1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Kışlalı suikastte hayatını kaybetti 21.10.1999

Konusu 'Tartışma' forumundadır ve kısacaben tarafından 6 Ağustos 2010 başlatılmıştır.

  1. kısacaben

    kısacaben Katılımcı

    Katılım:
    29 Haziran 2010
    Mesajlar:
    198
    Beğenileri:
    2
    Ödül Puanları:
    630
    Banka:
    1 ÇTL
    [​IMG]

    KIŞLALI SUİKASTTE HAYATINI KAYBETTİ 21.10.1999

    CUMHURBAŞKANI DEMİREL: ''BU HAİN SALDIRIYI KINIYORUM''
    ''FAİLİ MEÇHUL CİNAYET, DEVLET İÇİN AYIPTIR''
    ''OLAY CİNAYETTİR, AMA ARKASINDA BİRTAKIM NİYETLERİN VE BİR PLANIN OLDUĞU İHTİMALİ MEVCUTTUR'' ''SEÇİLEN GÜN VE TERÖRÜN SEÇTİĞİ HEDEF, BİR TERÖR OLAYIDIR. FEVKALADE ENTERESANDIR''
    (21.10.1999)
    Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, kültür eski bakanlarından ve Cumhuriyet Gazetesi yazarlarından Prof.Dr. Ahmet Taner Kışlalı`ya yapılan saldırı ile ilgili olarak ''Bu hain saldırıyı
    nefretle kınıyorum'' dedi.

    Demirel, Prof.Dr. Ahmet Taner Kışlalı`nın menfur bir saldırı sonucunda hayatını kaybetmesi üzerine bir açıklama yaptı. Açıklama şöyle:

    ''Prof. Dr. Sayın Ahmet Taner Kışlalı`nın bu sabah evinin önünde uğradığı menfur bir bombalı saldırı sonucunda hayatını kaybettiğini büyük bir teessürle öğrendim.

    Bu hain saldırıyı nefretle kınıyorum.

    Ahmet Taner Kışlalı`ya Allah`tan rahmet diliyor, ailesine, milletimize, yüksek öğretim, Cumhuriyet gazetesi ve basın camiamıza en içten başsağlığı dileklerimi iletiyorum.''

    Cumhurbaşkanı Demirel, akşam saatlerinde, Başbakan Bülent Ecevit`i kabulünden sonra gazetecilere açıklamalarda bulundu. Demirel, Kışlalı`nın menfur bir cinayete kurban gittiğini belirterek, ``Kendisine Allah`tan rahmet diliyorum. Ailesine başsağlığı dileklerimi iletiyorum, milletimize başsağlığı diliyorum`` diye konuştu.

    Demirel, şunları söyledi:

    ''Hadiseyi nefretle kınıyorum. Fevkalade adi bir cinayettir. Olayın vuku bulduğu andan itibaren takip ediyorum. Devletimizin üst makamlarının hepsiyle görüştüm. Biraz evvel, MİT Müsteşarı ve Sayın Başbakan ile görüştüm. Devletimizin güvenlik kurumları, olayı aydınlatmak ve cinayeti işleyenleri adalete teslim etmek için her türlü gayreti gösterecektir.

    Fevkalade üzgünüm. Milletimiz, çok değerli bir evladını, ilim, basın camiamız, değerli bir mensuplarını kaybetmiştir. Kendisine tekrar rahmet diliyorum ve milletimize başsağlığı diliyorum.''

    Demirel, bir gazetecinin, ''AB konusunda olumlu gelişmeler oluyor. Dış politikada Türkiye bir ivme kazanıyor. Türkiye`de güzel şeyler olurken, bazı mihrakların, Türkiye`yi karışıklıklara yöneltmek istediği şeklinde yorumlar yapılıyor. Bu olayın zamanlaması açısından bir değerlendirmede bulunabilir misiniz?'' şeklindeki sorusunu şöyle yanıtladı:

    ''Seçilen gün ve terörün seçtiği hedef, bir terör olayıdır. Fevkalade enteresandır ve olay, basit bir cinayet olayı olarak görünmüyor. Olay cinayettir, ama arkasında bir takım niyetlerin ve bir planın olduğu ihtimali mevcuttur. Bana verilen bilgiler de öyledir. Ben de bu yoruma katılıyorum.''

    Bir gazetecinin, ''Size ulaşan bir bilgi var mı? Örgüt veya kimin üstlendiği konusunda...'' şeklindeki sorusunu da Demirel, ''Olsa, ilgili makamlar, onu, bana hacet kalmadan beyan ederler. Ben size olayın çok iyi takip edildiğini söyledim'' diye yanıtladı.

    Demirel, bir gazetecinin, başta Uğur Mumcu cinayeti olmak üzere birçok faili meçhul cinayetin gerçekleştirilmesinden sonra güvenlik güçlerinin eleştirildiğini hatırlatarak, kendisinin yorumunu sorması üzerine de şunları söyledi:

    ''Faili meçhul cinayet, bir devlet için ayıptır. Devletin işlenen cinayetlerin failini bulup çıkarması ve adalete teslim etmesi varsayılmıştır. Bütün bunlara rağmen, her ülkede faili meçhul cinayet
    vardır. Hatta öyle vardır ki, Olof Palme`nin katilleri bulanamamıştır ve ABD Cumhurbaşkanı'nın katilini bulamamışlardır, Kennedy'nin katilini...

    Bununla hiç kimse zannetmesin, faili meçhul cinayetleri savunuyorum. Aksine başta söyledim. Ayıptır devlet için. Ben 10 sene zarfında faili meçhul cinayetlerin hepsinin üzerinde durdum ve bunlar asgariye indirilmiştir. Hükümet başkanı olarak, Milli Güvenlik Kurulu Başkanı olarak, Cumhurbaşkanı olarak hepsinin üzerinde çok durdum, durmaya da devam ediyorum.``

    Süleyman Demirel, bir gazetecinin, suikasttte İBDA-C örgütünün adının geçtiğini belirterek, bu bilgiyi teyit edip edemeyeceğini sorması üzerine, ''Hayır bana intikal eden ve bunu teyit eden bir bilgi mevcut değildir'' diye konuştu. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, olayın çok muğlak ve karmaşık olduğunu da vurguladı.



    --------------------------------------------------------------------------------

    CUMHURBAŞKANI DEMİREL, CUMHURİYET`TE...
    ''BOMBAYI KOYANLAR, KOYDURANLAR, TÜRK ADALETİNDEN YAKALARINI KURTARAMAYACAKLARDIR''
    ''HADİSENİN AYDINLIĞA ÇIKMASI İÇİN DEVLETİN BÜTÜN KURUMLARI GÖREVİNİN BAŞINDADIR. HADİSE AYDINLANACAKTIR''
    ''ESAS HEDEF TÜRKİYE CUMHURİYETİ, TÜRK MİLLETİ VE ONUN HUZURUDUR''

    (22.10.1999)
    Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, Cumhuriyet gazetesi yazarlarından Prof. Dr. Ahmet Taner Kışlalı`ya bombalı saldırı olayının aydınlığa çıkması için devletin bütün kurumlarının görevlerinin başında olduğunu bildirdi. Demirel, ``Bombayı koyanlar, koyduranlar Türk adaletinden yakalarını kurtaramayacaklardır. Hadise aydınlanacaktır`` dedi.

    Cumhurbaşkanı Demirel, bugün (22.10.1999) Cumhuriyet gazetesi Ankara Bürosu`nu ziyaret etti. Gazete bürosuna saat 11.00`de gelen Cumhurbaşkanı Demirel`i, Cumhuriyet Gazetesi Ankara Temsilcisi Mustafa Balbay karşıladı.

    Daha sonra gazete bürosuna giren Cumhurbaşkanı Demirel, Kışlalı için açılan özel deftere şunları yazdı:

    ''Sayın Prof. Dr. Ahmet Taner Kışlalı,
    Sana Allah`tan rahmet diliyorum. Sana uzanan eller kırılsın. Sen bu canilerin hedefi oldun, esas hedef Türkiye Cumhuriyeti ve Türk milleti ve onun huzurudur.

    Bu cinayeti işleyenleri de, işletenleri de kınıyorum. Kendileri karanlık maksatlarına ulaşamayacaklar; yakalarını, adaletin elinden kurtaramayacaklardır. Milletçe üzülüyor, sana ağlıyoruz. Allah rahmet eylesin.''

    Cumhurbaşkanı Demirel, daha sonra Mustafa Balbay`ın odasına geçerek bir süre görüştü ve taziyelerini iletti.

    Demirel, Cumhuriyet Gazetesi Ankara Bürosu`ndan ayrılırken de gazetecilere yaptığı açıklamada şunları söyledi:

    ''Merhum Ahmet Taner Kışlalı`ya Allah`tan rahmet diliyorum. Onu sevenlere taziyelerimi sunuyorum. Ailesine başsağlığı dileklerimi sunuyorum. Gazetesi olan Cumhuriyet Gazetesine ve Cumhuriyet Gazetesi`nin bütün mensuplarına da taziye sunmak için geldim. Bütün
    milletimize taziye sunuyorum.

    Dün milletimizin fevkalade değerli bir evladı teröre hedef olmuştur. Bombacılar, bombayı koyanlar, koyduranlar Türk adaletinden yakalarını kurtaramayacaklardır. Hadisenin aydınlığa çıkması için devletin bütün kurumları görevinin başındadır. Hadise aydınlanacaktır. Bu hadiseyi yapanlar da hakettikleri cezalara çarptırılacaklardır. Milletimize başsağlığı diliyorum. Fevkalade
    üzgünüm. Ailesine başsağlığı diliyorum. Bir büyük ayıptır Sayın Kışlalı`nın bu akıbete maruz kalması.''

    Cumhurbaşkanı Demirel, soruşturmayla ilgili bir gelişme olup olmadığının sorulması üzerine de, ''Olacak. Bugünden yarına bir şey söyleyemem. Olacaktır'' karşılığını verdi.
     

Sayfayı Paylaş