1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Kasaba Hırsızları

Konusu 'Kişisel Gelişim' forumundadır ve arz-ı hal tarafından 16 Aralık 2011 başlatılmıştır.

  1. arz-ı hal

    arz-ı hal Özel Üye Özel üye

    Katılım:
    29 Kasım 2011
    Mesajlar:
    9.017
    Beğenileri:
    539
    Ödül Puanları:
    5.980
    Meslek:
    İşe başlamadan tatile giren hakime
    Yer:
    yüreğinden uzaklar da...
    Banka:
    199 ÇTL
    --- Bir kasabada her gün hava kararınca, insanlar maymuncuklarını ve
    fenerlerini yanlarına alır, komşularının evlerini soymaya giderlermiş.

    Bir gün, nasıl olmuşsa, dürüst bir adam ortaya çıkmış. Geceleri,
    diğerleri gibi çantasını fenerini alıp hırsızlığa çıkmaktansa, evinde
    kalıp çalışmayı tercih edermiş bu adam. Hırsızlar da onun evinin önüne
    geldiklerinde içeride ışık yandığını görünce döner giderlermiş.


    Fakat, bu durum böyle bir süre devam edince, ahali ona kızmaya başlamış:
    Çalmadan yaşamak senin tercihin, ama başkalarını engellemeye
    hakkın yok demişler.

    Kasabada hırsızlıkta ustalaşıp giderek zenginleşenler kendileri
    için soygun yapmak üzere maaşlı hırsızlar tutmaya başlamışlar.
    Zamanla, zengin fakir ayrımı çoğalmış. Zenginler mallarını korumak
    için bekçiler tutmuşlar, hapishaneler kurmuşlar. Kendi mallarının
    çalınmasını da yasa dışı ilan etmişler! Ancak yoksulların mallarını
    çalmak hala serbestmiş!

    Bunun üzerine dürüst adam, geceleri ışığını söndürüp dışarı çıkmaya
    başlamış. Her gece, hırsızlık yapmadan orada burada dolaşır durur,
    sonunda yatmaya evine dönermiş. Fakat her döndüğünde evini soyulmuş
    bulurmuş. Sonuçta bir haftadan daha az bir sürede, yiyecek içecek hiç
    bir şeyi kalmamış ve memleketini terketmek zorunda kalmış.

    Bir süre geçtikten sonra, artık kimse soymaktan ve soyulmaktan söz
    etmez olmuş. Çünkü, yoksulların çoğu ya açlıktan ölmüş ya da oraları
    terketip gitmişler. Zenginler ve maaşlı soyguncular ise ortada
    soyacakları kimse kalmadığından servetlerini yavaş yavaş yitirmeye
    başlamışlar.

    Sonunda zenginler eski düzeni yeniden sağlamak için oraları ilk
    terkeden dürüst adamı başa getirmeye karar vermişler. Sora sora nerede
    yaşadığını öğrenmişler. Evine gittiklerinde kapıda yazılı bir kağıt
    görmüşler. Kağıtta şunlar yazıyormuş:

    Bir insan sadece dürüst olduğu için aranıyorsa, her şey için çok
    geç olmuş demektir...

    Alinti
     

Sayfayı Paylaş