1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Kâinatın Kıyısındakiler: Yıldızımsılar

Konusu 'İlginç Yazılar' forumundadır ve ZeyNoO tarafından 23 Haziran 2013 başlatılmıştır.

  1. ZeyNoO
    Melek

    ZeyNoO ٠•●♥ KuŞ YüreKLi ♥●•٠ AdminE

    Katılım:
    5 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    58.480
    Beğenileri:
    5.784
    Ödül Puanları:
    12.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Muhasebe
    Yer:
    ❤ Şehr-i İstanbul ❤
    Banka:
    3.064 ÇTL
    Kâinatın Kıyısındakiler: Yıldızımsılar

    Yaklaşık 50 yıl önce keşfedilen ve çalışma mekanizmaları astronomlar için hâlâ bir sır olan yıldızımsılar, ışıma güçleri en yüksek gök cisimlerindendir. İnceleyebildiğimiz kâinatın uç noktalarında, yani bizden çok çok uzakta bulunmaktadırlar. En iyi bilinen hususiyetleri çok fazla enerji yaymalarıdır. Yıldızımsıların farklı bir yapıya sahip olduğu, yaydıkları muazzam enerjinin çok küçük bir bölgeden çıkmasının anlaşılmasıyla ortaya çıktı. Bazılarının, Samanyolu galaksisindeki milyarlarca yıldızın yaydığı toplam enerjinin 10–100 katı kadar enerji ürettiği tahmin edilmektedir. Enteresan olan, bu enerjinin tamamının Güneş Sistemi'nin büyüklüğü kadar bir sahadan yayılıyor gibi gözükmesidir.

    Yıldızımsıları keşfetmek ve yapılarını bilmek için ışığa bahşedilen kırmızıya kayma özelliği, ivmeli hareket yapan parçacıkların elektromanyetik ışın yayma özelliği gibi bilgilerden faydalanıyoruz. Işığa bu hususiyetler verilmeseydi, gökyüzü bizim için her zaman bir muamma olarak kalacaktı.

    İlk yıldızımsı 1960'da Virgo yıldız kümesinde belirlendi. Üç yıl sonra bu yıldızımsının yüksek bir kırmızıya kayma gösterdiği anlaşıldı. Yıldızımsılar, kâinatta ışıkları en fazla kırmızıya kayan cisimlerdir. Bugün, "Eğer bir gök cismi fazla kırmızıya kayma özelliğine sahipse ve çok fazla enerji yayıyorsa bu cisim muhtemelen bir yıldızımsıdır." diyoruz. Astronomlar gök cisimlerinin uzaklıklarını ve hızlarını onlardan gelen ışıkların spektrumlarından ölçerler. Eğer ışıklarının spektrumu kırmızıya kayıyorsa, cisimler bizden uzaklaşıyorlar demektir. Bazı yıldızımsılar, saniyede 240.000 kilometre, diğer bir ifadeyle ışık hızının % 80'i kadar bir hızla bizden uzaklaşmaktadır.

    1960'ların başlarında yıldızımsılara radyo yıldızlar deniliyordu; çünkü bu gök cisimleri o zamanlar birer güçlü radyo dalgası kaynağı olarak biliniyordu. Fakat teleskopların çözme gücü geliştikçe, bu cisimlerin gerçek birer yıldız olmadıkları, tam tarif edilemeyen yıldız benzeri cisimler oldukları anlaşıldı. Bunun yanında radyo dalgalarının bunların iki kutbundan geldiği belirlendi. Hubble uzay teleskopuyla bugüne kadar 2.000'den fazla yıldızımsı tespit edilmiştir.

    Peki, nedir yıldızımsı denilen bu gök cisimleri? Yapıları nasıldır? Bu kadar fazla enerji bünyelerinde nasıl üretilmektedir?

    Astronomlara göre, yıldızımsılar, etraflarındaki kütleleri yutan süper kütleli karadelikler olabilir. Madde süper karadeliğe doğru çekilirken iç sürtünmeden dolayı ısınır. İvmeli hareket neticesinde çoğunluğu X ışınları olmak üzere birçok ışın türü (radyo, kızılötesi, gama) meydana gelir ve devasa miktarlarda enerji açığa çıkar. Böyle bir ışımanın olması için süper karadeliğin her yıl bir Güneş kadar kütleyi yutması gerekmektedir. Yıldızımsılar hakkında ortaya atılan bir başka hipotez de, bunların genç galaksiler olduğudur. Galaksilerin oluşması hakkında çok az şey bilindiğinden, yıldızımsıların doğmakta olan yeni galaksilerin içindeki maddenin hercümerci neticesi ortaya çıkan muazzam enerji olduğu tahmin edilmektedir. Bazı astronomlar ise, yıldızımsıları kâinatın en uzak noktalarında yeni yeni yaratılan kütleler olarak düşünmektedir.

    Yıldızımsılar çok uzakta olduklarından, ışıklarının bize ulaşması çok uzun süre almaktadır. 10 milyar ışık yılı uzaktan gelen yıldızımsı ışıkları, onların 10 milyar yıl önceki ışıklarıdır. Bugün gördüğümüz yıldızımsıların çoğu belki de yok olmuştur.

    Yıldızımsıların akıl almaz parlaklıkları, içinde bulundukları galaksileri gözlemlemeyi zorlaştırıyor. Gece farları yanan bir arabanın rengini, şeklini, markasını belirlemek ne kadar zorsa, içinde yıldızımsı bulunan bir galaksinin yapısını belirlemek de o kadar zordur.

    Süper kütleli karadelik, bir taraftan etrafındaki maddeleri yutarak beslenirken, diğer taraftan uzaya, henüz belirlenemeyen bir mekanizmayla, ışık hızına yakın hızlarda madde püskürtmektedir.

    Netice olarak diyebiliriz ki, kâinat had ve hesaba gelmeyen varlıklarla donatılmıştır. Her biri Yüce Yaratıcı'nın birer san'atıdır. Yıldızımsılar da keşfedilmeyi bekleyen, Rabb'imizin gizli hazinelerinden biridir. Bize düşen görev, bu muhteşem san'atı hak ettiği bir ciddiyet ve saygıyla anlamaya çalışmak ve tefekkür ufkumuzu genişletmektir.

    Kaynak: sizinti.com.tr
     

Sayfayı Paylaş