1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Kadınlar Daha Panik!

Konusu 'Felsefe / Psikoloji' forumundadır ve Papatya tarafından 30 Kasım 2012 başlatılmıştır.

  1. Papatya
    Meşgul

    Papatya Sözlerimi Geri Alamam.* Süper Moderatör

    Katılım:
    6 Ağustos 2012
    Mesajlar:
    16.311
    Beğenileri:
    5.869
    Ödül Puanları:
    10.980
    Yer:
    Seattle.
    Banka:
    5.580 ÇTL


    Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şebnem Pırıldar, "Panik atak yaşayanlarda yoğun korku ve kaygı durumu var. Kadınlar erkeklere oranla iki kat daha fazla panik atak oluyor" dedi.

    Kaygı bozukluğu olarak belirtilen panik atak, kadınlarda erkeklere oranla iki kat daha fazla görülüyor. Bunu nedeninin kadına yüklenen toplumsal roller ve kadınların hormonları olduğunu söyleyen psikiyatri uzmanı Prof. Dr. Şebnem Pırıldar, "Panik atak rahatsızlığına genç ve erişkin dönemlerinde de çok rastlanıyor. Panik atak yaşayanlar bu durum tekrar eder diye hep korkuyorlar. Adeta korkmaktan korkuyorlar. Bu döngü içinde de evden çıkmama, kalabalığa girmeme gibi kendini güvence altına alacak davranışlarda bulunuyorlar" diye konuştu.

    Panik atak rahatsızlığının birçok belirtisi olduğunu söyleyen Prof. Dr. Pırıldar, "Kardiyolojik belirtiler olarak, kalp çarpıntısı, nefes almakta zorluk çekme; nörolojik belirtiler olarak, baş dönmesi, uyuşma, dengesizlik; gastroenterolojik belirtiler olarak, bulantı, sık tuvalete gitme, huzursuzluk, algısal bozukluklar olarak da etrafın değişmesi, kişinin kendinin değişmesi olarak sıralanabilir. Bu belirtilerden 4-5 tanesinin yaşayan kişi panik atak demektir" dedi.

    "Bu durumdan kişinin sosyal ve iş yaşamı etkileniyorsa tedavi olmalıdır. Tedavi için iki yöntem kullanıyoruz" diyen Prof. Dr. Pırıldar, "İlaç tedavisi ve psikoterapi yöntemlerini kişiye uygun bir şekilde uyguluyoruz. İlaç aşırı duyarlılık durumunu azaltmaya yardımcı oluyor. Burada biyolojik etken önemli. Psikoterapi de ise kişiye hastalığı anlatarak, bilgilendiriyoruz. Çünkü kişilerde yanlış inançlar olabiliyor" diye konuştu. - İzmir

     

Sayfayı Paylaş