1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Kanser

Konusu 'Genel Sağlık Bilgileri' forumundadır ve Safir tarafından 7 Kasım 2008 başlatılmıştır.

  1. Safir
    No Mood

    Safir Özel Üye Özel üye

    Katılım:
    4 Mayıs 2008
    Mesajlar:
    4.205
    Beğenileri:
    264
    Ödül Puanları:
    3.730
    Banka:
    151 ÇTL
    Kanser önemi giderek artan bir sağlık ve yaşam sorunu durumundadır. Ölüm nedeni olarak, kalp ve damar hastalıklarının hemen ardından gelmektedir. Batı toplumlarında her yıl 250-350 kişiden biri kansere tutulmaktadır. 60 yaşın üzerindeki gurupta ise kanser sıklığı çok artmakta 300 kişide 4-5 civarına yükselmektedir. Ülkemizde kesin istatistikler bulunmamakla birlikte insidansın bunun yarısı kadar olduğu tahmin edilmektedir.

    Yurdumuzda en sık görülen kanserler erkeklerde akciğer, prostat, kalın barsak, rektum, mide ve pankreas; kadınlarda meme, akciğer, kalın barsak, rektum, serviks, over, mide ve pankreas kanserleri olarak sıralanabilir. Deri kanseri sıklığı her iki cinste de yüksek olmakla birlikte, habis melanom dışındaki deri kanserleri tedaviye iyi cevap verdiklerinden ölüm oranı çok düşüktür.

    KANSER NEDİR? BİYOLOJİSİ

    Kanser, bazı etkilerle değişime uğramış hücrelerin, gerek yerel ve gerek uzak noktalarda kontrolsüz olarak çoğalıp büyümelerinin sonucu oluşan habis hastalıklar grubudur. Normalde hücreler belli bir kontrol altında, ihtiyaca göre bölünerek çoğalırlar. Hücreler bir taraftan programlı ölüm ya da "apoptoz" denen olay ile yok olurken, diğer taraftan da büyüme faktörlerinin etkisiyle çoğalır. Büyüme faktörleri normalde DNA'daki çeşitli genlerin etkisiyle oluşan proteinlerdir. Bu genler mutasyona (değişime) uğrayarak hücrelerin aşırı büyümesine sebep olurlarsa, o zaman kanser oluşur ve bu genlere de "onkogen" denir.

    DNA hayatın merkezi maddesi olarak kabul edilebilir. DNA'da genler bulunmaktadır. Genler, anne veya babadan çocuğa siyah ya da sarı saç veya mavi göz gibi özelliklerin ya da talasemi (Akdeniz anemisi) gibi hastalıkların geçmesine sebep olan kalıtım birimleridir.

    DNA uzun bir teyp şeridi gibidir. Vücudumuza nasıl büyüyeceğini bildiren, hatta davranışlarımızı belirleyen biyolojik bir programlar dizinidir. DNA bilgisayardaki programları taşıyıcı şeritlere benzetilebilir.

    DNA, deoksiribonükleik asid dediğimiz hücre çekirdeği asidinin baş harflerinden oluşan bir kısaltmadır. DNA hücrelerde kromozom şeklinde bulunur.

    İnsan vücudunda milyarlarca hücre vardır ve her hücredeki DNA o hücrenin kontrol merkezidir. İnsanda 23 çift kromozom vardır. Bunlar çekirdekte çiftler halinde bulunurlar. Yalnız son çifttekiler cinsiyet kromozomu olarak farklıdır; kadında XX ve erkekte XY olarak bulunur.

    Kanser genleri ya da onkogenler 70'li yılların sonlarına doğru bulunmağa başlanmış ve günümüze kadar çok aktif araştırmaların konusunu oluşturarak, kanserin daha iyi anlaşılmasına, tanı ve tedavinin geliştirilmesine hizmet etmişlerdir.

    Onkogenleri oluşturan mutasyonlar, karsinojen maddelerin, virüslerin ve X ışınlarının etkisiyle meydana gelir. Kanser bir organda oluştuktan sonra, uzak doku ve organlara da metastaz dediğimiz yerleşmeler yapar ve genel olarak hastalar metastazlar nedeniyle kaybedilir. Hızlı ilerleyen kanserlerde metastaz erken, daha iyi gidişli kanserlerde ise metastaz geç oluşur. Metastaz oluşumu tesadüften çok, kanser hücrelerinin bazı organlara kolay yerleşmelerini sağlayan özelliklerine bağlıdır. Örneğin, kolon kanserleri karaciğere, prostat kanserleri kemiğe metastaz yapmayı tercih etmektedir. Burada, kanserli dokuda kan akımı, damar hücrelerinin aktivasyonu gibi faktörler rol oynamaktadır.

    Onkogenlerin yanında anti-onkogenler de çok önemlidir. Onkogenler kansere sebep olurken, anti-onkogenler kanseri önleyen genlerdir. Anti-onkogenlere "tümörü baskılayan genler" de denir. Bunlar doğal hallerinde iken, yani mutasyona uğramamış hallerinde iken hücre bölünmesini ve çoğalmasını frenleyen, durduran genlerdir. Örnek olarak retinoblastoma genini ve p53 genini gösterebiliriz.

    SONUÇ

    Kanser çok önemli bir hastalıklar grubudur. Tedavisi ve tanısı bir çok uzmanlık dallarının işbirliğini gerektirmektedir. Tedavisi güçtür. Erken tanı önemlidir. Cerrahi ve radyoterapi lokal tedavi yöntemleri olup, onların arkasından kemoterapi ve immünoterapi gibi sistemik tedaviler uygulanmaktadır. Kemoterapi sitotoksik ilaçlarla yapıldığı için özel bir ihtisas konusudur. Etkili dozlarda, fakat hastayı yan tesirlerden koruyarak yapılması gereklidir.

    Moleküler biyolojinin verdiği yeni bilgiler kanser tedavisi için umut vaad etmektedir. Onkogenleri ve onların ürünlerini baskılayan özel maddeler halen araştırılmaktadır. Anti-onkogenlerin de tedaviye katılmaları için çalışılmaktadır.

    Kanserde belki tedaviden daha önemli olan husus kanserin önlenmesidir. Önlemede karsinojenik (kanser yapıcı) maddelerden uzak durmak, temiz ve sağlıklı yaşamak ve uygun bir diyet uygulamak gibi hususlara uyulması kanser sıklığını rahatça yarıya indirebilir. Gelecekte kemoprevansiyon yani kimyasal maddelerle kanseri önlemek de yararlı olabilecektir.


    kanser.org
     
  2. arzum

    arzum Forum Tutkunu

    Katılım:
    8 Mayıs 2008
    Mesajlar:
    1.918
    Beğenileri:
    14
    Ödül Puanları:
    1.130
    Meslek:
    MuHaSeBe
    Yer:
    İstanbulll
    Banka:
    10 ÇTL
    Benim dedem de kanserden vefat etti malesef .erken teşis sadece yaşam süresini uzatıyor.hastanın moralinin iyi olması gerekiyo.biz söylememiştik dedeme ama zaten kendiside anlamıştı belli bir süre hastanede yatırıyolar daha sonra hastaneyede almıyolar evde rahat rahat istiratini yapması için.Allah bütün hastaların ve yakınlarının yardımcısı olsun bu yazıyı görünce dedem aklıma geldi tşk.paylaşım için.
     
  3. Safir
    No Mood

    Safir Özel Üye Özel üye

    Katılım:
    4 Mayıs 2008
    Mesajlar:
    4.205
    Beğenileri:
    264
    Ödül Puanları:
    3.730
    Banka:
    151 ÇTL
    Kanserin Nedenleri ?

    Kanserin sebebi henüz kesin olarak bilinmemektedir. Kanser hastalığı için iki grup risk faktörü vardır. Kanser için risk faktörleri yaşam şekillerine, yaşa, cinsiyete ve aile öykülerine bağlı olarak değişir. Bir başka risk grubu ise çevresel faktörlerdir.

    *Sigara alkol kullanımı,

    *Uzun süre ve tehlikeli saatlerde güneş altında kalma,

    *Aşırı dozda röntgen ışınına maruz kalma,

    *Bazı kimyasal maddeler (katran, benzin, boya maddeleri, asbest v.b.)

    *Bazı virüsler

    *Hava kirliliği

    *Radyasyona maruz kalma,

    *Kötü beslenme alışkanlığı


    Kanser Tehlikesinin 7 Habercisi


    Kanserin belirti ve bulguları köken aldığı doku ve organlara göre değişir. Hatta bazen hiç belirti ve bulgu vermeden kontrol muayenelerinde kanser tanısı konulabilir.


    Aşağıdaki belirtilere dikkat edin:

    * Rahim ve makattan gelen normal olmayan bir kanama veya akıntı

    * Memede veya vücudun herhangi bir yerinde ortaya çıkan şişlik ve sertlikler

    * İyileşmeyen yaralar

    * Uzun süreli ses kısıklığı ve öksürük

    * Yutkunma güçlüğü ve hazımsızlık

    * Ben ve siğillerde meydana gelen büyüme, kanama, renk değişikliği, yara...

    * Büyük ve küçük abdest yapmakta ki değişiklikler


    Bu değişiklikler görüldüğünde bir hekime başvurmayı ihmal etmeyiniz....


    EN SIK GÖRÜLEN KANSER TİPLERİ

    * Meme kanseri

    * Akciğer kanseri

    * Prostat kanseri

    * Mide kanseri

    * Kalın barsak kanseri

    * Rahim ağzı kanseri


    KENDİ KENDİNİZİN BEKÇİSİ OLUN

    Önce kanserden korkmamayı öğrenmeliyiz. Korku doktora gitmeyi önler ve hastalığın iyileştirilmesini engeller. Hastalık belirtilerini yorumlamak yalnızca doktorların görevidir. Kanserin belirtilerini bilmek bu belirtilerin herhangi birini hissettiğimizde derhal doktora başvurmak şarttır. Hiç rahatsızlık duymasak da yılda bir kez mutlaka genel kontrolden geçmeliyiz. Kanserin iyileştirilir bir hastalık olduğunu unutmamalıyız. İyileşme oranı kanserin erken teşhisi ile doğru orantılıdır.


    1.Akciğer Kanseri;

    * Uzun süre devam eden öksürük

    * Öksürürken kan gelmesi
    * Nefes darlığı

    Akciğer kanserini önlemek için sigarayı bırakın ve sigara içilen kapalı ortamlardan kaçının.

    2.Cilt Kanseri;

    * İyileşmeyen yara

    * Ben ve siğillerde şekil, renk değişikliği

    * Ani oluşan ben ve siğiller

    Tehlikeli saatlerde güneşlenmeyin, mutlaka yüksek koruma faktörlü güneş kremleri kullanın.

    3.Meme Kanseri;

    * Memede ele gelen sertlik

    * Meme başında içeri doğru çekilme

    * Meme başında akıntı

    * Meme şeklinde ki değişiklikler


    Aylık olarak kendi kendinize meme muayenesi yapın, düzenli olarak mutlaka doktora gidin.

    4.Ağız Kanseri;

    Düzenli muayene ile diş hekiminiz ve doktorunuz ağız kanserini saptar.

    5.Rahim Kanseri;

    * Menopozdan sonra olan kanamalar

    * Nedeni belli olmayan vaginal akıntılar

    * Bir aydan fazla devam eden adet kanaması, düzensizlikler veya anormal kanamalar

    * Karında şişlik

    Düzenli olarak PAP smear testi yaptırın ve pelvik muayene olun.

    6.Kolon Kanseri;

    * Makattan gelen kanama ve dışkılama alışkanlıklarının değişmesi

    * Karın ağrısı

    * Karında kitle

    * Kilo kaybı

    Sağlıklı ve dengeli beslenmeye dikkat edin. Az yağlı, bol lifli (sebze, meyve, kepekli unla yapılmış yiyecekler) besinleri tercih edin.

    7.Prostat Kanseri;

    * Sık sık (özellikle geceleri) idrara kalkma

    * Kesik kesik, ağrılı ve sızılı idrar yapma

    * İdrar kesesini tam boşaltamama hissi

    * İdrar tutmada güçlük

    * İdrar akış gücünde azalma

    Hiçbir şikayeti olmasa da 45 yaş üzerinde her erkek, senede bir defa, PSA (prostat spesifik antijen) kan testi yaptırmalıdır.


    KANSERDE ERKEN TANI

    *Tedavi şansını artırır

    *Tedaviyi kolaylaştırır

    *Tedavi giderlerini azaltır

    *Doku ve organ kaybını önler

    *Sakatlık bırakmaz

    *HAYAT KURTARIR

    Günümüzde, milyonlarca insan kanserli yada kanseri tedavi edilmiş olarak yaşamaktadır. Kanser tanısı ne kadar erken konursa, tedavisi o kadar erken başlar ve kanser tedavisi ne kadar erken başlarsa tedavinin başarıya ulaşma şansı da o kadar yüksek olur.




    Kaynaklar

    1.American Cancer Society

    2.Cecil Textbook of Medicine

    3.National Foundation for Cancer Research

    4.National Cancer Institute

    5.T.C Sağlık Bakanlığı Kanserle Savaş Dairesi Başkanlığı

    6.Türkiye Kanserle Savaş Vakfı

    7.Türkiye Kanser Derneği

    8.Göğüs Kanseri Dayanışma Grubu


    bilkent.edu.tr
     
  4. Safir
    No Mood

    Safir Özel Üye Özel üye

    Katılım:
    4 Mayıs 2008
    Mesajlar:
    4.205
    Beğenileri:
    264
    Ödül Puanları:
    3.730
    Banka:
    151 ÇTL
    Başın sağolsun arzum, Allah bütün hastaların yardımcısı olsun inşallah..
    Ben de annemi kaybettim kanserden.. Anlatılamaz bir durum.. Rabbim kimseye yaşatmasın inşallah..
     
  5. arzum

    arzum Forum Tutkunu

    Katılım:
    8 Mayıs 2008
    Mesajlar:
    1.918
    Beğenileri:
    14
    Ödül Puanları:
    1.130
    Meslek:
    MuHaSeBe
    Yer:
    İstanbulll
    Banka:
    10 ÇTL
    Seninde başın sağolsun canım.evet haklısın anlatılmaz heleki aynı evin içindeysen an ve an yanındaysan hastanın nasıl eriyip bittiniğini görüyorsan daha da zor gerçekten.aminnnn
     
  6. Dr_M

    Dr_M Özel Üye Özel üye

    Katılım:
    14 Eylül 2008
    Mesajlar:
    101
    Beğenileri:
    6
    Ödül Puanları:
    630
    Banka:
    0 ÇTL
    Hepimizin başı sağolsun...Hepsi çok güzel çalıma.Ama kanser tek başlıkta toplanamaz.Korunma tedbirleri hepsi için geçerlidir.Her organın her sistemin kanseri başlı başına ve ayrı bir kanser ayrı bir hastalıktır.Örneğin
    Löseminin kesin tedavisinin bulunduğu diğer kanserlerin de tam iyileştirildiği anl¤¤¤¤¤ gelmez.Şu anda tüm kanser verileri ve çalışmaları 1 yıl 5 yıl 10 yıl yaşama oranları üzerinden yapılıyor.Tüm medikal, cerrahi, radyoterapik ve diğer tedavi yöntemleri hastanın kalan ömrü üzerinden yapılıyor.Erken tanı kesinlikle en önemli etken.Lösemi (kan kanseri) şimdilik tam çözüme en yakın kanser türü gibi görünüyor ki lösemide bile birçok alt kanser grubu var.Onun için stresten uzak doğal yaşam esastır.Bence biyolojik savaş doğayı hiçbir zaman yenemeyecek.Dün sıtma, veba bu gün kanser aids hepatit...Doğa devam edecek ve biyolojik yaşam kendi arasında savaşıp duracak...
     
  7. Safir
    No Mood

    Safir Özel Üye Özel üye

    Katılım:
    4 Mayıs 2008
    Mesajlar:
    4.205
    Beğenileri:
    264
    Ödül Puanları:
    3.730
    Banka:
    151 ÇTL
    Ben de biliyorum kanserin tek başlık altında toplanamayacak kadar geniş bir hastalık türü olduğunu.. Konuyu açma sebebim genel anlamda bilgi vermekti..

    Annemi, teyzemi kaybettim kanser yüzünden ve çok yakın bir dostum da şimdi lösemiyle savaşıyor, inşallah yenecek diye dua ediyoruz.. Etrafımda bu kadar çoğalması beni çok huzursuz ediyor.. Tedavisinin çok zor çoğu zaman imkansız olması da ayrı bir huzursuzluk konusu tabii.. Okuduğum yazılar yüzünden hastalık hastası olmak üzereyim..

    Zamanında tedavisi imkansız gibi görünen hastalıklar tedavi edilebilir oldukça, daha karmaşık hastalıklar ortaya çıkıyor.. Bunda bizim de payımız yüksek sanırım.. Teknoloji ilerledikçe, hayatımızı kolaylaştırmak adına kullandığımız ürünler arttıkça gözardı ettiğimiz yan etkilerinin bedelini ağır ödemeye başlıyoruz.. Böylesi bir ortamda da ne kadar doğal yaşanır, ne kadar kendimizi koruyabiliriz bilmiyorum..
     
  8. Dr_M

    Dr_M Özel Üye Özel üye

    Katılım:
    14 Eylül 2008
    Mesajlar:
    101
    Beğenileri:
    6
    Ödül Puanları:
    630
    Banka:
    0 ÇTL
    Geçmiş olsun.Çok güzel bir çalışma ellerinize sağlık.Malesef herkes için risk var.Düzenli kontrol yaptırmalıyız.İnsan çok güçlüdür ve her duruma göre mutlaka vaziyet alacaktır.
     
  9. Safir
    No Mood

    Safir Özel Üye Özel üye

    Katılım:
    4 Mayıs 2008
    Mesajlar:
    4.205
    Beğenileri:
    264
    Ödül Puanları:
    3.730
    Banka:
    151 ÇTL
    Konuya ilgi gösterdiğiniz için teşekkürler. Vaktiniz oldukça uğrayın forumumuza, sizi daha sık aramızda görmekten mutlu oluruz..
     
  10. Dr_M

    Dr_M Özel Üye Özel üye

    Katılım:
    14 Eylül 2008
    Mesajlar:
    101
    Beğenileri:
    6
    Ödül Puanları:
    630
    Banka:
    0 ÇTL
    Sizin ve Kelebeğin sağlık konusundaki emekleri gerçekten takdire değer....Çalışmalar çak güzel.Umarım herkes için yararlı olmuştur..
     

Sayfayı Paylaş