1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz
Notu Gizle
Merhaba Ziyaretçi.

"BENİM DÜNYAM" konulu resim yarışması başladı. İlgili konuya BURADAN ulaşabilirsiniz.

Sizi de bu yarışmaya katılıma davet ediyoruz...

Karaca Ahmet...

Konusu 'Genel Dini Konular' forumundadır ve Çirkin Kral tarafından 5 Ekim 2006 başlatılmıştır.

  1. Çirkin Kral

    Çirkin Kral Forum Tutkunu

    Katılım:
    4 Eylül 2006
    Mesajlar:
    1.940
    Beğenileri:
    23
    Ödül Puanları:
    1.880
    Meslek:
    Gümrükçü
    Yer:
    istanbul
    Banka:
    108 ÇTL
    Deryada sonsuzluğu fikir etmeye ne zahmet !
    Al sana derya gibi sonsuz Karacaahmet !
    Göbeğinde yalancı şehrin, sahici belde;
    Ona sor, gidenlerden kalan şey neymiş elde ?
    Mezar, mezar, zıtların kenetlendiği nokta;
    Mezar, mezar, varlığa yol veren geçit, yokta...
    Onda sırların sırrı: Bulmak için kaybetmek.
    Parmakların saydığı ne varsa hep tüketmek.
    Varmak o iklime ki, uğramaz ihtiyarlık;
    Ebedi gençliğin taht kurduğu yer, mezarlık.
    Ebedi gençlik ölüm, desem kimse inanmaz;
    Taş ihtiyarlar, servi çürür, ölüm yıpranmaz.
    Karacaahmet bana neler söylüyor, neler !
    Diyor ki, viran olmaz tek bucak, viraneler,
    Zaman deli gömleği, Onu yırtan da ölüm;
    Ölümde yekpare ân, ne kesiklik, ne bölüm..
    Hep olmadan hiç olmaz, hiçin ötesinde hep;
    Bu mu dersin, taşlarda donmuş sükûta sebep ?
    Kavuklu, baş örtülü, fesli, baş açık taşlar;
    Taşlara yaslanmış da küflü kemikten başlar,
    Kum dolu gözleriyle süzüyor insanları;
    Süzüyor, sahi diye toprağa basanları.
    Onlar ki, her nefeste habersiz öldüğünden,
    Gülüp oynamaktalar, gelir gibi düğünden.
    Onlar ki, sıfırlarda rakamları bulmuşlar;
    Fikirden kurtularak, ölümden kurtulmuşlar.
    Söyle Karacaahmet, bu ne acıklı talih !
    Taşlarına kapanmış, ağlıyor koca tarih !
     

Sayfayı Paylaş