1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Kansere karşı nasıl korunmalıyız?

Konusu 'Genel Sağlık Bilgileri' forumundadır ve MeRciMeK tarafından 4 Şubat 2010 başlatılmıştır.

  1. MeRciMeK
    Masum

    MeRciMeK V.I.P V.I.P

    Katılım:
    20 Mayıs 2009
    Mesajlar:
    9.071
    Beğenileri:
    1.871
    Ödül Puanları:
    7.230
    Banka:
    427 ÇTL

    "Kanserde artış böyle giderse 2030'da, kalbi geçer, birinci ölüm nedeni olur"

    DÜNYA Sağlık Örgütü tarafından yapılan açıklamalara göre dünyada en çok ölüme sebebiyet veren hastalıkların başında kalp ve damar hastalıkları geliyor. İkinci sırada ise kanser! Prof. Erkan Topuz “Eğer kanser artış hızı böyle devam ederse 2030’lara gelindiğinde kanser dünyadaki ölüm nedenleri arasında birinci sıraya oturacak!” diyor. Kansere yakalanma oranlarında genetik aktarımın yüzde 7’yi geçmediğinin altını çizen Prof. Topuz sözlerine şöyle devam ediyor:

    “Genetik olarak kanser riski taşıyanlarda diyet ve erken tanı büyük önem taşıyor. Ama yıllardır haykırdığım şu: Doğanın armağanı olan temiz hava, su, toprak ve bunların sayesinde yetişen gıdaların yardımıyla tüm tümörlerle mücadele etmek mümkün!”

    ANNE SÜTÜNDE BİLE TEHLİKE

    Prof. Topuz, kanserin maddi ve manevi olmak üzere iki türlü maliyeti olduğunun da altını çiziyor: “Kim çocuğunun büyüdüğünü, torununun sünnetini, mürvetini görmek istemez? Kanser olduğunu öğrenen her hasta öleceğini, hasta yakınları da sevdiklerini kaybedeceğini düşünüyor. Anne sütünde bile toksik maddeler bulunduğu bir dünyadan söz ediyoruz. Yılardır
    verdiğim mücadelemin özü şu aslında: ‘Bir korunma bin tedaviden evladır.’ Gözümüzü açmalıyız. Kansere karşı için de geniş çaplı bir eylem planı hazırlamanın zamanı geldi de geçiyor bile. Çünkü kanserin getirdiği mali yük devlet sağlık sigortalarını iflas ettirme noktasına doğru gidiyor. Önümüzdeki yıllarda kansere yönelik ilaç tedavilerinde büyük patlamalar olacak.”

    300 milyar dolarlık kanser ekonomisi

    Kanserin finansal maliyet boyutunun çok endişe verici bir noktaya ulaştığını söyleyen Prof. Topuz, “Artık hastalar daha uzun yaşayabiliyor ama maliyetler kat be kat artıyor” diyor, sonra da çarpıcı rakamlar veriyor: “1994’te doktorlar 500 dolarlık ilaç karışımı ile hastanın yaşamını 1 yıl uzatabiliyordu. 2004’e gelindiğinde yaşam uzatma süresi 2 yıla, maliyeti ise 250 bin dolara
    çıktı! Yaşamı 5 ay uzatan bir kolon kanseri ilacının toptancı fiyatı 46 bin dolar, iki ay uzatan akciğer ilacının fiyatı 30 bin dolar! Bu maliyetleri kim karşılayabilir? 2005’te tüm dünyada kanser ilaçlarının maliyetinin toplam 24 milyar dolar olduğu tahmin ediliyordu. Etkili kanser ilaçları da bulunduğu takdirde pazarın büyüklüğünün 2025’te 300 milyar dolara ulaşması bekleniyor! Silah sanayiinden sonraki en büyük pazar!”

    AMAN BUNLARA DİKKAT

    - Lahana, pazı, hardal otu, karnabahar, brokoli, zerdeçal, yaban mersini, kara erik, kara üzüm tüketilecekler listesinin başına yazılmalı. Kansere karşı etkili olduğu bilinen maddelerin başında flavon geliyor. Flavon bitkisel bir madde ve bitkilerde yaklaşık 4 bin flavon tespit edildi. Flavon açısından en zengin olanı ise kara üzüm. Kara üzümde 150, beyaz üzümde ise 30 flavon bulunuyor!

    - Kırmızı etten kaçının.

    - Günde 5-7 porsiyon sebze ve meyve tüketin.

    - Bakliyat, özellikle mercimek, nohut ve kuru fasulye tüketmeye özen gösterin.

    - Yine günde 2-3 porsiyon tahıl tüketimini gerekli görüyoruz.

    - Günde bir çorba kaşığı taze çekilmiş keten tohumu da kolon kanserinden korunmada etkilidir.

    - Bunların yanı sıra soğan, sarımsak, ada çayı, limon kabuğu çayı, zencefil, biberiye, kekik de tüketilecekler listesinde.

    - Narın altını çiziyorum. İster meyve olarak ister suyunu sıkarak tüketin ama tüketin! Nar, kolon kanseri tümörüne karşı adeta savaşıyor; yüzde 30 ila yüzde 100 oranında da
    etkili oluyor.

    - Günde 2 litre sıvı almaya özen gösterilmeli.

    - Deniz balıklarında bulunan omega 3’ü de şiddetle öneriyorum.

    - Alkol ve sigarayı söylememe gerek yok!

    - Yanmış ızgaradan, içinde katkı maddesi bulunan salam, sosis, sucuk ve meyve sularından, ne olduğu belli olmayan konservelerden uzak durun!

    - Kemoterapide ise kesinlikle greyfurt yemeyin!

    Kolon kanserine probiyotik yoğurt

    Prof. Erkan Topuz her kanserin kendine göre farklı korunma yöntemleri olduğunu söylüyor. Prof. Topuz önce kolon kanserine karşı reçetesini yazıyor: “Kolon kanserinde kabızlık en önemli etkenlerden biridir.Öyleyse önce ne yapacağız? Kabızlığa önlem alacağız. Bunun için de bağırsaklarımızı muhakkak yumuşak tutmamız gerek.”



    Prostata karşı shiitake mantarı

    Prostat kanserinin 50 yaş üstü her 3 erkekten birinde görüldüğünü söyleyen Prof. Topuz, katı yağlardan “aman uzak durun” diyor. Meyve tüketiminin prostat kanserine karşı da önemli bir koz olduğunu belirten
    Prof. Topuz, prostat kanserine karşı sizler için bir reçete de yazdı

    Günde 4-5 organik domates

    - Günde 4-5 organik domates yenilmesini tavsiye ediyoruz. Domatesin içinde bulunan likopen ve selenyum başta prostat ve kolon olmak üzere birçok kansere karşı korur.

    Mantarlı tedavi

    - Mantarları kanserden korunma ve tedavisi sırasında öneriyoruz. Shiitake mantarının prostat kanserine karşı tedaviyi tamamlayıcı özelliği var. Yeşil çay, ısırgan

    - Yeşil çay, ısırgan yaprağı ve ısırgan kökü çayı. Buharda brokoli, lahana

    - Buharda pişirilmiş brokoli, lahana ve soya, turunçgiller, soya türevleri. Keçi peyniri tüketin

    - Peynirler içinde keçi peynirini tavsiye ediyoruz. Fast food’a yer yok

    - Reçetemizde fast food’a yer yok! Kanserliye süt yasak

    - Süt kanserde yasak. Sütü kanserliye verdiğimizde, kanserde insülin seviyesini yani kanserojen maddeyi de yükseltiyor.

    Nerede bulunur?

    Ülkemizde meşe mantarı olarak bilinen bir mantar türü. Çin, Japonya, Kuzey Amerika’da meşe ağaçları üzerinde yetişiyor. D vitamini açısından zengin. Bağışıklık sistemini güçlendiriyor.
     

Sayfayı Paylaş