1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Kırmızı Kadın / Selase..

Konusu 'Şiir' forumundadır ve bivatandaş tarafından 19 Aralık 2015 başlatılmıştır.

  1. bivatandaş

    bivatandaş İnşirah İnşirah İnşirah

    Katılım:
    12 Kasım 2015
    Mesajlar:
    780
    Beğenileri:
    1.456
    Ödül Puanları:
    3.580
    Cinsiyet:
    Bay
    Yer:
    Rüzgarı Gül Kokan TÜRKİYE'den
    Banka:
    154 ÇTL

    sokağında yabancı devriyeler geziyor kûdüs yüzlü zūleyhâ’m
    ağlayarak recm et kimliğindeki düşleri
    ilk taş gibi ellerindeyim...
    ***


    ölü kelebekleri avuçlarımın kısa yol hikayelerine bırakıp da gitme
    züleyhâ

    ***



    dünyanın bütün gözyaşları üzerime döküldü sen gidince
    yalancı mutluluktan aşağı bu kaçıncı düşüşün
    kapındaki çivilere kaç ağrın asıldı
    unuttuğunu unutuyorsun
    sen susmayı geçtik mi sanıyorsun
    gönül evini tahnitçiler basmış griye boyamışlar kızıl saçlarını
    ağlamaya izin istiyor orgun gözlerin
    yüreğin balmumu gibi içinde eriyor

    ***


    züleyhâ yaralarım kavlıyor
    yalvarırım koşma gözlerimin içinden
    ayakların yürüyemeyen insan sancısı
    kesicilerle kesiyorum yokluğunda ciğerlerimi
    kaldır başını omuzlarından!
    göğe bakarak ya afûvv de!
    de ki solmasın dudağının kenarında öpmeler..
    de ki bu yalnızlık,bu ağrı,bu cinnet
    cennetin sesi..

    ***


    ey gözlerine mavi sürülmüş kıpkırmızı züleyhâ’m
    elemkâr gibi bakma aynalara
    dilinde diş izleri
    ağzında gül kesikleri
    ensende kızaran öpmeler yaralı
    uzun bir romanın eksik sayfalarına benziyor saçların
    ah saçların züleyhâ
    yeryüzüne inen ilk kadın gibi her teli
    yabangülü takılmış uçlarına kırılgan ve havva’lı

    ***


    ölüm beyazlığını giyinmiş yine tenin ölme züleyhâ
    mutluluktan morarmalıydı oysa dudakların
    bak tabutun olacak ağaç hâlâ meyve veriyor
    soluk alıyordu güneşsiz sabahlarda pencerendeki serçeler
    su gibi döküldün yine ellerime
    tut kalbimden götüreyim seni gül parkına gül öpelim
    ne olur ağlama züleyhâ
    parmak uçlarına batıra batıra dik yeniden gömleğinin sırtını

    ***


    züleyhâ!
    sevgiliye uzaktan bakan vahşi’nin gözüsün
    yerlere dökülen kerbela’nın suyusun
    yasaklanan şiir şimdi gülüşün
    tedavülden kalkan şarkı misali susuşun
    zül’ce dilinde yangın tünüyor tenine
    miâdı dolmuş zehir gibi akma içime

    ***

    her kırmızı mavi değildir züleyhâ...

    Feyza Can

     
    YoRuMSuZ, KıRMıZı, katip ve diğer 1 kişi bunu beğendiniz.

Sayfayı Paylaş