1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Karşılıksız Sevgi

Konusu 'Ne Mutlu Türküm Diyene' forumundadır ve Sevgi.2 tarafından 4 Ekim 2008 başlatılmıştır.

  1. Sevgi.2

    Sevgi.2 Aktif

    Katılım:
    26 Mayıs 2008
    Mesajlar:
    376
    Beğenileri:
    19
    Ödül Puanları:
    630
    Yer:
    Ülkemin her karışı
    Banka:
    3 ÇTL
    Karşılıksız Sevgi...




    Bu, Kuzey Irak'ta savaşan ve sonunda evine dönecek olan Mehmet adında bir askerin hikayesidir.

    Mehmet evine gitmeden önce, İstanbul'da bulunan anne babasına telefon açtı.



    “Sevgili anne ve babacığım, sonunda eve geliyorum ama bir şey sormak istiyorum. Bir arkadaşımı da beraber eve getirebilir miyim?



    “Tabii ki' diye cevapladılar. 'Onunla tanışmaktan mutluluk duyarız.'



    “Ama bilmeniz gereken bir şey var' diye Mehmet devam etti,



    'O savaşta ağır yaralandı. Kara mayınına bastı ve kolu ile bacağını kaybetti. Başka gidecek hiçbir yeri yok. Onun bize gelmesini ve bizimle yaşamasını istiyorum'.



    ''Bunu duyduğuma çok üzüldüm oğlum, belki kalacak başka bir yer bulması için ona yardımcı olabiliriz'

    'O hayır, onun bizimle yaşamasını istiyorum der...''



    'Oğlum,' dedi babası,



    'Sen ne istediğinin farkında değilsin. Böyle büyük bir sorunu olan birisi bizi çok rahatsız eder. Bizim kendi hayatımız var ve böyle farklılığa izin veremeyiz. Bence sen eve gelmeli ve bu çocuğu unutmalısın. O kendi yaşamını devam ettirmenin bir yolunu bulacaktır.'

    O andan sonra, Mehmet telefonu kapattı. Anne ve babası ondan başka bir söz duymadılar...


    Birkaç gün sonra, İstanbul polisinden bir telefon geldi. Oğullarının bir binadan düşerek öldüğünü söylediler. Polise göre intihardı. Anne ve baba telaşla uçağa binerek oğullarının teşhisini yapmak için atladığı ildeki devlet hastanesinde bulunan teşhis morguna gittiler. Mehmet’i teşhis etmişlerdi. Ama gözleri fal taşı gibi açılarak... Bilmedikleri bir şeyi fark ettiler. Mehmet’in bir bacağı ve bir kolu yoktu...
     

Sayfayı Paylaş