1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

KASIMDA AŞK BAŞKAYDI...

Konusu 'Aşk' forumundadır ve ~Esinti~ tarafından 9 Mart 2016 başlatılmıştır.

  1. ~Esinti~

    ~Esinti~ Usta

    Katılım:
    15 Kasım 2015
    Mesajlar:
    574
    Beğenileri:
    1.463
    Ödül Puanları:
    3.330
    Cinsiyet:
    Bayan
    Bir kasım sabahı seni Esenboğa havaalanında gördüm. Bir insan bu kadar mı sempatik görünür. Telefonda konuşurken, bi anda gelen yolcu çıkışında beliriverdin. Bana o kadar güzel bi şekilde gülümsedin ki. İşte o an sen daha başka bi hal aldın gözümde. Oyun oynarsın ya, seviye atlarsın, bi üst seviyeye geçersin. Tam da öyle bişey işte.

    Kadının elinde kocaman bir çerçevelenmiş tuval. Bir eylül tanışmasını anlatan bir resim. Biri kız, biri oğlan iki farklı ortamda yetişmiş iki farklı insan. Karşılaşmış bir agustos günü. Sonra bir eylül akşamı küçük bi cafe de çaylarını yudumlamış bu iki arkadaş. Yine bir eylül akşamı bir yerde, adamın kendi sesinden dinledikleri şiir eşliğinde hoş bir akşam yemeği yemiş bu arkadaşlar. Ama artık o arkadaşlık sıradan bir arkadaşlık değilmiş. İkisi içinde ayrı anlamlar ifade ederken, gözlerdeki bakışlar aynıymış. İşte bu iki insandan doğan aşkı anlatan bir tuval... Bir resim.. Bir kadın... Bir adam... Havaalanında bir karşılaşma.. Heyecanlı bekleyişler.. Herşeyin bi ilki vardır ya hani, bu da bir ilkti ikisi içinde.. Eylülden bu yana biriktirilen bir hasret. Kasım ayında bu hasret son bulurken, telefonda sesini duyduğu adamı, karşısında gören kadının kalbi daha farklı çarpmaya başlamıştır. Kısa bir bakışmadan sonra, birbirine farklı hisleri olan iki insanın, sadece bedenlerini ayıran turnikeden geçerken adam, kadına doğru yaklaşır. Ve o kulağı dolduran, insanı alıp farklı diyarlara götüren sesiyle: -Merhaba der. Kadın heyecandan ne yapacağını bilemez. Öylece kalakalır. Biraz afalladıktan sonra kendine gelir ve cevap verir: -Hoşgeldiniz Ankara'ya, der. Aslında söylemek istediği, 'Hoşgeldin seni özleyen yüreğime, niye geç kaldın bu kadar' ama diyemez işte.. Sonra küçük bir çocuk edasıyla kadın: -Al bunu sana yaptım, insaAllah beğenirsin, der ve elindeki, taşımakta zorlandığı tuvali adama uzatır. Adam da gayet hoş bir edayla -Teşekkür ederim, ama tüm gün bununla gezemeyiz dimi, der ve havaalanının emanetine doğru yavaş yavaş yürümeye başlarlar. Bi okadar çekingen tavırlar sergileyen kadına, adam daha yakın davranmaya çalışır. Havaalanından çıkışa doğru yürürken adam: -Benim el çantam çok küçük, çantan da yer varsa şunları alır mısın, der ve bi gözlük kutusu ve bir hediye paketini çıkartır küçük deri çantasından. Kız hemen sorar, meraklı olduğundan dayanamaz: -Bu hediye kimin, der ve adamdan kendisine almış olduğunu söylemesini umut eder. Adam biraz durduktan sonra her zaman ki o kendinden emin, gözlerini kısarak gülümsemesiyle cevabı yapıştırır: -Senin hediyen ya, sana aldım, der. Kadın: -Daha sonra açacağım, der ve çantasına gözlük kutusuyla beraber güzelce yerleştirir sevmiş olduğu adamdan gelen hediyeyi. Havaalanından çıkan iki güzel insan. İki farklı yürek. Ve birbirinden saklanarak, yakalanma korkusuyla atılan o kaçamak bakışlar... Şen şakrak kahkahalar...

    Kadın 3 yıldır Ankaradadır, ama yine de kaybolmamak adına metroya doğru yürümeye başlarlar. Sadece 1 durak sonra metroda bir ses yankılanır 'KOLEJ' diye bir ses duyulur. Ama tüm metro vagonlarında yankılanır bu ses. Kadın: - Hadi burada iniyoruz, der ve otomatik açılan kapıdan beraber inen cekingen çiftimiz metronun merdivenlerinden gün ışına doğru tırmanırken, sohbete başlarlar... Kadın: -Eeee, yolculuk nasıldı? diye sorar adama. Adam: - Fena değildi, sadece sabah erken kalktım o kadar, yoksa herşey gayet güzel ve herşey yolunda, der yine o sevimli yüzündeki gülümsemeyi ihmal etmez.. Çekingen çiftimizi havaalanından beri izleyen yaşlı amca, kendi kendine mırıldanarak: -Ahhh ahhh, aynı benimle rahmetli hayatımın anlamı kadınımın genç halleri... Allah sizleri mutlu etsin, diye de ekler. Ve vefat eden hayat arkadaşını, ilk aşkını, yürek sızısını, mutluluğunu, hüznünü, gülümseme sebebi olan eşini özlediğini bir kez daha hatırlar. Merdivenlerden yukarı doğru çıkan iki güzel insan gözden kaybolurken arkadan yavaş yavaş merdivenlerden çıkmaya devam eden yaşlı amca tekrar derin bir ahh çeker ve susar...
     
  2. YoRuMSuZ
    Avare

    YoRuMSuZ Biz işimize bakalım!

    Katılım:
    7 Haziran 2006
    Mesajlar:
    24.415
    Beğenileri:
    7.324
    Ödül Puanları:
    11.330
    Cinsiyet:
    Bay
    Banka:
    8.714 ÇTL
    Ben ilkbahar aşklarını bilirdim. Demek ki kasım aşkları da bir başkaymış. :)
     
    ~Esinti~ bunu beğendi.
  3. ~Esinti~

    ~Esinti~ Usta

    Katılım:
    15 Kasım 2015
    Mesajlar:
    574
    Beğenileri:
    1.463
    Ödül Puanları:
    3.330
    Cinsiyet:
    Bayan
    Kasım aşkları unutulmazlığı simgeler.. öyle bir içine işler ki çıkarıp atamazsın.. sonra hüzün gelir de gelir yüreğinde sonbaharı yaşarsın.. bitti dediğin an yeniden başlar adı kasım aşkı..
     
    SAHRA_BUSE, YoRuMSuZ ve bivatandaş bunu beğendi.
  4. YoRuMSuZ
    Avare

    YoRuMSuZ Biz işimize bakalım!

    Katılım:
    7 Haziran 2006
    Mesajlar:
    24.415
    Beğenileri:
    7.324
    Ödül Puanları:
    11.330
    Cinsiyet:
    Bay
    Banka:
    8.714 ÇTL
    Çok tecrübesizim bu konuda. Sıcak ayları severim ben. :)
     
    SAHRA_BUSE ve ~Esinti~ bunu beğendi.

Sayfayı Paylaş