil danismak, fikir almak

    mehr und mehr= durmadan, gittikce artan ölcüde, devamli

    Ach! Lassen Sie doch! = birakin Allah askina! hic yarari yok

    im Grunde (genommen) = aslinda, aslina birakilirsa,gerci (Im Grunde mag ich keine Kartoffeln.:Aslinda patates sevmem)
    sich etwas durch den Kopf gehen lassen = düsünüp tasinmak, uzun süre kafa yormak

    das ist die Frage = süpheli, belli degil

    sein Brot verdienen = gecimini saglamak, ekmek parasi kazanmak

    in Stürmen regnen = bardaktan bosalircasina, (saganak halinde) yagmak

    es gut mit jemandem meinen = birine karsi iyi niyet beslemek, onun hakkinda iyi seyler düsünmek

    im Laufe der Zeit = zamanla, yavas yavas

    zu sich kommen = kendine gelmek, kendini bulmak

    Geschmacksache = zevk meselesi ( Du magst keine Schokolade? Geschmacksache.: Cikolata sevmez misin? Zevk meselesi.)

    das ist keine Frage = kesinlikle, hic kuskusuz

    dabei sein, etwas zu tun = (bir isi) o anda yapiyor olmak

    von Tag zu Tag = günden güne, gün gectikce

    Rücksicht nehmen = dikkate almak, göz önüne almak, gözetmek

    mit offenem Munde dastehen = agzi ( bir karis) acik kalmak

    bei Laune sein = keyfi yerinde olmak

    von Kopf bis Fuss = bastan asagi, tepeden tirnaga

    ein Gesicht machen (ziehen, schneiden) = yüzünü eksitmek, yüzünü burusturmak

    jemandem freistehen = ( bir seyi yapmakta) serbest olmak

    da ist nichts dahinter = degersiz olmakl, önemsiz olmak

    unter anderem = bunun disinda, bunun yanisira
    recht behalten = hakli olmak, hakki olmak

    sich etwas nicht gefallen lassen = izin vermemek, kayitsiz kalmamak, göz yummamak

    eines Nachts = bir gece

    etwas leicht nehmen = kolaya almak, hafife almak, önemsememek

    so gut wie = hemen hemen, asagi yukari

    sich Gedanken machen = düsünmek

    Haare auf den Zähnen haben = kaba ve itaatsiz olmak, ters ve aksi cevaplar vermek

    jemanden hat gut lachen = sansi yerinde olmak, avantajli olmak (Du hast gut lachen. Das Spiel hast du gewonnen. :Haydi yine sanslisin. Oyunu kazandin.)

    unter uns gesagt = aramizda kalsin, laf aramizda

    jemandem zu dumm werden = sabri tasmak, artik dayanamamak

    einen guten Klang haben = iyi isim yapmis olmak, iyi taninmak

    der Reihe nach = sirayla

    alle Hände voll zu tun haben = cok isi olmak, basini kasiyacak vakti olmamak

    dahinter steckt etwas = isin icinde bir is olmak

    jemandem ein Licht aufgehen = zihninde simsek cakmak, kavramak, anlamak

    keine Nerven haben = celikten sinirleri olmak

    unter der Hand = el altindan, gizlice

    an der Reihe sein = sira kendinde olmak, sirasi gelmek

    von neuem = yeniden, yeni bastan

    Davon kann (weiss) ich ein Lied (zu) singen = sen onu bana sor, bunun ne demek oldugunu bilirim

    es gut haben = sansi olmak, dört ayak üstüne düsmek

    bis ins kleinste = en ufak ayrintilara degin

    in die Hand nehmen = ele almak

    sei so gut = rica etsem.., lütfen...

    fürs nächste = önce, ilk önce, simdilik, gecici olarak

    jemanden nicht leiden können = birini cekememek

    Hand aufs Herz = dogruyu söyle(yin
    es gut haben = sansi olmak, dört ayak üstüne düsmek

    Du hast es gut. Du machst die schriftliche Prüfung nicht mit.
    Sansin var. Yazili sinava girmeyeceksin.

    Ihr Mann ist sehr reich. Sie hat es gut.
    Kocasi cok zengin. Dört ayak üstüne düstü.

    keine Nerven haben = celikten sinirleri olmak

    Menschen, die keine Nerven haben, sind erfolgreicher.
    Celik gibi sinirleri olan insanlar daha basarili oluyorlar.

    Die Soldaten müssen keine Nerven haben.
    Askerlerin celikten sinirleri olmalidir.

    DERS 7

    SAĞLIK

    Wo finde ich einen .....? -Nerden bir .... bulabilirim?
    Augenarzt - göz doktoru
    Chirurgen - operatör
    Frauenarzt - jinekolog
    Hautarzt - cildiyeci
    Internisten - dahiliyeci
    Kinderarzt - cocuk doktoru
    Zahnarzt - disci
    Ich brauche einen Arzt (Bir doktora ihtiyacim var.) Ich bin krank (Hastayim) Bitte rufen sie einen Arzt.(Lütfen bir doktor cagirin!)
    wann hat er sprechstunde?(Muayene saatleri ne zaman?)
    Ich habe kopfschmerzen.(Basim agriyor)
    Mir tut Magen weh (Midem agiriyor)
    Ich habe mich erkältet.(Üsüttüm)
    Ich habe mich verletzt.(Yaralandim.)
    Ich habe Asthma.(Astimim var)
    Ich bin Diabetiker.(Diyet hastasiyim)
    Ich weiß meine Blutgruppe nicht.(Kan gurubumu bilmiyorum.)
    der Schmerzstiller (agri kesici)
    das Aspirin (aspirin)
    die Pille (hap)
    die Medizin (ilac)
    das Abführmittel (müsil)
    der Hustensirup (öksüruk surubu)
    das Schlafmittel (uyku hapi)
    die Schmertzen (agri)
    die Allergie (alerji)
    die Impfung (asi)
    der Schwindel (bas dönmesi)
    der Hexenschuß (bel tutulmasi)
    die Halsschmerzen (bogaz agrisi)
    die Bronchitis (bronsit)
    der Brechreiz (bulanti)
    der Schlaganfall (felc)
    der Biss (isirma)
    der Durchfall (ishal)
    der Mumps (kabakulak)
    der Herzanfall (kalp krizi)
    die Bulutung (kanama)
    der Blutdruck (tansiyon)
    das Geschwür (ülser)
    hoher Blutdruck (yüksek tansiyon)
    Ich habe Magenschmerzen.
    Karın (mide) ağrım var.

    Ich habe Kopfschmerzen und 38 Grad Fieber.
    Baş ağrım ve 38 derece ateşim var.

    Ich habe Zahnschmerzen.
    Dişim ağrıyor (diş ağrım var).

    Der Rücken tut mir weh.
    Sırtım ağrıyor.

    Ich bin deprimiert.
    Bunalımdayım.
    das Sprechzimmer: muayenehane
    anrufen: telefon etmek
    die Verabredung,der Termin:randevu
    beschäftigt,besetzt: mesgul
    dringend,wichtig: acil,mühim
    das Krankenhaus: hastane
    die Untersuchung: muayene
    schwellen: sismek
    die Reaktion,die Wirkung: reaksiyon
    die Spitze,die Injektion: enjeksiyon (igne)
    ernst: ciddi
    der Unterschied: fark
    die Tablette: hap
    Antibiotika: antibiyotik
    am nächsten Tag: ertesi gün
    in letzter Zeit: son zamanlarda
    wenigstens: en az
    morgens und abends: sabah ve aksam
    viermal täglich: günde 4 defa
    sich nicht wohlfühlen: iyi hissetmemek
    einen Arzt befragen: bir doktora danismak
    DERS 8

    MESLEKLER

    Anaokulöğretmeni==Kindergärtne rin
    Avukat = der Rechtsanwalt
    Aşçı = der Koch
    Aşçı başı = der Küchenchef
    Bahçıvan = der Gartner
    Belediye başkanı = der Bürgermeister
    Berber = der Friseur
    Bakan = der Minister
    Balıkçı = der Fischer
    Bankacı = der Bankbeamte
    Baytar = der Veterinär
    Başbakan = der Ministerpräsident
    Bulaşıkçı = der Geschirrwäscher
    Cumhurbaşkanı = der Staatspräsident
    Çiçekçi = der Blumenverkäufer
    Çiftçi = der Bauer,Landwirt
    Doktor = der Arzt
    Duvarcı==Maurer
    Dişçi=der Zahnarzt
    Emekli = der Pensionär,der Rentner
    Eskici = der Trödler
    Elektrikçi = der Elektriker
    Eczacı = der Apotheker
    Fotoğrafçı = der Photograph
    Fırıncı = der Bäcker
    Gemici = der Seemann
    Garson==Kellner
    Güvenlik = die Sicherheit
    Gözlükcü==Optiker
    Hemşire = die Krankenschwester
    Heykeltraş = der Bildhauer
    Hakim = der Richter
    İşçi = der Arbeiter
    İssiz = arbeitslos
    Jandarma = die Gendarmerie
    Kapıcı = die Pförtner
    Kamyon öförü== Kraftfahrer
    Kitapçı = der Buchhändler
    Kuaför = der friseur
    Madenci = der Bergmann
    Müdür = der Direktor
    Memur,İşçi ,Çalışan =die Angestellte
    Milletvekili = der Abgeordnete
    Marangoz = der Schreiner
    Muhasebeci = der Buchhalter
    Mekanikci==Mechaniker
    Müzisyen==Mu*****
    Mümessil = der Vertreter
    Nakliyeci = der Transporter der Speditioner
    Noter==Notar
    Öğrenci = der Schüler
    Öğretmen=Lehrer
    Patron = der Arbeitgeber
    Polis = die Polizei
    Postacı = der Briefträger
    Politikacı= der Politiker
    Rehber =der Reiseleiter
    Ressam,Boyacı==Maler
    Savcı = der Staatsanwalt
    Satıcı = der Verkäufer
    Saatçi = der Uhrmacher
    Sanatçı== Künstler
    Sorumlu = verantwortlich
    Sekreter = der Sekretär
    Şoför = der Fahrer
    Şef = der Führe
    Tamirci = der Reparateur
    Tesisatçı = der Installateur
    Terzi = der Schneider
    Tiyatrocu = der Theaterspieler
    Tercüman = der Dolmetscher
    Temizlik işçisi = der Strass
    Temizlikçi kadın = a Putzfrau
    Tüccar==Kaufmann
    Yarışçı = der Rennfahrer der Konkurrent
    Yazar = der Schriftsteller

    DERS 9

    YÖNLER

    OBEN:yukarida
    NACH OBEN:yukariya
    UNTEN:asagida
    NACH UNTEN:asagiya
    LINKS: solda
    NACH LINKS:sola
    RECHTS:sagda
    NACH RECHTS:saga
    IN DER MITTErtada
    IN DIE MITTErtaya
    VORN:önde
    NACH VORNE:öne
    HINTEN:arkada
    NACH HINTEN:arkaya
    GERADEAUS:Dosdogru
    ÜBER DIE BRÜCKE:köprünün üzerinden
    UNTER DIE BRÜCKE:köprünün altindan
    AN DER ECKE:kösede
    UM DIE ECKE:köseden sonra(dönünce)
    BIS ZUR ECKE:köseye kadar
    ÜBER DIE STRASSE:caddenin karsisina
    AUF DER RECHTEN SEITE:sag tarafta
    AUF DER LINKEN SEITE:sol tarafta
    DIE STRASSE ENTLANG:cadde boyunca
    DIE TREPPEN HINUNTER:merdivenlerden asagiya
    DIE TREPPEN HINAUF:merdivenlerden yukariya
    EINBIEGEN:sapmak
    ENTFERNT:uzaklikta
    200 METER ENTFERNT 200metre uzaklikta
    nord kuzey nord-ost kuzeydoğu nord-west kuzeybatı
    süd güney süd-ost güneydoğu süd-west güneybatı
    ost doğu
    west batı


    NACH norden kuzeye
    nach süden güneye
    nach osten doğuya
    nach westen batıya

    zenit scheitelpunkt ayakta dik dururken başımızın tam tepesine rastlayan
    yağmur damlası zenit'ten geliyor demektir.bunun
    karşıtı olan nokta NADİR' dir.
     

Sayfayı Paylaş