1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

İzmir Sevdası..

Konusu 'Okunası Yazılar' forumundadır ve HayLaZ MeLeK tarafından 7 Eylül 2011 başlatılmıştır.

  1. HayLaZ MeLeK

    HayLaZ MeLeK Aktif

    Katılım:
    11 Temmuz 2011
    Mesajlar:
    381
    Beğenileri:
    8
    Ödül Puanları:
    630
    Meslek:
    zorunlu aylaklık. ama idealist aylak :D
    Banka:
    2 ÇTL
    Bu şehirde insanlar bekler. Emekliliği, askerliğinin bitmesini, rüşvetin gelmesini, gönderdiğiniz evrakın cevaplanmasını, suskun devletin konuşmasını beklerler.
    Taşı çatlatacak bir sabırla bir şeyleri beklerler, kim bilir bekledikleri hayattır. Belki denizi görselerdi beklemezlerdi. Denizi su sanırlar. Suyu görmek için göllerin kıyısına gidersiniz ama su ufka uzanmaz.
    Bir suyu deniz yapan ufuk yoktur Ankara’nın göllerinde. Oysa ne önemlidir, suyun hiç bitmemesi ve uysal bir sevgili gibi gökyüzüyle birleşmesi. O vaatkar ufuk çizgisi, o nasıl güzeldir. Her zaman ötelerde bir şey olduğunu fısıldayan o şehvetli çizgi. İnsanlar Ankara’da beklerler, kim bilir bekledikleri hayattır.

    İstanbul’da ise durum daha vahimdir. Hayat sanki bir adım ötede duruyor gibidir. Doğruya doğru, dünyanın en güzel şehridir İstanbul, ama hayat eli çabuk davranır.

    Daha siz elinizi uzatmadan işveli bir kadın gibi kaçar gider. Bu yüzden hırsla kovalarlar hayatı İstanbullular.
    Beklediği şeyin belki de hiç gelmeyeceğini söyleyen şeytani fısıltıya rağmen, Ankaralı’nın dingin tevekküllü bekleyişinde bir huzur vardır.
    Ama, İstanbullunun hırslı kovalamacasında ne huzur vardır ne de tatmin. Dünyanın en güzel şehri hemen kol mesafesindeyken kendilerini yiyip yutan bir kovalamacanın içinde kaybolur giderler.
    Hayat kaçar, onlar kovalar.

    Ama İzmir…
    İzmir’ de hayat beklenmez, kovalanmaz da. O zaten sizinle beraberdir. Ufkun ötesini muştulayan bir deniz vardır. mutlulukla dolu, sakin bir sevişmenin tadındadır körfez.

    Körfez vapurlarının sakin gidişinde hırslarınız yok olur, kovalamayı bırakırsınız, hatta martılara gevrek atacak kadar iyilikle dolarsınız.
    Ne varsa bu şehirde, bayatlamış vapur çayı bile nektar olur..!
    Hafta sonları denize doğru bir göç başlar. “Ey hayat, biz Çeşme’ye gidiyoruz, sen de arkadan gel” der İzmirliler muzipçe.
    ve ne gariptir ki hayat, uslu bir çocuk gibi onların peşinden gider.

    Ne garip, uçak biletinin üzerinde adımın hemen yanında yazan izmir harflerine sevgiyle bakıyorum.
    Sabırsızım, sevgilisine kavuşacak aşıklar kadar.

    Cemal Süreya
     
    dderya bunu beğendi.

Sayfayı Paylaş