1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

İyiliğim, lütfum ve süsüm..

Konusu 'Şiir' forumundadır ve ...SAKLI CeNNeT__ tarafından 28 Aralık 2011 başlatılmıştır.

  1. ...SAKLI CeNNeT__

    ...SAKLI CeNNeT__ ♥ Pєяναηє Döηєя Aşk ♥

    Katılım:
    6 Temmuz 2011
    Mesajlar:
    16.250
    Beğenileri:
    81
    Ödül Puanları:
    4.980
    Yer:
    ♥ Bєη Hєp Sєηdєyim ♥
    Banka:
    110 ÇTL






    Eylül günlerindeymişim

    Gözüm bağlı, dilim yok

    Bakamıyorum dünyanın seyrine

    kışla duvarının önüne dizilmişim

    katlim vacip diye

    bir emirle G-3 sesleri patlıyor…

    eğilmeden ölüyorum

    şehadetten kelimeye...

    çoktan sabah olmuş oysa

    uyku sersemiyken henüz

    arayan gözlerimde seni görüyorum

    unutarak ayakta öldüğümü

    sevinçli bir aşkla karşında

    yerlere eğiliyorum



    eski çalıntı bir ateşmiş yamaçlarda yanan

    uzak karanlığında kutsalın

    elimde bir gemici feneri

    gölgelerin dansı adına!

    dönüyorum sana doğru

    cırcır böcekleri şarkı söylüyor

    susmak zamanı şimdi

    esintideki geceyi dinliyorum

    üstümde kokun var

    (ah benim ruhum, boynundaki iyiliğim!)



    Uzak bir cehennemden gelmişim.

    Rüzgarlarım durmuş

    yelkenlerim yırtık

    çatıda bir martı ağlıyordu

    halime

    ben gülüyordum

    ruhumda derin bir kesik.

    Görüyordum doktor!

    gözlüklerimi takınca

    karşımda bücür bir ganimet çerisi

    korkmuyordum artık

    ölümden bile

    içimde bir huzur perisi

    avuçlarımda dokunmuşluğun...

    (minnettarlığımsın

    ey benim ebedim, kehribarım, lütfum!)



    sisli denizleri aşmışım adıyla alestanın

    yaktım gemileri bir kere

    yorgunluk vız gelir bana

    Pencap’ta bir fakirim ben

    Meylim sana

    yitik aşklar köprüsünden geçtim koşarak

    “hangi limanlar bizi korur”

    sokağından döndüm

    sensin diye encamım.

    İçinden sevda geçen

    Doru atlara binebilsem

    Sana gelecektim bir yatsıda

    o bakırcılar çarşısına bir varabilsem

    seni sarar sarmalardım

    değer verdiğim şeyler gibi

    (a benim gümüşi sevdam yüreğimdeki süsüm)



    alıntı​
     

Sayfayı Paylaş