1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

İzmir Gazetecilerine Verdiği Mülâkat

Konusu 'Hayatından Kesitler' forumundadır ve KıRMıZı tarafından 11 Aralık 2009 başlatılmıştır.

  1. KıRMıZı
    Aşık

    KıRMıZı TeK BaşıNa CUMHURİYET V.I.P

    Katılım:
    22 Şubat 2008
    Mesajlar:
    27.173
    Beğenileri:
    4.755
    Ödül Puanları:
    11.580
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Karmaşıkkk
    Yer:
    TÜRKİYE
    Banka:
    330 ÇTL
    İzmir - (Hususî muhabirimizden):

    Başkumandanımız Gazi Mustafa Kemal Paşa Hazretleri dün akşam 30 Kânunusani (Ocak) 1923 salı günü akşamı saat 7'de kayın pederleri Uşakizade Muammer Beyefendi'nin hanelerinde İzmir gazetecilerini kabul buyurarak gazetecilerle uzun boylu hasbıhalde bulunmuşlardır.

    Gazeteciler ittifakla paşa hazretlerinden aşağıdaki suallere cevap vermesi lütfunda bulunmalarını temenni eylemişlerdir. Lozan Konferansı'nın inkıtaa uğraması (duraklaması) ihtimali var mıdır? Ve intıkadan ne gibi netayiç (sonuçlar) tevellüt edebilir (doğabilir), bu baptaki (husustaki) fik-i devletleri:


    ''- Biz de Lozan konferansını dikkatle takip ediyoruz. Çünkü biliyorsunuz ki konferansa davet olunduğumuz zaman ordularımız bütün cihanı hayrete ve takdire mecbur edecek çok parlak ve çok kat'i bir muzafferiyetin âmili bulunuyordu. Harekât-ı askeriyemizi tehir edebilecek (geciktirebilecek) karşımızda hiçbir mâni kalmamıştı. Buna rağmen İtilâf devletlerinin hüs-ü niyetine (iyi niyetine) ve teklilerinin samimiyetine inanarak, ordularımızı tevkif ederek (durdurarak) pek insanî hislerle heyet-i murahhasımızı Lozan'a gönderdik. Bizim bu harekâtımızı tenkid eden dostlarımıza İtilâf devletlerinin artık hüs-ü niyetlerine emniyet edilebileceği kanaatini beyan ettik. Maatteesüf bütün samimiyetimize ve ciddiyetimize rağmen bugüne kadar uzayıp gelen konferansın son safhası henüz İtilâf devletlerinin zihniyetinde tebeddül (değişme) olmadığını, hâlâ eski Osmanlı devletini boğazlayan ve milletimiz için en şedit (şiddetli) ve en kahhar (kahredici) bir darbe-i intibah (uyanma darbesi) olan sabık tavır ve harekâtı başka şekil ve surette yeni Türkiye devletine kabul ettirmek istiyorlar. Son dakikaya kadar İtilâf devletlerinin hakkı ve hakikatı teslim etmelerine intizarla beraber bütün cihan-ı medeniyetin temayül-ü samimiyesine rağmen harbi idame etmek mesuliyetinden çekinmezlerse hükûmetimiz vatan ve millete karşı taahhüt eylediği vazifeyi hüs-ü ikmal edebilmek (iyi bir şekilde tamamlamak) için tevessüle (girişmeye) mecbur olduğu tedbirleri düşünmekten ve almaktan bir an geri kalmamıştır.


    Yeni Türkiye ricali miskin ve mütevehhim (kuruntulu) değildir. Kendini bildiği kadar muhataplarını da bilir. Kendi yapacağını takdir ettiği kadar muhataplarının da yapabileceğini nazarı dikkate alır.''



    - Ötedenberi harekâtı milliyeyi Fransa Hariciye Nezareti'nin nim resmî (yarı resmî) vasatı-i neşr-i efkârı (fikirlerinin yayın organı) olan ''Temps'' ve daha bâzı Fransız gazeteleri terviç ettikleri (doğru buldukları) halde Lozan'da Fransız heyet-i murahhasasının mütalebat-ı meşruamızın (meşru isteklerimizin) adem-i kabulü (kabul edilmemesi) hususunda gösterdiği harekât-ı mütenakıza (çelişmeli hareketler) hakkında ne düşünüyorsunuz?


    ''- Filhakika Fransız heyeti murahhasasının tavır ve hareketine bakılırsa bu heyetin Fransız milletinin tercüman-ı efkâr ve hissiyatı (fikirlerinin ve hislerinin tercümanı) olmadığına zahip olunur. Bunun sebebini bulmak güç değildir. Hattâ sühuletle herkes tahmin edebilir. İtiraf etmek lâzımdır ki bir Fransız heyet-i murahhasasından bu yolda bir harekete intizar eylemezdik.''


    - İtilâf devletleri müzâkeratı katederlerse faaliyet-i askeriye olur mu? Yoksa vesait-i diplomatikiye ile bir çare-i halli aramakla mı vakit geçirilir?


    ''- Uzun müddet atalette (hareketsizlikte) kalmayı istilzam edecek olan diplomasi tarika şimdiye kadar mücerrep (tecrübe edilmiş) olduğuna göre hiçbir semere vaadetmez.''




    C.S.


    (Akşam'dan: 6 Şubat 1923)


    Kaynak:ADD
     

Sayfayı Paylaş