1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Kına Tasarım Sanatı

Konusu 'Hobiler & Sanat Eserleri' forumundadır ve ZeyNoO tarafından 4 Haziran 2010 başlatılmıştır.

  1. ZeyNoO
    Melek

    ZeyNoO ٠•●♥ KuŞ YüreKLi ♥●•٠ AdminE

    Katılım:
    5 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    58.480
    Beğenileri:
    5.784
    Ödül Puanları:
    12.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Muhasebe
    Yer:
    ❤ Şehr-i İstanbul ❤
    Banka:
    3.064 ÇTL
    Kına Tasarım Sanatı

    Tarihte, Orta Asya'lı kadınlar kınayı süslenmek ve kendilerini diğer kadınlardan ayırd etmek için kullanırlarmış. Ayrıca törenle birbirlerini boyarlarmış. Günümüzde ise yapılan kına gecelerinin tarihi oldukça eski yıllara dayanıyor. Ülkemizde kadınlar evlenmeden önce bol göz yaşı döktükleri keyifli kına geceleri düzenlerler. Kına geceleri geleneği Hindistan'da da oldukça yaygın. Hatta kına yakılan kadın, kınanın vücudundan yok olmasına kadar kesinlikle hiç bir işte çalıştırılmazmış. Kına yapan ve yaptıran kutsal sayılırmış. Ayrıca bazı ülkelerde bol şans getirdiğine de inanırlarmış. Bu ülkelerin ileri gelenleri vücutlarına özel modeller çizdirip geleneksel bir biçimde kuşaktan kuşağa aktarır ve gizli bir sembol olarak taşırlarmış. Uzun yıllar sonra kına bazı kültürler aracılığıyle batıya da taşınmış. 1970′lerde modacıların yaptıkları defilelerin ayrılmaz bir parçası olmuş.
    İnsanlar “Kına Sanatı“nı, vücutlarını boyayarak günümüze kadar taşımışlar. Vücut örtmek, giyinmek icad olduğun da bile, insanoğlu bedenini bitki yapraklarından yaptığı boyalar ile boyarlarmış. “Kına Sanatı” nın desenleri bir çok kültürün parçası olmuş. Vücudu kına ile boyamak sadece süs amaçlı değil şans getirdiği inancı da oldukça yaygınlaşmış. Budizm inancına göre ellere yapılan kınanın çakraları bile açtığı söylenir. Araplar ise çölde yürüdükten sonra ayaklarını serinletmek için kına yapraklarıyla doldurulmuş suyun içinde bekletirlermiş. Daha sonra yaprakları ezip macun yapıp ayaklarına sürerlermiş.

    Kına Aynı zamanda bir tedavi aracı
    Araplar, yaptıkları macunu ayaklarına devamlı sürerek mantar, egzema gibi rahatsızlıkların oluşmadığını farketmişler. Sonra bu macunları belli başlı yöresel desenlerle şekillendirerek sürmeye başlamışlar. Osmanlı döneminde ise cariyeler süslü kınalar yakarlarmış. Anadolu'nun yöresel bölgelerinde kına, geleneksel amaçlı saç, tırnak vb bölgelerin boyanmasında da kullanılıyor. Biz ise vücudunda kalıcı süsleme (Dövme-Tatoo) yapmak istemeyenlere alternatif sunuluyor.
    Kınanın hammaddesi; botanik adı “Lawsonia Inermis” olan bitkinin yapraklarından çıkartılan kına tozudur. Bilinen en iyi kına tozu ülkemizde elde edilen kına tozudur. Kullandığımız kına tozu karışımında hiç bir yan etkisi yoktur. Doğal yollardan elde edilen kınaların yan etkisi olsaydı, bugün bir çok gelin adayımız muradına eremezdi. Bazı vücutların bitki, sebze ve meyvelere karşı allerjisi olabileceğini de unutmamak gerekir.
    Siyah Kınanın Tehlikeleri: Kınanın bıraktığı iz aslında koyu kızıldır ama kişinin pigment yapısına göre açıkkızıl, kızılkahve ve hafif turuncu da olabilir. Geçici dövme kınası diye yapılan kına aktarlardan alınan siyah, kumral, kahverengi saçlar için hazırlanmış kimyasal karışımlı tozlardır. Bu karışım bazı tenler için oldukça tehlikelidir. Alerji uyarısı olan ürünler alırsanız önce vücudunuzun minik bir yerinde denemekte fayda var. Uyguladığınız yerde kızarıklık oluşursa alerjiniz var demektir. Hint kınası olarak bilinen siyah kınanın son derece tehlikeler yarattığını ve insanlara kalıcı birtakım arazlar bıraktığı görülmüştür.
     

Sayfayı Paylaş