1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Kadınlar dikkat!

Konusu 'Kadın - Erkek Sağlığı' forumundadır ve MeRciMeK tarafından 26 Aralık 2012 başlatılmıştır.

  1. MeRciMeK
    Masum

    MeRciMeK V.I.P V.I.P

    Katılım:
    20 Mayıs 2009
    Mesajlar:
    9.071
    Beğenileri:
    1.871
    Ödül Puanları:
    7.230
    Banka:
    427 ÇTL
    Adet düzensizliği, tüylenme ve kilo problemi yaşıyorsanız bu sendroma yakalanmış olabilirsiniz

    Polikistik over sendromu, kadınlarda adet düzensizliği, tüylenme ve kilo problemleri ile kendini gösteren bir rahatsızlıktır. Bu hastalık, kısırlığa kadar gidebilecek ciddi tablolar ve ileriki yıllarda oluşabilecek sağlık problemleri açısından düzenli kontrol altında tutulmalıdır. Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümü’nden Op. Dr. Nihal Çetin, Polikistik over sendromu (PKOS) ve tedavisi hakkında bilgi verdi.

    GENETİK VE ÇEVRESEL FAKTÖRLER ETKİLİ OLABİLİR

    Polikistik over sendromu; santral sinir sistemi, hipofiz bezi, yumurtalıklar, böbreküstü bezi ve diğer dokular arasındaki etkileşimlerin bozulmasına bağlı olarak; üreme çağındaki kadınlarda en sık ortaya çıkan endokrin bozukluktur. Kronik seyreden ve gelecekte yaşam kalitesini olumsuz etkileyebilen bir hastalıktır. Başlatıcı faktör veya faktörler henüz tam olarak anlaşılamamakla beraber; genetik ve çevresel faktörlerin etkileşimi ile ortaya çıkmış bir hastalık olarak değerlendirilebilir.

    ANAHTAR BULGU YUMURTLAMANIN OLMAMASIDIR

    Tipik polikistik overler (Çok sayıda kist içeren over dokusu), uzun süre yumurtlama olmaması sonrasında oluşmaktadır. Normal kadınların yüzde 25 kadarında polikistik overin tipik ultrasonografi bulguları (overlerde inci tanesi gibi dizilmiş follikül kistleri) görülmektedir. Doğum kontrol hapı kullanan kadınların yüzde 14’ünde de bu ultrasonografik bulgu izlenmiştir. Bu durumda sadece polikistik over görüntüsü tanı koymada yeterli değildir. Uzun süre yumurtlamanın olmaması şu tablolara neden olabilir:

    1. Kısırlık
    2. Adet Düzensizliği
    3. Tüylenme artışı, saç dökülmesi ve akne (sivilce)
    4. Rahim kanseri ve muhtemel meme kanseri riskinde artış
    5. Kalp-damar hastalıkları riskinde artış
    6. İnsülin (kan şekeri kontrolünü sağlayan hormon) artışı mevcut olan kadınlarda şeker hastalığı riskinde artış

    ADET DÜZENSİZLİĞİ GÖRÜLÜYOR

    Hastaların başvuru sebebi, sıklıkla adet görmeye başladıkları dönemden itibaren başlayan adet düzensizlikleridir. Adet düzesizliği, adet aralarının 35 günden uzun olması veya yılda 10’dan az adet görme şeklindedir. Hastalığın yakınma ve bulguları kişiden kişiye çok farklıdır ve zaman içinde değişim gösterir.

    Polikistik over sendromu bulunan kadınlarda uzun dönemde; şeker hastalığı, hipertansiyon, kalp ve damar hastalıkları ile rahim kanseri görülebilir. Polikistik over sendromu neden olduğu şikayetler ve ileride oluşabilecek sağlık problemleri açısından düzenli kontrol altında olunması gereken bir hastalıktır.

    YAŞAM TARZINIZDA DEĞİŞİKLİK YAPIN

    Polikistik over sendromu aslında anne karnında başlar. Bu durum tutumlu genler hipotezi ile açıklanır. Bu kişilerde anne karnında bebek iken gelişme geriliği görülür. Anne karnında besinlerden ve enerjiden yoksun kalan bebek, doğduktan sonra bu yoksunluk ortadan kalktığında bunları vücudu tutumlu kullanmaya başlar ve biriktirme alışkanlığı ortaya çıkar. Bu sebeple obezite görülür. Tedavide kilo kontrolü birinci basamaktır. Bu hastalarda dengeli beslenme yaşam tarzı olmalıdır. Kilo alımı polikistik over sendromu belirtilerinin şiddetini artırır ve ileriye dönük sağlık sorunlarının ortaya çıkma riskini artırır. Polikistik over sendromunda sık sık ara ara beslenilmelidir. Bu açlık krizlerini azaltır, vücut yağlanmasını ortadan kaldırır. Doymuş yağlardan fakir, glisemik indeksi düşük ve yüksek lif içeren diyet önerilmektedir.
     

Sayfayı Paylaş