1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz
Notu Gizle
Yaklaşık 6 ay içinde forumda köklü değişimlerin olacağı bir sürümle karşınızda olacağız. Sistemi test etmek için aşağıdaki adresi kullanabilirsiniz.

http://www.degisim-sanat.com/_xf2/
Notu Gizle
Merhaba Ziyaretçi.

"KIRMIZI" konulu resimler için anketimiz açıldı. İlgili konuya BURADAN ulaşabilirsiniz.

Sizi de ankete katılmaya davet ediyoruz...

Kanla Karışık Yağmur

Konusu 'Okunası Yazılar' forumundadır ve Hazangülü tarafından 11 Şubat 2007 başlatılmıştır.

  1. Hazangülü

    Hazangülü Forum Onuru

    Katılım:
    7 Haziran 2006
    Mesajlar:
    9.885
    Beğenileri:
    121
    Ödül Puanları:
    4.480
    Banka:
    995 ÇTL
    Kanla Karışık Yağmur

    Kanla karışık yağmur yağıyordu gözlerinden.... Yere düşen notaları kırmamak için dikkatle basmaya çalışıyordu küçük ayakları... Gözle görülemeyecek kadar küçük mutluluklar eşlik ediyordu yere düşen notalara. Onlara da dikkat etmek lazımdı kırmamak için bir cam edasıyla....

    Sessizleşti ortam, düşlere karıştı gerçek. Zaman yalan oldu, kan gövdesini başka bir yere götürüyordu, ona sormadan... Takip ediyordu kırmızı ayak izlerini, ya da o öyle sanıyordu, çünkü kendi izleriydi, yerlerde, notaların yanında kıpkırmızı parlayan...

    Kanadı kırık kuşu kim getirmişti, ne işi vardı bu sahnede onun? Onunla ilgilenebilir miydi, zihninde ölü kuşlar yatarken, kanat sarmayalı ne kadar zaman olmuştu sahi? Sorumluluğunu alacağı kaç kuş olabilirdi, kaç kuşu sığdırabilirdi düşlerine?

    Sessizliği bozdu, kusuyordu. Içinde bir şey kalmayacakmışçasına kusuyordu. Rahatlıyordu, iğreniyordu, utanıyordu. Kimden utanıyordu? Kanadı kırık kuş, cam kırığı notalar ve mutluluk parçaları... Mutluluk birikintileri... Seçemedi... Gözleri de seçememeye başlamıştı, ayakları kan revan içinde kalmıştı; nota parçaları, kırıntılar ayaklarını kesmişti. Aldırmıyordu.

    Kötü bir koku, can acısı, karanlık, sessizlik. Gözlerini sildi elleri kanadı. Ellerini sildi mendil kanadı. Kandıramıyordu artık kendini, hayal kuramıyordu eskisi gibi... Canını yakıyordu bu, daha çok içkiye ihtiyacı olduğunu biliyordu ama tedariksiz davranmıştı. Hep tedariksizdi. Bundan mı canı yanmıştı yoksa notalar çok mu sivriydi? Yoksa mutluluk çok mu acıydı?



    Melis Zararsız




    Cok hosuma gitti sizlerlede paylstim
     
Benzer Konular
  1. sherry
    Mesaj:
    0
    Görüntüleme:
    423
  2. Mavi Gül
    Mesaj:
    4
    Görüntüleme:
    590
  3. k@LpSiz_K@fKéF
    Mesaj:
    0
    Görüntüleme:
    389
  4. Papatya
    Mesaj:
    0
    Görüntüleme:
    259
  5. ...SAKLI CeNNeT__
    Mesaj:
    0
    Görüntüleme:
    1.086
Yüklüyor...

Sayfayı Paylaş