1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Kibele Kimdir? Mitolojide Kibele

Konusu 'Mitoloji' forumundadır ve ZeyNoO tarafından 26 Ocak 2012 başlatılmıştır.

  1. ZeyNoO
    Melek

    ZeyNoO ٠•●♥ KuŞ YüreKLi ♥●•٠ AdminE

    Katılım:
    5 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    58.480
    Beğenileri:
    5.783
    Ödül Puanları:
    12.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Muhasebe
    Yer:
    ❤ Şehr-i İstanbul ❤
    Banka:
    3.063 ÇTL
    Kibele Kimdir? Mitolojide Kibele

    Kibele veya Kybele (Magna Mater, Mother of the Gods), Anadolu kökenli bir ana tanrıçadır. Ana tanrıça inancı, birçok kültürde farklı isimlerle yer alır. Yunan anakarasında Rhea[1], özellikle Roma dönemi Mısır kültüründe İsis ve yunan adaşı gibi bekaretle değil, doğurganlık ve bereketle ilişkilendirilen Efes Artemis'i (İyon Kibelesi)[2], belli başlı ana tanrıça figürleridir.

    Ana tanrıça kültü

    Tarihte, Akdeniz çevresinde, Asya'da ve kuzey ülkelerinde birçok kültür ve uygarlıkta çeşitli isimlerle anılan bir Ana Tanrıça ile karşılaşmak mümkündür. Anadolu'da yapılan kazılar, ana tanrıça figürünün M.Ö. 6500 - 7000'lere kadar dayandığını ortaya çıkartmıştır. Analığı, üremeyi, dişiliği, hayatın sürmesini ve dolayısıyla bereketi simgeleyen tanrıça, ayakta, oturmuş ya da uzanmış olarak betimlenir; düzgün vücüdu her zaman tasvir konusudur.

    Heykellerin bir bölümünde doğum yaparken görülür. Otururken ya da doğum anındaki bazı heykellerde yanında iki leopar veya aslan bulunur. Ana tanrıçanın kutsal hayvanı olan leopar, hayvanların kraliçesi olduğunu ve doğa üzerindeki sınırsız egemenliğini simgeler. Bazen kollarında, çeşitli efsanelere göre tanrıçanın hem çocuğu, hem de sevgilisi olan Attis'i taşır.

    Anadolu'da

    Kibele figürünün kökeni Anadolu'da çok eski dönemlere dayanır. Örneğin Hitit ve Hurriler tarafından tapınılan Kubaba, tartışmalı da olsa, çok sonraları oluşacak Kibele'ye öncülük eden figürlerden biri sayılır. Örnek iddia (Ana tanrıça Kibele Ana da Çumralıdır. Yani Çatalhöyük'lü) En yaygın kullanımı Frig uygarlığındadır. Frigya mitolojisinde bir ana tanrıça olan Kibele'ye genellikle dağ zirvelerinde tapınılırdı. Doğa ile özdeşleştirilmiş, özellikle bazı vahşi hayvanlarla ilişkilendirilmiştir.

    Anadolu'da çok sayıda Kybele anıtı vardır. Afyon-Eskişehir civarında yeralan açıkhava tapınaklarında niş içinde, iki yanında arka ayakları üzerinde duran birer aslan duran bir ana tanrıça kabartması bulunur. Ana tanrıçaya tapınmaya gelenlerin, bereket ve doğurganlıktan pay almak için Kybele'nin ve aslanların üreme organlarına dokunarak aşındırdıkları görülmektedir.

    Frigya'da Kibele Kültü

    Anadolu'da Kibele'yi baş ilahe olarak kabul eden bir topluluğun vecde dayalı bir organizasyon biçimini Frigyalılar döneminde kazandığı sanılmaktadır. Eski metinler Koribantlar denilen Frigyalı Kibele rahiplerinin psişik yeteneklere sahip olduklarını, tılsımlı taşlar kullandıklarını ve kendilerini hadım ettiklerini bildirmektedir. Enerjik etkinliğe sahip olduklarına inanılan bu tılsımlı taşlardan en ünlüsü vaktiyle Pessinus'ta bulunan, Kibele kara-taş'ı olarak bilinir.friglerde bereket ve çoğalmanın simgesi olmuştur.bu inanınç daha sonra yunanlılara geçmiştir.

    Diğer uygarlıklar

    Kybele inancı daha sonraki uygarlıkları da büyük ölçüde etkilemiştir. Özellikle Yunan ve Roma mitolojisinde, Frigya dönemindeki bazı tapınma ritüelleri aynı formda kültik olarak devam etmiş, Kibele'nin özellikleri farklı tanrı ve tanrıçalarda yeniden hayat bulmuştur. Bunun en bilinen örneği Yunan mitolojisindeki Artemis'tir; Artemis Roma mitolojisinde Diana adını almıştır.

    Kybele, edebiyatta en çok sözü edilen tanrıçalardan biridir. Özellikle Romalı yazarlar Kybele'den çok sık bahsetmişlerdir.

    Mitoloji

    Doğumu


    Kybele, Zeus'un rüyasında gördüğü ve kedisine hakim olamayacak kadar etkileyici bir varlıktır. Aslı tanrıça değildir. Çift cinsiyetlidir yani iki cinside etkisi altında tutabilecek kadar cazibelidir. Zeus un rüyası gerçeğe döner ve Kybele ortaya çıkar. Zeus Kybele nin tehlikeli olduğunu bildiği için öldürülme taraftarıdır ama Afrodit böyle güzellikteki bi varlığın öldürülmesine izin vermez sonuçta Kybele nin erkeklik organı hadım edilir bu organ düştüğü yerden badem ağacı olur ve bu ağaç ilk mahsülde toprağa düşen meyvesinden bi erkek dogar. bu dogar dogmaz keçiler arasında kalır ve kendini keçi sanar. Bir çiftçinin bunu fark etmesi üzerine çiftçi ona insan olduğunu söyler. ve şart koşup kızıyla evlendirir. bir süre sonra kybele kendi parçası olan bu erkeği bulur ve kendi yanına almak ister ama çiftçi vermez Kybele de hem çiftçiyi hem de kendi parçasını zehirler. Bu olayla Kybele Amazon kadınlarının temsili olmuştur.

    Attis ve Kibele

    Attis, Kibele'nin, aşığıdır, çıldırır ve erkeklik organını keser. Toprağa dökülen kanlardan menekşeler doğar. Attis'in acısını gören Kibele onu çam ağacına dönüştürerek acısını dindirir. Kibele rahiplerinin erkeklik organlarını kesmeleri gelenek olur.

    Roma

    Romalılar, bir türlü Kartacalıları yenilgiye uğratamaz. Kahinler aracılıyla zaferin ancak Frigyadaki Pessinus Kibele tapınağınından, tanrıçanın kara heykelini Roma'ya getirebilirlerse mümkün olacağını öğrenirler. Romalılarda taşı ve beraberinde getirdiği Kibele kültürünü Roma'ya taşırlar.
     

Sayfayı Paylaş