1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Kaç çeşit yalnızlık var?

Konusu 'Felsefe / Psikoloji' forumundadır ve Mavi Gül tarafından 12 Ekim 2009 başlatılmıştır.

  1. Mavi Gül
    Avare

    Mavi Gül ѕση_¢ıqℓıк Özel üye

    Katılım:
    3 Mayıs 2009
    Mesajlar:
    4.647
    Beğenileri:
    375
    Ödül Puanları:
    3.730
    Yer:
    Misafir Sevmez
    Banka:
    677 ÇTL
    Yalnızlığın Çeşitleri Nelerdir?
    Kısa ve genel olarak bahsedeceğimiz yalnızlık çeşitlerinin her insana göre farklılıklar gösterdiğini söyleyebiliriz. En iddialı tanımlama yalnızlığın kişiye özel bir duygu olduğudur. Her yalnızlık aslında yaşayan ve yaşatan açısından özellikli bir yapıya sahiptir. Bu yüzden en doğru şekli ile yalnızlık çeşitleri, onu yaşayan insan sayısı kadardır diyebiliriz. İnsanın yalnızlığını, tarif edebildiği kadar anlayabiliriz. Bu yüzden bu duygu; insan ruhunun açıklamaya çalışırken hissettiği ve bizatihi entelektüel birikiminin etkili olduğu bir duygudur. Birçok insan vardır aslında yalnızdır fakat yalnızlığının da farkında değildir… Farkında olmak ve bu duygudan öğrenerek kazançlı çıkmak için mutlaka bir miktarda olsa insanın çaba göstermesi ve kültürel birikiminden faydalanması gerekmektedir.

    Yalnızlık birçok insan tarafından aslında fark edilen fakat tanımlanamayan bir duygudur. Bazı insanlar bu duyguyu yaşadıklarının çok sonra farkına varırlar. Bu duygunun gelip insanı yakalaması çok yavaş olur ve hemen kronikleşme eğilimi arkasından geliverir. Kasvet o kadar sinsi bir şekilde insanın üzerine abanmıştır ki yalnızlıkla birlikte ağır bir depresyonun içine girilmiş ve benlik bilinci kaybedilmiştir. Sinsice gelişen ve insan zihnini etkileyen her duygu durumu tehlikelidir. Çünkü insanı belirsizliğe yuvarlar. İnsan kendisini etrafından soyutlayarak, davranışları ile normal kendi iç görüsünü disipline edemeyecek duruma kadar kendisini dağıtır.

    Derin yalnızlıkta insan kendisinin farkında değildir. Etrafının da yeteri kadar farkına varamaz. Yaşamına devam ederken olayların gerçek anlam boyutlarından uzaklaşmış, kenara çekilmiş, olayların akışı içinde tüm kontrol gücünü yitirmiştir. Durumu bir nehirde fındıkkabuğunun akıntı içinde sürüklenmesine benzer. Hayat kimi zaman inişi çıkışı olan ve ortasında sert kayaları barındıran bir nehirdir. Bu nehirde fındıkkabuğunun esamesi okunmaz. Bu durum diğer insanlardan ister istemez onun ayrılmasını sağlar. Yüzünün utangaçlığı, gözlerindeki o derin ve dalgın bakışların farklılığı, davranışlarındaki ağırlıkla birlikte olan değişikliği, karar anlarındaki ürkeğimsi tedirginliği ile ‘ben yalnızım’ diye sessiz bir haykırış yaşar adeta.

    1-Derin Yalnızlık
    Çevreyle ilişkilerin tamamen kesildiği depresyonla birlikte bulunan ve depresyonun diğer belirgin özelliklerinin de bulunduğu bir yalnızlık çeşididir. Adı üstünde derin ve acı veren bir yalnızlıktır. İlerleyen safhalarında depresyonun ağırlaşması ve yalnızlığın giderek daha da ilerlemesiyle insan yaşamın tüm zevklerinden tamamen kopar. Artık yaşamın onun için hiçbir anlamı kalmamıştır. Yorgunluk, halsizlik, karar verememe, unutkanlık, çaresizlik ve intihar düşünceleri vardır. Önlem alınmayan durumlarda insan intihar ederek yaşamına son vermeyi isteyecektir. Bu durumu yaşayan insanın acilen yardım alması gerekir.

    2-Sosyal Durum Yalnızlığı
    İnsan kendisini yaşadığı toplum içinde yalnız hissetmeye başlamıştır. Sosyal yönden tüm etkinliklerden uzaklaşmış ve aynı zamanda içinde yaşamış olduğa topluma yabancılaşmıştır. Kalabalıklar sıkıcı bir hale gelmiştir. İnsanların içine girerek topluca yapılmakta olan bütün etkinlikler anlamsızlaşmıştır. Bir organizasyon içine girerek görev almak son derece zordur. Bir bütünün parçası olup topluluk halinde çaba gösterilmesi gereken etkinliklerde bulunmak istemez.

    Yabancı bir ülkede öğrenci olan bir gencin yalnızlığı, gidilen ve hiçbir tanıdığın bulunmadığı şehirde hissedilen yalnızlık sosyal durum yalnızlığıdır. İçine yeni girilen bir dernek ya da sosyal hizmet kurumunda bile başlangıçta bu yalnızlığı yaşamak normal kabul edilebilir. Fakat bu durumun uzun sürmesi ve uyum sorunlarıyla karşılaşılması durumunda sosyal durum yalnızlığı akla gelmelidir.

    3-Duygusal Yalnızlık
    İnsanın ruhsal dünyasındaki beklentilere cevap alamaması üzerine yaşadığı yalnızlıktır. İnsanın sevgisine, beklentilerine, değerlerine, istediği ve hak ettiğine inandığı ölçüde yanıt alamaması üzerine yaşadığı yalnızlıktır. Karşılaştığı muamele onu hayal kırıklığına uğratmış bu hayal kırıklığı ruhsal dünyasına zarar vermiştir. Bu durumda çevre koşulları normaldir ve insanın beden olarak sağlığı da yerindedir. Kısa sürede geçebilir ya da kronikleşerek bir hastalık tablosu meydana getirebilir. Kişinin yaşadığı hayal kırıklığının seviyesine, süresine ve hayal kırıklığına duyulan dirence göre değişik sonuçlar ortaya çıkarır.

    4-Gizli Yalnızlık
    İnsana dışarıdan bakıldığında hiçbir sorunu yokmuş gibi görülür. Yaşadığı ciddi üzüntülerden sonra ortaya çıkar. Bu üzüntüler dışarıya yansıtılmamıştır. ’Her üzüntümü ya da sinirimi içime atıyorum’ diyenlerin yaşadığı yalnızlıktır. Bu yalnızlık; olaylara ya da kişilere daha geniş bir ifade ile hayata bakış açısının değiştirilmemesi durumunda derin yalnızlığa doğru insanı sürükleme potansiyeline sahiptir.

    Haksızlıklar karşısında susarak tepkisini ifade edemeyenlerin yaşadığı yalnızlıktır. Son yıllarda yapılan araştırmalarda bazı gerilim tarzında görülen baş ağrılarının en önemli nedeninin duyguların baskılanması olduğu ortaya çıkmıştır. Bu yüzden son derece önemli bir tavsiye olarak kendimize haksızlık yapıldığına inanıyorsak o zaman mutlaka hakkımızı arama girişiminde bulunmalıyız.

    5-Triad Yalnızlık
    Depresyon ve korkuyla karışık bir yalnızlıktır. İnsanın yaşadığı bu yalnızlık, karmakarışık duygular içinde gerçekleşebilir. Çökkünlük ya da birdenbire parlayan bir kaşık suda fırtınalar koparan bir ruh yapısı vardır. Böylelikle sürekli insanın ruh durumundaki dalgalanmalar onu yalnızlığa doğru çekmeye devam eder. Kısır döngü gibi, içine girildiğinde çıkmanın da zor olduğu bir yalnızlıktır. Profesyonel anlamda yardım almak gerekir. İnsanın kendi başına bu durumdan kurtulabilmesi neredeyse imkânsız gibidir. Psikoterapi desteğiyle birlikte ilaç kullanması gerekir.​
     

Sayfayı Paylaş