1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Karadeniz Sözlük

Konusu 'Komik Yazılar ve Olaylar' forumundadır ve Güney17 tarafından 8 Nisan 2012 başlatılmıştır.

  1. Güney17

    Güney17 Aktif

    Katılım:
    2 Nisan 2012
    Mesajlar:
    307
    Beğenileri:
    3
    Ödül Puanları:
    630
    Meslek:
    FutbOlcu
    Yer:
    BurSa
    Banka:
    1 ÇTL
    Abdesluk : Ev içinde üzerinde abdest alınan leğen.
    Aca : Acaba.
    Afgurmak : Havlamak.
    Aha : İşte.
    Amofti (homarta) : Yabani yer çileği
    Analis : Yumuşama.
    Ander : Değersiz,işe yaramaz.
    Angona : Zehirsiz kısa boyda bir yılan türü.
    Anis : Yüksek kesimlerde yetişen bodur bir ağaç türü.
    Aruk : Zayıf,çelimsiz,sıska.
    Aşana : Köy evlerindeki geniş yeme-içme yeri.
    Avat : Geniş yapraklı bir tür diken.
    Ayam : Hava durumu.

    Badama : Köy evlerinin önündeki sofa.
    Bakla : Fasulye
    Bakraç : Kova.
    Bansi : Hayvan yemliği
    Behrenk : Üstü örtülü su kanalı.
    Berinnemek : Genellikle soğuk su veya hava ile ilk temasta yaşanan ürperti-irkilme
    Bezleme : Saçta pişirilen ince yassı ekmek.
    Biçki (bıçkı): Odun kesmeye yarayan testere.
    Bitige : Çok küçük , az.
    Bolaki : İsterim ki ,dilerim ki.
    Bostan : Salatalık
    Buldur : Geçen yıl.
    Burşunda : Kavrulmuş arpanın öğütülmesiyle elde edilen un ve sıcak sudan oluşan karışıma pekmez yada yağ karıştırılarak yapılan yemek.

    Campil : Elfeneri ampulü.
    Ceyran : Elektrik
    Çakaloz : Sincap.
    Çalbara : Küçük bakır tencere.
    Çangal : Bitkilerin kurutulduğu, yere dikilmiş dallı ağaç gövdesi.
    Çaplama : Çit.
    Çapula : Ayakkabı.
    Çaştak : Salatalık,kabak gibi sebzelerin yetiştirildiği,dallarla örülü yer.
    Çayan (zağana) : Yengeç
    Çencik : Kapı ve pencerelerin kilitlenmesine yarayan küçük çengel.
    Çeten (çöten) : Mısır koymak için yapılmış derme çatma ambar.
    Çıngıl : Ağaç üzerine çakılıp çekilmesini sağlayan demir aygıt.
    Çıtıman : Biçilmiş mısır bitkisinden yapılmış bağ (demet).
    Çivit : Meyve çekirdeği.
    Çolbaz : Beceriksiz.
    Çortluk : Dikenlerle kaplı, girilmesi zor yer.
    Çömen : Mısır bitkisi demetlerinin birbirine dayandırılmasıyla oluşturulan küme.

    Daraba : Ahırdaki hayvanları birbirlerinden ayıran tahta engel.
    Darı : Mısır.
    Dastar : Yün veya kıl ile dokunan bir çeşit kilim
    Dırmaç : Yük taşımaya yarayan,iplikle dokunmuş uzun şerit.
    Dimla : Az,biraz.
    Dümbelek : Davul gibi vurmalı çalgı.
    Düve : 1 yada 2 yaşında genç inek


    Ediş : Gürültü,ses.
    Eğercek : Yün eğirmeye yarayan alet.
    Ekşili : Turşu.
    Enük : Köpek yavrusu.
    Erşin (eğşin) : Köz karıştırmaya veya sac bazlama çevirmeye yarayan spatula biçiminde demir araç.
    Eşka : Gölge.
    Evza : Kibrit


    Faraş : Küçük kürek
    Ferbela : Entarinin etek kısmına yapılan fırfır.
    Ferister : Küçük sepet.
    Ferük : Piliç.
    Fırçette : Hayvan gübresinin ahırdan dışarı atılması için yapılmış delik.
    Firahti (fıraklı) : Bahçe ve arazi etrafını çevreleyen genellikle tahtadan yapılan çit.
    Fisil : Taze soğan.
    Folluk : Tavuğun üzerine çöküp yumurtladığı yardımcı yumurta.
    Foti : Çukur.
    Furunkurusu : Fırında kurutulmuş mısır.
    Fuzan : Hububatın kepeği.


    Gaban : Yamaç.
    Gazel (gazal) : Kuruyup dökülmüş ağaç yaprağı. (genellikle ahırlarda üzerinde hayvanların yatması için serilir.)
    Gelber : Toplamaya yarayan aygıt.
    Gelder : Bkz. Kertel.
    Gıdık : bkz.şelek
    Glavu : Kesici araçların keskinlik durumu.
    Gosu (gosi) : Kuluçkaya yatmış tavuk.

    Gotila : Ense.
    Görüm : Gelinin kocasının kız kardeşi.
    Göscek : Gözlük


    Haçan : Madem ki.
    Handoşira : Kirpi.
    Harar : Büyük çuval.
    Hartama : Eskinde yapılarda çatı örtüsü olarak kullanılan ince tahta
    Hışır : İşe yaramaz,yıkık,viran.
    Hızan : Çoluk-çocuk
    Hızar : Büyük testere.
    Horom : Bkz. Çömen.
    Hoşafliza : Kertenkele.
    Hurek : Baykuş.


    Iba : Nem, rutubet
    İfteri: Eğrelti otu.
    İlistir : Büyük süzgeç.
    İs : Akıl
    İskemle : Tahtadan yapılmış alçak tek kişilik oturak. Bir çeşit sandalye.
    İsriç : Bir ağaç türü.
    İstif : Lahana ve fasulye ile yapılan bir yemek.
    İşkebit : Eşek arısı.
    İşlik : Gömlek.
    İşmar : El ile işaret etme,çağırma.
    İvez : Sivrisinek.
    İzimlang (izimlan) : Taze sürgünleri yenilebilen bir tür dikenli bitki.


    Kafkal : Fındık tanelerini koçanından ayırma.
    Kangel : Eğri.
    Kapaniza (kapan) : Kuş veya fare yakalamak için kullanılan mekanizma (tuzak)
    Kaput (gabut) : Ceket, kaban türü kalın giysi
    Karak : Kapı veya pencerelerin kilitlenmesi için kullanılan çengelli araç.
    Karavu : Meyve toplarken dalları çekmeye yarayan çengelli uzun dal(sopa)
    Karganak : Değirmen taşına mısırın akmasını sağlayan,taşın üzerine sürtünen tahta.
    Karniluk : İşkembe.
    Kartobi : Patates.
    Kaş : Yamaç,uçurum.
    Kaybana : Sevilmeyen,istenmeyen.
    Kelek : koyun-keçi gibi hayvanların boynuna asılan sac zil
    Kelem : Bkz. Uli.
    Kelep : Yumak
    Kemçük : Elma, armut gibi meyveleri yenildikten sonra kalan kısım.(artık)
    Kenef : Tuvalet.
    Kepengi : Evden Ahıra inmek için kullanılan kapak.
    Kerenti : Tırpan.
    Kermone (kirman) : Yün eğirme aracı.
    Kertel : İneklerin içinde yem yediği kap.
    Keski : Kalemtıraş.
    Kıdım : Çok az miktarda olan. Kız çocuğu anlamında da kullanılır.
    Kırnap : İp, ip parçası
    Kilostor : Tahtadan yapılmış kapı sürgüsü.
    Kobi : Küçük köpek türü.
    Kodofla : Mısır koçanı yaprağı.
    Kohle : Salyangoz.
    Kolik : Kerestelik ağaç.
    Komar : Kısa boylu bodur çalılık.(Ormangülü)
    Komri : İskemle
    Kopça : Düğme.
    Korkotila : Büyük bir solucan türü.
    Korsa : Evin içinde köşe başında odun konulan yer.
    Korzil : Hayvan yiyeceğinin üzerinde doğrandığı odun parçası.
    Kosu : Kuluçkaya yatmış tavuk.
    Koşa : Patlamış mısır.
    Koşama : Avuç dolusu.
    Kot : Mısır ve fasulye ağırlığını ölçmeye yarayan beş kiloluk ölçek.
    Kotoş : Mısır koçanı.
    Kozer : İçerisinde kedinin yemek yediği odundan yapılmış yontma kap.
    Kozik : Kabuğu soyulmuş,taşınmaya hazır kütük.
    Köhle : Pire.
    Kömre (kemre) : Hayvan gübresi.
    Kön : Deri
    Kudal : Kazanda pişenleri karıştırmaya yarayan uzun odun.
    Kudene(güdene) : Ayıklanmış mısırdan geri kalan odunsu kısım
    Kuguvak : Yenilebilen bir tür mantar.
    Kukus : Tuz,dolu tanesi.
    Kukuvak : Mantar.
    Kuplas : Yüzüstü durma.
    Kurebi : Diken kesmeye yarayan küçük balta.
    Kurut : Çökeleğin kurutulmuş şekli.
    Kusa : Siğil.
    Kuş lastiği : Sapan.
    Kuz : Kuzey

    Labaza : Geniş yapraklı,yabani bir ot.
    Lalak : Çevresinde olup bitenlere duyarsız,zor anlayan.
    Langi : Uçurum.
    Lapçin(lepcük) : Yassı.
    Lazıt : Mısır.
    Lenger : Tabak.
    Levor : Etkileyici kokusu olan yabani bir ot.
    Lifoz : Dağ çileği.
    Limanda : İkiz.
    Longoz (langoz) : Derin, dipsiz kuyu. Kör, karanlık kuyu.

    Madirka : Çekiç
    Manca : Koyu kabak veya lahana yemeği.
    Melevücen : Bkz. İzimlang.
    Merek : Hayvan yiyeceği (sap, saman, ot) veya gazel konulan baraka.
    Mertek : Ev yapımında kullanılan büyük kalas.
    Meşebe (meştebe) : Maşrapa
    Mile (misket-mıras) : Çocukların oynadığı cam yada metal küre (bilye).
    Mintan : Gömlek - bluz
    Mizir : Cimri
    Mol : Bitki topluluğu.(Örneğin; Fındık Molü)
    Mora : Çilek.
    Mudara : İşe yaramaz,güçsüz.
    Murç : Genellikle taş kırma yada odun yarma işinde kullanılan büyük çivi

    Navlun : Yol parası, araç kirası-ücreti.
    Nakıs : Eli sıkı (pinti, cimri).


    Oğli : Erkek çocuğu.
    Otluk : Mısırın ineklere yedirilen kurutulmuş gövdesi ve yaprakları.
    Öksoğu : Ucu yanmış,köz olmuş odun.
    Ömen : Çocuk oyunlarında başlama çizgisi.

    Panti : Bkz. Bansi
    Payanda : Desteklemek amacıyla yanlardan dayanmış direk.
    Pelit : Meşe ağacı.
    Peşko(pöşke) : Saç soba.
    Petaliza : Kelebek.
    Pırtı : Elbise
    Pileki (Bileki) : Üzerinde ekmek pişirilen ocak taşı.
    Pitil : Buzağı kursağı.
    Pontul : Pantolon
    Puspuran : Büyük sıçan.

    Rızi : Kara lahana bitkisinin gövdesinin içindeki yenilebilen kısım.
    Riğoz (Verauz) : Evlerin arka tarafındaki dar aralık.


    Sap : Biçilmiş mısır bitkisi.
    Sayfan : Genellikle evden uzak arazilerde geçici barınak olarak yapılan derme çatma yapı.
    Sazluk : Bataklık.
    Sef : Yanlış
    Sekmen : Bkz. İskemle.
    Serender : Hububatın konulduğu, direkler üzerine yapılmış serin depo.
    Silikta : Tavada yapılan zeytinyağlı küçük pide.
    Simla : Gözün kenarında birikmiş tortu.
    Sinakliza : Ateşböceği.
    Sini : Üzerinde yemek yenilen genişçe tepsi
    Sirke : Bit yumurtası.
    Solak : Sol elini kullanan.
    Somar : Yeşil renkli, geniş yapraklı bir bitki.
    Suğnis etme : Yemeğin tencerenin dibine tutması,yanması.
    Suluk : Eski evlerde lavabo yerine kullanılan bölüm.
    Sumul : Ekmek kırıntısı.
    Sumur : Sıcak mısır ekmeğinin içine yağ ve şeker konularak hazırlanan yemek.
    Supramak : Yontmak.
    Surgu : Fermuar.
    Şafla : Ağız akıntısı,salya.


    Taflan : Kiraza benzeyen çekirdekli bir meyve.
    Teçir : Sığırların ticaretini yapan kişi.
    Tekir : Bkz. Serender
    Temreğü : Egzamaya benzeyen bir cilt hastalığı.
    Tentene : Dantel
    Terek : Kapaksız mutfak dolabı.
    Tevek : Salatalık, kabak veya üzüm gibi bitkilerin uzun kolları(dal)
    Tirma : Ayran ve mısır unundan yapılan muhallebi kıvamında bir yemek.
    Tirmaç : Bkz Dırmaç. Yük taşımaya yarayan,iplikle dokunmuş uzun şerit.
    Tirmuk : Hayvan gübresini atmaya yarayan demir aygıt.
    Tohli(toklu): Bir yaşındaki erkek koyun.
    Tumbi :Tümsek

    Uli : Bkz. Rızi.
    Urba : Bkz.Pırtı.
    Uşak : Çocuk
    Üğleşmek : Oyalanmak suretiyle geçikmek. Eğleşmek.
    Üğo : Eğe.
    Üsküt : Küsmüş,sessiz

    Varagel : Teleferik.
    Vindo : Kan emici büyük sinek.
    Vizora : Biberon.
    Vumbura : Yaban arısı


    Yaba : Ucu iki çatallı dal. Genellikle çamaşır ipinin yerden yükseltilmesi için kullanılır.
    Yal : Otların kazanda kaynatılmasıyla hazırlanan hayvan yiyeceği.
    Yalak : Ağaçtan oyulmuş hayvanların su içtiği büyük oluk.
    Yavşan : Dallarından süpürge yapılan bodur bitki.
    Yaylim : Otlak.
    Yazgı : Küçük saplı et doğrama baltası.
    Yeygü : Çeşitli otların karışımıyla elde edilen hayvan yiyecek türü.
    Yüklü : Hamile.


    Zağar : Köpek.
    Zefketmek : Alay etmek,küçümsemek.
    Zibil : Çöp.
    Zirze : Menteşe.
    Ziyer : Öyle ki,öyle olsa gerek,
    Zizil : Küçük solucan
    Zumur : Bkz. Sumur.


    Ödeviniz olduğunda Yararlanabilirsiniz Karadeniz Sözlük
     
  2. Présence

    Présence Katılımcı

    Katılım:
    6 Mart 2012
    Mesajlar:
    177
    Beğenileri:
    7
    Ödül Puanları:
    630
    Meslek:
    Öğretmen
    Banka:
    1 ÇTL
    Kemçük : Elma, armut gibi meyveleri yenildikten sonra kalan kısım.(artık)
    Ben en çok buna gülerim. :D
    Eşimin arkadaşlarının ağzında hep gevşek gevşek konuşana kemçük ağızlı derler. Bana hep komik gelmiştir. :
     
  3. YoRuMSuZ
    Avare

    YoRuMSuZ Biz işimize bakalım!

    Katılım:
    7 Haziran 2006
    Mesajlar:
    24.416
    Beğenileri:
    7.327
    Ödül Puanları:
    11.330
    Cinsiyet:
    Bay
    Banka:
    8.722 ÇTL
    Sözcüğü ben bile unutmuştum. "kemçük" kullanılır evet kadınlar arasında da yaygındır bu kemçük ağızlı deyimi :)
     
  4. arz-ı hal

    arz-ı hal Özel Üye Özel üye

    Katılım:
    29 Kasım 2011
    Mesajlar:
    9.017
    Beğenileri:
    539
    Ödül Puanları:
    5.980
    Meslek:
    İşe başlamadan tatile giren hakime
    Yer:
    yüreğinden uzaklar da...
    Banka:
    199 ÇTL
    bizde de aynısı denir:D
     
  5. Hazangülü

    Hazangülü Forum Onuru

    Katılım:
    7 Haziran 2006
    Mesajlar:
    9.885
    Beğenileri:
    117
    Ödül Puanları:
    4.480
    Banka:
    976 ÇTL
    bir karadenizli olarak bunlarin birazini biliyorum ama hepsini degil tabiki birde su var köy köy sehir sehir sive degisiyor en basit esimle ben karadenizliyiz ama köylerimiz ayri bizim bile sivemiz farkli örnek olarak (söküt ) bizde cikart anlaminda ama esim gil farkli kulaniyor yada ( kenar , kiyi ,(calmar ) (calmar ) bu nu evlenip gelince ögrendim :)))
     
  6. YoRuMSuZ
    Avare

    YoRuMSuZ Biz işimize bakalım!

    Katılım:
    7 Haziran 2006
    Mesajlar:
    24.416
    Beğenileri:
    7.327
    Ödül Puanları:
    11.330
    Cinsiyet:
    Bay
    Banka:
    8.722 ÇTL
    Listeyi inceledim, zağar, yüklü, yal, sirke, sini, sap, pelit, mudara, mertek, ilistir, kuz, hızar, dümbelek, darı, dastar, çıngıl, bakraç kelimelerini hemen hatırladım. Ama diğerleri bizim Samsun-Ordu civarında kullanılan kelimeler değil. Sanırım daha doğu taraflara özgü kelimeler.

    kön yazılmış ama asıl kullanımı deri anlamında gön şeklindeydi.
     
  7. arz-ı hal

    arz-ı hal Özel Üye Özel üye

    Katılım:
    29 Kasım 2011
    Mesajlar:
    9.017
    Beğenileri:
    539
    Ödül Puanları:
    5.980
    Meslek:
    İşe başlamadan tatile giren hakime
    Yer:
    yüreğinden uzaklar da...
    Banka:
    199 ÇTL
    zaten T,B ve K harfleri farklı çıkyor karadenizlilerin konuşmalarında:)
     
  8. Güney17

    Güney17 Aktif

    Katılım:
    2 Nisan 2012
    Mesajlar:
    307
    Beğenileri:
    3
    Ödül Puanları:
    630
    Meslek:
    FutbOlcu
    Yer:
    BurSa
    Banka:
    1 ÇTL
    Trabzon yöresine ait
     
  9. Hazangülü

    Hazangülü Forum Onuru

    Katılım:
    7 Haziran 2006
    Mesajlar:
    9.885
    Beğenileri:
    117
    Ödül Puanları:
    4.480
    Banka:
    976 ÇTL
    Benim ablam yani burda celal diye uyemiz var inanin o treboluda oturuyor ben onun dediklerini anlamiyorum cogunu :))))birde cok hizli konusuyorlar tam oluyor :)))))
     
  10. PoYRaZ

    PoYRaZ Aktif

    Katılım:
    9 Nisan 2012
    Mesajlar:
    263
    Beğenileri:
    2
    Ödül Puanları:
    620
    Banka:
    1 ÇTL
    Ne diller varmış haberimiz yok :hey:kik
     

Sayfayı Paylaş