1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Köpek Hastalıkları

Konusu 'Hayvanlar' forumundadır ve Suskun tarafından 19 Mart 2011 başlatılmıştır.

  1. Suskun

    Suskun V.I.P V.I.P

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.242
    Beğenileri:
    276
    Ödül Puanları:
    6.230
    Yer:
    Türkiye
    Banka:
    2.052 ÇTL

    [​IMG]
    Köpek Hastalıkları​


    Hastalıklar, ilaçlar ve enfeksiyonlar, zehirlenme tehlikesi, iç-dış parazitler ve ilk yardım


    öldürücü Bir Hastalık: Distemper
    Köpek esas olarak sağlıklı bir hayvandır. Yaşlılık döneminde özel bakıma ihtiyacı olsa da, hayatının en hassas dönemi bebekliktir. Genç bir köpeğin ölümüne neden olabilecek üç hastalık, distemper, leptospirosis (bulaşıcı sarılık) ve bulaşıcı hepatittir. Köpeği bu öldürücü hastalıklardan korumak için, ana sütünün sağladığı doğal savunmadan yoksun kaldığı zaman, yani sütten kesilir kesilmez, bu üç hastalığa karşı aşılanmak üzere derhal
    veterinere götürmek gerekir.

    İnsanlarda görülen gribe benzeyen (insanlara bulaşmaz) distemper’e 1700’lerde Asya’dan getirilen bir virüs neden oldu. Köpeğin yanı sıra, kurt, sırtlan, tilki, aslan, kaplan, vaşak, bizon, ermin ve gelincik gibi hayvanlar da bu hastalığa yakalanırlar.

    Virüs, sindirim ya da solunum yoluyla bulaşabilir. Bulaştıktan sonra günlerce kuluçkada kalır, daha sonra sindirim, solunum ve sinir sistemlerine yerleşerek bütün organizmaya yayılır. Belirtiler, titreme, çevreye ilgisizlik, gözlerde kanlanma, öksürük ve çok yüksek ateştir. Köpek sahibinin hastalık bu noktaya gelmeden köpeğini aşılatmış olması gerekir. Aksi takdirde durum kötüdür.

    Leptospirosis Tehlikesi
    Leptospirosis 1886’dan beri bilinmektedir. Hastalığa yol açan bakteri yay benzeri spiraller biçimindedir ve hastalık garip ismini bunlardan alır. Hastalık farelerden, fare idrarından (Leptospirosis icterohemorrhagia) ya da su havuzlarından geçer. Kenelerden de bulaşabilir. özellikle av köpeklerinde ve kırsal kesimde yaşayan köpeklerde görülür. Bu hastalıkta da genel zayıflama, aşırı kusma ve yüksek ateş gibi belirtiler görülür. Yavru, doğumunu izleyen ilk aylarda aşılanmalıdır.

    üçüncü Hastalık: Hepatit
    Köpeklere bulaşan ve enfeksiyonla seyreden üçüncü ağır hastalık bulaşıcı hepatittir. Bu hastalık sadece köpekler ve tilkilerde görülür. Bir yaşın altındaki hayvalarda daha çok görülür. Hastalığa yakalanan köpeğin salyasında, idrarında, dışkısında, gözyaşlarında, yiyecek kabında virüs bulunur ve bir sokak köşesinde her zamanki koklama alışkanlığını sürdüren herhangi bir köpeğe kolayca bulaşabilir. Enfeksiyon kronik olarak hasta köpekler ve sağlıklı sanılan, iyileşmiş, ama tehlikeli olmamakla birlikte virüsü hala taşıyabilen köpekler tarafından da bulaştırılabilir.

    Hepatit virüsü karaciğere yerleşir, karın ağrısına, sarı renkli dışkıya, titremeye ve ateşe neden olur. Bu hastalık, köpek yavrusu iki aylıkken yapılan antihepatit aşı ile önlenebilir.

    Kuduz
    Distemper, hepatit ve leptospirosis köpeklerde görülen ama insanlara bulaşmayan hastalıklardır. Oysa sonuncu hastalığın nadiren de olsa insanlara bulaştığı bilinmektedir. Bu nedenle insanlar kuduzla daha çok ilgilenmişlerdir. Kuduz, köpeklerin ve öteki memelerinin yanısıra insanlara da bulaşabilir. Kuduz ısırma yoluyla geçer, bu nedenle esas olarak savunma amacıyla ısırma alışkanlığı olan etoburları etkiler. Bununla birlikte kuduz virüsü kan yoluyla beyne ulaşır ve burada hücre bozukluğuna yol açar. Kuduz hastalığına hidrofobi (su korkusu) de denir, çünkü hastalık nedeniyle, başka şeylerin yanı sıra dilin felç olması hayvanın su içmesini imkansız hale getirir.

    Pek çok ülkede köpeklerin kuduza karşı aşılanması zorunludur. özellikle köpeğiniz eğer büyük kuduz taşıyıcıları olan tilkilerle dolu bölgelerde bulunuyorsa bu yükümlülüğü ihmal etmek kötü sonuçlara yol açabilir. Birleşik Devletler, İngiltere, İsveç ve Danimarka gibi ülkelerde, kuduz hastalığı neredeyse tamamen önlenmiştir, bu nedenle başka ülkelerden gelen köpekler altı ay karantinada tutulur.

    Ekinokokkosis ve Tüberküloz
    Köpekten insana geçen bir başka hastalık ekinokokkosistir. Hastalığa yol açan Echinocossus denilen bir bağırsak kurdurur. Bu hastalık insanlara içilen suyla, kökeni belirsiz etlerden yapılan yemeklerle ve diyeti tam olarak denetlenmeyen bir köpeğin insanın yüzünü yalamasıyla bulaşır.

    Köpekler tüberküloza da yakalanabilirler. Eğer köpeğin efendisi tüberkülozlu ise köpek havada u---cüs---an zerreciklerle veya besinlerle bu hastalığa yakalanabilir. Tüberküloz basili dondurulmuş ette dört ay, kaynatılmış ette bir ay, kuru besin maddelerinde üç ay, tuzlanmış ya da tütsülenmiş besin maddelerinde tereyağında bir ay ,90 derece santigratta bir dakika ve güneş ışığında saatlerce canlı kalabilir. Aynı bakteri söz konusu olduğu için köpekler de insanlar gibi streptomycin ile tedavi edilirler.

    Köpek sahibi, ister yavru ister yetişkin olsun köpeği aşılatmanın yanı sıra, onu pire ve kenelerden uzak tutarak, hasta hayvanlarla temasını önleyerek, özellikle yaz aylarında temiz tutarak hijyen kurallarına titizlikle uymalıdır.

    İlk Yardım
    Köpeği distemper, hepatit ve leptospirosise yakalanmaktan korumak ve bu hastalıklardan ölmesini önlemek için zorunlu olan aşı, en uygun zamanda ve tarzda bir veteriner tarafından yapılmalıdır. Bunun yanı sıra köpek sahibinin hayvanı etkileyebilecek olan küçük rahatsızlıkları iyilşetirmek için gerekli olan ilk yardım hakkında bazı şeyleri bilmesinde fayda vardır.

    Her şeyden önce acil durumlarda gerekli olabilecek her türlü malzemenin bulunduğu bir ilk yardım çantasının evde bulundurulması gereklidir. Bu kutuda bir streil plastik enjektör, alkol ya da peroksil gibi dezenfektanlar, antibiyotik tozu, absorbant ve tampon pamuğu, sargı bezi, bir makas, cımbız, bir pompalı şırınga, göz banyosu için gerekli malzeme, köpeğin kulaklarını temizlemek için pamuklu çubuk ve nihayet bir turnike (kanı durdurmak için kullanılan sıkı sargı) ve bir termometre bulundurulmalıdır.

    Yüzeyde ya da derin yaralanmalar, hafif yırtılmalarda daima yaranın çevresindeki tüyler kesilmeli, yara akar suyla yıkanmalı, dezenfekte edilmeli ve sarılmalıdır. Yara büyükse bir veteriner tarafından dikilmesi gerekebilir. Ağır kan kaybı durumlarında yaranın üzerine turnike uygulanarak kanı durdurmak gerekir.

    Yaralı köpek başına gelen olay nedeniyle ürkmüşse ısırabilir. Bu durumlarda köpek sahibi hayvanın ağzını uygun bir bağla bağlamalı ya da burunluk takmalıdır. Yaralı köpek mümkün olduğu kadar az hareket etmelidir ve bir veteriner tarafından muayene edilene kadar hiç bir şey yedirilmemeli ve içirilmemelidir.

    İlaçlar ve Enfeksiyonlar
    Bir köpeğin normal ısısı yaklaşık 38.5 derece santigrattır. Köpeğin ateşi normal bir rektal termometre ile ölçülebilir. Bu sırada, hareket etmesi önlenecek şekilde sıkıca tutulmalıdır.

    Köpek sahibi köpeğine hangi ilaçları vereceğini ve adalesine nasıl iğne yapacağını bilmelidir. Sıvı ilaçlar, hayvanın başı sıkıca tutulurken bir kaşık ya da plastik şırınga ile ağzının kenarından içeriye akıtılır. öte yandan bir kapsülün dilin arkasına doğru sıkıca yerleştirilmesi gerekir. Köpeğin bu şekilde verilen ilacı kabul etmemesi halinde, katı ilaç bir parça yiyeceğin içinde verilebilir. Her durumda köpeğin kapsülü tükürüp atmamasına dikkat edilmelidir.

    Merhemin hayvanın derisine etkin biçimde nüfuz etmesini sağlamak için tüyleri önceden kesilmiş bölgelere masaj yapılarak yedirilmelidir. Köpeğin merhem sürülen bölgeyi yalamasına ve merhemi yutmasına engel olunmalı, yaranın bulunduğu yer sargı bezi ile kapatılmalı ve mümkünse yün bir çorapla korunmalıdır. Bu işlemler yapılırken köpeğe burunluk takmak gerekebilir.

    Kaslara enjektörle ilaç vermek için en uygun bölge kalçanın genellikle tüysüz olan iç kısımlarıdır. Ancak bu işlem yapılırken köpeği yatar vaziyette tutmak gerekir. Enjeksiyon kalça kaslarına ya da deri altından göğüse de yapılabilir. İşlemden önce ve sonra hayvanın derisi daima dezenfekte edilmelidir. Enjeksiyondan sonra iğnenin girdiği yere hafifçe masaj yapmak ilacın özümlenmesini kolaylaştırır. Enjeksiyon için iki kişi gereklidir; biri köpeği tutar, öteki iğneyi yapar.

    Zehirlenme Tehlikesi
    Bir köpeğin hayatında çeşitli tehlikeler vardır. Bunlardan biri zehirlenmedir. Zehirler, sindirim, dolaşım ve sinir sistemininde büyük tahribata yol açar. Fare zehirinin yanı sıra, aşırı dozda ilaç, parazitler için kullanılan karışımlar, bitki zararlılarına karşı kullanılan ilaçlar, bozuk yiyecekler ve temizlikte kullanılan maddeler de zehirlenmeye neden olur. Bu liste doğal olarak hayvana kasten verilen çeşitli zehirleri de kapsar.

    Köpek toksik bir madde aldıktan sonra kusma eğilimi gösterir. Kendiliğinden kusmazsa köpek sahibi iki çay kaşığı tuzu hayvanın dilinin gerisine yerleştirrerek ya da bir bardak suya üç ya da dört çorba kaşığı kömür tozu katıp zorla hayvanın boğazından akıtarak kusmasını sağlamalıdır. Bu uygulamadan hemen sonra veterinere gidilmelidir.

    Av köpekleri yılanlar tarafından ısırılabilirler. Böyle bir olay köpeğin göstereceği tepkiyle fark edilir. Yılanın ısırdığı köpek yere oturup ısırılan yeri genellikle burnuyla ya da kol ve bacaklarıyla kaşıyarak adeta kazımaya çalışacaktır. Yara, derhal dezenfekte edilmeli, ancak köpeğe kısa süre içinde yılan ısırmalarına karşı serum enjekte edilmelidir. Bu serumu bir avcının daima yanında taşıması (kendisi için de) gereklidir. Mümkünse yılanın ısırdığı yeri deşerek kanın serbestçe akması sağlanmalı ve daha sonra turnike ile kan durdurulmalıdır.

    İnsanlarda da Görülen Bir Hastalık
    Köpeklerde sık görülen bir hastalık selim ya da habis tümördür. Erken teşhis önemlidir. Bu durumda cerrahi ya da radyolojik tedavi daha kolay olur. Tümörler, köpeklerde, kedilerde ve insanlarda daha çok görülür. Geviş getiren hayvanlarda ve atlarda az görülür. Diyetin bu konuda önemli bir rol oynaması mümkündür.

    Köpekler insanlarda da görülen çeşitli metabolik hastalıklara da yakalanabilir: raşitizm, şeker, gut ve kemik hastalıkları gibi.

    Dış Parazitlere Karşı Mücadele
    Parazit bir başka organizmanın içinde ya da üzerinde yaşayan ve onu tahrip eden bir organizmadır. Köpekler genellikle iç ve dış parazitlerden etkilenirler. Köpekte görülen dış parazitler, pire, bit, kene ve uyuzdur. İç parazitlere ise genel bir terimle solucan denir.

    Pire herkesin tanıdığı bir parazittir. Bunlar sıçrayan, sürekli yer de---gıs---tiren ve kan emen böceklerdir. Köpek piresi Pulex serraticeps adını taşır ve insanda köpekteki kadar uzun süre barınamaz. Bununla birlikte insan kanını beğenmezlik de etmez. Ancak insan bir başka pireyle, Pulex irritants ile daha yakından tanışır. Her pire beşyüz kadar yumurta bırakabilir ve aylarca beslenmeden yaşayabilir. Tek çözüm yolu hayvanı sık, başı dahil bütün vücuduyla yıkamak, veterinerin tavsiye ettiği, bütün böcekleri ve larvaları yok edecek bir pire tozuyla pudralamaktır. Bu dezenfekte yöntemi köpeğin bulunduğu yere her yere, kulübesine, halılara, mobilyalara ve diğer yerlere de uygulanmalıdır. Ağır vakalarda böcek ilacına başvurulabilir.

    Kene köpekler arasında özellikle koyunlarla birlikte yaşadıkları kırsal yörelerde oldukça sık görülen bir parazittir. Kene gözle görülebilir. Küçük bir karpuz çekirdeği biçimindedir. Kanını emmek üzere hayvanın derisine tutunmak için küçük başının üzerindeki gagayı kullanır. Kene sıçramadığı, belirli bir yerde durduğu için çekip alınması kolaydır. Bunun için kenenin üzerine iki damla benzin ya da iyice tuzlanmış su damlatmak ve cımbızla yavaşça çekip almak gerekir. Bu işlem sırasında böceğin parçalanmamasına ve yumurta bırakmamasına dikkat edilmelidir. çekilip alındıktan sonra kene hemen yakılmalı ya da benzin dolu bir kaba atılmalıdır.

    Kulakları Tutan Parazitler
    Köpeklere gelen dış parazitlerin en kötüsü, uyuza neden olan scabies (uyuz) kenesidir. Deri, kabarcıklar halinde kırmızı döküntülerle kaplanır. Hayvanın tüylerini traş etmek ve veterinerin tavsiye ettiği şekilde ilaçlı sularla yıkamak, merhemlemek gerekir. Bir başka tip kene köpeğin kulaklarını tutar. Bu demodectic kenedir. Köpek başını sallayarak, kaşınarak ve çeşitli yollarla halinden şikayet ederek tepki gösterir. Geri çevrilmesi mümkün olmayan kulak iltihabını önlemek için köpeği hemen veterinere götürmek gerekir.

    Bu hayvan parazitlerinin yanı sıra bir de bitki parazitleri vardır ve hafife alınmaması gerekir. Bir tür mantar olan bu parazit hayvanın derisine saldırır ve bir tür ter salgılayarak deriyi tahrip eder. Etkilenen bölge traş edilmeli, sülfürlü sabunla yıkanmalıdır. Bu mantar kulak iltihabına neden olabilir. Bu nedenle bir veterinere danışılmalıdır.

    çeşitli Solucan Tipleri
    Solucanlar köpeklerde en yaygın biçimde görülen iç parazitlerdir. çeşitli solucan türleri vardır ve bunlar, bağırsak düğümlenmesine, bağırsak enfeksiyonlarına, organik bozulmaya ve zayıflamaya, bunların yanı sıra iştahsızlığa ( ya da bağırsak kurdu varsa doymak bilmez iştaha), kusma, mide bulantısı, epilepsi krizleri ve genel kaşıntıya neden olabilir. Tehlikelidir.

    Solucanların varlığı hayvanın dışkısı incelenerek anlaşılabilir. şüpheli durumlarda veteriner tarafından laboratuar incelemesi yapılmalıdır. Solucanlardan sakınmak için köpeğin öteki hayvanların dışkısıyla temas etmemesine, kirli su içmemesine, kirli ya da bozulmuş yiyecekler yememesine dikkat edilmelidir. Köpeğin besin ve su kapları her gün detarjanlı sıcak suyla yıkanmalıdır. Bütün bu önlemlere rağmen köpekte solucan olabilir. Pek çok köpek sahibi zaman zaman belirti göstersin ya da göstermesin köpeğinde solucan olabileceğinden kuşkulanır. çok farklı solucan türleri vardır ve bu nedenle farklı her solucan türüne göre farklı solucan ilaçları kullanılır. Eski bir tıbbi deyiş vardır: balık oltasıyla kaplan avlanmaz. Aynı şekilde, hiç kimse sıradan önlemlerle tenyaları ortadan kaldıramaz. Uygun tedaviyi ancak veteriner gerçekleştirebilir.




    GÖZ VE KULAK

    Konjonktivit İltihabı: Başlangıç sebebi olarak; polenler, dolaşma ve koklamalar sırasında göze temas eden otlar, virüsler, bakteriler ve mantarlar sayılabilir. İlk önceleri, hafif bir pembelik ve damarların belirginleşmesi ile başlar. Başlangıçta akıntı şeffaf ve temizdir; ancak hemen tedavi olmazsa koyulaşır ve iltihaplı bir hal alır, ışığa hassasiyet oluşur. Göz ve çevresinin bu dönemde çok temiz tutulması ikinci bir enfeksiyon oluşumuna izin vermemek açısından önemlidir. Bakteriyel ya da diğer bir etken kaynak sebepli değilse, insana ve ya diğer bir hayvana bulaşma göstermez. Bulgular fark edildiğinde hekim müdahalesi ile kısa sürede sonuç alınacaktır.

    Kornea Yaralanmaları: Köpek Hastaliklari - Katarakt Özellikle kedi tırmalaması nedeniyle ortaya çıkabilen olaylara sıklıkla rastlanılmaktadır. Ayrıca kazalar, çarpma ve gözü kaşımak amacıyla sürtme vb. nedenlerle yüzeysel, derin veya ciddi doku kayıplı yaralar oluşabilir. Yüzeysel yaralanmalarda hafif bir yaş akıntısıyla kendini gösteren Kornea Yaralanmaları, derin yaralanmalarda gözde şişkinlik, göz yaşının yoğun olarak akması ve kronikleşen durumlarda görme bozukluğuna kadar varan semptomları vardır.Bu tür kronikleşmiş durumlarda gözün alınmasına kadar gidilebilir. Fark edilebilen basit belirtiler,en kısa sürede hekime gösterilmelidir.

    Katarakt: Daha çok ileri yaşlarda görülmesine rağmen, her yaşta ve ırkta karşımıza çıkabilmektedir. Ancak, bazı ırklar katarakta daha hassastır. Sıkça görülmesine karşın nasıl oluştuğuna ait mekanizma tam olarak bulunamamıştır. Bozulma lensin saydam yapısının matlaşmasıyla başlar şeffaf olan yapı her geçen gün bozulur ve bunun sonucunda görme bozukluğu ortaya çıkar. Bir kaç değişik formda ortaya çıkabilen katarakt, çoğunlukla 6-7 li yaşlarda başlar; daha önce görülmesi ırksal hassasiyet nedeniyledir. Hassas olduğu bahsedilen bu ırklara; Chow chow, Yorshire terrier, Doberman, Pekingese örnek verilebilir. Bunun dışında katarakt'ın ortaya çıkış nedeni olarak şeker hastalığı ve travmalar sayılabilir. Gözde belirgin bir matlaşma ilk fark edilen belirtidir, hasta geceleri gündüze oranla çok daha iyi görür. Gözde bulanıklık ve matlaşma fark edildiğinde, erken teşhisle ilerleme durdurulabilir ya da operasyon ile tamamen görme kaybı engellenebilir.

    Köpek Hastaliklari - Tartar Kulak Mantarı: Kulak kanalında doğal olarak bulunan Mantar,özellikle yüzmeyi ve banyoyu seven köpeklerde; bu aktviteler sonrasında kulak kanalının iyice temizlenmemesi sonucunda ortaya çıkar. Daha çok uzun ve büyük kulaklı köpeklerde (S.Cocker, Beagle vb)görülen Mantar hastalığı; şiddetli kaşıntı ile kendini gösterir. Kulak girişindeki kılların kesilmesi ve hekim tarafından sık sık ilaçlı kulak temizliği yapılması bu kaşıntıyı azaltır, Lokal kullanılacak ilaçlar ve düzenli bakım ile soruna kesin çözüm sağlanacaktır.

    Sağırlık: Doğumsal olabileceği gibi, sonradan oluşan bir enfeksiyon vb. nedenler ile meydana gelebilen işitme kaybı olarak tanımlanabilir. Belirgin seslere ve uyarılara tepkisizlik en açık göstergesidir. Doğumsal olmayan sağırlığı oluşturabilecek etkenlerin, düzenli bakım ve temizleme ile ortadan kaldırılması, yapılabilecek tek şeydir. Doğumsal sağırlıkta ise yapılacak bir tedavi bulunmamaktadır.

    Orta kulak İltihabı: Gezdirme sırasında kulak içine kaçabilecek Pisipisi Otu,bu oluşumu yaratacak en önemli sebeplerden birisidir. Bunun dışında kulak içinde şekillenmiş bir enfeksiyonun ilerleyen boyutlarında ortaya çıkan dış kulak yolu yangılarının ilerleyen dönemlerinde de ortaya çıkabilir. Hastada; çevreye ilgisizlik, başı öne eğerek yürüme, dengesizlik, ağrı nedeniyle kulağı elletmeme gibi belirtiler açıkça gözlenir. İlerleyen hallerde kokulu ve iltihaplı bir sıvı görülür. Bu vakalarda vakit kaybetmeden hekim müdahalesi gerekir.

    ENFEKSİYONLAR

    Toksoplazma: Hastalığın bulaşması oral yoldan olmaktadır. Parazitin yumurtaları ile enfekte olan çiğ etlerin yenilmesi ile olabildiği gibi paraziti taşıyan kedi ve köpeklerin dışkısı ile bulaşmış gıdaların yenilmesiyle de ortaya çıkabilir. Oral yolla alınan parazitler, bağırsak epitellerine tutunarak çoğalırlar ve buradan da kan ve lenf yoluyla beyin, akciğer, karaciğer ve plasenta gibi yerlere ulaşarak buralarda çoğalmalarını sürdürürler. Belirgin belirtiler; iştahsızlık, yüksek ateş, zor solunum, felç görünümü sayılabilir. Hamilelikte yavru atmaya kadar giden bu durum hemen her yaştaki köpekte görülebilir. Bu enfEksiyondan korunmak için çiğ ya da az pişmiş et verilmemeli hekim tarafından düzenli kontroller yaptırılarak bu parazitlerin atılması gereklidir.

    Kisthiydatik: Kaynağı Echinocock denilen bir parazit olmakla beraber, köpekler bu paraziti enfekte olmuş sakatat vb. gıdalardan rahatlıkla alabilirler. Bu parazit, kendisini taşıyan köpeklerde belirgin sorunlar yaratmaz ancak dışkılama sırasında halka ya da yumurtalar şeklinde görülür. İnsana bulaşabilen bu parazit, köpeklerin dışında iyi yıkanmamış sebze ve meyvelerden de alınabilir. Köpeklerin korunması için düzenli olarak paraziter tedavilerinin takibi yaptırılmalıdır.

    DERİ

    Egzama: Köpek Hastaliklari - Kalp Kurdu Egzamanın oluşumunda hem iç hem de dış etkenler rol oynar. iç hastalıkların başında; düşük kaliteli mamalarla beslenme, sarılık, iç parazitlerln yoğunluğu, vitamin ve minerallerin eksikliği vb.sayılabilir. Dış etkenler ise; Tüylerin sıkça ıslak bırakılması, kirli ve bakımsız deri-tüy ,Hayvanlara uygun olmayan maddeler ve şampuanlarla yıkama yapılması vb.olarak sıralanabilir. Başlıca belirtisi, kaşıntı ve kızarıklıktır. Bu kaşıntıya bağlı tüy dökülmesi, tüyün yapışık bir hal alması; ilerleyen durumlarda ise, sulu alanlarda kurumalar, derinin kalınlaşması, iltihaplı ve kokulu akıntılar oluşur. Dış parazit tedavilerinin düzenli yapılması, dengeli beslenme ve tüy bakımı hastalığın oluşmasını büyük ölçüde engeller. Hastalığın oluşması halinde, laboratuar tetkikleri uygun görülmekte, akabinde kısa veya uzun süreli hekim tedavisi gerekmektedir.

    Mantar: Sıklıkla genç yaştaki köpeklerde görülür. Ortak yada hijyen kurallarına dikkat edilmeden kullanılan tarama fırçaları, taşıma kapları vs.yoluyla yada direk temas ile bulaşması kolaydır. Genellikle kulak, kuyruk gibi bölgelerde şekilli, dairesel tüy dökülmesi görüntüsüyle ortaya çıkar. Hastalık bilinenin aksine, ağır kaşıntılı değildir. Laboratuar tetkiki akabinde hekim müdahalesi gerekir.

    Köpek Hastaliklari - Kene Uyuz: Sağlıklı hayvan derisinde bekler durumda bulunan bu parazit, kötü bakım şartları, yoğun sıcak hava, kalitesiz ve besin değeri düşük mama kullanımı vb.etkenlerle açığa çıkar. Tasma, taşıma kabı, tarama fırçası vb. ortak kullanımlı eşyalardan kolaylıkla bulaşır.üzeri pullu,kırmızı ve kabarık noktalar halinde görülebileceği gibi, içi kanlı bir sıvıyla dolu olan görünümü de vardır. İnsana bulaşabilir. Tanım; deri kazıntısı ile laboratuar tetkikleri neticesinde onaylanarak hekim tarafından en kısa süre içinde tedavisi yapılmalıdır.


    BESLENME HASTALIKLARI

    Aşırı şişmanlık:
    Hekiminizden öğrenebileceğiniz yaş ve ırk ve cinsiyet özelliklerine uygun kilonun %15-25 üzerine çıkılması aşırı şişmanlık (obezite)olarak tanımlanabilir. En büyük neden düzensiz beslenme ve hareketsizlik olarak görülür. Bunların dışında yaşlılık, kısırlaştırma, stres gibi faktörler de etkilidir. Başlangıçta kuyruk dipleri ve karın bölgesinde aşırı yağlanmayla dikkat çeker. Olumsuz etkileri, kalp rahatsızlıkları, şeker, hareket kaybı, kabızlık olarak gösterilebilir. Düzenli hekim kontrolünde olan köpeklerde takip edildiği taktirde ender olarak görülür. Prescription mama kullanımı, düzenli hekim gözetimi ile kontrol edilebilir.

    Aşırı Zayıflık: Mide ve bağırsakların aşırı dolu olması, korku, yabancı cisim yutma, tümörler vb.durumlarda ortaya çıkan iştah kaybı; sürekliliğin boyutu önemli olmak kaydıyla özen gösterilmesi gereken ciddi bir durumdur. Aşırı kilo kaybı büyük bir halsizlik ,kas kaybı ve anemi oluşumunu yaratır. Oranları ayarlanmış dengeli bir beslenme ,vitamin ve mineral takviyesi yapılmalıdır. Hekim desteği alınmadığı taktirde sonuç ölüme kadar gidebilir.

    Kemik Gelişim Bozukluğu: Özellikle büyük ırka mensup köpeklerde bebeklik döneminde bilinçsiz ve aşırı beslenme sonucu ortaya çıkan ve ileriki yaşam sürecini kökten etkileyecek bir durumdur. Kemiklerin henüz gelişimini tamamlamadığı bu dönemde, üstlerine besinsel ağır bir yükün binmesi kemik gelişimini olumsuz etkileyecektir. Hekim kontrolünde bir besin diyeti ile erken dönemde alınacak tedbirler ile kontrol edilebilir.

    Taş,Toprak ve Dışkı yeme: Profesyonel olmayan mama alışkanlığı, ilk 6 ay içinde yoğun olarak görülen vitamin, mineral ve diğer yaşamsal maddelerin vücuda yeteri kadar alınmamasıyla ortaya çıkan bu durum, köpeğin vücudundaki bu eksik maddeleri takviye etmek istemesiyle beraber ortaya çıkan kötü bir alışkanlıktır. Profesyonel mama kullanımına geçilmesi ve bu gibi durumlar için özel olarak hazırlanmış ek ürünlerin hastaya verilmesiyle hekim kontrolünde toparlanacak bu durum ilk etapta sizleri korkutsa da kontrolü kolaydır.

    KEDİ VE KÖPEKLERDE BESLENME YANLIŞLARI

    Kedi ve köpeklerde gözlenen enerji fazlalığı,yetersiz beslenme yada diğer nedenlerden kaynaklanan sağlık problemleri,pratik olarak 4 ana başlıkta toplanabilir.

    Enerji fazlalığı:
    Büyük ırklardan German Shepherd(Alman çoban köpeği),St.Bernard,Alman Doggie köpeklerinin büyüme devrelerinde yüksek enerji alınması sonucunda ''Osteochondros Sendromu''ortaya çıkar.Bu durum,geri dönüşümsüz olarak iskelet sisteminde bozukluklara sebep olur ve hayvanın tüm hayatı boyunca yaşayacağı problemlere neden olur! Enerji fazlalığı,yetişkin köpeklerde ise,Adipozitaza(aşırı kilo)'ya sebep olur.Normal canlı ağırlığının %20'sinin aşılması,bu soruna neden olur.
    Gelişmiş ülkelerde,kedi ve köpeklerde en fazla rastlanan beslenme yanlışlığıdır!
    Köpeklerin%25-40,kedilerin ise %20-30'unda,bu probleme rastlanır...
    Aşırı kilo,iskelet sisteminde olumsuz etki yaptığı gibi,diabet ve tümör riskini de arttırır!Ayrıca enfeksiyon kaynaklı hastalıklara karşı hayvanın direncini düşürür!

    Enerji bakımından eksik beslenme,genellikle görülmez.

    Yetersiz Beslenme:
    Kedi ve köpek bakımında,en büyük beslenme yanlışlarından biri de,Kalsiyum (Ca) yetersizliğidir. Özellikle büyüme dönemlerinde Kalsiyum yetersizliğinin en büyük nedeni,fazla fosfor alımıdır!Kalsiyum,eksik beslenmenin yanında alınan fazla et ve sebze nedeniyle düşmesidir..Bu nedenle besinlere ek olarak verilecek Kalsiyum bu problemin çözülmesine yardımcı olacaktır.

    Sodyum(Na)eksikliği,genelde evde hazırladığımız kedi-köpek mamalarına yeterince tuz ilave etmememizden kaynaklanmaktadır.. bunun sonucunda hayvanlarınızda taşikardi ve exikkoz gibi problemler görülmektedir. Kedilerde gözlemlenen Taurin(esansiyel amino asit)eksikliği,tek taraflı hayvansal yağdan yoksun beslenme yanlışlığı sonucunda ortaya çıkar..

    Köpek Hastaliklari - Yemek

    Kedi ve köpeklerde gözlemlenen diğer esansiyel besin maddeleri eksikliklerinde özellikle,lilolenik asit(sakatat ile besleme)farklı vitaminler(Biotin,vitamin A,E,B2,B6) ve mineral maddelerin(çinko,demir,iyot)eksikliklerinde,deri ve tüy problemleri ortaya çıkar!

    Hybervitaminoz(Vitamin Fazlalığı): Vitamin D preparatlarının gereksiz yere kullanılması durumunda,yumuşak dokuların kireçlenmesi,özellikle damar ile böbreklerde harabiyet meydana gelmesine neden olur! Vitamin A fazlalığı,fazla miktarda pişmemiş ciğer tüketen kedilerde gözlemlenir...
    Bu beslenme yanlışında devam edilirse,boyun ve sırt bölgesindeki kemiklerde üremeler şekillenir ve kedi,kafa çevirme hareketlerini yapamaz. Geri dönüşümü olmayan bu problem,yanlış beslenme devam ederse hayvanın ölümüne neden olacaktır!

    Köpek Hastaliklari - Beslenme Diğer Beslenme Yanlışları: ''All-Meat''sendromu;ani ve fazla et ile beslenme sonucunda Kalsiyum ve İyot yetersizliğine bağlı olarak deri yapısında bozukluk,kepeklenme,cıvık-kötü kokulu dışkı ve iskelet bozukluğu problemleri ortaya çıkar...
    Bu durumun önlenmesi için sebze ve meyve ağırlıklı rasyonlar ve ilave mineral takviyesi yapılmalıdır! Erişkin kedi ve köpeklerde gözlemlenen güçlü veya zayıf Laktoz-intoleransı nedeniyle süt ve süt ürünlerinin,sadece belli sınırlar dahilinde ve özellikle sütün yarı yarıya su ile karıştırılması şekliyle verilmesi önerilir...
    Günlük laktoz alımı,1-2g/kg canlı ağırlık kalsiyum düzeyini aşmamalıdır!

    Köpeklerde çok fazla yada sürekli olarak kemik tüketilmesi,(10g/kg kalsiyum/gün)hareket zorluğuna,ağır obstipasyonlara (tıkanıklık),sindirim sisteminde yaralanmalar ve bozukluklara neden olmaktadır!

    Bu 4 madde başlığı altında incelenen ve kedi köpek sahiplerinin alışkanlıklar ve kulaktan dolma bilgiler ile sıklıkla yaptıkları beslenme yanlışlıkları,kedi ve köpeklerin hastalanmalarına hatta ölümlerine sebep olmaktadır!

    Tüm bu beslenme hatalarını minimuma indirmek için daima hekim kontrolünde bir beslenme diyeti uygulanmalı ve içeriği her ırka uygun özenle hazırlanmış olan Profesyonel Kuru mamalar öncelikle tercih edilmelidir!
    Pet Kütüphanesi
     

Sayfayı Paylaş