1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Jung Kuramı

Konusu 'Felsefe / Psikoloji' forumundadır ve ZeyNoO tarafından 2 Aralık 2012 başlatılmıştır.

  1. ZeyNoO
    Melek

    ZeyNoO ٠•●♥ KuŞ YüreKLi ♥●•٠ AdminE

    Katılım:
    5 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    58.480
    Beğenileri:
    5.784
    Ödül Puanları:
    12.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Muhasebe
    Yer:
    ❤ Şehr-i İstanbul ❤
    Banka:
    3.064 ÇTL
    Jung Kuramı

    İsviçreli hekim Carl Gustav Fung'un ruhbilim kuramı. Önce Freudculuktan yola çıkan ve sonra ona karsı koyan Prof. Jung (1875-1961), ruhbilimin çeşitli alanlarında kendine özgü yeni kuramlar ileri sürmüştür. Öğretisi, analitik ruhbilim ya da kompleks ruhbilim okulu adıyla adlanır. Örneğin bilinçdışı izlenimlerden meydana geldiğini ileri sürdüğü ortaklaşa bilinçsizlik deyimini ortaya atmış ve düşler, dinsel coşkular, masallar ve hastalık hezeyanlarında bu izlenimlerin meydana çıktığını savunmuştur. Jung, insanın ruhsal kişiliğini, bütün bir geçmişten soyaçekimle gelen bu ortaklaşa bilinçdışı izlenimlerin onardığını ileri sürer.

    Freud’un cinsellik içgüdüsü ve Adler'in aşağılık kompleks'ine karşı çıkarak insanın ruhsal karakterini yaşama içgüdüsü'nün belirlediğini savunur. Jung'a göre cinsellik duyguları da, yükselme isteği de yaşlara ve koşullara göre değişen, bütün bir insan yaşamını belirleyecek güçte olmayan etkenlerdir. Buna karşı yaşama enerjisi her yaşta ve her koşulda gücünü sürdürür. Jung, tip kuramı'nı da bu temel üstüne kurar. Yaşama enerjisinin içe ya da dışa dönük oluşuyla insan tiplerini entrovert ve ekstrovert olmak üzere ikiye ayırır. Ayrıca Jung, Freud psikanalizinde de ilk kez sözcük çağrışımı yöntemini uygulamıştır.

    Jung'un sözcük listesi, özel olarak hazırladığı yüz sözcüğü kapsar. Jung, bu sözcüklere uyarım sözcükleri adını verir. Bu sözcükler hastaya okunur ve onların hatırlattığı ilk sözcüğü bildirmesi istenir. Hastanın verdiği karşılıklarla karşılık verme süresi ve uyarım sözcüklerine karşı tutumu ya da davranışı bir kağıda yazılarak incelenir ve bunlardan bilinçdışı bölgeye itilmiş ve hastalığın nedeni olan olaylar çıkarılmaya çalışılır.

    Jung, bunu, yardımcı bir yöntem saymakta ve bununla ancak hastanın bilinçdışı kompleksleri üstündeki ipuçlarının ele geçirilebileceğini ileri sürmektedir. Verilen karşılıklarda duygulandırıcı bir yük taşıdığı saptanan her sözcük de temel nedenle ilgili olmayabilir.
     

Sayfayı Paylaş