1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Keşke mi - İyiki mi? Ne dersiniz?

Konusu 'Okunası Yazılar' forumundadır ve MeRciMeK tarafından 27 Temmuz 2011 başlatılmıştır.

  1. MeRciMeK
    Masum

    MeRciMeK V.I.P V.I.P

    Katılım:
    20 Mayıs 2009
    Mesajlar:
    9.073
    Beğenileri:
    1.872
    Ödül Puanları:
    7.230
    Banka:
    428 ÇTL


    Dünya ne kadarda garip, bazıları yanındakilerin kıymetini bilmiyor, bazıları ise uzaktakini önemsiyor.

    Gözden ırak olan gönülden de uzak olanın tam tersine, belki de birinin yanında yöresinde ve hatta gözü önünde olmak, zaman zaman aynı yerde bulunmanın verdiği rehavetle; ilgisizlik, yorgunluk ya da ne... bileyim içine yerleşen yılların alışkanlığına ya da belki çekilmezliğe dönüşüyor.

    En garibidir; birlikteliklerde yaşanan alışkanlıklar Alışkanlıktır, biri bir diğeri için mecburiyetidir, bir nevi de olması gereken ama ara sıra olmasa da ne güzel olandır! Ama alışmıştır ya artık… Yapacağı bir şey de yoktur.

    Tüm hayatımızın % 90’ında süren bu alışkanlık zaman zaman gelecekteki keşkeleri öyle bir biriktiriyor ki, artık çentik atacak yer kalmıyor yüreğinizde. Atacak yer kalmıyor da bunun farkına varabiliyor muyuz sizce? HAYIR…
    Bunu ne zaman anlayacağımızda hepimizin bildiği gibi o malum zaman… O insanı kaybettiğimizde ancak. Sonra yüreğinizden kopup gelen o kelimeler dökülüyor dudaklarınızdan KEŞKE…


    Keşke babama söylemeseydim o sözü…
    Keşke burada olmasaydım
    Keşke tanımasaydım onu…
    Keşke gitmeseydim…
    Keşke o okulda olmasaydım
    Keşke dönmeseydim bu şehre…
    Keşke… Keşke… Keşke…

    "Keşke" nin panzehiri "İyi ki" dir,
    İlki ne kadar pısırıksa ikinci o denli yiğittir.
    "Keşke" li cümlelerde nasıl yaşanmamışlığın, yarım kalmışlığın o ezik tuzu kuruluğu varsa "iyi ki" lilerde de göze alabilmişliğin, riske girebilmişliğin, tadına varabilmişliğin mağrur yaraları kanar…
    "Keşke"cilerin hayatı kasvetli bir pişmanlıklar mezarlığıdır.

    "İyi ki" öyle mi ya!
    Onda yara bere içinde de olsa, yana yana ama doyasıya yaşamış olmanın iç huzuru ve haklı gururu haykırır.

    İyi ki sevmişim onu…
    İyi ki buradayım…
    İyi ki tanımışım o güzel dostu…
    İyi ki evlenmişim onunla
    İyi ki doğurmuşum sizi…
    İyi ki ailem sizsiniz…
    İyi ki bu mesleği seçmişim
    İyi ki… İyi ki… İyi ki…


    Haykırabiliyor muyuz? İyi ki evet İyi ki diyebiliyor muyuz? Bir sorun bugün kendinize. Hangisi fazla hayatımızda, hangisi çok. Bin pişman olup dostluğa, aşka, hayata, annemize, babamıza, sevgimize, çocuklarımıza dair yaşadığımız keşkeleri…

    Sonra bir de o inanılmaz ve anlatılmaz tat da yaşanan iyi ki’ leri…

    Hayatınızda keşkelere yer vermemeniz ve iyi ki’ lerin o anlatılmaz güzelliğini yaşamanız dileğiyle...


    .. Alıntı ..

     

Sayfayı Paylaş