1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Kevin Spacey Fowler

Konusu 'Tiyatro / Sinema' forumundadır ve e-PaCk tarafından 24 Kasım 2008 başlatılmıştır.

  1. e-PaCk

    e-PaCk Forum Gururu

    Katılım:
    12 Ekim 2008
    Mesajlar:
    2.481
    Beğenileri:
    44
    Ödül Puanları:
    1.880
    Banka:
    331 ÇTL
    Amerikalı aktör, yönetmen ve yapımcı. Gerçek adı Kevin Spacey Fowler’dır. Karakter oyuncusu Spacey, tiyatro ile başladığı sanat yaş¤¤¤¤¤ sinema kariyerinde rol aldığı birbirinden iddialı filmlerle devam etti. Sam Mendes’in yönetmenliğini yaptığı American Beauty isimli filmdeki rolüyle en iyi erkek oyuncu oskarını kucaklayan aktörün önemli filmlerinden bazıları, The Usual Suspects, Se7en, L.A. Confidential, The Negotiator ve The Life of David Gale’dir.

    26 Temmuz 1959’da South Orange, New Jersey, Amerika’da dünyaya geldi. Babası Thomas Geoffrey Fowler yazar, annesi Kathleen Spacey ise sekreterdi. 2 kardeşi olan Spacey’in babası American Nazi Party üyesi olduğu suçlamaları yüzünden işsiz kalınca 1963’te ailece Southern California’ya taşındılar. Kız kardeşinin ağaç evini yaktığı için Northridge Military Academy’ye gönderilen Spacey, daha sonra Chatsworth’ta bulunan Chatsworth High School’a devam etti. Okulda sahnelenen The Sound of Music’te de rol alan Spacey, mezun olduktan sonra uzun yıllar boyunca stand-up komedyen olmak için çalıştı. New York’taki Juilliard School’da 1979’dan 1981’e kadar drama eğitimi alan Spacey, bu dönemde birkaç kez stand-up performansı gösterdi.

    İlk profesyonel sahne deneyimi, New York Shakespeare Festival’de Henry VI adlı oyunda canlandırdığı haberci rolü olan Spacey’in, ilk Broadway deneyimi ise Ibsen’in “ Ghosts ” adlı oyununda gerçekleşti. Oyunda, dünyaca ünlü yönetmen Ingmar Bergman’ın vazgeçemediği aktris Liv Ullman ile birlikte rol alan aktör, 1984 yılında yönetmenliğini Mike Nichols’ın yaptığı Hurlybury’de sergilediği üstün performansla dikkatleri üzerine çekti.

    Bilinçli olarak zor rolleri seçen Spacey, henüz kariyerinin başındayken, Al Pacino’nun çıkarıldığı “National Anthems” adlı oyunda onun rolünü kapmayı başararak performans gösterdi. Daha sonra vereceği bir röportajda o zamanki şansını her defasında şükranla andığını belirtecek olan aktör konuyla ilgili olarak şunları söyleyecekti:

    ''Şimdi, Al Pacino’dan sonra ilk aklıma gelen kişi kendim değilim ama birlikte aynı işi yaptığımız için kendimi şanslı görüyorum.''

    1986’da usta oyuncu Jack Lemmon ile aynı sahneyi paylaşma fırsatı bulan aktör, bir Broadway klasiği olan “ Long Day’s Journey Into Night ” adlı oyunda rol aldı. Performansıyla Katharine Hepburn gibi birçok oyuncudan ve eleştirmenden övgüler alan Spacey’in ilk film tecrübesi ise yine aynı yıl gösterime giren “ Heartburn ” adlı filmle oldu. “The Murder of Mary Phagan”, “ Wiseguy ” gibi TV dizilerinde oynadıktan sonra Sigourney Weaver, Melanie Griffith ve Harrison Ford’un başrollerini paylaştıkları Mike Nichols’ün oskarlı filmi Working Girl’de rol alan Spacey, ilk göz ağrısı olan tiyatroyu da yabana atmıyordu. 1991’de rol aldığı Neil Simon’ın “ Lost in Yonkers ” adlı oyunuyla Tony ödülünün sahibi olan Spacey, Henry and June Darrow, Glengarry Glenn Ross ve The Ref gibi filmlerde ikinci derecede rollerde sinema izleyicisiyle buluştu.

    Filmografisinde her zaman oldukça önemli bir yerde duracak olan ve yönetmenliğini Bryan Singer’ın yaptığı The Usual Suspects’te canlandırdığı Verbal karakteriyle en iyi yardımcı erkek oyuncu oskarının sahibi olan Spacey’i artık tüm dünya tanıyordu. Nitelikli yapımlarda rol alan aktör, aynı yıl seri katil John Doe’yu canlandırdığı ve gişe başarısı büyük olan David Fincher filmi Se7en’da yeteneklerini konuşturduktan sonra, Hollywood’un en çok aranan oyuncularından biri haline gelmişti.
    Se7en’ı A Time to Kill, L.A. Confidential, Midnight in the Garden of Good and Evil, It's Tough to Be a Bug, The Negotiator ve Hurlyburly gibi yapımlar takip etti ve Spacey 1999’da ona en iyi erkek oyuncu dalında oskar kazandıracak, hayatının en unutulmaz rollerinden biri olacak American Beauty’deki oyunculuğuyla tüm dikkatleri üzerine çekmeyi başardı. Akademi gecesine annesiyle giden aktör, ödülünü Jack Lemmon’a ithaf etti.

    Empire dergisi tarafından son on yılın en iyi aktörü seçilen Spacey’i Entertainment Weekly de en iyi 25 oyuncu arasında göstermişti.
    Aynı yıl Lesley Stahl’ın CBS’teki 60 Minutes isimli programında cinsel tercihleri ile ilgili sorulara bunları konuşmanın anlamsız olduğunu düşündüğünü söyleyerek yanıt veren Spacey’in eşcinsel olduğuna dair fotoğraflar tabloid gazete The Star’da yayınlandı. Aktör aynı yıl Playboy’a verdiği röportajda dedikoduların tamamen yalan olduğunu açıkladı.

    Demokrat Parti’yi destekleyen ve Bill Clinton’la yakın arkadaş olan Spacey, partiye 42,000 dolarlık yardımda bulundu. Aktörün Legacy isminde labrador cinsi bir köpeği bulunmaktadır.

    Spacey oyunculuğun yanı sıra yönetmenlik ve yapımcılık da yapmaktadır. 1996’da Albino Alligator, 2004’teyse Beyond the Sea filmleri için kamera arkasına geçen aktör, en son Superman Returns’in yeni versiyonu Superman Returns’te rol almıştır. Oyuncu halen post prodüksiyon aşamasında olan yeni filmleri 21 ve Fred Claus’te oynamıştır.
     
Benzer Konular:
Yüklüyor...

Sayfayı Paylaş