1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Kaybetmek Zorunda mıydım Seni?

Konusu 'Aşk' forumundadır ve ~meLek~ tarafından 20 Ağustos 2013 başlatılmıştır.

  1. ~meLek~
    Cadı

    ~meLek~ GalataSaray'ım

    Katılım:
    15 Temmuz 2013
    Mesajlar:
    3.052
    Beğenileri:
    188
    Ödül Puanları:
    3.330
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Öğrenci (:
    Yer:
    Napcan geLcenmi ki?
    Banka:
    109 ÇTL
    Kaybetmek zorunda mıydım seni? Avuçlarımın arasından kayıp gitmek zorunda mıydın ben farkında olmadan? Oysa olabildiğince sarıp sarmalamıştım seni, sırf kaybetmemek için... Bir daha gitmeni, benden uzaklaşmanı engellemek için. Fazla mı zarar vermiştim ki sana seni korumaya çalışırken? Öyle olmalı... Yoksa neden beni bırakıp gidesin ki?
    Seni sevdiğim, sana taptığım ve senden ayrılmak istemediğim için mi? Sanmıyorum... Biliyorum insanların kendilerine değer veren kişileri bırakıp gitmeyeceklerini... Biliyorum sevildiği kadar mutlu olacaklarını ve mutlu olmak için sevenlerinin yanında kalacaklarını... Ama sende öyle olmamıştı bunu da biliyorum. Sana değer verdiğim kadar uzaklaşmıştın benden.

    Uzaklaştığında daha sıkı sarmıştım seni ince parmaklarımla... Ama sen, ben seni sardıkça daha da uzaklaşmıştın benden. Bir kez kaybetmiştim zaten seni. Bunun bir kez daha olmasına izin vermeyecektim, vermemeliydim. En azından bu benim kendime verdiğim sözdü. Hesaba katmamıştım benden ne kadar nefret ettiğini. Hesaba katmamıştım başkalarını. Hesaba katmamıştım senin ona olan sevgini, onu ve onun sana olan sevgisini. Bu aşka başlarkan hiç bir şeyi hesaba katmamıştım ki... Bir yılanın zehirinin insan vücudunda sinsice ilerlemesi gibi sende öyle ilerlemiştin bedenimde, farkında olmadan kabul etmişti kalbim seni ve daha sonra vücudum... Karşı koyamamıştım sana hiç bir zaman. Elimde değildi ki bu. Ahh, elimde olsa şimdi bu halde olmayı ister miydim? İster miydim dokunuşlarını, tenime kondurduğun öpücükleri? İster miydim sanıyorsun belime doladığın kollarını, elime kenetlediğin ellerini? Peki ya sen? Sen bir kızı arkanda gözü yaşlı bırakıp gitmeyi ister miydin? Kendini onun kollarına bırakıp, ardından onu üzmeyi göze alarak bir başkasının kollarına atlamayı ister miydin? İstemezdim deme... Seni üzmeyi göze alamam deme bana... Burada senin için ağlarken bana bu sözcükleri sarfetme. Yazık... Bana değil, sana yazık.

    Yapmak istemediğin şeyleri yaptığın, beni istemediğin halde böyle bırakıp gittiğin için sana yazık. Ama mutlusun değil mi? Mutlusun... Ona seni bırakmamasını söyleyecek kadar, onu kaybetmekten korktuğun kadar mutlusun.
    Sen, yaşadıkların kadar mutlusun aslında. Peki ya ben? Beni bırakmamanı söyleyemeyecek kadar, seni kaybetmekten korktuğum kadar mutsuzum. Mutsuzum çünkü yaşadıklarım, yaşamak istediklerim değil. Yaşadıklarım sensizlik, yaşamak istediğimse sadece sensin... Ve ben yaşayamadığım kadar mutsuzum.

    Biliyor musun seni her gördüğümde gözlerinde dalıp gitmenin verdiği acıyı?
    Sen hiç benim gibi sevdin mi ki bunu bileceksin? Hiç sevdiğinin gözlerinde kaybolduğunda bunun verdiği acıyı tattın mı ki? Hiç, onun seni sevdiğini düşünüp sonradan bir başkasıyla gittiğini farkettin mi? Ben farkettim...

    Bir başkasıyla gittiğini, beni mutlu eden öpücüklerin artık başkasını mutlu ettiğini fark ettim ve sen yine birini mutlu ederken diğerini mutsuz etmiştin. Tıpkı beni mutlu ederken, bana değer verenleri mutsuz ettiğin gibi. Beni mutlu mu etmiştin? Ben böyle daha mı mutluydum? Ahh, beni bırakıp gidişin, gözlerime baka baka başkasını sevdiğini söyleyişin...

    Özledim... Beni sevdiğini bana anlatışını özledim. Elimi tutuşunu, öpüşünü, sarılışını en önemlisi başımı omzuna yasladığımda duyduğum o kokuyu özledim... Parfümünü alıp her gece yastığıma sıkmak ve ona senmişsin gibi sarılmak... Bunun bir insana ne kadar acı verdiğini bilebilir misin?
    Anlayabilir misin her gece gözlerimden süzülen yaşların aslında seni ifade ettiğini? Görebilir misin gözlerimdeki aşkı, aşkımın içindeki seni? Ben görüyorum işte... Senin gözlerindeki yaşların bir başkasını ifade ettiğini görüyorum... Aşkının içindeki 'onu' görüyorum ve bunlar biraz daha gözlerimden akmana sebep oluyor. Anla artık... Bu gözyaşlarının sen benim olmadan yitip gitmeyeceğini anla! Biliyorum benim olmadan asla rahat edemeyeceğim. Biliyorum, sana eskisi gibi sarılamadan, dudaklarına dokunamadan, kokunu içime çekemeden buralardan gidemeyeceğim... Biliyorum sen bana sevdiğini söylemeden ben seni terketmeyeceğim...

    Alıntı
     

Sayfayı Paylaş