1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Korku Kanserin Gelişmesini Ve Tedavisini Etkiler

Konusu 'Felsefe / Psikoloji' forumundadır ve dderya tarafından 4 Ekim 2015 başlatılmıştır.

Etiketler:
  1. dderya
    Ayyaş

    dderya kOkOşŞ Süper Moderatör

    Katılım:
    29 Temmuz 2013
    Mesajlar:
    11.320
    Beğenileri:
    7.513
    Ödül Puanları:
    11.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Öğrenci
    Yer:
    izmir :)
    Banka:
    216 ÇTL
    KORKU KANSERİN GELİŞMESİNİ VE TEDAVİSİNİ ETKİLER

    Kanserlilerde hastalığın yarattığı metabolik, organik bozukluklar sonucu oluşan bedensel, ruhsal belirtiler, yakınmalar, bunların yol açtığı korku ve hastalığın sonucu hastanın ve çevresinin temel sorunlarının başında yer alır. Kanserin gelişme süreci, tedavi gerektiren ve gerektirmeyen evreleri içinde bu korku azalır, çoğalır, ama hiçbir zaman geçmez. Bu korkunun sürekli oluşu şiddeti, yarattığı kaygı düzeyi, panik durumu, doğrudan doğruya ya da dolaylı olarak kanserin gelişmesini, tedavisini etkiler. Kimi insan korkunun etkisi altında tedaviyi kabul etmez. Kimi hastada korkunun şiddeti ve süresi bağışıklık sistemini çökertir.

    Kanserlerde metabolik ve organik bozukluklar sonucu ortaya çıkan ruh hastalıkları çoğunlukla nörolojik danışmayı da gerektirecek klinik tablolar gösterirler. Bu tür klinik tablolar arasında bilinç bulanıklığı ve bozukluğuna sık rastlanır. Bu tablo durgunluk ya da taşkınlıkla birlikte görülür. Panik nöbetleri otuz m “Kanser” sözcüğüyle ölüm arasındaki çağrışım hekimler ve sağlık personelleri arasında bile geçerliliğini korumaktadır, kimler ve sağlık sorunlarıyla ilgilenenler açısından kanser diğer hastalıklara oranla olumsuz biçimde değerlendirilen, kaygı ve korku veren, dehşet yaratan, müthiş bir hastalık olarak kabul edilmiştir. Bu nedenle, hastalığın bu niteliğini benimseyen hekimler bu durumu hastalara da yansıtırlar.

    Bir araştırma, hekimlerin kanseri en olumsuz, kötü, acımasız, acı veren ve zalim bir hastalık olarak değerlendirdiklerini, kanserliyi “dünyanın en çok acı çeken insanı” olarak gördüklerini ve kanser tanısını da “ölüm belgesi”, “idam karan” olarak kabul ettiklerini göstermiştir.

    Son zamanlarda yapılan anket araştırmalarında kanserli hastalarla ilgilenen sağlık elemanlarının çalışmaya başladıktan iki -üç ay sonra kaygı düzeylerinin yükseldiğini, kanser korkusunun arttığını, ruhsal durgunluk ve depresyon belirtilerinin, yakınmaların ortaya çıktığım, hasta karşısında karamsar ve kötümser olduklarını, hastayla birlikte umutsuzluğa kapıldıklarını göstermiştir.


    Özcan Köknel, Kaygıdan Korkuya
     

Sayfayı Paylaş