1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Kırk Yılda Bir Gibisin..

Konusu 'Şiir' forumundadır ve Orhan-38 tarafından 27 Şubat 2015 başlatılmıştır.

  1. Orhan-38

    Orhan-38 Üye

    Katılım:
    24 Şubat 2015
    Mesajlar:
    46
    Beğenileri:
    139
    Ödül Puanları:
    630
    Cinsiyet:
    Bay
    Meslek:
    Elektronik Müh.
    Yer:
    kayseri
    Banka:
    127 ÇTL
    Kırk Yılda Bir Gibisin..

    Sen kırk yılda bir gibisin.
    Sen içimdeki çocuğun sessiz çığlığı,
    Sen içimdeki yaşlı adamın yalnızlığındaki görünmeyen yüzüsün.
    Hiç yazılmamış ve belki de hiç yazılmayacak alın yazımsın,
    Ve hiç yaşayamayacağım ikinci hayatımsın.
    Sen ilksin…
    İlk aşık olduğum, ilk çıktığım, ilk üzüldüğüm değilsin
    Ama sadece ilksin.
    Kimsin?
    Nerden geldin?
    Nereye gidiyorsun bilmiyorum,
    Ama biliyorum “Gideceksin”.
    Yüzüne baktığım zaman gördüklerimi bağırmak istiyorum
    Ama korkuyorum bir daha görememekten.
    Ve susuyorum…
    Bu ben değilim aslında
    Korkan, susan,kaçan…
    Kim bilir belki de bu senin hayat boyu üzerinde çalıştığın,
    Usta hareketlerle şekil verdiğin,
    Ruhunun bir kısmını üzerine üflediğin,
    Ve bana verdiğin bir sanat eseri.
    Senin Şekillendirdiğin hayatın bir parçasıyım.
    Bu Benmiyim bilmiyorum.
    Sen en az ortak özelliği olanımsın,
    Sen en küçüğüsün hayatımın
    Ve en büyüğü kalbimin.
    Kalabalıkta ki yalnızlığım,
    Gürültünün ortasındaki sessizliğim,
    Unutmadığım birkaç isimden biri,
    Ve sen ilk sustuğumsun.
    Sen yolda yürürken hayalini kurduğum
    Ama hayallerime sığamayacağın kadara güzel olan
    Ve bi o kadara da ulaşamayacağımsın…
    Sen, hep hayalini kurduğum
    Kimselerin ve benim de bilmediğim o yerde
    Denize bakan ağaçların arasındaki ahşap evimin önünde
    Yakamozu seyreden kişisin…
    Sen aşkımla kalbini vurmak istediğim,
    Ama vuramadığım tek hedefsin.
    Sen benim yağmurlu ve karanlık bir gecenden amansız çıkıp gelen
    Müjdeli haberimsin.
    Sen yüzüne severek dokunmak istediğim
    Ama bir türlü dokunamadığım ilk insansın.
    Sen ilk yazdığım değil
    İlk sakladığım şiirsin.
    Sen ilk girdiğim sınav değil,
    İlk kaybettiğim sınavsın.
    Sen yaşadığım değil
    Yaşamadığım hayatımsın.
    Ve sen hayatımın ilk sonusun.
    Sen bu kokuşmuş dünyada yıllardır aradığım ve geç bulduğum
    Masum çocuk yüzüsün.
    Uzağımdaki yakınım, yakınımdaki uzağımsın.
    En yakınında olmak istediğim ama en uzağında olmam gerekensin.
    Ve aslında sen ilk ve teksin.



    ''Gönderilmemiş aşk mektupları''
     
    KıRMıZı bunu beğendi.

Sayfayı Paylaş