1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Kadınlar Neden Daha Uzun Yaşar?

Konusu 'Kadın - Erkek Sağlığı' forumundadır ve e-PaCk tarafından 21 Nisan 2009 başlatılmıştır.

  1. e-PaCk

    e-PaCk Forum Gururu

    Katılım:
    12 Ekim 2008
    Mesajlar:
    2.481
    Beğenileri:
    44
    Ödül Puanları:
    1.880
    Banka:
    331 ÇTL
    Tüm dünyada - istisnasız - kadınlar erkeklerden daha uzun yaşıyor. Kadınların lehine olan bu farklılık Hindistan'da 1 yıl, Çin'de 4 yıl, ABD'de 7 yıl, Türkiye'de 6-8 yıl, Rusya'da 12 yıldır. İşte muhtemel açıklamalar!

    Kadınlar sağlıklarına daha düşkünler ve sağlık sorunlarına karşı daha duyarlılar. Doktorlarına daha sık ve daha erken başvururlar, sağlık kontrollerini daha düzenli yaptırırlar. Önerilere de dikkatle uyarlar.

    Daha az sigara, alkol, kahve ve bağımlılık yapan maddeler kullanırlar.

    İşyeri ve çevresel kirlenmelere yol açan toksinlerle daha az temas ederler.

    Trafik kazaları, işyeri kazaları, intihar ve cinayet gibi beklenmedik sebeplerle ölümler kadınlarda daha düşüktür.

    Daha iyi ve daha dengeli beslenirler.

    Aile ilişkilerine yüksek düzeyde bağlılık ve önemseme, aileye ve topluma aidiyette duygusal samimiyet, dostluk, arkadaşlık, komşuluk duygusu gibi iyilik hali veren ruhsal yapılanmalar kadınlarda daha yüksektir. Dini duygular ve düşsel bağlar daha gelişmiş seviyededir.

    Çok eşlilik eğilimi ve heteroseksüel ilişkiler kadınlarda daha az, seksüel yolla bulaşan hastalıklara yakalanma oranı daha düşüktür.

    Kolesterol yüksekliği ve damar sertliği sorunu erkeklere oranla daha azdır. Kalp ve damar hastalıklarının sıklığı daha düşüktür.

    Sonuç: Kadınlar sağlıklı yaşamın bedensel ve ruhsal kurallarına daha uyumlular. İkinci zarlarını daha doğru atıyorlar ve daha uzun yaşıyorlar.
    ANEMİ: SESSİZ TEHDİT
    Kansızlık (anemi), kırmızı kan hücreleri tarafından dokulara getirilen oksijen miktarında azalma nedeniyle oluşur. Anemi, bir kişi normalden daha az kırmızı kan hücrelerine veya kırmızı kan hücrelerindeki oksijen taşıyıcı protein olan hemoglobine yeterinden düşük düzeyde sahip olduğunda meydana gelebilir. Kırmızı kan hücreleri veya hemoglobin eksikliği kanamadan veya ara sıra da diyetteki demir, folik asid ya da B-12 vitamini yetersizliğinden kaynaklanabilir. Demir, folik asid ve B-12 vitamini kan hücrelerinin normal büyümesi için gereklidir.
    Şiddetli aneminin temel nedeni olan tekrarlayan kanama iç organlarda bir polip ya da tümör gibi anormal yeni doku büyümelerinden, ülserden veya hemoroidden kaynaklanmaktadır. İç kanama ayrıca, sürekli aspirin, ibouprofen veya diğer streoid olmayan iltihaplanma karşıtı ilaçların kullanımının sonucu da oluşabilir. Ayrıca yetersiz beslenme sonucu ihtiyacın daha altında demir, folik asid ve B-12 vitamini alınması anemi ile sonuçlanır. Belirtilen besin maddelerinin yetersiz emilmesi veya genetik bazı sorunlarla da aneminiz oluşabilir.
    Anemiyi teşhis etmek için, doktorunuz kırmızı kan hücreleri seviyesini ölçmek için basit bir kan testi yapacaktır. Doktorunuz ayrıca, demir ve diğer takviyelere ihtiyaç duyup duymadığınızı ölçmek için kanınızdaki demir; B-12 ve folik asid oranını ölçebilir.
    Eğer kan testi, kırmızı kan hücre seviyenizin az olduğunu gösterirse, doktorunuz size bir demir, folik asid veya B-12 vitamini takviyesi yazacaktır. Diyetinizdeki demir alımını demir açısından zengin besinler yiyerek yükseltebilirsiniz ancak anemiyi sadece diyetle tedavi etmek zordur. Aneminin, iç organlardaki kanama gibi diğer nedenleri için tedavi sebeplere dayanmaktadır. Anemiyi asla tek başınıza demir takviyeleri, folik asid veya B-12 vitamini alarak tedavi etmeye çalışmamalısınız. Bir uzman desteği almanızda yarar var.
    BESLENME, KADIN SAĞLIĞININ BELİRLEYİCİSİDİR
    Kadınların yaş grupları, bedensel aktivite düzeyi, metabolizma hızı ve hastalık risklerine bağlı olarak ne gibi besin unsurlarını tüketmelerinin uygun olacağını inceleyen pek çok araştırma yapılmaktadır. Eğer beslenme tarzınızı ve besin seçimlerinizi özellikle yaşınıza göre akılcı seçimlerle çeşitlendiremezseniz demir eksikiliği kansızlığından, kemik kırılganlığı artışına (osteoporoz) kadar pek çok sorunla karşılaşmanız kaçınılmazdır. Belirli yaş grubundaki kadınların hangi besin unsuruna öncelik vermeleri gerektiğini merak ediyor musunuz?
    11-13 yaş grubundaki genç kızların beslenmelerinde öncelik süt ve süt ürünlerindedir. Ergenliğin bu erken dönemlerinde yeterli miktarda kalsiyumun besinlerle alınması, yaşamın daha sonraki dönemlerindeki sağlıklı kemiklerin temelidir. Kalsiyumun ve temel amino asitlerden zengin, biyolojik değeri yüksek proteinin güvenilir kaynakları olan yağı azaltılmış süt, peynir ve yoğurt bu yaş grubundaki genç kızların en önemli besinidir. Süt yerine şekerli meşrubatları veya hazır meyve konsantrelerini kullanmamalısınız. Kalsiyumla zenginleştirilmiş taze meyve suları, ıspanak, biber, brokoli gibi kalsiyum zengini yeşil sebzeleri bu yaş grubu çocuklarınızın beslenmesine mutlaka dahil etmelisiniz.


     

Sayfayı Paylaş