1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

John Nash’in Hayatından Çarpıcı Kesitler

Konusu 'Kim Kimdir ? - Biyografiler' forumundadır ve Papatya tarafından 13 Ocak 2016 başlatılmıştır.

  1. Papatya
    Meşgul

    Papatya Sözlerimi Geri Alamam.* Süper Moderatör

    Katılım:
    6 Ağustos 2012
    Mesajlar:
    16.311
    Beğenileri:
    5.870
    Ödül Puanları:
    10.980
    Yer:
    Seattle.
    Banka:
    5.381 ÇTL

    “Akıl Oyunları” adlı filmde hayatı beyaz perdeye aktarılan Nobel ödüllü matematikçi John Nash, bir trafik kazası sonucu hayatını kaybetti. İşte bir dehanın hayatından çarpıcı kesitler…

    11 Madde ile Hayatı 'Akıl Oyunları' Filmine Konu Olan Nobel Ödüllü Matematikçi John Nash

    Akıl Oyunları adlı filmde hayatı beyaz perdeye aktarılan Nobel ödüllü matematikçi John Nash ve eşi Alicia, bindikleri taksinin kaza yapması sonucu hayatını kaybetti.

    John Nash 86, eşi ise 81 yaşındaydı. Polis, olayın taksinin sollama yaparken şoförün kontrolü kaybederek korkuluklara çarpması sonucu meydana geldiğini bildirdi.

    Nash 1994'te Oyun Teorisiyle Nobel Ekonomi Ödülü'nü kazanmıştı.


    [​IMG]

    John Forbes Nash Kimdir?

    John Forbes Nash, 1928’de ABD’nin Batı Virginia eyaletinin Bluefield kentinde dünyaya geldi. Kimya ve matematik, en çok dikkatini çeken konular arasındaydı. 1945 yılında kimya mühendisi olmak hayaliyle Carnagie Mellon Üniversitesine girdi. Bir süre sonra matematiğe duyduğu ilgi ağır basınca, vektörel cebir ve görecelik kuramı üzerine dersler almaya başladı. 1948 yılında matematik dalında lisans ve lisansüstü derecelerini tamamlayarak, akademik kariyerini sürdürmek amacıyla Princeton’a geçti.

    Derslerle Arası Hiç İyi Olmadı

    Görünüşte hiç ders çalışmıyordu. Hemen hemen hiç arkadaşı yoktu. Çoğu öğrenci onun homoseksüel olduğunu düşünüyordu ve bu yüzden daha da yalnızlığa mahkumdu. Ama o hırslıydı ve akıllıydı. Pek çok efsanevi matematikçinin aksine, çocukluğunda bir ‘deha’ olduğunu pek belli etmemişti ama üniversite yıllarında deha ortaya çıkıyordu. Kitap okumadığı, dersleri pek takip etmediği için bütün matematik teorisini kendi kendine keşfediyordu. Bunları düşünerek yapıyordu. Hep yalnızdı.


    [​IMG]

    Ketum, Kibirli, Ürkütücü Nash..

    Üniversiteden bir arkadaşı şöyle bahsediyor onun hakkında şunları söylüyor;

    ''Bach ezgileri mırıldanarak okul koridorlarında dolaşan bu adamın etrafı Albert Einstein, J. V. Neumann, Norbert Wiener gibi dehalarla doluydu. Kendini insanlardan tamamen soyutlamıştı. Wittgenstein, Kant, Newton, Einstein gibi pek çok bilim adamı ve filozof gibi 'içe dönük' ve 'duygusallıktan uzak'tı. Nash, çıkarlar ve alınması gereken kararlar gereği, insanlar arası kurulması gereken ilişkiler için duygudan arınmış, sayılaştırılmış formüller geliştirmekteydi. Nash'in dünyasında herşey formülize edilebilir ve rakamlara dökülebilirdi.''

    Oyun Teorisi Üzerine Çalışmaları

    1949 yılında, henüz 21 yaşındayken yazdığı bir makale, ona tam 45 yıl sonra ekonomi dalında Nobel Ödülü’nü kazandıracaktı. Makalesinde, insan doğasına dair birçok şeyi daha iyi anlamamızı sağlayan orijinal fikirlerden bahseden Nash, İskoç filozof Adam Smith’in senelerdir geçerli olan ekonomi teorisindeki eksik bir noktayı açıklıyordu.

    Adam Smith’in teorisine göre "Bir grubun en yüksek performansı için, üyelerinin her birinin kendi başarıları için ellerinden gelenin en iyisini yapmaları gerekir" olan kısmı ‘’üyelerinin her birinin kendi başarıları için ve ayrıca da grubun toplam başarısı için ellerinden gelenin en iyisini yapmaları gerekir" biçiminde ifade ederek, yaşamının en büyük meşgalesi olan ‘’oyun teorisi’’ni ilk kez ifade ediyordu.

    Öğrencisi İle Evlendi

    Nash doktorasını aldıktan sonra, Massachusetts Institute of Technology’de ders vermeye başladı. 1957’de MIT’teki öğrencilerinden Alicia Larde ile evlendi. Daha sonraki yıllar boyunca Nash, bir yandan peşini hiç bırakmayan psikiyatrik bir rahatsızlıkla savaşırken, bir yandan da matematik araştırmalarını sürdürdü.

    Hem Şizofren Hem Dahi

    Bir gün akademisyenlerin bulunduğu bir odaya dalıp, başka bir galaksiden canlıların New York Times'da kendisine rakamlardan oluşan şifreli bir mesaj yolladığını söylediğinde, arkadaşları önce bunun bir şaka olduğunu düşündüler. Hatta aylar sonra öğretmenliği tamamen bırakıp, üniversitedeki görevinden olaylı bir şekilde istifa edip, Boston yakınlarındaki bir akıl hastanesinde gözetim altında tutulmaya başlandıktan sonra bile, bu olan bitenlerin bir şaka olduğunu düşünüyorlardı. Fakat teşhis konulmuştu: Nash, paranoid şizofrendi.


    Halüsinasyonlarla Dolu 25 Yıl


    25 yıl boyunca kapatıldığı hastanede Nash, halüsinasyonlarla yaşadı. Matematiği tamamen bıraktı. Tamamen nümeroloji ile ilgilenmeye başladı. Öteki gezegenlerle dünya arasında elçilik yapan bir peygamber olduğunu düşünüyordu. Diğer galaksiler sadece onun anlayacağı şifreli mesajlar, rakamlarla dünya ile iletişim kuruyorlardı. Bir telefon numarası, ibranice bir harf, bir kravatın üzerindeki desenler sadece onun anlayacağı mesajlar ve şifrelerdi. 25 yıl boyunca şok terapileri, ilaçlar ve ara ara herkesi umutlandıran fakat çok kısa süren iyileşme dönemleri ile geçti.

    Senelerce Kimseyle Konuşmadı

    Hastalığı sırasında kanuni izinle Avrupa ve Amerika'da seyahatlere çıktı. Sofistike bilgisayar programları yazmayı öğrendi. Ara sıra, eskiden eğitmen olarak bulunduğu, Princeton Üniversitesi'ne gidiyor, bir köşede kahvesini sigarasını içiyor ve etrafa her zaman yanında taşıdığı kağıtları yayıyordu. Kendisine verilen selamlara karşı öylece kayıtsız kalıyordu.

    Hastalıktan Kurtulmasında da Kendi Çabaları Önemli Rol Oynadı

    1980'lerin sonuna doğru bir gün, fizik profesörü Freeman Dyson'a dönerek 'kızınız Esther'i bugün gazetede gördüm' dedi. Kızı bilgisayar konusunda bir otorite olan ve sık sık basında yer alan Dyson, Nash'i ilk kez konuşurken duyuyordu. Dyson o anki duygularını şöyle aktardı: ‘’Bir kızım olduğunu bildiğini dahi bilmiyordum. Benimle konuşması çok güzeldi. Fakat o an afalladım birden. Bu uyanışa tanık olmak olağanüstüydü. yavaş yavaş, nasıl olduysa, kendine geliyordu.’’


    Bu, Nash'in ilk uyanma belirtisiydi. Belirtiler devam etti. 1990 yılı civarında Nash, e-posta yoluyla bir sayı teorisyeni olan italyan matematikçi Enrico Bombieri ile yazışmaya başladı. Nash'in mektupları tekrar matematik teorileri üzerinde çalışmaya başladığını gösteriyordu. Bu yavaş uyanış herkesin dikkatini çekmeye başlamıştı. Yine kendi halindeydi fakat insanlarla konuşuyordu. Matematik seminerlerine düzenli olarak katılmaya başlamıştı.

    Ekonomi Alanında Nobel Ödülü

    1994 Ekim'inde yine bir matematik semineri sırasında, Princeton Üniversitesi'nde matematik profesörü ve Nash'i 50 yıldır tanıyan Harold Kuhn, Nash'i arayıp ona söyleyeceği önemli bir şey olduğunu belirtti. Kuhn, O'na İsveç Bilim Akademisi'nden bir haber getirmişti: Nash, 45 yıl önce geliştirdiği kooperatif olmayan oyun teorisi ile iktisat alanında Nobel Ödülü'nü kazanmıştı.

    Hayatı Film Oldu: Akıl Oyunları

    Ortaya attığı teori, akademik ilginin yanı sıra, popüler kültürde de ilgi çekmiştir. NobelÖdüllü oyun kuramcısı, John Forbes Nash, Sylvia Nasar tarafından kaleme alınan 1998 tarihli biyografinin ve 2001 yılında çekilen "A Beautiful Mind" filminin konusu olmuştur. 1983 yapımı WarGames filminin de ana teması oyun kuramı olmuştur. Her ne kadar bazı oyun kuramsal çözümlemeler karar kuramıyla benzer görülseler de oyun kuramı çalışmaları, oyuncuların etkileşim içinde olduğu bir ortamda verilen kararlar üzerinde çalışmaktadır. Diğer bir deyişle, oyun kuramı, her bir tercihin kar ve maliyetinin diğer bireylerin kararlarına bağlı olduğu durumlarda en uygun davranışın seçilmesini inceler.

    Yazar: Altay Şengür


     
    _nehir_ ve SAHRA_BUSE bunu beğendi.

Sayfayı Paylaş