1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

''Kırmızı Oda ve Gri Düş’ler" ..

Konusu 'Şiir' forumundadır ve ...SAKLI CeNNeT__ tarafından 29 Aralık 2011 başlatılmıştır.

  1. ...SAKLI CeNNeT__

    ...SAKLI CeNNeT__ ♥ Pєяναηє Döηєя Aşk ♥

    Katılım:
    6 Temmuz 2011
    Mesajlar:
    16.250
    Beğenileri:
    81
    Ödül Puanları:
    4.980
    Yer:
    ♥ Bєη Hєp Sєηdєyim ♥
    Banka:
    110 ÇTL






    .. ..

    Şiirin Hikayesi

    ellerim köyünün amberinde üşürken
    yüreğim hayalinin sıcağında giz/liydi...

    _________

    Zaman; ayaz’la tutuşan bir şubat gecesi
    Günlerden cumartesi
    Gökyüzü ıslak şarkılar bestelerken
    Ben simsiyah gökkuşağı avlusunda
    Sevgilimin saçlarını tarıyorum hayalen

    Boşlukta tanrıtanımaz yalnızlık uğultusu
    Dalgınlığım...
    Kuduz bir köpeğin uyku halinden farksız
    Bir kaç avuç gri özlem taşıyorum sabaha
    Karanlığın dar patikalarında yorgun
    Mor düş’lerin kıyılarında mecalsiz d/üşüyorum

    Çok uzaklardan esen bir hüzün esintisi
    Çehremin derin izlerini mesken tutuyor
    Sine’mi kana buluyor arsız cam kırıkları

    Yırtmalıyım diyorum perdesini karanlığın
    Beyaza uzanırken ellerim
    Bütün güçsüzlüğümle
    Gölgesine düşüyorum ak’tan ürken yarasaların

    Kâbusu uyandıran saatlerin çığlığı
    Beni şizofren nöbetlere çağırır
    Z/amansızca
    Sonra önüme durur bütün heybetiyle ölüm

    Korkucu bir yalnızlık uğultusuyla irkiliyorum
    Gözlerimin gözbebeklerine
    Derin ve puslu boşluklar b/akıyorken
    Gördüğüm
    Bir kaç kan pıhtısı dudağında ufkun


    O’nu tırnaklarından damlayan kandan tanıyorum
    Biliyorum
    Bu sensin diyorum
    Yoksa !
    Kırmızı odamın mor düşlerini
    Yeniden tutuşturmaya mı geldin diyorum
    N’olur
    Sus diyor bana sus !

    Dalgalar gecenin bu vaktinde
    Mehtaplar ülkesinde yürüyor
    Martıların uyuduğu bu dem’de
    Yağmurlar taşınırken kent’e
    Balıklar mum yakıp sevişecek birazdan
    Kızkulesi’nin turuncu gölgesinde
    Ve ben
    Birazdan
    Yalnızlığın O’ enfes melodisine duracağım diyor

    Oysa birazdan sana ben gelecektim diyorum
    Önce ıslak sahiller de volta atıp
    Hicranlı kelimeler toplayacaktım
    Yağmurlar altında
    Kekik kokusuna sinip
    Şiir’lerin hüznünü bulaştırdığım yapraklardan
    -yas’lı gemiler yapacaktım
    Sonra beni...
    Gözlerinin ölümcül melaline sessizce sürecektim

    Hadi şimdi git ey sevgili/m
    Etekleri tutuşan düş’lerimi
    Yakamozlara ben saracağım
    Ağzımı bozup şu İstanbulun
    Anasına avradına sövüp !
    Bütün yıkılmışlığımı
    Ve Yalnızlığımı
    Sensiz ölümlerimle bağdaştırıp yüzüme süreceğim .


    ~alıntı~​
     

Sayfayı Paylaş