1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Kayseri El Sanatları

Konusu 'İl İl Türkiye' forumundadır ve Çağlayağmur tarafından 13 Nisan 2013 başlatılmıştır.

  1. Çağlayağmur
    Hoşgörülü

    Çağlayağmur ... Süper Moderatör

    Katılım:
    15 Aralık 2010
    Mesajlar:
    15.093
    Beğenileri:
    4.417
    Ödül Puanları:
    11.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Yer:
    Ankara
    Banka:
    811 ÇTL
    El sanatları, kültürel varlığımızın en önemli göstergelerinden biridir. Ülkemizin birçok yerindeki gibi Kayseri'de de "babadan oğula" ya da "ustadan çırağa" geçerek yüzlerce yıldır sürdürülegelmiş kimi el sanatları, günümüzde de halen varlığını korumaktadır. Ancak teknolojik gelişim ve sanayileşmenin etkisiyle fason üretime dönüşen birçok ihtiyaç maddesinin gündelik hayatta daha çok tercih edilir hale gelmesi, bu ürünlere dair el sanatlarının bazılarını da tamamen yok olma tehlikesiyle karşı karşı karşıya bırakmıştır. Kayseri'de üretilen el dokuması halılar ve el yapımı bakır malzemeler değerini hala korumaktadır.
    Kayseri kültürünün bir parçası olan ve geçmişte ekonomik hayata yansıyan geleneksel el sanatlarının çoğu kaybolmuştur. Örneğin deri işlemeciliği yüzyıllar boyunca Kayseri için önemli bir gelir kaynağı olmuştur. Evliya Çelebi Kayseri'yi ziyaretinde konu ile ilgili olarak şunları yazmıştır: "Dağlarda mazısı gayet bol olduğundan, debbağları onunla keçi derisini işlerler. Öyle bir sahüiyanı olur ki, sanki altın sarışıdır. İçinde insanın yüzünün rengi görünür. Hatta halk ağzında "Kayseri sahtiyanı gibi gıcır gıcır öter" diye darb-ı mesel olmuştur. Pabucu, mesti, içi darâyalı sarı, tatlı çizmesi bir yerde yoktur. Bütün vezirlere hediyeler gider" (Evliya Çelebi, 1970). Bununla birlikte, yüzlerce yıldır sürdürülen kimi el sanatları, günümüzde de halen varlığını korumaktadır.


    [​IMG]


    Halıcılık

    Kayseri, 1985 yılında ihraç ürünleri listesinin ilk sıralarına halıyı koyabilmiştir. Şehirde makine halıcılığının son 20 yılda başlamasına karşılık, el halıcılığının tarihi binlerce yıl öteye gidebilmektedir. Selçuklularla doğudan getirilen el halıcılığı, Kayseri’de daha da gelişerek kendisine göre bir motif stili kazanmış ve gelişmiştir.

    Buradaki halıcılıkta iki önemli husus vardır: Birisi, Bünyan halısı tabiriyle klasik el halıcılığı içerisinde, Kayseri halısının sahip olduğu yerdir. Bu halılar sık dokuma ve ince kesimle oldukça yüksek kaliteye ulaşır. Yahyalı yöresinin halısı ise tabii boyayla özellik kazanır biraz daha kalın dokuma ve kalın kesimlidir. Bu halıların en büyük özelliği kullanıldıkça boyasının parlaması ve halıda kalitenin böylece yükselmesidir.

    Türkiye'de makine halıcılığını ciddi bir sektör haline getiren Kayseri müteşebbisi, bu atılımına rağmen, el halıcılığını etkileyememiştir. Tahmini rakamlara göre, şehirde ve kazalarıyla buralara bağlı köylerde 100 binin üzerinde de halı tezgahı bulunmaktadır. Bu tezgahlarda yılda binlerce halı imal edilerek piyasaya arz edilmektedir.

    Kayseri’de, birçok ailenin temel geçim kaynağı olan halıcılık, giderek şahsi imalattan toplu imalata yönelmeye başlamıştır. Bu konuda, çeşitli kooperatifler kurulmuştur. Bunların yanında, şirketleşen bazı kişiler, özel teşebbüsün halıcılıktaki payını daha da arttırmaya başlamışlardır.

    Dokunan el halıları artık, şehri gezmeye gelen turistlere satılmakla kalmamaktadır: Çeşitli kuruluşlar kanalıyla, saf ipekten, floştan, yünden yapılan halılar, topluca dış pazarlara gönderilmektedir. Bugün Avrupa ve Amerika’da Kayserili işadamlarının açtığı çeşitli halı mağazaları bulunmaktadır.

    Ülkedeki ekonomik sıkıntılar, iç pazarda makine halısına ilgiyi arttırırken, dokuma halısı kendisini dış pazara zorlamak durumunda kalmış ve bu yolla da ülkeye önemli bir döviz kaynağı sağlamıştır. Bu kaynaktan en iyi şekilde faydalanan illerden birisi de Kayseri’dir. Kayseri, bu yöndeki bir sıralamada ilk beş içinde yer alabilmektedir. Çünkü, Ankara, İstanbul ve İzmir gibi büyük merkezlerde de Halıcılığı dış pazarlara sevk eden Kayserili halıcılar bulunmaktadır.



    [​IMG]

    Bakırcılık

    Kayseri'de 1950'li yılların sonlarına dek bakır işlemeciliği önemli el sanatları arasındaydı. Bakır işlemeciliği, bakıra dilenen şekli vermek, çekiç kullanımına dayanmaktaydı. Sanayi Çarşısı kurulmadan önce bakırcılık şehir içinde Kazancılar Çarşısındaki atölyelerde sürdürülmekteydi. Daha sonra şehirde ilk sanayi sitesinin kurulması ile bakırcılar da buraya taşındılar. 1950'lerdeıı itibaren bakır işlemeciliğinde yeni unsurlar ortaya çıkmıştır. Bu dönemde, otomatik çekiç ve merdaneleme işlemi başlamıştır. 1960 yılından başlayarak bakır mamulleri ve bakır işlemeciliği hızla azalmaya başlamıştır. Bunda hammadde şeklindeki bakırın giderek azalması ve fiyatını yükselmesinin çok önemli rolü vardır. İşte bu yıllarda piyasada alüminyumun yaygınlaşması, bu el sanatının zaman içinde ortadan kalkmasına neden olmuştur.

    Kayseri'de yapılan bakır kaplardan, ibrikler, güğümler, siniler, leğenler ve mutfakta kullanılan çeşitli kaplar, evlerdeki günlük kullanımdaki eşyalardı. Bunlar satışı ise yalnızca Kayseri'ye değil, çevre illere de olurdu. Ancak bu el sanatı günümüzde neredeyse tümüyle ortadan kalkmıştır.
     

Sayfayı Paylaş