1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Kanola (Kolza) yetiştiriciliği

Konusu 'Bitkiler' forumundadır ve Suskun tarafından 26 Kasım 2010 başlatılmıştır.

  1. Suskun

    Suskun V.I.P V.I.P

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.242
    Beğenileri:
    276
    Ödül Puanları:
    6.230
    Yer:
    Türkiye
    Banka:
    2.052 ÇTL
    [​IMG]
    KOLZA ya da KANOLA
    [​IMG]

    Yurdumuzda üretilen bitkisel ve hayvansal yağlar tüketimini karşılayacak düzeyde değildir. Yemeklik yağ üretiminde bitkisel yağların önemi çok daha fazla olmasına rağmen yağ bitkilerinin hasat ve harman işlerinin zor olması ve maliyetteki yükselmeler nedeniyle ekiliş alanları yeterli olmaktadır. Bu bakımdan tohumlarında %38-50 oranında yağ bulunan, tarımı son derece kolay, kolza bitkisinin gereken ilgiyi görmesiyle ülkemizde yağ açığının kapatılmasına önemli oranda katkıda bulunulabilir. Türkiye bugün, yılda 500 bin ton bitkisel yağ ithal eden bir ülke durumundadır. Nüfus artışına bağlı olarak artan yağ ihtiyacının karşılanabilmesi için yağ üretiminin artırılması zorunludur. Kolza, bitkisel yağ açığının kapatılmasında önemli rol oynayacak bir yağ bitkisidir.

    Kolza küspesi %67 oranında protein ihtiva etmesi nedeniyle aynı zamanda hayvan yemi için iyi bir hammaddedir. Kolza tohumu hiçbir işlem görmeden besi rasyonuna %10, kanatlı rasyonuna %20 oranında katılarak doğrudan besi materyali olarak kullanılabilir. Aynı zamanda nisan ayından hasada kadarki 4 aylık dönem boyunca çiçekliliğini muhafaza etmesi nedeniyle iyi bir bal bitkisidir.

    Dünyada yaklaşık 220 milyon hektar alanda ekimi yapılan kolzanın anavatanı Anadoludur. Ülkemiz arazilerinde çok yaygın olarak görülen hardal bitkisi, kolzanın yabani formudur.

    Son yıllarda gelişmiş ülkelerdeki ekimi ve üretimi devamlı artan kolza, 1970’li yıllarda ülkemiz çiftçisi tarafından üretimi yapılmış bir bitkidir. Ancak 1977 yılında Sağlık Bakanlığının yaptığı kontroller sonucu insan sağlığı için zararlı olduğu bilinen erüsik asit muhtevesanın %5 sınırını aştığının görülmesiyle kolza ekimine yasak getirilmiştir. Bununla beraber koza bitkisinin ekonomik ve tarımsal önemi yanısıra yağ bileşiminin kalitesine binean bazı gelişmiş ülkelerde yapılan çalışmalar sonucu erüsik asitten arındırılmış yeni çeşitler üretilerek geçtiğimiz yıllar içeresinde kanola adıyla piyasaya sürülmüştür.
    Sıfır erüsik asitli kolza, diğer adıyla kanola yağı doymuş ve yarı doymuş yağ bileşimi itibariyle oldukca sağlıklı ve kaliteli özelliktedir. Sağlık için zararlı doymuş yağları, diğer yemeklik yağları kıyasla %7 ile en düşük oranda, doymamış yağ asitlerini ise zeytinyağından sonra en az miktarda içerir. Buna karşılık kalbin dostu sayılan yarı doymuş yağları %61 oranında bulundurur ki, bu da yine zeytinyağından sonra en fazla kolza yağında mevcuttur.
    Kolza bitkisi yağ sanayiinde yer almasıyla birlikte üretici için önemli bir gelir kaynağı haline gelebilecektir. Yemeklik yağ grubu içindeki üstün özellikleriyle olduğu kadar, tarım ekonomisindeki değeriyle de GAP bölgesi çiftçisinin ilgi alanına girmesi zorunludur.
    [​IMG]
    Kolza ilkbaharda çiçek açan ve yağ bitkileri içerisinde hasada en erken gelen bitkilerdendir. Uzun gün bitkisi olup kışlık ve yazlık olarak yetiştirilebilir. Yazlıklar 100-120, kışlıklar 120-150 günde hasada gelir. Ekseri yağ bitkisi sıcak iklimde yetişir ve kışlık ekinleri pek azdır. Kolzanın kışlık olarak ekilebilmesi ekim ve hasat dönemindeki iş dağılımına uygun bir çalışma imkanı sağlar.
    Kolza tohumu küçük, yuvarlak ve kaygan olduğundan ekimden önce iyi bir tohum yatağı ister. Kışlık ekimlerde hububat hasadı dipten yapılarak gölge tavı kaçırılmadan tarlanın anızı bozulur. Eylül ayı başında dipkazan, çizer veya kazayağı ile toprak dipten işlenerek kabartılır. Trifluarin terkipli yabancı ot ilacıyla toprak ilaçlanarak diskaro ile iyice karıştırılır ve tapan çekilerek tarla düzeyi düzeltilir. Eylül ayı içinde, hububatktan 1 ay kadar önce ekim yapılır. Kolza kışa en az 6 yapraklı olarak girmelidir. Yazlık ekimlerde ise sonbahar öncesi sürülen tarla mart veya nisan ayında tohum yatağı hazırlanarak geciktirilmeden ekilmelidir. Mibzerle ekimde dekara 300 gr. tohum yeterli olur. Tohumlar sıra arası 35-50 cm, sıra üstü 15-20 cm olacak şekilde 1-2 cm derinliğe ekilmelidir. Hassas veya pnömatik mibzer olmaması halinde kombine hububat mibzeriyle tohum deliklerine uygun aralıklar verilerek ekim yapılabilir. Kolza tohumları yazlık ve kışlık olarak iki çeşittir. Sertifikalı tohum kullanılmadığında bitki yabani formlarıyla eşleme yaptığından dolayı erüsik asit problemi ortaya çıkmaktadır. Bunun için çiftçiler kesinlikle tohumluk ayırmamalıdır. Aksi halde hem üretici hem de tüketici için risk faktörü ortaya çıkacaktır.

    Bir çapa bitkisi olan kolza sıra yaptığında kazayağı veya çizerle çapası yapılır. Tarlanın aşırı otlanması halinde ot alımı yapmak faydalı olur. Kolzanın bunun dışında bakım gerektiren bir işlemi yoktur. kazık köklü bir bitki olup bir önceki bitkinin kullanamadığı gübrelerden yararlandığı için gübre ihtiyacı fazla değildir. Ekim sırası 15 kg. diamonyumfosfat veya 20 kg triplesüperfosfat gübresi ile, çapa zamanı üst gübre olarak 10 kg amonyumsülfat vermek yeterlidir. Kolza kazık köklü yapısıyla, özellikle kuru şartlardaki hububat tarım alanlarında en iyi münavebe bitkisidir. Saçak köklü bir bitkiden sonra toprağın dinlenmesi ve dengelenmesi bakımından toprağa büyük yarar sağlar. Bilinen herhangi bir hastalık ve zararlısının olmaması kolza tarımının önemli avantajlarından biridir.
    Hasat, kolza tarımında dikkat edilecek en önemli konudur. Kolzanın tohum kapsülleri alttan itibaren yukarı doğru helezonik bir şekilde olgunlaştığından, hasatta alt kapsüller gözlenmeli ve bu kapsüller açılmadan hasat yapılmalıdır. Hasat biçerdöverle yapılır ve buğday hasat seviyesinden daha yüksek tabla seviyesi uygulanır. Bicerin olmadığı zaman tırpan veya çayırbiçme aleti ile kapsüller henüz yeşilken biçim yapılıp 1 hafta olgunlaşmaya bırakıldıktan sonra batözle harmanlanır. Dane rutubeti oranı %10 seviyesinde olmalı, gerekirse tohumlar kurutulmalıdır. Normal bir kolza tarlasının, gerekirse dekara 250-300 kg’dır. Kolza kıraç alandaki yüksek verimi ve diğer yağ bitkilerine kıyasla daha düşük üretim maliyetiyle çiftçiye önemli bir gelir bıraktığı gibi, yemlik yağ işleyen fabrikaların atıl kapasitelerini değerlendirmelerine imkan verişiyle de ekonomik bir potansiyel içerir.
    [​IMG]
     

Sayfayı Paylaş