1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Kişisel Ben-Sosyal Ben

Konusu 'Felsefe / Psikoloji' forumundadır ve dderya tarafından 18 Mart 2015 başlatılmıştır.

  1. dderya
    Ayyaş

    dderya kOkOşŞ Süper Moderatör

    Katılım:
    29 Temmuz 2013
    Mesajlar:
    11.302
    Beğenileri:
    7.488
    Ödül Puanları:
    11.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Öğrenci
    Yer:
    izmir :)
    Banka:
    41 ÇTL
    Kişisel Ben-Sosyal Ben
    Prof. Dr. Mustafa YILMAN


    İnsan yaşamı iki düzeyden; olayların algılandığı, yorumlanıp anlamlandırıldığı "öznel iç dünya" ve göstermek-söylemek istediği mesajlardan oluşan "sosyal dış dünya"dan oluşmaktadır. Öz-ben kişinin, sadece kendisinin bilebildiği ve görebildiği çok özel dünyası olup kendisi izin verdiği ölçüde başkaları tarafından algılanabilir, bilinebilir. Sosyal-ben, insanın vitrinde sergilenen, görünen algılanan yüzüdür. Prof. Dr. Mustafa YILMAN

    Günlük yaşamda iletişim durumunda, sergilenen sosyal dış dünyadır ve biz, bu "yüzü" görür, mesaj olarak alırız. Fakat gösterilen bu "sosyal yüz"ün arkasında gerçek bir "öznel" iç dünya vardır ki asıl kişiliğin kodları burada olup mesajın gerçek anlamını oluşturur.

    Aslında başkalarına gösterilen, sergilenen yüzler, içinde bulunulan durumlara, "sosyal ortamlara uygun" yüzlerdir ve aksi halde, ortamda bulunan kişiler davranışı münasebetsizlik olarak nitelendirebilir. Bu durumda kişi münasebetsiz biri olarak görülmemek için iç dünyadaki mesajları yaşanılan sosyal ortama uygun hale getirir ve öyle iletişim kurulur. Buna ütülü yüz denir. İnsanlar; ilk tanışma sırasında, arkadaş olmadan, birlikte bir iş yapmadan, evlenmeden önce genelde bu yüzlerini gösterirler.

    Kişi, kendi öznel iç dünyasının ve değerlerinin nelerden oluştuğunun doğrudan farkındadır, öznel iç dünya, kişinin özeli, mahremidir, ancak çeşitli ipuçları, yöntem ve tekniklerle başkaları tarafından gözlenebilir. İç dünya, kişinin özünü meydana getirir. Yaşamımızla ilgili her şey, anlamını bu İç dünyada bulur, şekillenir.

    İç ve dış dünyanın farkı bir ölçekle gösterilirse ölçeğin "O" ucu, iç dünyadaki mesajın aynısını ifade eden bir dış dünyayı, ölçeğin "10" rakamıyla anlatılan diğer ucu ise iç dünya ile hiç ilişkisi olmayan bir dış dünyayı, "O" hiç fark olmadığını, "10" ise ikisi arasında çok fark bulunduğunu gösterir.

    İç ve dış dünya arasındaki fark ne kadar büyük olursa varoluş stresi, bunalım o kadar yüksek olur, iç dünyasını, gerçek duygu ve düşüncelerini özgürce ifade edebilen kişinin,iç dünya-dış dünya farkı pek yoktur ve bu nedenle ruh sağlığı sorunu stres, bunalım, kaygı, endişe, gerilimi olmaz ya da geçicidir. Olduğu gibi görünen, göründüğü gibi olabilen "özgün" insanın ruhsal sorunları çok azdır ve geçicidir.

    İç ben ile dış beni arasındaki farkla kişinin ruh sağlığı yakından ilişkilidir, bu fark ne karar az olursa ruh sağlığı da o ölçüde sağlanmış olur. İnsanın İç dünyası ile dış dünyası, daha açıkçası başkalarına sergilediği dış ben'i (vitrinine koyduğu) ile iç ben'i (sadece kendi gördüğü) oluşturan değerler; hangi oranda örtüşüyorsa, uyum sağlıyorsa, kişi derece de ruhen sağlıklı bir yaşam sürebilir.


    Ruh Sağlı ve Mevlana. Prof. Dr. Mustafa YILMAN

    Ruh Sağlığına Sahip olmak İçin Hz. Mevlana'nın Öngördüğü Nitelikler

    1. Cömertlik ve yardım etmede akarsu gibi ol


    2. Şefkat ve merhamette güneş gibi ol

    3. Başkalarının kusurlarını örtmede gece gibi ol

    4. Hiddet ve asabiyette ölü gibi ol

    5. Tevazu ve alçak gönüllülükle toprak gibi ol

    6. Hoşgörürlükte deniz gibi ol

    7. Ya Olduğun Gibi Görün, Ya Göründüğün Gibi Ol
     

Sayfayı Paylaş