1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Kitle Kültürü Nedir?

Konusu 'Gerekli Bilgiler' forumundadır ve Suskun tarafından 1 Aralık 2011 başlatılmıştır.

  1. Suskun

    Suskun V.I.P V.I.P

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.242
    Beğenileri:
    276
    Ödül Puanları:
    6.230
    Yer:
    Türkiye
    Banka:
    2.052 ÇTL
    Kitle Kültürü Nedir?

    Kitle kültürü öncelikle toplumlardaki "kültürel çöküşme"nin bir gösterimidir. Bu kültürel çöküşme bize aynı zamanda toplumlardaki "Kültür bunalımı"nı gösterir. Bu kültür bunalımı ve kültürel çöküşmenin temelinde de burjuva insanlık idealleriyle toplum düzeninin buna elvermezliği arasındaki derin çelişki yer alır. Buysa burjuvanın ideal ve çıkarlarının tüm toplumun ideal ve çıkarlarıyla uyumlu hale getirilememiş olması demektir; çünkü kapitalist üretim biçimi yabancılaştırma özelliğinden ötürü üretimi dolayısıyla kültürü insani kılamamakta dolayısıyla insanın çevresini insanileştirmesi demek olan kültürü topluma yerleştirememektedir. Çünkü insanın çevresini saran dünyanın öylesine düzenlenmesi gerekir ki insan bu çevrenin içinde gerçekten insani olan şeylerin deneyini edinebilsin; yani eğer insanı biçimlendiren kendi çevresiyse çevresinin insanileştirilmesi gerekir. Oysa kapitalist üretim biçimi insanın çevresini kendisine insani kılamayışıyla yani kültürü insani olmaktan çıkarışıyla belirgin özelliğini kazanmaktadır. Bu durumda çevrenin (toplumun) salt kapitalist tüketim kültürüne göre düzenlenişi demek kültürün "para kültürü"ne göre kâr mekanizmasına göre düzenlenmesi tüketen kitle kültürünün sonunda yaratılması demektir ki bunun genel maddi-manevi nedenlerini daha önce görmüş bulunuyoruz. O zaman şunu söyleyebiliriz ki kitle kültürü'nün başlıca özelliği kültürün insana "yabancılaşması"nın yani "kültürsüzleşme"nin "kültürün kendi özüne aykırılaşması"nın bir anlatımı olarak "insani olmayışlık"tır; yani "gayri-insani kültür"dür kitle kültürü.

    Bunun doğal bir sonucu olarak ikinci başlıca özelliği "soysuzlaşma" ya da "çarpıklaşma" "gitgide bozulma" "niteliksizleşme"dir. Burada daha önce açıklamaya çalıştığımız kitle kültürünün oluşmasına yol açan maddi-manevi nedenlerin büyük etkisini görmemek olanaksızdır. Örneğin maddi kültür anarşisine bağlı olarak manevi kültür anarşisi'nin değer karmaşası'nın getirdiği çarpıklık; lumpenleşme sınıf-yitirme olgusunun yol açtığı niteliksizleşme; özellikle kültür emperyalizmi sonucu soysuzlaşma tüketim ekonomisinin sanatsal-kültürde yol açtığı bozulma; bir de tüm bunların birbirleriyle karşılıklı ve içiçe etkileşmesi!

    Hele bu yönde ülkemize baktığımızda kitle kültürünün ne denli tehlikeli boyutlara ulaşmış olduğunu görürüz. Çünkü şunu hemen anımsatalım kitle kültürü yalnızca yoksul kitlelerin değil ama tüm toplumsal kesimlerin tüketimine ve etkilenme alanlarına uzandırılmış bir kültür olup ülkemizde burjuvazinin kendisini de derinden etkilemektedir. Bunun başlıca bir nedeni burjuvazimizin güçsüzlüğü olduğu kadar; "çabuk zenginleşme" sonucu egemen kesimlerin kendilerinin de kesin bir kültür bunalımı içinde oldukları kültür emperyalizmi öğelerini olduğu kadar feodal kültür öğelerini de bir arada yaşamaları dolayısıyla soysuzlaşma'ya çarpıklaşma'ya niteliksizleşme'ye zaten açık oluşlarıdır. (Bu anlamda örneğin sosyetede verilen "Dallas partileri" ile sokaktaki "Dallas kebapçısı" arasında bir fark yoktur). Dışa bağımlı az gelişmiş çarpık kapitalizmin hiç kuşkusuz kaçınılmaz sonuçlarıdır bunlar. Nitekim bizim vurgulamak istediğimiz şey de ülkemizdeki kitle kültüründe görülen olumsuz özelliklerin burjuvazinin kültür özelliklerinin yalnızca sonuçları değil ama onun nedenleri de oluşudur. Bu nedenle kaygımız kitle kültürü'nün neredeyse tüm bir toplum kültürü haline gittikçe dönüşmesidir çünkü yeniden üretimi gerçek ilerlemeye yönelik üretimi elinden alınmış burjuva kültürümüzü sanırız gittikçe daha çok "kültürsüzleşme"den "aranjlaşma"dan başka bir son beklemiyordur. (Kitlelerin "dolmuş müziği"nin aynı zamanda burjuvanın "gazino müziği" oluşu "ulusal kültür"ün bir belirtisi değildir her halde).

    O zaman şunu da söyleyebiliriz ki "kitle kültürü"nün yukarıdaki nedenlere doğal bağlantısı sonucu bir başka özelliği de "kişiliksizleşme"dir. Ülkemizde herhangi bir sanatsal-kültürel olgu ne denli kişiliksizleşiyorsa o denli kitle kültürü içinde yer alıyordur ya da tam tersi kitle kültürü toplum içinde ne denli yaygınlık kazanıyorsa toplum da o denli kişiliksizleşiyordur. "Kültür bunalımı" içinde yaşayan toplumlarda "kültür kişiliği" aramamız doğal olacak. zaten kitle kültürünün herkese uygun düşecek (yani herkesin insani kişiliğine aykırı düşecek) hale getirilmesinin nedeni de budur. Öyle ki çarpık üretimin tüketim ekonomisinin kendisini oluşturan maddi-manevi nedenlerin tüm sonuçlarının gücüne bağlı olarak kitle kültürü ortada nitelikli olan ne varsa onu niteliksizleştirmekte soysuzlaştırmakta "gayri-insani" hale getirmektedir. Kişilerin estetiksel beğenilerinin düzeyini en aşağısına indirgemekte herkesin en diplerdeki ortak paydada buluşacağı estetiksel beğeniyi oluşturmaktadır.

    Tüm yukarıda sözünü ettiğimiz özellikle birleşecek biçimde onların ayrılmaz bir parçası olarak kitle kültürünün bir başka özelliği de çöküşmüş burjuva ideolojisi'ni yansılamasıdır. Bunun en belirgin yanıysa "gerçeklikten kopma"dır. Bir "ikame kültür" olarak bir "bilinçsizleştirme" "zihniyetsizleştirme" olarak kitle kültürünün çöküşmüş burjuva ideolojisini gündelik bilinç içinde kendinde taşıyışını göz önüne alırsak onun bütün gerçeklikten kaçma özelliklerini de birlikte görürüz. Bunun başlıca belirtisi toplumsal ham hayallerin aldatmacaların yanılsamaların yaratılmasıdır; gerçekleştirilemeyen insanlık ideallerinin yerine ham hayallerin ikame edilmesi çöküşmüş burjuva ideolojisi için kaçınılmazdır. "İnsanın değişmez doğası!" gibi sunulan bu "gayri-insani" insan özellikleri tüm kitle kültürünün en ağır basan yanıdır. Bu nedenle kitle kültürü sanatı toplumsal gerçeklikten kaçma ya da sahte-gerçeklikler üstüne kurulmalarla doludur. Yanılsamalara dayanan kadercilik kötümserlik umutsuzluk; zorbalık vurdu-kırdı suç dünyası; bilim-kurgu doğa yıkımları savaşlar; tüm bu "burjuva yaşamı cehennemi"nin karşıtını oluşturan "burjuva yaşamı cenneti" yani açık saçıklık kadın pazarı serüvencilik; bir başka deyişle toplumsal yaşamın yapısına "kötülük" olarak ekilmiş ne varsa hepsi kaçınılmaz günün "ampirik gerçeği" "insanlık durumu" olarak ortaya konur; bütün bu "cehennemi" yaratan ama aynı zamanda onun "cenneti"nden yararlanan kapitalist toplum kahramanları (yani "Süpermen"ler "James Bond"lar "J.R"lar vs.) ise "idoller" olarak verilir ki burada da kitle kültürünün "bireycilik" özelliğini apaçık görürüz. Tabi ne yazık ki bu tür insanları ortaya çıkaramayan ülkemizde ise "toplumsal kahraman ancak "Şaban tipinde nesnelleştirilir oysa herkesin "kahraman" olacağı bir toplumda hiç kimsenin kahraman olamayacağı çok açıktır; tıpkı "her mahallede bir milyoner"in herkesin yoksullaşmasını gösterdiği gibi. İşte bu anlamda kitle kültürü. Yukarıda da değindiğimiz gibi kitlelerin varlıksızlaşmalarını amaçlayan "bireyciliğin propagandası"nı yapar. "Köşeyi dönme" en büyük insani amaç haline gelir; üstelik bu herkese tanınmış bir eşitlik hakkıdır çünkü "talih kuşu herkesin başına konabilir"! Yeter ki insan bu çarpık düzenin nimetlerini kavramış "uyanık" kişi olsun! Görüldüğü gibi kitle kültürü aynı zamanda kendi içinde "zıtların birliği"ni de taşımaktadır. Yani hem büyük "ütopyalar" hem büyük "kadercilik"; hem büyük "kahramanlar" hem küçülmüş insanlar; hem zenginleşme ideali hem yoksullaşma; hem saldırganlık hem boyun eğme; hem terör hem çilecilik; yani "insani olmayan" tüm birbirine karşıt ama birbirleriyle bütünleşen insan özellikleri bir araya gelmiştir kitle kültüründe.

    İçeriğinde özünde çöküşmüş biçiminde niteliksiz; üstelik tüm nitelikli sanatları ve insani nitelikleri kendisiyle birlikte soysuzlaştıran bir kültür-sanat. İşte burjuvazinin "son harikası"! Bütün bu yöndeki kitle iletişim araçlarından bunu "taksitle" satın alabilirsiniz. (Yalnız burada önemli bir yanılgıya da dikkati çekelim kitle sanatının yaygınlaşmasını sağlayan şey kitle iletişim araçlarının varlığı değil kitle iletişim araçlarının kullanılma biçimleridir; yani tıpkı kitle kültürünü oluşturan şeyin teknik-sınai gelişme değil çelişkin üretim biçiminin kendisi olması gibi).
     
  2. RUZG4R
    Küstah

    RUZG4R ÖylesinE ♔ Özel üye

    Katılım:
    8 Ekim 2011
    Mesajlar:
    6.133
    Beğenileri:
    3.380
    Ödül Puanları:
    10.580
    Cinsiyet:
    Bay
    Banka:
    561 ÇTL
    ilginç ve bir o kadarda karmaşık bir tanım olmuş.Okurken bazı malların,tutumların, davranışların halkın yararınaymış gibi kitleler halinde kitlelere yutturulması olarak algıladım ben..Kısaca popüler kültürde diyebiliriz.=)
     

Sayfayı Paylaş