1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Kanije Savunması

Konusu 'Osmanlı Tarihi' forumundadır ve ZeyNoO tarafından 21 Ocak 2013 başlatılmıştır.

  1. ZeyNoO
    Melek

    ZeyNoO ٠•●♥ KuŞ YüreKLi ♥●•٠ AdminE

    Katılım:
    5 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    58.480
    Beğenileri:
    5.783
    Ödül Puanları:
    12.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Muhasebe
    Yer:
    ❤ Şehr-i İstanbul ❤
    Banka:
    3.063 ÇTL
    Kanije Savunması

    Kanije Savuması, 1593-1606 Osmanlı-Avusturya Savaşı sırasında Kanije kalesini kuşatan Habsburg ordusuna karşı Osmanlıların başarıyla yaptığı savunmadır.

    Kuşatma öncesi durum

    1600 yılında Avusturya'ya karşı ilerleyen Osmanlı ordusu Kanije kalesini ele geçirdi[1]. Kalenin komutanlığına Tiryaki Hasan Paşa getirildi. Kalede 7.000 civarında bir kuvvet, cephane ve erzak bırakan Osmanlı ordusu geri çekildi. Bunu fırsat bilen Avusturyalılar 9 Eylül 1601'de Kanije kalesi önlerine geldiler.

    Kuşatmanın gelişmesi

    Avusturya ordusu 150.000 kişi ve 47 büyük topa sahip idi. Orduda Avusturyalıların yanısıra İtalya, İspanya, Malta ve Papalık askerleri vardı. Osmanlı Ordusu ise 7.000 yeniçeri ve küçük çaplı 100 civarında topu vardı. Hasan Paşa ilk başlarda sadece tüfek atışı yapttırdı.
    Haçlı Ordusunun komutanı Arşidük III. Ferdinand Osmanlı ordusunun topu olmadığını düşünüp saldırıya geçti. Bu tuzağa düşen Haçlı Ordusu Osmanlı ordusunun aniden bütün toplarının ateşleyince Haçlı ordusu ağır kayıp verdi. Bir gece Hasan Paşa ve kurmayları dahil Osmanlı kuvvetleri Haçlılara gece baskını düzenledi. Arşidük Ferdinand az sayıdaki adamı ile kaçtı. Haçlı ordusu geride 47 büyük top, 14.000 tüfek, 60.000 çadır, 15.000 kazma kürek, binlerce erzak ve Ferdinand'ın altın tahtı ve otağı bıraktı.
    Tiryaki Hasan Paşa'ya bu zaferi kazanınca beylerbeyi ünvanı verildi
     

Sayfayı Paylaş