1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Kalem şairi nedir ? Halk şairi nedir ?

Konusu 'Edebiyat / Kitap' forumundadır ve Suskun tarafından 27 Mart 2010 başlatılmıştır.

  1. Suskun

    Suskun V.I.P V.I.P

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.242
    Beğenileri:
    276
    Ödül Puanları:
    6.230
    Yer:
    Türkiye
    Banka:
    2.052 ÇTL
    Türk edebiyatının geleneksel vezniyle,dörtlüklerden oluşan biçimlerle söyleniş şiirleri kapsar. Halkın konuştuğu dile dayanır. Áşık, saz şairi ya da halk şairi adı verilen gezgin şairlerin saz eşiliğinde doğaçlama söyledikleri şirlerin günümüze ulaşan en eski örnekleri XVI. yüzyıla aittir. Aşıklardan birçoğu hakkında koşmaların son dörtlüğünde anılan mahlaslardan başka bilgi yoktur. Bazı áşıkların yaşamı efsanelerle karışmıştır. Aşığın düşünde pirlerin elinde bade içerek saz çalıp, şiir söylemesi, düşte gördüğü sevgiliyi bulmaya çalışması yaygın bir efsane motifidir. Birçok áşığın şiiri zamanla türkü, ağıt gibi sahibi bilinmeyen halk şiiri örnekleri arasına karışmıştır. Örneğin Kerem, Ercişli Emrah, Aşık Garip'in gerçekte yaşamış olup olmadıkları bilinmemektedir. Pir Sultan Abdal, Karacaoğlan gibi büyük ustaların şiirleri arasına sonradan onların onların mahlaslarıyla söylenmiş şiirleri de eklenmiştir. Aşıkların yapıtları doğa, sevgi, gurbet, ahlaksal öğüt, toplumsal sorunlar yanında kahramanlık konularına da yer verir. Yeniçeri Ocağı'nda yetişmiş birçok şair imparatorluğun birbirinden uzak yerlerindeki (Bağdat, Girit, Kırım, vs.) yaşama tanıklık eder. Bunlar arasında şu adlar sayılabilir; Hayali, Öksüz Áşık (XVI.yy.), Temeşvarlı Áşık Hasan, Kátibi (XVII.yy.), Kayıkçı Kul Mustafa (ö.1686), Kabasakal Mehmet (XVIII.yy.) vd. Toroslar'daki Türkmen aşiretlerinde yetişen Karacaoğlan'ın (XVII. yy.) doğa güzellikleri ve sevgiyi konu edinen özentisiz, içtenlikli şiiri,türünün en sevilen örnekleri oldu. Gene bu yörede yetişen Deli Boran, Beyoğlu, Gündeşlioğlu (XIX. yy.) hiçbir yabancı etki altında kalmamış ve değişmemiş halk zevkini devam ettirdi. Dadaloğlu'nun (1785 ? -1868 ? ) baskıya ve haksızlığa başkaldıran şirini,göçebe ve aşiretlerin zorunlu iskanıyla ilgili tarihsel olaylara tanıklık etti. Áşık edebiyatının geleneğinde áşık kahvelerinin, kahvelerde düzenlenen atışmaların, muamma, asma, çözme gibi hünerlerin önemli yeri vardır. Bu etkinliklerden dolayı áşıklara meydan şairleri adı verilir. Bazıları medreselerde okumuş olan,kültür merkezi kentlerde yaşayan áşıklara ise kalem şairi denir. Kalem şairleri üzerinde dil, anlatım,konu bakımından divan şiirinin türlü etkileri görülür. Onların şiirleri arasında koşma, varsağı, destan gibi özgün halk edebiyatı türleri yanında aruzla divan, müstezat, gazel gibi ürünler de yer alır. Áşık edebiyatının bu yolda yapıt veren temsilcilerinden başlıcaları şunlardır; Áşık Ömer, Gevheri, Dertli, Erzurumlu Emrah, Bayburtlu Zihni.
     

Sayfayı Paylaş