1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Kaçtım-kaçıyorum oyunu

Konusu 'Kadın' forumundadır ve dderya tarafından 30 Aralık 2013 başlatılmıştır.

  1. dderya
    Ayyaş

    dderya kOkOşŞ Süper Moderatör

    Katılım:
    29 Temmuz 2013
    Mesajlar:
    11.295
    Beğenileri:
    7.479
    Ödül Puanları:
    11.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Öğrenci
    Yer:
    izmir :)
    Banka:
    204 ÇTL
    Bilmeyeniniz, duymayanınız yoktur herhalde; kaçan kovalanır. “Kaçıyorsa vardır elbet bir sebebi, ne acaba?”, diye hiç yoktan meraktan peşine düşülür .
    Bütün oyunlarda olduğu gibi bu oyunda da ilk harekete geçen, ilk kaçan öne geçer. Önemli olan, oyunda ilk kaçışı yapıp karşınızdaki kişinin kafasına her an elinden kaçabileceğinize dair paranoyayı yerleştirmektir.
    Böyle bir paranoyanın yerleşebilmesi için ilk kaçışın vakit
    kaybetmeden ve mükemmel bir biçimde gerçekleştirilmesi
    gerekir.
    Bunu daha ilk tanışma anında, kendinden fazlaca bahseden erkeğe arkanızı dönüvererek dahi yapmış olursunuz ya, yine de işin püf noktalarına bir bakalım.

    Birinci kural haklılıktır:
    Elbette illa ki haklı olmanız gerekmiyor.
    Ama kaçtığınız kişi sizi kaçıranın yalnız ve yalnız kendisi
    olduğuna ikna olmalıdır.

    İkinci kural karakterli olmaktır:
    Örneğin; “Sen böyle bir ilişki yaşamak isteyebilirsin, ama bu
    hiç bana göre değil, beni hiç anlayamamışsın”, deyip arkanızı
    döner gidersiniz.
    Sizi kovalamazsa aşk olsun!
    Nasıl bir ilişki yaşamak istediğini, neyi anlayamadığını merak
    etmemesi hemen hemen imkânsızdır.

    Üçüncü kural açık kapı bırakmaktır :
    Gitmeden önce, “Tamam, sen benim için önemlisin, ama
    böyle bir durumu kabullenemem” dersiniz.
    Burada özellikle vurgulanması gereken ‘sen benim için
    önemlisin’ bölümüdür.
    Vurgulayın dediysem gözüne batırmayın, öylesine söylermiş
    gibi, ama tam o sırada gözünüzü gözünden kaçırıp yere
    bakarken alçak bir sesle söyleyin.
    Duraksamadan da devam edin; “Seni zorlamak istemiyorum,
    çünkü zorla bir şey yaşamak istemiyorum, bu hiç benim
    yapabileceğim bir şey değil” dersiniz, gitmek için de
    birdenbire hızlı hareketlerle çantanıza saldırırsınız.
    Ne de olsa üzgün ve kırgınsınız.

    Dördüncü kural yalnızca sabırla beklemektir:
    İşte bu en önemli kuraldır.
    Unutmayın, zamanlama oyun için çok önemlidir. Geçen
    zamanı sizin lehinize işletmeyi bilmeniz, bunun için de sabırlı
    olmanız gerekir.

    Beşinci kural gevşeyip, daha gün bitmeden peşine
    düşmemektir:
    Kaybetme korkusunun sizi alt etmesine izin vermeyin.
    Biraz gururlu, biraz da istikrarlı olun.

    Altıncısı, size geldiğinde ‘hatasını bir daha asla
    tekrarlamayacağı’ itirafını ağzından eksiksiz almaktır:
    Bu itirafı henüz dile getirmediyse beklemeye devam edin.
    Elbette bu bekleyiş, olayın soğuyup unutulmayacağı kadar da
    kısa sürmelidir.
    Ama mutlaka itiraf ettirin. Çünkü sonra çok işinize
    yarayacak.

    Yedinci kural, bu oyunu fırsat buldukça, ilişki
    monotonlaştıkça farklı biçimlerde tekrarlamak, ama
    karşınızdakinin bağışıklık kazanmasına da imkân
    vermemektir.
    İlk kaçışı iyi yaparsanız, bir daha kaçmasanız bile o hep
    “kaçtı, kaçıyor” zannedeceğinden artık paranoyayı onun
    aklına yerleştirmişsiniz demektir, gerisini kendi getirir nasıl
    olsa.
    Bu arada bazı sürprizler de iyi gelebilir:
    Örneğin sürekli yapılan şeyleri yapmamak, arayacağı saatte
    telefonu açmamak gibi.
    Ne olduğunu sorduğunda da “Arayacağını unutmuşum, hep
    aramanı bekleyecek değilim ya, zaten ne zaman aradığın
    belli değil” dersiniz.
    Eğer erkek arkadaşınız kaçma konusunda sizden atak
    davranırsa hiç paniğe kapılmayın.
    Böyle numaralarla kaybedecek zamanınız yok.
    Siz kendinizi ne kadar rahat bırakırsanız, soğuk kanlı
    olursanız, o kadar hızla size geri dönecektir.
    Arkasına bakıp da peşinden kimsenin kovalamadığını görünce
    önce geçici bir rahatlık yaşayacak, bir süre sonra hâlâ
    kimseyi göremeyince hata yaptığını düşünmeye başlayacak ve
    kendine güvenini kaybedecektir.

    Bir ilişkide erkek kaçarsa bekleme süresi en fazla 5 gündür!
    Gelmedi, gelmedi.
    Bir daha yanınıza sokmayın.
    Çok çaba harcayıp gelirse o zaman da, “Ben de sana ‘bitsin
    bu ilişki’ diyememekten daralıyordum, iyi ki sen gittin diye
    sevindim, artık rahat bir nefes alıp dostluğun tadını
    çıkaralım. Böyle saçmalıklar yapmayalım” deyin, iyice kötü
    hissetsin kendini.
    Sonra da sizi geri kazanmak için elinden ne geliyorsa yapsın.
    Hem görsün bakalım durum nasıl tersine dönüveriyormuş.
    Sizinle ya da kendisiyle bir problemi olmasa kaçmazdı, bunu
    aklınızdan çıkarmayın.
    Erkekler biz kadınlar gibi “ilişkiyi kızıştırmak” için
    “numaradan” kaçmazlar.
    Eğer sizi hakikaten seviyorsa beş güne varmadan döner.
    Ama beş günü geçerse bilin ki kendini yeni arayışlara
    kaptırmıştır.
    Bir iki ilişki denemesinin ardından geri dönüp de tarafınızdan
    hemen kabul görürse, sizi rahatlıkla idare edebileceği bir
    pozisyona taşımış demektir.
    Böylelikle, kafasında sizi, “kızgınlıkları etkisiz” ve “zaaflarına
    çabuk kapılan” bir yere koyacaktır.
    Bu da oyunu kaybettiğinizin işaretidir.
    Artık blöflerinize bile kanmayıp, her canı istediğinde gidecek,
    sizi canı çekince de geri gelecektir.
    Var mı böyle yağma?
    Bu tür “sorumluluktan kurtulma” numaralarını
    bozmanın bir yolu da, gideni geri geldiğinde sizin
    kovmanızdır!
    Nasıl da şok olur!
    Önce “Aman, bana ne?”, der.
    Sonra reddedilmenin sıkıntısı yavaş yavaş içini daraltır ve hiç
    yoktan ikinci bir deneme yapıp sizi o kovabilmek için elinden
    geleni yapar.
    Döndükten sonra samimiyetini yeterince inandırıcı
    bulmadıysanız hiç oyalanmadan, kendi kendinize bahaneler
    bulmadan gönderin gitsin.
     

Sayfayı Paylaş