1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Kötü anne-baba yoktur

Konusu 'Sadece Magazin Haberleri' forumundadır ve MeRciMeK tarafından 24 Kasım 2009 başlatılmıştır.

  1. MeRciMeK
    Masum

    MeRciMeK V.I.P V.I.P

    Katılım:
    20 Mayıs 2009
    Mesajlar:
    9.071
    Beğenileri:
    1.871
    Ödül Puanları:
    7.230
    Banka:
    427 ÇTL
    Asıl mesele çocuk yetiştirmek değil, çocuk yetişirken ona eşlik edebilmektir.

    Yael Profeta

    Çocuk yetiştirmek dendiğinde, sınırları tam olarak belirlenebilirmiş ve sınırın dışına çıkıldığında kötü bir şey olabilirmiş gibi gelir bize çoğu zaman. Aslında çocuklar, hiç müdahale etmesek de çevrelerini ve yaşantılarını bir şekilde algılamaktalar.

    Bu süreçte ebeveynin, çocuğu kollayan bir duruşta, ancak bir adım geride durabilmesi, çocuğun kendisi için iyi olanı belirleyip seçebilmesine de fırsat yaratır. Bazı durumlarda, çok fazla ‘yapmak’ meşguliyetinden, ‘olma’ya fırsat kalmayabilir.
    Çocuğun ruhsal durumu o kadar da kırılgan değildir. Ebeveynin ise çoğu zaman, çocuğun gelişimini olumsuz etkileyecek çok yanlış bir şey yapması kolay değildir.

    HER OLUMSUZ DURUM TRAVMATİK DEĞİLDİR
    Her olumsuz durumun travmatik olmadığı noktada, çocuğun bu durumla kurduğu ilişki önemlidir. Bazen ebeveynlerin korkuları ve kaygıları, çocuğun algıladığı ve yaşantıladığı gerçeklikten çok uzakta bir yerde, havada asılı kalmaktadır.
    Aile sistemlerinde duygular birbirine geçen özelliktedir. Her yaş dönemine göre, çocukların sözelleştirme-
    leri, anlamlandırmaları, muhakemeleri farklı olsa da; kendi yaşantıları dahilinde, durumun duygusunu alırlar. Kendilerine geçen duyguyu farklı şekillerde yorumlayarak, kendi gerçekliklerini kurmaları söz konusu olur.
    Üstelik ebeveynlerin ya da çevredeki diğer kişilerin ‘fark ettirmemeye çalışmaları’ da, varolan duygu geçişlerinde ve bu yapılandırmalarında işe yaramaz.

    İHMALLERLE BÜYÜR ÇOCUK
    Çocuklar büyürken ideal şartlar, içinde ihmalleri de barındırır. Zaman zaman, bazen isteyerek bazen de istemeyerek yapılan ihmaller, çocukların toleranslarını artırmaktadır.
    Çocuğun çok önemsediği ihmallerden söz etmiyoruz. Ancak, akşama getirilmesi unutulan bir çıkartma ya da o gün gidilemeyen sinema programının bir sonraki güne ertelenmesi dünyanın sonu değildir.
    Çocuklar, anne ve babalardan gelen ufak tefek ihmalleri kolaylıkla tolere ederler, çünkü çıkartmayı unutan baba 15 dakika sonra çocuğuyla oyun oynuyorsa, zaten orada gerçek bir ihmalden bahsedilemez. Aksine, bu tür durumlarda çocuklar “Şimdi işler tam istediğim gibi gitmese de, sonra düzelebilir” duygusunu daha kolay içselleştirebilirler. Ebeveynin telaşsızlığı çocuğa da iyi gelir.

    EBEVEYN OLMAK
    Anne-baba olunca, işlev gören yapı özelliği değişiyor gibi görünse de aslında bunun ne olduğu ya da nasıl yapılacağı belirsizdir.
    Özellikle ilk çocuğun dünyaya gelmesiyle ebeveyn, kendi anne-babasını ve çocukluğunu referans almakta; o dönemlerden öğrenerek, yaşayıp belirlenerek gelmektedir. Kendi ebeveynine benzemek istediği ve istemediği halleri ile yeni bir annelik-babalık oyunu kurmaktadır.
    Kötü anne ve kötü baba yoktur. Sadece uyum ve ayar problemleri vardır. Temelde her anne baba, çocuğu için iyi olduğunu düşündüğü şeyi oldurmaya çalışır. Ancak bunu yaparken, daha esnek olunabilir. Tek durum, tek doğru, tek gerçeklik olmadığına göre, ebeveynlik rolü de buna göre şekillenmektedir.
    Çocuk için ise anne-baba, kendisini tanımladığı referans alanıdır. Bu zeminde yaşam alanını oluşturması ve dış dünyaya açılması söz konusudur.
    Duyguların kendiliğinden geçtiğini söylediğimiz yerde, ebeveynin çocuğu sevdiğini de ‘kanıtlaması’ gerekmemektedir.
    ‘Ebeveyn olmak’ demek, her şeyi bilmek ve hatasız olmak değildir. Bu yüzden ebeveyn, yetersizlik duygusunun tuzağına düşmemelidir.
     

Sayfayı Paylaş