1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Kırgınım İşte...

Konusu 'Şiir' forumundadır ve cırcırböcee tarafından 13 Aralık 2006 başlatılmıştır.

  1. cırcırböcee

    cırcırböcee V.I.P V.I.P

    Katılım:
    13 Haziran 2006
    Mesajlar:
    3.525
    Beğenileri:
    66
    Ödül Puanları:
    2.880
    Banka:
    335 ÇTL
    Senin açmadığın bahçeye yağmur düşermiş
    Bülbül konarmış gül dalına bana ne,
    Sensiz hüzün yüklü baharlar
    Gecenin rengini taşır sabahlar
    Dört bir yanımda ahlar, siyahlar
    Düğün varmış köyde
    Bayram gelirmiş şehre

    Bana ne!

    Hep mayısları bekledim,
    gül bahçelerinin gül yüzünde
    gül yüzünü aradım.
    Bülbül oldum dağlara düştüm aşkından.
    Feryatlarım tutuştu gül rengini aldı
    ama gül açmadı sığ bahçemde.
    Gayri sevdalara tutuldum,
    bir zaman avundum öylesine.
    Sönmedi içimdeki yangınlar
    her baktığımda o yare
    sana olan vefasızlığımı hatırladım.

    Dön artık yeniden rüyalarıma
    terk etme ne olur düşlerimi
    biçareyim boynu büküğüm.
    Yok başımı okşayanım, elimden tutanım,
    renklerinin kuşağına saranım
    beni de yanına alanım, bu da benden diyenim.

    Öksüzüm, yetimim işte.

    Diken kaldım gönül bahçemde
    göz yaşı dökemedim yüreğimin çölüne.
    Hani söz vermiştim asi kalbime
    senden başkasını sevmeyecektim.
    Bakmayacaktım bir başka sevdaya.
    Kaç defa kapına geldim ama dokunamadım
    utandım çünkü vefasızdım, duyarsızdım.
    Bilmem kaç defa ihanet ettim aşkıma...

    Vefasızım gör işte...

    Sensiz baharlar,
    hüzün yüklü bulutlar gibi döner başımda
    Sensiz baharlar, hazan taşır bağrında.
    Sensizlik yüreğimde derin çukurlar açtı.
    Bekletme beni çöl zambağım,
    tüm vefasızlığımla yinede kapındayım.
    Sırtıma sardığım çantamda azığım tükendi
    çeşmelerin suları ne kadar soğuk aksa
    yüreğimin yangını o kadar artıyor.

    Irmakların peşinden koşturdum bir yudum diye,
    boş denizin koynuna sığındılar.
    Denizlere el açtım bir merhamet dilendim,
    yağmurlara karıştılar.
    Yağmur bekledim baharları gönül ateşime
    bir damla düşmediler.

    Yangınım işte

    Türkülerim sazıma inmiyor,
    şiirlerim sözüme uymuyor
    gecenin perdesi arkasında
    yıkıldığımı kimseler duymuyor.
    Göz yaşı ısmarladım nev baharlara
    hani doyası ağlamak için.
    Hani o gül kokunu hissedebilmek için
    kaç gül kopardım dalından.
    Sevdanın tadına doya bilmek için
    tadında bal aradım bulamadım.

    Yoruldum işte

    Al beni de kurtar buralardan,
    buraların karı fazla, boranı fazla
    tozu fazla, nazı fazla çekilmiyor.
    Hani baharı da olsa, çiçeği de açsa,
    bulutsuz gökyüzü, beyaz denizi de olsa
    sensiz bir anlam ifade etmiyor.

    Kelimelerim yorgun düştü
    eğik başlı cümlelerin arasına
    mısralarım, ritim tutturamadı,
    katılamadı şiir kervanına.
    Çöl gecelerinde yıldızlara Leyla’yı soran
    Mecnun gibi şaşkınım.

    Sensiz bahar gelmiş, gül açmış bahçelerde,
    bülbül konmuş dalına,bana ne.
    Sen yoksun, kokun yok, rengin yok, tadın yok.
    Seni getirmedikleri için dargınım baharlara

    Dargınım işte

    Seni açmadığı için bahçeler
    kırgınım,.

    Kırgınım işte!

    Yinede kapındayım...
     

Sayfayı Paylaş