1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

komikler

Konusu 'Fıkra' forumundadır ve batsh tarafından 9 Mart 2008 başlatılmıştır.

  1. batsh

    batsh Üye

    Katılım:
    2 Mart 2008
    Mesajlar:
    21
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    20
    Banka:
    0 ÇTL
    Baba, ortaokul üçüncü sınıfa giden oğlunun elinde karneyle salona girdiğini görür. "Allah allah, dönem ne çabuk bitmiş..." diye düşünür ve oğluna seslenir:
    -"Getir bakayım şu karneyi!"
    -"Al baba..."
    Adam karneye bir bakar ki, beden eğitimi ve resim dışındaki tüm dersler zayıf.
    -"Bir dediğini iki etmiyoruz, bilgisayar dedin, bilgisayar aldık, ingilizce kursu dedin ingilizce kursuna gönderdik, gitar kursu, müzik aletleri, ne istersen yapıyoruz. Kız arkadaş uğruna harcadığın çiçek parasının haddi hesabı yok. Ne bu notların hali, rezil şey!"
    -"Baba... O benim karnem değil ki, senin kitaplarını karıştırıyordum, birinin arasında karnelerinden birini bulmuştum..."

    Nasa uzay üssünde yeni bir deneme yapılıyormuş. Gönüllü başvuranlar arasından Temel, astronot adayı olarak seçilmiş. Ön elemede oldukça sıkı testleri geçen Temel; 3 aylik ikinci bir eğitim ile iyi bir astronot olabilmiş. Beklenen an gelmiş ve Temel bir maymunla birlikte uzay mekiğine binerek havalanmış. Atmosfer aşıldıktan sonra Temel'in ilk işi; kendisine sıkı sıkıya söylenildiği gibi zarfları açıp maymunun ve kendisinin görev kartlarını okumak olmuş. Maymunun görevleri: "Yerküre ile bağlantıyı sürekli kontrol altında tutmak; her 2 saatte bir yörüngedeki sapmaları ayarlamak; füze içindeki hava basıncı, ısı, iletkenlik değerlerini aşağıya bildirmek; yakıt harcamasını ve motorların sırasını belirlemek..." diye devam ederken; okumaktan sıkılan Temel, kendi görev kartını açmış : "Maymunu iyi besle!"

    Temel arabası ile Taksim Meydanında dönüp duruyordu. Aynı trafikçinin önünden beşinci defa geçerken, polis de merak etti ve Temel'i durdurup sordu: - Bir yeri mi arıyorsunuz? Niye meydanın etrafında dönüp duruyorsunuz? Temel: - Sol sinyal takıldı da..

    Temel ile Dursun promosyonlu meşrubat alırlar. Meşrubatı açan Temel hemen kapağa bakar: - "Tekrar deneyin." Kapağı kapatıp yeniden açar ve okur: - "Tekrar deneyin." ... ... ... En sonunda sinirlenen Temel: - "Ula Tursun. Ha punlar pizi kandıriy! İki saattir deneyrum hala pi şey çıkmadi."



    Temel araba sürerken kırmızı ışıkta geçmiş.Tabii bunu gören polis temeli durdurmuş. Polis: - "Ehliyet ve ruhsat beyfendi!" Temel: - "Verdunuzda mi isteysunuz.."
     
  2. Kassandra

    Kassandra Usta

    Katılım:
    11 Eylül 2007
    Mesajlar:
    645
    Beğenileri:
    3
    Ödül Puanları:
    620
    Meslek:
    sıfatsız zamirsiz zarfsız....
    Yer:
    kendimi arıyorken olmaktan korktuğum yerdeyim evde
    Banka:
    50 ÇTL
    Maymun fıkrası güzelmiş de çok acımasız bir fıkra olmuş =)=)
     
  3. batsh

    batsh Üye

    Katılım:
    2 Mart 2008
    Mesajlar:
    21
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    20
    Banka:
    0 ÇTL
    Güzel Olmuşmu Ya
    Biraz Dahamı Eklim
     
  4. batsh

    batsh Üye

    Katılım:
    2 Mart 2008
    Mesajlar:
    21
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    20
    Banka:
    0 ÇTL
    Beşiktaş ekibi maç saatine yakın stada girerler.. stada takımdan ayrı gelen Sergen, takımın motivasonunun çok düşük olduğunu görür, suratlar asıktır,
    - Ne oldu neden yüzünüz gülmüyor
    diye sorar.
    Takım arkadaşlarından biri,
    - Ne olsun böyle bir takımla oynamak zorunda kaldığımız için
    canımız sıkkın,
    der..
    Bunun üzerine Sergen:
    - Pekala çocuklar, hadi siz gidin kadıköy'ü gezin, ben tek başıma
    sahaya çıkar oynarım,
    der..
    Ve takım çocuklar gibi sevinerek stattan çıkıp Kadıköyü gezmeye giderler.. Maç başladıktan 10 dk sonra Beşiktaş takımı stada döner, skor; Beşiktaş 1 - Fenerbahçe 0.. e tabi bu durumda daha da bir keyiflenirler ve tekrar dışarı çıkar gezmeye başlarlar..
    Maç bittikten sonra stada döndüklerinde, maçın 1-1 bittiğini görürler, FB
    adına Ortega, 85. dakikada bir gol atmıştır.. Takım arkadaşları hemen
    Sergen'e koşarlar ve onu coşkuyla tebrik ederler..
    Ama Sergen üzgündür.
    - Özür dilerim arkadaşlar, sizi mahçup ettim,
    der.
    - Olur mu öyle şey,
    der Beşiktaş takımı,
    - Sen koskoca bir takımla tek başına oynayıp yenilmedin, daha ne olsun..
    - Ama,
    der Sergen, 12. dakikada kırmızı kart görmüş olmam gerçekten benim
    için utanç vericiydi.


    Temelin inegi hastalanmis.. Hangi veterinere götürmüsse bir türlü iyilesmemis.
    Temel biçare bir sekilde düsünürken ellerini açip ALLAH'a yalvarmis..
    -''Yarabbi sen inegimi iyi et, iyi edersen 15 gün oruç tutarim... ".
    Bu hayvan iki günden fazla yasamaz diyen veterinerlere ragmen inek iyilesmis..
    Bizim temel 15 gün oruç tutmus. 16.gün inek ölmüs.
    Temel ne yapacagini sasirmis.
    İnek ölü, havadan 15 gün tutulan oruç.....
    Ellerini açmis :
    -"Yarabbi sen saniyorsun ki Temel aptaldir, hiç itiraz kabul etmem, inegi kurbana sayar, tuttugum oruçlari da Ramazan'dan düserim hiç kusura bakma..'''

    Temel, 55 yaşına kadar canını dişine takmış çalışmıştı.. pastacı çıraklığı ile alışdığı hayata, pastane sahibi olarak devam etmiş, yetenekleri ve becerisi sayesinde Türkiye'nin en ünlü pastanesinin sahibi olmuş, milyarlar kazanmıştı..
    bir gün karısına
    - paraları mezara götürecek halimiz yok. kendimize yeni ve rahat bir hayat seçtim dedi.. Bizim oradaki hemşerilerle konuştum... Herseyi iyice öğrendim. Kaliforniya'ya gideceğiz. Kazandığım para bize ömrümüzün sonuna kadar yeter.. Çocuklar da güzel üniversitelerde okurlar...
    temel, neyi var, neyin yok sattı. paralarını dolara çevirdi. bir milyon doları olmuştu. karısını yanına aldı. uçağa bindi.. los angeles'e uçtular birgün... Uçsuz bucaksız nevada çölleri üzerinde uçarken, motorda bir arıza belirdi. las vegasa zorunlu iniş yapmak zorunda kaldılar.
    uçak şirketi görevlileri
    - buranın en lüks otelinde, şirketimizin konuğu olarak kalacaksınız. yalnız bu kentin las vegas olduğunu unutmayın. kumar oynarsanız eğer, kendi hesabınıza.. derler..
    - kumar mı dedi, Temel, karısına..
    - kumardan kazanmayı düsünen kafayı yemiş olmalı... allah göstermesin.. ama bir kez şansını denemek için, rulete 500 dolarlık bir fiş atmaktan da kendini alamadı. arkası çorap söküğü gibi geldi. temel herşeyini rulet masasında biraktı. rulet başında nefes almadan geçirdiği saatler sırasında fena halde de sıkıştığını hissetti. hızla tuvalete koştu. tuvalet kapıları otomatikti. 25 sentlik bozuk para atılınca açılıyordu. Oysa Temel'de metelik kalmamıştı. Sıkıntı içinde dolanırken, oradan geçen biri, avucuna bi 25 sentlik sıkıştırdı.. Bu konularda deneyimliydi. temelin başına gelenleri anlamıştı.
    temel
    - çok iyi bir insansınız. Bu iyiliğinizi hayat boyu unutmayacağım. Bana lütfen kartınızı verin. Bu borcumu da size ödeyeceğim dedi. kartı aldı, cebine attı.. tuvalete döndüğünde kapıyı açık buldu. İçeri girdi, rahatladı..çıktı.. elinde kalan 25 sentle yürürken karşısına, tek kollu canavar çıktı. parayı deliğe attı, kolu çekti ve bir şangırtı ... alet boşaldı adeta.. temel bir kova dolusu 25 sent kazanmıştı. bunlari fişe çevirdi, rulet masasına döndü.. gerisi peri masalı.. iki saat içinde tam 2 milyon dolari olmuştu. iki ay sonra yeni kalifornıyalı temel, boş oturmanın kendisine göre bir iş olmadığını farketti. elinden gelen tek iş pastacılıktı. parası da vardı. bir pastane açtı. pastaları öylesine tutuldu ki, önce los angele'e, sonra kaliforniya'ya, sonrada tüm amerika'ya yayıldı,temel pastaneleri... bir kaç yıl sonra, temel, amerika'nın en zengin adamları arasına girdi. temel pastaneleri'nin onuncu yılı dolayısı ile büyük bir gece düzenlendi. temel yemeğin sonunda konusma yapmak için kürsüye çıktı.. tüm başına gelenleri anlattı..
    - bütün bu başarıyı ve bu serveti bir tek kişiye borçluyum. O kişiyi bulana kadar, işte size söz veriyorum, gerekirse amerika'daki her taşın altına bakacağım..
    şirketin genel müdürü sordu
    - ama temel bey, size 25 sent borç veren adamın kartını aldığınızı söylemiştiniz... adı, adresi sizde olmalı zaten..
    - bana 25 sent veren umurumda değil dedi temel.. ben,tuvaletin kapısını açık bırakan adamı arıyorum!..

    Bir gün iki uzaylı dünyaya gelirler, ama her hazırlığı yaparlarda gelirler. erkek uzaylı gemiden iner ve Temel'in yanına gider. Temele der ki:
    -Temel biz dünyalıların nasıl çifleştiklerini merak ediyoruz. ben sana benim karımı veriyim, sen bana senin karını ver. Temel
    -Olmaz demiş, uzaylı da ya bırak temel bunda kötü birşey olmaz felan derken Temel kabul etmiş. vermişler karılarını birbirlerine, biri bir odaya çekilmiş, biri bir odaya. Temelin karısı Fadime uzaylının malını görünce gülmüş demiş ki
    -Ya bizim çocuklarımzda bile daha büyük mal var. sonra uzaylı kulağını bir çekmiş, malını kocaman yapmış. Fadime de
    -Ooo bu çok büyük biraz küçültebilir misin demiş, uzaylı kulağını bir daha çekmiş küçültmüş. Fadime biraz daha kalın demiş, uzaylı kulağını bir daha çekmiş kalınlaşmış neyse sabah olmuş bunlar odalarından çıkmış, Fadime; çok mesudum da dün gecem çok iyi geçti. senin ki nasıl geçti. ben hiç birşey anlamadım. kadın kulaklarımı çekip durdu.
     
Benzer Konular
  1. kelebek
    Mesaj:
    7
    Görüntüleme:
    897
  2. kelebek

    Komikler

    kelebek, 12 Ekim 2008, Paylaşıldığı Yer: Karikatürler
    Mesaj:
    0
    Görüntüleme:
    640
  3. Hazangülü
    Mesaj:
    1
    Görüntüleme:
    1.317
  4. GöLGe

    Komikler

    GöLGe, 18 Mayıs 2010, Paylaşıldığı Yer: Karikatürler
    Mesaj:
    3
    Görüntüleme:
    639
  5. BeReNN
    Mesaj:
    1
    Görüntüleme:
    653
Yüklüyor...

Sayfayı Paylaş