1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Kolit hastalığı hakkında her şey

Konusu 'Genel Sağlık Bilgileri' forumundadır ve dderya tarafından 24 Temmuz 2016 başlatılmıştır.

Etiketler:
  1. dderya
    Ayyaş

    dderya kOkOşŞ Süper Moderatör

    Katılım:
    29 Temmuz 2013
    Mesajlar:
    11.333
    Beğenileri:
    7.519
    Ödül Puanları:
    11.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Öğrenci
    Yer:
    izmir :)
    Banka:
    102 ÇTL
    Halsizlik, kusma, ishal, kabızlık gibi birçok belirtisi olan ve kişinin yaşam kalitesini olumsuz etkileyen kolit en genel tanımıyla bağırsak iltihaplanmasıdır.

    Uzman bir doktor tarafından tedavi edilmesi gerekir. İlaç tedavilerinin cevap vermediği durumlarda cerrahi müdahaleler gerektiren kolit hastalığı kontrol edilmezse kolon kanserine davetiye çıkarır.

    Kolit Nedir?
    Kolit, tıp dilinde kalın bağırsak iltihaplarına verilen isimdir (1). Birçok çeşidi bulunan kolit hastalığı, bağırsaklara ciddi zararlar verebilir. Sindirim sistemini de ciddi tehdit eden kolit hastalığı neden olduğu kusma, ishal, halsizlik gibi belirtiler yüzünden kişinin yaşam kalitesine ciddi anlamda olumsuz etkileri vardır.

    En çok bilinen kolit türleri; ülseratif kolit, Crohn hastalığı, spastik kolit, mikroskobik kolit, bulaşıcı (mikrobik) kolit, ilaç alerjisine bağlı hemorajik kolit, bağırsak damar hastalığından kaynaklı iskemik kolit ve radyoterapiye bağlı oluşan radyasyon kolitidir.

    Ülseratif Kolit

    Ülseratif kolit, kalın bağırsakla sınırlı olarak kalın bağırsağın tamamının iltihaplı, ödemli ve ülserli olmasıdır. Bağırsakta oluşan yaralar kanlı ve sümüksü ishale neden olmaktadır. Dönem dönem alevlenerek dönem dönem de sönerek devam eder. İnflamatuar bağırsak hastalığı olarak tanımlanır. Nedeni bilinmemektedir.
    [​IMG]
    Kalıtımsal özellikler, bağışıklık sistemi ve çevresel faktörler bu hastalıkta etmen olarak kabul edilir. Yüz binde 79 kişide görülen ülseratif kolit cinsiyet dağılımında farklılık göstermez. Nedeni bilinmediği için de tam bir tedavisi söz konusu değildir. Bulaşıcı bir hastalık değildir.

    Crohn Hastalığı
    Crohn hastalığı, ülseratif kolitle benzerlik gösterse de ülseratif kolitten farklı olarak sadece kalın bağırsakla sınırlı değildir. Ağızdan anüse kadar sindirim sisteminin herhangi bir yerinde ortaya çıkabilir. Genellikle kalın bağırsak ve ince bağırsağın birleştiği yerde, ortaya çıktığı bölümü tutar. Crohn hastalığı, özbağışıklık hastalığı olarak da tanımlanır.

    Doğuştan gelen bir hastalıktır. Vücut DNA’daki bir bozukluk yüzünden sindirim sistemindeki bir bölgeyi tehdit olarak algılar ve oraya iltihap sardırır. Ülseratif kolitten farklı olarak Crohn hastalığında bağırsaklarda yara oluşmaz. Crohn hastalığı yüz binde 47 kişide görülür.

    Crohn hastalığının da tedavi yoktur. Kullanılan ilaçlarla baskılanmaya çalışılır. Birbirine çok karıştırılan ve uzun tetkikler sonucu tam olarak tanımlanabilen bu hastalıklar kroniktir. (5)

    Spastik Kolit Hastalığı
    Spastik kolit hastalığı, en çok karşılaşılan sindirim sistemi rahatsızlığıdır. Gerçek bir iltihaplanmanın olmadığı stres ve duygusal gerginliğe bağlı ortaya çıkan bir durumdur. Kalın bağırsakta oluşan anormal kas hareketleri ya da kas spazmı olarak da tanımlanır. Bağırsaktaki kas hareketlerine bağlı olarak kabızlık ya da ishal gibi normal olmayan boşaltım sorunu olarak ortaya çıkar (6). Nedeni tam olarak belli değildir. Bu yüzden de tedavisi yoktur.

    Mikroskobik Kolit
    Mikroskobik kolit, sürekli ishale neden olan bir hastalıktır. Kolonoskopi ile bağırsaktan paça alınıp incelenmesiyle teşhis edilir. Röntgen, ultrason gibi yöntemlerde görünmez. Bilinen iki türü vardır:
    Kolojenöz kolit: Bağırsakta protein tabakası oluşmasıyla ortaya çıkar. Kolon dokusunda kalın bir tabaka protein (kolojen) oluşumu söz konusudur.

    Lenfositik Kolit: Bağırsakta lenfositlerin birikmesiyle ortaya çıkar. Kolojenöz ve lenfosit kolitin iki ayrı hastalık mı olduğu yoksa aynı hastalığın farklı evreleri mi olduğu hala araştırılmaktadır.
    Mikrobik kolit; bazı bakteri, mikrop, toksin ve antibiyotiklerin neden olduğu bağırsak iltihaplanmasıdır. Sağlıklı olmayan yiyecek ve içecekler, hijyenik olmayan ortamlar mikrobik kolite zemin hazırlar.

    Diğer Kolit Çeşitleri

    Hemorajik kolit işinin belli ilaçlara karşı alerjisine bağlı ortaya çıkan bağırsak rahatsızlığıdır. İlaç kullanımının kesilmesiyle şikayetler de ortadan kalkar.

    İstemik kolit tamamen bağırsaktaki kan akışıyla ilgili bir rahatsızlıktır. Kan akışının yavaşlaması ya da tamamen durması sonucunda bağırsakta meydana gelen hasar sonucu ortaya çıkar.

    Radyasyon koliti, özellikle kanser tedavisi gören hastalarda görülür. Radyoterapinin yan etkilerinden biridir.

    Tüm bu bilgiler ışığında kolit ciddi bir rahatsızlıktır ve sürekli kontrol altında tutulması gerekir.

    Kolit Belirtileri Nelerdir?

    Farklı türleri olan kolitin birçok türünde ortaya çıkış nedeni bilinmemektedir. Ancak bağırsaklarda ortaya çıkan ve kabızlık, ishal gibi boşaltım sorunlarına neden olan kolit hastalığının belirtileri türüne bağlı olarak değişir. Ama genelde görülen belirtiler birbirine yakındır.
    İshal: Hemen hemen tüm kolit türlerinde görülür. Kanlı ya da sümüksü yapıda ve devam eden ishal rahatsızlığınız varsa hiç vakit kaybetmeden gastroenteroloji uzmanına gitmelisiniz. Kanlı ishal ülseratif ve istemik kolitin en çok görülen belirtisidir. Ayrıca sulu ishal radyasyon koliti ve mikroskobik kolitin belirtisidir.



    Kabızlık: Kolitin ilk döneminde görülür. Düzensiz bağırsak hareketlerinin belirtisidir. Kabızlığın ardından hemen ishal başlamışsa ve devam ediyorsa kolitin habercisidir.

    Kramp biçiminde karın ağrısı: Özellikle Crohn hastalarında sıklıkla karşılaşılır. Bağırsaklardaki iltihabi durumun neden olduğu bağırsak kasılmaları karın boşluğunda bu ağrılara neden olur.

    Makatta oluşan fistül ve fissürler: Fistül, makatta oluşan ve içinden iltihap akan deliklerdir. Anüsteki çatlaklara da fisür adı verlir. Crohn hastalarında sıklıkla görülür.

    Makatta akıntı ve akıntı hissi: Bağırsaklar işlevini tam olarak yerine getiremediği için özellikle sulu ishal durumunda makatta akıntı ya da akıntı hissi oluşur.

    Halsizlik: Vücutta iltihaplanma olması nedeniyle vücut direnci düşer ve halsizlik oluşur.

    Ateş: İltihaplanmaya bağlı olarak kolit hastalarında ateş görülür.

    Kusma: Bağırsakların iltihaplanması ve bağırsaklardaki daralmadan dolayı sindirim sisteminde oluşan aksaklık mideyi de etkiler ve kusmalara yol açar.

    İştahsızlık ve kilo kaybı: Bağırsaklarda oluşan sıkıntıdan dolayı kişide iştahsızlık başlar. Bağırsak işlevini tam yerine getirememesinden dolayı da istemsiz kilo vermeler olur. Kolitin ileri safhalarında bağırsak tıkanması oluşursa bu durum kişinin aşırı kilo vermesine neden olur.

    Gözde kızarıklık ve yanma: Vücuttaki iltihaptan dolayı gözlerde kızarıklık ve yanma olur. İltihabi durumun kontrol altına alınmasıyla geçer.

    Eklem ağrıları: vücuttaki eklem ağrılarının bir nedeni de kolit hastalığıdır. Kolite bağlı gelişen iltihabi durum eklemleri olumsuz etkiler.

    Karaciğerde fonksiyon bozuklukları: Karaciğer testlerinde ortaya çıkan fonksiyon bozukluklarının nedenlerinden biri de kolittir. Kimya laboratuvarı olan karaciğer iltihabi durumdan etkilenerek bazı fonksiyonlarını sağlıklı olarak yerine getiremez.

    Ciltte dökülmeler: İltihabın etkisiyle ciltte de bazı problemler ortaya çıkar. Ciltte dökülmeler oluşur.

    Kansızlık ve solukluk: Kolit hastalarının yüzü genelde solgun olur. Ayrıca kansızlık da baş gösterir.

    Böbrek ve safra taşı: Aslında böbrek ve safra taşı direk bir belirti değildir. Ancak bağırsaklar kolitten dolayı mideden gelen safrayı sindiremez ve geri döndürürse bu safra böbrek ve safra taşı oluşmasına neden olur. Crohn hastalarında sıklıkla görülür.

    Özellikle de kalın bağırsakla ince bağırsağın birleştiği bölgede daralma ve tıkanma başlamışsa taş oluşumu kaçınılmazdır. Yılda 20-25 civarı böbrek taşı dökebilirsiniz.
     
    Son düzenleme: 6 Ağustos 2016
  2. dderya
    Ayyaş

    dderya kOkOşŞ Süper Moderatör

    Katılım:
    29 Temmuz 2013
    Mesajlar:
    11.333
    Beğenileri:
    7.519
    Ödül Puanları:
    11.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Öğrenci
    Yer:
    izmir :)
    Banka:
    102 ÇTL
    Kolit Hastalığının Teşhisi Nasıl Konur?
    Kolit hastalığı belirtileri ile doktora gittiğinizde size en sağlıklı cevabı vermek için kolonoskopi yapılacaktır. Kolonoskopi ile kalın bağırsağın durumuna bakılır ve gerekli görülürse parça alınarak (biyopsi) incelemeye (patoloji) gönderilir.

    Bunun yanı sıra kan tahlili ve hormon tahlilleri yapılır. Bu tahliller için üniversite hastanelerine gitmeniz gerekir. Gayta yani dışkı tahlili de çok önemlidir. Gayta incelenerek bağırsak iltihabının nedeni hakkında fikir sahibi olunabilir. Tüm bu tetkiklerden sonra kolit teşhisi konabilir. Kolitin hangi türü olduğuna göre de tedavi süreci başlar.

    Kolit Hastalığının Tedavisi
    Kolit hastalığı türüne göre tedavi ediliyor. Ayrıca doğal tedavi yöntemi olarak da adlandırabileceğimiz diyetlerle destekleniyor.
    Tıbbi Tedavi
    Ülseratif kolitin nedeni bilinmediği için tam tedavisi yoktur. Sürekli doktor kontrolünde kullanılan ilaçlar sayesinde hastalık ciddi oranda baskılanmaktadır. Hastalığın şiddetine göre ve bağırsaklarda etkili olduğu alana göre ağızdan tablet tedavisi ya da buna ek olarak makattan lavman tedavisi uygulanmaktadır. Bu ilaçların da etkisiz kaldığı durumlarda damardan ve ağızdan kortikosteroid tedavisi ilave olarak uygulanmaktadır. Cerrahi müdahale zorunlu hallerin dışında yapılmaz. Cerrahi müdahale ile de kalın bağırsağın tamamı alınır (17,18,19).
    Tıbbi tedavide amaç hastanın yaşam kalitesini yükselterek şikayetlerini azaltmaktır. Ülseratif kolit, yaşam süresini azaltan bir hastalık değildir ancak kontrol altında tutulmazsa kolon kanserine neden olabilir.

    Crohn hastalığı, öz bağışıklık sistemi hastalığı olarak da adlandırıldığı için genel olarak bağışıklık sistemini baskılayan ilaçlar kullanılır (20,21). Etken maddesi azatioprin olan bu ilaçlar mutlaka doktor kontrolünde kullanılmalıdır. Belli periyotlarda kan tahlili yapılarak kan değerlerine bakılmalı. Çünkü bağışıklık sistemi baskılandığı için vücut savunması tehlikeye girebilir. Bu ilacın yan etkilerinden biri de çok nadir görülse de kanserdir.

    Azatioprin vücutta etkisini 3 ay gibi bir süreçte gösterir. Kilonuza oranla miligramı belirlenir. Ayrıca Crohn hastalığında bağırsağın duvarı iltihapla kaplandığı için antibiyotik tedavisi de uygulanır. Ayrıca Crohn hastalığının neden olduğu böbrek ve safra taşlarını önlemek için kolesterol ilaçları da kullanılır. Bu ilaçlarda amaç safra suyunun böbrek yerine karaciğere geri dönmesi ve yağ yakmasını sağlamaktır.

    Crohn hastalığı ince bağırsak ve kalın bağırsağın birleştiği bölümü tıkayabilir. Bu durumda cerrahi müdahale kaçınılmazdır. O bölge kesilerek alınır. Crohn hastalığın atakların ciddi biçimde artması ve ilaç tedavisine cevap alınamaması durumunda ülkemizde de uygulanmaya başlayan yeni bir yöntem bulundu. “Aferez” adı verilen kanın filtrelenmesi yöntemi ile hastalık kontrol altına alınabiliyor.

    Bu yöntemle hastalığa neden olan hücreler kandan temizleniyor. Hasta gündelik hayatına devam ediyor. Ayrıca sigara Crohn hastalığını tetikleyen ciddi bir unsurdur. Bu hastalar kesinlikle ama kesinlikle sigara kullanmamalıdırlar. Cerrahi müdahale ile kalın bağırsak ve ince bağırsağın birleştiği bölüm alınan hastalar mutlaka B12 takviyesi almalıdırlar. Çünkü B12 vücutta bu bölgede çözünür.

    Spastik kolit hastalığında iltihap olmadığı için iltihap giderici ilaçlar kullanılmaz. Bunun yerine hastanın şikayetine bağlı olarak ilaç tedavisi uygulanır. Kabızlık şikayetleri genellikle kolay tedavi edilir ve bağırsak hassasiyetleri giderilebilir. Spastik kolit şikayeti olanların mutlaka stresten uzak durmaları gerekir. Gerekli durumlarda psikiyatri uzmanına başvurarak destek almaları önemlidir.

    Mikroskobik kolit için genelde uygun beslenme diyetleri önerilmektedir. Beslenme alışkanlığı değiştirilerek hastanın şikayetlerinin geçmesi sağlanır.

    Bulaşıcı (mikrobik) kolit, tedavisi için antibiyotikler önemlidir. Kolite neden olan bakteri, mikrop ya da toksini yok ederek hastalık kontrol altına alınır.

    İlaç alerjisine bağlı hemorajik kolit tedavisinde hastanın alerjisi olan ilaçları kullanmayı bırakır. Böylelikle hastanın şikayetleri ortadan kalkar.

    Bağırsak damar hastalığından kaynaklı istemik kolit tedavisi hastalığın şiddetine göre farklılık gösterir. Öncelikle bağırsaklarda kan akışını sağlamak için damar açıcı ilaçlar kullanılır.

    Bunlara ek olarak antibiyotikler ve ağrı kesicilerle takviye yapılır. Hastalık şiddetliyse kan pıhtılarını çözen ilaçlar kullanılır. İlaç tedavisine yanıt alınamazsa arter tıkanıklığını gidermek için cerrahi müdahale uygulanır.

    Radyasyon koliti, radyoterapinin yan etkisidir. Kanser tedavisinde uygulanan radyoterapi bittiğinde bu hastalıkta kendiliğinden söner.

    Kronik bağırsak hastalıklarında tedavinin uzaması, zaman zaman hastalığın ilaç tedavisine cevap vermemesi, artan ishal hastalıkları gibi durumlar kişinin psikolojisini olumsuz etkiler. Bu olumsuz ruh hali de hastalığı olumsuz etkiler. Bu yüzden uzun süreli tedaviler ve yaşanan sıkıntılarla baş etmek için uzman yardımı almak şarttır.

    Doğal (Bitkisel) Tedavi
    Kolit hastalıklarında beslenme çok önemlidir. İlaç tedavisine ek olarak mutlaka diyet yapılmalıdır. Kolit hastalıklarında süt ürünlerine karşı bir hassaslık gelişebilir. Laktoz intoleransi olarak adlandırılan bu durum varsa kesinlikle süt ürünlerinden uzak durulmalı. (22,23,24)

    Ülseratif kolit hastalığı olanlar aspirin, tansiyon ilaçları, romatizma ilaçları ve doğum kontrol ilaçlarını kullanırken dikkat etmeliler. Çünkü bu ilaçlar ülseratif koliti tetikliyor.

    Protein yönünden zengin gıdaları tüketmek kolit hastaları için önemlidir. Karışık karbonhidratla, tam tahıl ve iyi yağlarla dengelenmiş olan yiyecekler hastalığın en önemli sıkıntılarından olan halsizliği ortadan kaldırır ve kişiye güç verir. Bu da günlük yaşama zinde devam edebilmek için önemlidir. Ülseratif kolit ve Crohn hastalığı kronik olduğu için yaşamınız boyunca bu hastalıklarla yaşarsınız. Beslenmeniz yaşam kalitenizi arttırıcı unsurların başında gelir.

    Burada unutulmaması gereken önemli durum kolit hastalıklarında beslenme çok önemli bir faktör değildir. Yani hastalık beslenmeye bağlı tetiklenmez. Ancak ishal fazla su kaybına neden olur. Ayrıca iltihabi durum sizi güçsüz bırakır. Bu yüzden hem su kaybınızı gidermeli hem de beslenmenizle zinde kalmalısınız. Sizi rahatsız ettiğini hissettiğiniz gıdaları tüketmeyebilirsiniz. Çok aşırı yağlı ve baharatlı yiyeceklerden kaçının.

    Alkol, sigara, gazlı içecekler, acı biber, acı soslar, çiğ sebzeler bilimsel olarak bir kanıt olmamasına rağmen hastaların belirttiğine göre kolit hastalığını tetikleyen besinlerdir. Bilimsel veri olmasa da burada kişinin beslenmesine dikkat ederek kendine yaramadığını hissettiği besinleri tüketmemesi önemlidir.

    Kolit iltihabi bir durum olduğu için iltihap sökücü ve kurutucu gıdalar tüketmek tedavi sürecine yardımcı olur. Probiyotik yoğurt tüketimi de iltihaplanmaya karşı etkilidir.

    Kişiyi ciddi şekilde etkileyen ve yaşam kalitesini düşüren kolit hastalığı uman bir doktor tarafından uygulanan tedavi yöntemleriyle kontrol altına alınabilir ve kişi günlük yaşamına rahatça devam edebilir. Kolit tedavisinde doktorunuza danışmadan hiçbir şey kullanmayın. Doktorunuzun tavsiyeleri doğrultusunda ilaç tedavisine ve diyete devam edin.
     

Sayfayı Paylaş