1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Kimler Geldi,Kimler Geçti...

Konusu 'Nostalji' forumundadır ve MRMİC tarafından 25 Kasım 2008 başlatılmıştır.

  1. MRMİC

    MRMİC Uzman

    Katılım:
    28 Eylül 2008
    Mesajlar:
    1.104
    Beğenileri:
    49
    Ödül Puanları:
    1.130
    Yer:
    İstanbul
    Banka:
    238 ÇTL
    EROL TAŞ

    1926 - 1998


    Tanrı vergisi, akıl almaz bir oyuncu kumaşına sahipti. "Kötü Adam" klasmanında şüphe yok ki bütün zamanların en önemli karakter oyuncularındandı Erol TAŞ...

    [​IMG]Henüz iki yaşında iken, babası Hamza Bey'in ölümü üzerine annesi Nazife Hanım ile birlikte İstanbul'a taşındı. Okul çağında olmasına rağmen ailesine yardım etmek için okuldan ayrıldı ve çeşitli mesleklerde çalıştı. Bunların arasında hamallık, tezgâhtarlık sayılabilir. O dönem aynı zamanda boksörlük de yapan Taş, 1947 yılında İstanbul ve Türkiye ikinciliğini kazandı. Yine o yıl askere gitti ve üç yıl askerlik görevini yaptı. Askerden dönünce Cankurtaran’da bir iplik fabrikasında çalışmaya başladı...

    Erol Taş’ın sinemaya tesadüf sonucu girişi de o sıralarda oldu. Sinemaya tesadüfi girişini şöyle anlatır sanatçı: "Lütfi Akad o bölgede bir film çekiyordu. Biz de işten kaytarıp çekimleri izliyorduk arkadaşlarla. Günlerce süren çekimlerden birinde mahallede oturan birkaç serseri, film ekibine musallat olup onları rahatsız etmeye başladı. Film ekibini korumak için birkaç arkadaşımla birlikte, serserilerle kavgaya giriştik ve Lütfi Bey'in yanında onlara bir güzel dayak çektik. Serseriler toz oldu tabi. Lütfi Akad daha sonra haber göndermiş bana, 'Bir kavga sahnesi var, gelsin oynasın' diye. Böylece sinema hayatım başladı. Filmdeki rolümü diğer yönetmenler de beğendi ve ardı ardına teklifler gelmeye başladı."

    Yaklaşık 200 filmde irili ufaklı çeşitli roller alan Erol Taş, 8 Kasım 1998 günü, Samatya SSK Hastanesinde hayata gözlerini yumdu...
     
    Son düzenleyen: Moderatör: 15 Mayıs 2016
  2. MRMİC

    MRMİC Uzman

    Katılım:
    28 Eylül 2008
    Mesajlar:
    1.104
    Beğenileri:
    49
    Ödül Puanları:
    1.130
    Yer:
    İstanbul
    Banka:
    238 ÇTL
    Adile Naşit
    17 Haziran 1930 -11 Aralık 1987


    [​IMG]Asıl adı Adile Keskiner'dir. Bunun yanı sıra Adoş, Adile Ana, Masalcı Teyze diye de bilinirdi. Özgün adı ise Adela'dır.

    Tiyatrocu bir aileden gelen Adile Naşit'in babası ünlü komedyen Komik-i Şehir Naşit, annesi de Ermeni tiyatro oyuncusu Amelya Hanım'dır. Ağabeyi Selim Naşit ve 1950'de evlendiği eşi Ziya Keskiner'de tiyatro sanatçısıdır. Sinema dünyasında, Rıfat Ilgaz'ın ünlü eseri Hababam Sınıfı'ndan uyarlanan filmlerdeki müstahdem Hafize Ana rolü ile olduğu kadar, Münir Özkul ile karşılıklı oynadığı filmlerdeki "Anne" rolleriyle de ünlenen Adile Naşit 11 Aralık 1987'de doğduğu şehir olan İstanbul'da 57 yaşındayken bağırsak kanseri sonucu hayata gözlerini yumdu.

    İstanbul Karacaahmet mezarlığında Eşi Ziya Keskiner ve oğlu Ahmet Keskiner ile birlikte yatmaktadır.
     
    Son düzenleyen: Moderatör: 15 Mayıs 2016
  3. MRMİC

    MRMİC Uzman

    Katılım:
    28 Eylül 2008
    Mesajlar:
    1.104
    Beğenileri:
    49
    Ödül Puanları:
    1.130
    Yer:
    İstanbul
    Banka:
    238 ÇTL
    BARIŞ MANÇO

    1943 - 1999


    Barış Manço, 2 Ocak 1943 tarihinde, İstanbul’da Dünyaya geldi. Üç kardeşi var. Annesi Rikkat Hanım, Türk Sanat Müziği sanatçısıydı. Aileden gelen yeteneğiyle ortaokul öğrenimi aldığı yaşlarda müzikle ilgilenmeye başladı. Küçüklüğünde kendi kendine gitar çalmaya başlamış olan Barış Manço annesinden piyano dersleri alarak tekniğini ve müzik bilgisini geliştirdi. Liseye Galatasaray Lisesi’nde başladı.

    [​IMG]Müziğe Galatasaray Lisesi’nde başlayan Barış Manço arkadaşlarıyla birlikte iki grup kurdu. Kurduğu ilk grubun adı “Kafadarlar”, ikincisi ise “Harmoniler”di. Daha sonra Şişli Terakki Lisesi’ne geçiş yaptı.

    Liseden sonra Belçika Kraliyet Güzel Sanatlar Akademisi’nde 1963 - 1971 yılları arasında resim, grafik ve iç mimari okudu. Bu okuldan birincilikle mezun olup altın madalya aldı. Belçika’da “Les Mistigris” adında bir grupta yer aldı. “Les Mistigris”le beraber iki yıl içerisinde Paris Olympia’da konser verdi. 1964 yılında Paris’te iki 45’lik plak çıkardı.

    1969 baharında “Dağlar Dağlar”la büyük bir çıkış yaptı. Albüm beş ayda 700.000 adet satışa ulaştı. Bu çalışma, sanatçıya Altın Plak Ödülü’nü de kazandırdı. 1971 yılında Moğollar'la çalıştı. Askerliğini Polatlı'da asteğmen olarak 1971 - 1973 yılları arasında yaptı. 1973'de Kurtalan Ekspres’ini kurdu. İlk klibini yine aynı yıl “Hey Koca Topçu”ya çekti. 1975’te ilk albümü “2023”ü yaptı.

    1980 yılında Altın Orfe’de “Nick The Chopper” ve “Ben Bir Şarkıyım” adlı Bulgar şarkısıyla da altın madalyalar aldı. 1981'de çıkardığı "Sözüm Meclisten Dışarı" adlı albümündeki Dönence isimli şarkısı, ilk Türk Psychedelic Rock olarak kabul görür. Yurtdışında birçok TV programına konuk olarak katıldı, birçok ülkede konserler verdi. 1983 yılında Eurovision Şarkı Yarışması’na “Kazma” adlı şarkısıyla katıldı. Ancak kendi isteğiyle bu parçayı ön elemeden çekti.

    Bestelediği 200’ün üzerindeki şarkısı, kendisine 12 altın ve bir platin albüm ve kaset ödülü kazandırdı. Bu şarkıların bir bölümü daha sonra Arapça, Bulgarca, Farsça, Flemenkçe, Fransızca, İbranice, İngilizce, Japonca, Kürtçe ve Yunanca olarak yorumlandı ve Barış Manço, kimi şarkılarını günlük hayatından aldı. “Domates, Biber, Patlıcan”, buna bir örnektir.

    1967'de Fuat Güner ve Mazhar Alanson'la birlikte “Kaygısızlar” adıyla bir grup kurdu. Aranjman şarkılara tepki göstererek Anadolu’dan beslenen pop folk tarzında müzik yapmaya başladı. Bundan sonra yaptığı albümler ve TV programlarıyla sayısız ödül aldı. Evli ve iki çocuk babası olan Barış Manço, 1 Şubat 1999 tarihinde hala şahibeli bulunan bir kalp krizi sonrasında hayatını kaybetti..
     
    Son düzenleyen: Moderatör: 15 Mayıs 2016
  4. MRMİC

    MRMİC Uzman

    Katılım:
    28 Eylül 2008
    Mesajlar:
    1.104
    Beğenileri:
    49
    Ödül Puanları:
    1.130
    Yer:
    İstanbul
    Banka:
    238 ÇTL
    ANTHONY QUİNN

    (1915-2001)


    iki kere Akademi Ödülü kazanmış Meksikalı-Amerikan aktör aynı zamanda ressam ve yazardır. En çok başrolde oynadığı Zorba the Greek ve oscar kazandığı Viva Zapata! filmleri ile tanınır.

    [​IMG]Annesi Meksikalı, babası İrlanda asıllıydı. ABD'de bir süre sahneye çıktıktan sonra Parole (1936) filminde rol alarak sinemaya adım attı. The Plainsman (1937), Blood and Sand (1941) gibi filmlerde uzun yıllar yardımcı roller oynadı ve daha çok kötü Yerli ya da Meksikalı tiplerini canlandırdı. Elia Kazan'ın 1952 tarihli Viva Zapata'sıyla en iyi yardımcı oyuncu Oscar'ını kazanınca başrollerde gözükmeye başladı. 1954'te İtalya'da Federico Fellini'nin La Strada'sındaki Zamoano yorumuyla en başarılı ooyunlarından birini verdi. 1956'da Lust for Life'daki ressam Gauguin rolüyle ikinci kez en iyi yardımcı oyuncu Oscar'ını kazandı. Cecil B. deMille'in rahatsızlığı nedeniyle yarıda bıraktığı Buccaneer'le (1958) yönetmenliği denedi. Filmin ticari başarısızlığı üzerine bir daha film yönetmedi.

    1960'larda oynadığı The Guns of Navarone (1961), Requiem for a Heavy-Eight (1962) ve Zorba (1965) gibi filmleri yeniden dikkatleri çekti. 1970'lerde televizyonda The Man and the City adlı dizinin başrolünde gözüktü. Çağrı (film) filminde (1976) Hamza bin Abdülmüttalib'i, Lion of the Desert; Çöl Aslanı (1981) filminde Ömer Muhtar'ı canlandırdı. Stradivari'de (1988) oğulları ve torunlarıyla birlikte oynadı. 1990'larda Herkül dizinde Zeus rolünü oynadı.

    Üç kez evlenen Quinn'in, bu evliliklerden ve evlilik dışı ilişkilerinden, toplam 13 çocuğu vardır.
     
    Son düzenleyen: Moderatör: 15 Mayıs 2016
  5. MRMİC

    MRMİC Uzman

    Katılım:
    28 Eylül 2008
    Mesajlar:
    1.104
    Beğenileri:
    49
    Ödül Puanları:
    1.130
    Yer:
    İstanbul
    Banka:
    238 ÇTL
    ÖZTÜRK SERENGİL

    (1930-1999)


    Türk sinema oyuncusu ve komedyen.

    [​IMG]Öğretmen Turgut Beyin oğlu olarak Giresun’de doğdu. Lise ikinci sınıftan sonra öğrenimini bırakarak geleceğin ünlü bankeri Banker Kastelli Cevher Özden ve geleceğin ünlü ressamı Cemal Akyıldız ile birlikte 1949'da İstanbul'a geldi. 1953’te Oğlum Edvard adlı oyunla sanat hayatına başladı. 1958’de Oda Tiyatrosu, 1959’da İstanbul Şehir Tiyatrosu'nda sahneye çıktı. 1950’li yılların başlarında Babıali’de ressamlık yaptı. 3. Kat Cinayeti filmiyle sinema oyunculuğuna başladı. İlk dönemlerde 142 filmde ‘kötü adam’ tiplemesi yapan ve daha sonra da argolu komedilerin değişmez oyuncusu haline geldi ve 300’e yakın filmde rol aldı. "Adanalı Tayfur" tiplemesi ile ün yaptı. 1966’da sinema oyunculuğunun yanı sıra sahneye de çıkarak şovmenlik yapmaya başladı.

    Televizyonda "Gülünüz Güldürünüz" adlı yarışma programını hazırladı ve sundu. Bu yarışma sayesinde birçok kişi sahne ve sinema dünyasına adım attı. Çeşitli TV dizilerinde rol aldı. Politik güldürü tarzında çeşitli 45’lik plaklar yaptı. Bir de özeleştirisini yaptığı "Yeşilçam’ı Benden Sorun" adlı kitabı yayınlandı.

    Dört kez evlendi. Ses sanatçısı Seren Serengil'in babasıdır.

    Beyin ödemi sebebiyle iki kez ameliyat oldu. Geçirdiği felç nedeniyle ömrünün son bir yılında yürüyemez, konuşma merkezi hasar gördüğü için de son günlerinde konuşma yeteneğini kaybetmişti. Solunum sisteminin durması sonucu 11 Ocak 1999 tarihinde İstanbul-Kozyatağı’ndaki evinde 69 yaşında vefat etti.

    Serengil, hayatın çeşitli konularına özgün bakış açısı ve Türkçe’ye kazandırdığı ifade ve kelimelerle büyük tartışmalara yol açtı. Bazıları tarafından eleştirilen bu kelimeleri halk benimsemişti. Değişik, kendine has vurgulamalarıyla söylediği "yeşşe", "kelaj" gibi yeni deyişleri Türk argosuna soktu. Şen şakrak sesiyle "yeşşe" diyerek halkın gönlünde taht kurmuştu. Bu "yeşşe" kelimesi o kadar meşhur olmuştu ki İsmet İnönü bile bir olay karşısında kendini tutamayıp "yeşşe" deyivermişti. Bu durum onun her kesimden insana hitap eden bir sanatçı olduğunu gösteriyordu.
     
    Son düzenleyen: Moderatör: 15 Mayıs 2016
  6. LoSt_LoVe

    LoSt_LoVe Forum Onuru

    Katılım:
    12 Ekim 2008
    Mesajlar:
    4.011
    Beğenileri:
    29
    Ödül Puanları:
    2.880
    Yer:
    En sevdiğimin yanından :=)
    Banka:
    119 ÇTL
    Kimler geldi kimler geçti yeride doldurulamayacak dolduracak kişiler gelemedi.
     
  7. MRMİC

    MRMİC Uzman

    Katılım:
    28 Eylül 2008
    Mesajlar:
    1.104
    Beğenileri:
    49
    Ödül Puanları:
    1.130
    Yer:
    İstanbul
    Banka:
    238 ÇTL
    Doldurulması mümkün değil...
    Bir Erol Taşın Filmlerdeki ağlamasını gülmesini mimiklerini kim sevmezki..
    Adile Naşitin o gülmesi...
    Anthony Quinnin o muhteşem oyunculuğu...
     
  8. e-PaCk

    e-PaCk Forum Gururu

    Katılım:
    12 Ekim 2008
    Mesajlar:
    2.481
    Beğenileri:
    44
    Ödül Puanları:
    1.880
    Banka:
    331 ÇTL
    heyt be kimler gelmiş kimler geçmiş hakkaten :)
    daha da buraya sığmaz niceleri..
     
  9. YounG_MaN

    YounG_MaN Usta

    Katılım:
    14 Ekim 2008
    Mesajlar:
    640
    Beğenileri:
    26
    Ödül Puanları:
    630
    Banka:
    0 ÇTL
    gerçekten ya daha dun akşam seyrediyorduk bu filimleri ama artık seyretmek için kanallardan özel istek yapmak lazım galiba
     
  10. MRMİC

    MRMİC Uzman

    Katılım:
    28 Eylül 2008
    Mesajlar:
    1.104
    Beğenileri:
    49
    Ödül Puanları:
    1.130
    Yer:
    İstanbul
    Banka:
    238 ÇTL
    SADRİ ALIŞIK

    1925 - 1995


    Komedi anlayışına yepyeni ufuklar kazandıran ciddi bir kayıptır.

    [​IMG]1946 yılında Günahsızlar adlı film ile sinemaya adım attı. Sinemada, Nejat Saydam'in yönettiği başrollerinde Ayhan Işık ve Belgin Doruk ile birlikte yer aldığı Küçük Hanımefendi serisi ile dikkat çekti ve seyicinin beğenisini topladı.

    Bir çok bölümü olan Turist Ömer ve Ofsayt Osman serileri ile sinema kariyerinde zirveye ulaştı.

    Sadri Alışık, sinema kariyerinin yanında; bir dönem 45'lik plaklar doldurdu ve gazinolarda çalıştı. Ağırlıklı olarak İstanbul için yazdığı şiirlerinin toplandığı bir şiir kitabı yayımladı ve yağlı boya ve kara kalem tablolara da imza attı.

    18 Mart 1995 tarihinde İstanbul'da ölen sanatçının anısına, eşi Çolpan İlhan tarafından kurulan Sadri Alışık Kültür Merkezi`nce her yıl Sadri Alışık Sinema ve Tiyatro Ödülleri verilmekte.
     
    Son düzenleyen: Moderatör: 15 Mayıs 2016

Sayfayı Paylaş