1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Kaptan Piyale Paşanın Vefatı

Konusu 'Osmanlı Tarihi' forumundadır ve ZeyNoO tarafından 2 Mart 2013 başlatılmıştır.

  1. ZeyNoO
    Melek

    ZeyNoO ٠•●♥ KuŞ YüreKLi ♥●•٠ AdminE

    Katılım:
    5 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    58.480
    Beğenileri:
    5.784
    Ödül Puanları:
    12.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Muhasebe
    Yer:
    ❤ Şehr-i İstanbul ❤
    Banka:
    3.064 ÇTL
    Kaptan Piyale Paşanın Vefatı

    Osmanlı Devleti'nin daha çok kara devleti olduğu şeklinde yaygın bir kanaat vardır. Ancak üç kıtada altı yüzyıldan fazla hüküm süren bir devletin güçlü bir deniz gücüne sahip olmadan bunu başarması mümkün değildir. Osmanlı Devleti kuruluşundan itibaren fethettiği coğrafyanın konumuna uygun bir şekilde denizcilikle ilgilenmiş, daha on beşinci yüzyıl başlarında Akdeniz'in en güçlü denizci devleti olan Venedik'le karşı karşıya gelmişti. On altıncı yüzyılda ise, başta Kemal Reis olmak üzere Barbaros Hayreddin Paşa gibi korsanlıktan gelme birçok Türk denizcisi sayesinde Osmanlı Devleti, karada olduğu gibi denizlerde de hâkimiyetini ispatlamıştı.

    Piyale Paşa denizcilik tarihimizin az bilinen şahsiyetlerinden biridir. Macaristan'da bir Hırvat kunduracının oğlu iken Mohaç Seferi'nden sonra devşirilerek saray hizmetine alınan ve 'Enderun' adı verilen saray akademisinde yetiştirilen Piyale Paşa, kısa zamanda gösterdiği başarılarla 1547 yılında kapucubaşı oldu. 1554 yılında Sinan Paşa'nın ölümü üzerine Kaptan-ı Deryalığa getirildi. Bu sıralarda henüz kırk yaşında bile değildi. Sinan Paşa, Barbaros Hayreddin Paşa'nın yetiştirmiş olduğu Turgut Reis ve Salih Reis gibi önemli denizcilerle beraber hareket ederek denizlerde birçok zafer kazanmaya muvaffak olmuştur. Fransa Kralı 2. Hanri'nin, Alman İmparatoru Şarlken'e karşı Osmanlı Devleti'nden yardım istemesiyle başlayan denizlerdeki faaliyetler, İtalya ve Afrika sahillerinde birçok yerin fethiyle neticelenmişti. Bunun üzerine İspanya başta olmak üzere Papalık ve İtalya'daki hükümetlerin ittifakıyla yeni bir haçlı donanması meydana getirilmiştir. 1560 yılında Cerbe Adası önünde meydana gelen deniz savaşında Osmanlı donanması Piyale Paşa kumandasında Preveze'den sonraki en büyük zaferlerinden birisini kazanmış ve Cerbe Adası yeniden fethedilmiştir. Bu savaşta Türk donanması Preveze'de Barbaros'un uyguladığı savaş taktiğini başarıyla tatbik ederek bir saat içerisinde haçlı donanmasını kesin bir yenilgiye uğratmıştır. Düşman 70 gemi ve 20 bin asker kaybetmiş, haberi duyan Andrea Dorya ölüm döşeğine düşmüştür. Bu başarısı üzerine Piyale Paşa'ya çeşitli hediyeler ve terakkiler verildi. Divan-ı Hümâyûnda "vezir" rütbesi verilmesi kararlaştırıldı ise de, Kanunî Sultan Süleyman bunu erken bularak torunu Şehzade Selim'in kızı Gevherhan Sultan ile evlendirdi.

    Piyale Paşa, 1565 yılındaki Malta Muhasarası'na da Kaptan-ı Derya olarak katıldı. Ancak Serasker Vezir Mustafa Paşa'nın Piyale Paşa'yı dinlemeyerek başlattığı kuşatma ünlü denizcimiz Turgut Reis'in şehadetiyle neticelendi. Piyale Paşa, 1566'da Sakız Adası'nın yeniden fethine muvaffak oldu. 2. Selim'in padişahlığı sırasında vuku bulan Kıbrıs Adası'nın muhasarası ve fethinde ise Piyale Paşa üçüncü vezir olarak görev yapmaktaydı. 3. Murad'ın tahta geçmesinden sonra da vezir olarak görev yapan Piyale Paşa, 21 Ocak 1578 tarihinde vefat ederek Kasımpaşa'da yaptırmış olduğu caminin türbesine gömülmüştür. İyi ahlâklı ve mütevazı bir devlet adamı olarak tavsif edilen Piyale Paşa, on dört yıl Kaptan-ı Derya olarak Osmanlı deniz kuvvetlerinin başında görev yapmıştır. Kasımpaşa'daki camisinden başka Eyüp civarında bir mescit, Kilitbahir ve Sakız Adası'nda da birer cami ve hamam ile daha birçok eser yaptırmıştır.
     

Sayfayı Paylaş