Kaçtım-kaçıyorum oyunu

dderya

kOkOşŞ
AdminE
Katılım
29 Tem 2013
Mesajlar
15,536
Beğeniler
8,001
Şehir
izmir :)
#1
Bilmeyeniniz, duymayanınız yoktur herhalde; kaçan kovalanır. “Kaçıyorsa vardır elbet bir sebebi, ne acaba?”, diye hiç yoktan meraktan peşine düşülür .
Bütün oyunlarda olduğu gibi bu oyunda da ilk harekete geçen, ilk kaçan öne geçer. Önemli olan, oyunda ilk kaçışı yapıp karşınızdaki kişinin kafasına her an elinden kaçabileceğinize dair paranoyayı yerleştirmektir.
Böyle bir paranoyanın yerleşebilmesi için ilk kaçışın vakit
kaybetmeden ve mükemmel bir biçimde gerçekleştirilmesi
gerekir.
Bunu daha ilk tanışma anında, kendinden fazlaca bahseden erkeğe arkanızı dönüvererek dahi yapmış olursunuz ya, yine de işin püf noktalarına bir bakalım.

Birinci kural haklılıktır:
Elbette illa ki haklı olmanız gerekmiyor.
Ama kaçtığınız kişi sizi kaçıranın yalnız ve yalnız kendisi
olduğuna ikna olmalıdır.

İkinci kural karakterli olmaktır:
Örneğin; “Sen böyle bir ilişki yaşamak isteyebilirsin, ama bu
hiç bana göre değil, beni hiç anlayamamışsın”, deyip arkanızı
döner gidersiniz.
Sizi kovalamazsa aşk olsun!
Nasıl bir ilişki yaşamak istediğini, neyi anlayamadığını merak
etmemesi hemen hemen imkânsızdır.

Üçüncü kural açık kapı bırakmaktır :
Gitmeden önce, “Tamam, sen benim için önemlisin, ama
böyle bir durumu kabullenemem” dersiniz.
Burada özellikle vurgulanması gereken ‘sen benim için
önemlisin’ bölümüdür.
Vurgulayın dediysem gözüne batırmayın, öylesine söylermiş
gibi, ama tam o sırada gözünüzü gözünden kaçırıp yere
bakarken alçak bir sesle söyleyin.
Duraksamadan da devam edin; “Seni zorlamak istemiyorum,
çünkü zorla bir şey yaşamak istemiyorum, bu hiç benim
yapabileceğim bir şey değil” dersiniz, gitmek için de
birdenbire hızlı hareketlerle çantanıza saldırırsınız.
Ne de olsa üzgün ve kırgınsınız.

Dördüncü kural yalnızca sabırla beklemektir:
İşte bu en önemli kuraldır.
Unutmayın, zamanlama oyun için çok önemlidir. Geçen
zamanı sizin lehinize işletmeyi bilmeniz, bunun için de sabırlı
olmanız gerekir.

Beşinci kural gevşeyip, daha gün bitmeden peşine
düşmemektir:
Kaybetme korkusunun sizi alt etmesine izin vermeyin.
Biraz gururlu, biraz da istikrarlı olun.

Altıncısı, size geldiğinde ‘hatasını bir daha asla
tekrarlamayacağı’ itirafını ağzından eksiksiz almaktır:
Bu itirafı henüz dile getirmediyse beklemeye devam edin.
Elbette bu bekleyiş, olayın soğuyup unutulmayacağı kadar da
kısa sürmelidir.
Ama mutlaka itiraf ettirin. Çünkü sonra çok işinize
yarayacak.

Yedinci kural, bu oyunu fırsat buldukça, ilişki
monotonlaştıkça farklı biçimlerde tekrarlamak, ama
karşınızdakinin bağışıklık kazanmasına da imkân
vermemektir.
İlk kaçışı iyi yaparsanız, bir daha kaçmasanız bile o hep
“kaçtı, kaçıyor” zannedeceğinden artık paranoyayı onun
aklına yerleştirmişsiniz demektir, gerisini kendi getirir nasıl
olsa.
Bu arada bazı sürprizler de iyi gelebilir:
Örneğin sürekli yapılan şeyleri yapmamak, arayacağı saatte
telefonu açmamak gibi.
Ne olduğunu sorduğunda da “Arayacağını unutmuşum, hep
aramanı bekleyecek değilim ya, zaten ne zaman aradığın
belli değil” dersiniz.
Eğer erkek arkadaşınız kaçma konusunda sizden atak
davranırsa hiç paniğe kapılmayın.
Böyle numaralarla kaybedecek zamanınız yok.
Siz kendinizi ne kadar rahat bırakırsanız, soğuk kanlı
olursanız, o kadar hızla size geri dönecektir.
Arkasına bakıp da peşinden kimsenin kovalamadığını görünce
önce geçici bir rahatlık yaşayacak, bir süre sonra hâlâ
kimseyi göremeyince hata yaptığını düşünmeye başlayacak ve
kendine güvenini kaybedecektir.

Bir ilişkide erkek kaçarsa bekleme süresi en fazla 5 gündür!
Gelmedi, gelmedi.
Bir daha yanınıza sokmayın.
Çok çaba harcayıp gelirse o zaman da, “Ben de sana ‘bitsin
bu ilişki’ diyememekten daralıyordum, iyi ki sen gittin diye
sevindim, artık rahat bir nefes alıp dostluğun tadını
çıkaralım. Böyle saçmalıklar yapmayalım” deyin, iyice kötü
hissetsin kendini.
Sonra da sizi geri kazanmak için elinden ne geliyorsa yapsın.
Hem görsün bakalım durum nasıl tersine dönüveriyormuş.
Sizinle ya da kendisiyle bir problemi olmasa kaçmazdı, bunu
aklınızdan çıkarmayın.
Erkekler biz kadınlar gibi “ilişkiyi kızıştırmak” için
“numaradan” kaçmazlar.
Eğer sizi hakikaten seviyorsa beş güne varmadan döner.
Ama beş günü geçerse bilin ki kendini yeni arayışlara
kaptırmıştır.
Bir iki ilişki denemesinin ardından geri dönüp de tarafınızdan
hemen kabul görürse, sizi rahatlıkla idare edebileceği bir
pozisyona taşımış demektir.
Böylelikle, kafasında sizi, “kızgınlıkları etkisiz” ve “zaaflarına
çabuk kapılan” bir yere koyacaktır.
Bu da oyunu kaybettiğinizin işaretidir.
Artık blöflerinize bile kanmayıp, her canı istediğinde gidecek,
sizi canı çekince de geri gelecektir.
Var mı böyle yağma?
Bu tür “sorumluluktan kurtulma” numaralarını
bozmanın bir yolu da, gideni geri geldiğinde sizin
kovmanızdır!
Nasıl da şok olur!
Önce “Aman, bana ne?”, der.
Sonra reddedilmenin sıkıntısı yavaş yavaş içini daraltır ve hiç
yoktan ikinci bir deneme yapıp sizi o kovabilmek için elinden
geleni yapar.
Döndükten sonra samimiyetini yeterince inandırıcı
bulmadıysanız hiç oyalanmadan, kendi kendinize bahaneler
bulmadan gönderin gitsin.
 

Benzer konular

Top